Question

Difficulty: HardHz. Muhammed'in Güvenilirliği, Doğruluğu ve Adaleti

Mekke'nin fethinden sonra Mahzumoğulları kabilesine mensup asil bir kadının hırsızlık yapması üzerine, kabilenin ileri gelenleri cezalandırılmasını engellemek amacıyla Hz. Muhammed'in (s.a.v.) çok sevdiği Üsame b. Zeyd'i aracı olarak göndermişlerdir. Üsame'nin bu talebi iletmesi üzerine Hz. Muhammed (s.a.v.) son derece öfkelenmiş ve şöyle buyurmuştur:

'Sizden önceki milletlerin yok olup gitmesinin sebebi, aralarından asil ve zengin biri hırsızlık yaptığında onu cezalandırmayıp serbest bırakmaları; zayıf ve kimsesiz biri hırsızlık yaptığında ise ona hemen cezayı uygulamalarıydı. Allah’a yemin ederim ki, hırsızlık yapan Muhammed’in kızı Fatıma bile olsaydı, onun cezasını da kesinlikle verirdim.'

Bu tarihi olay ve Hz. Muhammed'in (s.a.v.) tavrı;

I. Hukuk karşısında eşitlik ilkesinin hiçbir zümre veya soy imtiyazına feda edilemeyeceği,
II. Toplumsal düzenin ve adaletin korunmasının kişisel yakınlıklardan üstün tutulduğu,
III. Verilen hükümlerde bireysel maslahatın toplumsal maslahatın önüne geçirildiği

yargılarından hangilerini doğrudan destekler?

  1. A
    Yalnız I
  2. B
    Yalnız III
  3. I ve IIAnswer
  4. D
    I ve III
  5. E
    II ve III

Answer

I ve II yargılarını içeren seçenek doğrudur. Hadiste hem zümre imtiyazlarının adaleti engelleyemeyeceği hem de ailevi yakınlıkların hukukun üstünlüğünden üstün tutulamayacağı vurgulanmıştır.
Doğru seçenek 'I ve II' yargılarını içermektedir. Verilen tarihi olayda, kabilenin nüfuzlu bir üyesinin cezadan muaf tutulması isteğinin reddedilmesi kanun önünde eşitlik ilkesini, Hz. Muhammed'in kendi kızını örnek göstererek verdiği yanıt ise adalet ve toplumsal düzenin kişisel yakınlık ve ailevi bağların üstünde tutulduğunu gösterir. Üçüncü öncülde yer alan bireysel maslahatın toplumsal maslahatın önüne geçirilmesi ise İslam'ın adalet anlayışına ve olaydaki tavra tamamen aykırıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hadisin bağlamı ve Hz. Muhammed'in adalet anlayışı çerçevesindeki önemi çözümlenir.
Peygamber'in adalet uygulamasında kabile veya sınıf ayrımı gözetmediği görülür.
Soruda verilen tarihi olayın ana fikrini kavramak.
2
Birinci öncülün doğruluğu olaydaki 'asil ve zengin biri hırsızlık yaptığında cezalandırılmaması' eleştirisi üzerinden kontrol edilir.
Hukuk önünde eşitliğin zümre veya soy imtiyazına feda edilemeyeceği yargısının doğru olduğu anlaşılır.
Toplumsal tabakalaşmanın hukukun üstünlüğünü engellememesi gerektiğini saptamak.
3
İkinci öncülün doğruluğu 'kızım Fatıma bile olsa' ifadesiyle değerlendirilir.
Kişisel ve ailevi yakınlıkların adaletin tesisi önünde bir engel olamayacağı yargısının doğru olduğu saptanır.
Akrabalık bağlarının hukuki eşitliği gölgeleyemeyeceğini ortaya koymak.
4
Üçüncü öncüldeki bireysel maslahatın öncelenmesi ifadesi değerlendirilir.
Bunun tam aksine toplumsal düzen ve adaletin bireysel çıkarların önünde olduğu saptanır ve öncül elenir.
Toplum ve birey yararı arasındaki hukuki dengeyi doğru kurmak.
5
Elde edilen sonuçlar birleştirilerek doğru öncüller belirlenir.
Doğru yargıların I ve II olduğu netleştirilir.
Nihai cevaba ulaşmak.

Key Concept

Hz. Muhammed'in adaleti ve eşitlik ilkesi
Rate this question