Lozan Barış Antlaşması'nın 42. maddesinde yer alan "Türkiye Hükümeti, Müslüman olmayan azınlıkların aile hukuku veya şahsi ahvalleriyle ilgili sorunların, bu azınlıkların kendi örf ve adetlerine göre çözümlenmesine izin vermeyi kabul eder." hükmüyle gayrimüslimlere kendi dini kurallarına göre yargılanma hakkı tanınmıştır. Ancak 1926 yılında İsviçre Medeni Kanunu esas alınarak hazırlanan Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesinin ardından, azınlık cemaatlerinin temsilcileri Adalet Bakanlığına başvurarak Lozan Antlaşması'nın kendilerine tanıdığı bu özel haklardan feragat ettiklerini ve Türk Medeni Kanunu'na tabi olmak istediklerini beyan etmişlerdir.
Bu bilgilere göre Türk Medeni Kanunu'nun kabulü ve azınlıkların bu kararı ile ilgili;
I. Lozan Antlaşması'nın egemenlik haklarını kısıtlayıcı nitelikteki bazı hükümleri, iç hukukta yapılan çağdaşlaşma reformlarıyla aşılmıştır.
II. Kabul edilen kanunun laik ve seküler karakteri, toplumsal alanda hukuk birliğinin sağlanmasında kolaylaştırıcı bir rol oynamıştır.
III. Azınlıkların siyasi haklar bakımından Müslüman vatandaşlarla eşitlenmesi, ülkede çok hukuklu yapının sona ermesini sağlamıştır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
- AYalnız I
- BYalnız III
- I ve IIAnswer
- DI ve III
- EI, II ve III