1927 yılında kabul edilen Teşvik-i Sanayi Kanunu ile özel teşebbüse çeşitli muafiyetler, ucuz arazi ve taşıma kolaylıkları sağlanarak yerli sanayinin canlandırılması hedeflenmiştir. Ancak bu kanundan beklenen sonuçlar tam olarak elde edilememiş ve 1930'lu yıllardan itibaren devlet eliyle sanayileşme modeline geçilmiştir.
Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun hedeflerine ulaşamaması ve devletçi ekonomik politikalara yönelinmesinde aşağıdakilerden hangisinin etkili olduğu söylenemez?
- AÖzel girişimcilerin elinde büyük sanayi yatırımlarını hayata geçirebilecek yeterli sermayenin bulunmaması
- B1929 yılında başlayan Dünya Ekonomik Bunalımı'nın küresel pazarlarda yarattığı daralmanın yerli ekonomiyi sarsması
- CLozan Antlaşması'nın gümrük hükümlerine göre 1929 yılına kadar gümrük vergilerinin artırılamamasının dış rekabeti kolaylaştırması
- Kabotaj Kanunu'nun kabul edilmesiyle deniz ticareti ve liman hizmetlerinde işletme hakkının yalnızca Türk vatandaşlarına verilmesiAnswer
- ESanayi yatırımlarını yönlendirecek, yönetecek ve işletecek kalifiye teknik eleman ile bilgi birikiminin yetersiz olması
Answer
Kabotaj Kanunu'nun kabul edilmesiyle deniz ticareti ve liman hizmetlerinde işletme hakkının yalnızca Türk vatandaşlarına verilmesi seçeneğinde belirtilen durum, Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun başarısızlığında ya da devletçilik politikasına geçilmesinde etkili olmamıştır.
Kabotaj Kanunu'nun kabul edilmesiyle deniz ticareti ve liman hizmetlerinde işletme hakkının yalnızca Türk vatandaşlarına verilmesi, denizlerde millî egemenliği kuran başarılı bir reformdur. Bu durum, Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun başarısız olmasında veya devletçi politikalara geçilmesinde herhangi bir olumsuz rol oynamamıştır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun hedeflerine ulaşamaması ve Devletçilik ilkesine geçiş nedenleri