Bir psikoloji kongresinde panik bozukluğun etiyolojisi (kökeni) ve sağaltımı (tedavisi) üzerine tartışan iki klinik psikoloğun görüşleri şu şekildedir:
I. Klinik Psikolog: "Kişinin kalabalık alanlardan kaçınması, geçmişte bu ortamlarda yaşadığı fizyolojik uyarılma ile ortam uyarıcılarının klasik koşullanma yoluyla eşleşmesinden kaynaklanır. Bu patolojiyi ortadan kaldırmak için kişinin aşamalı olarak uyarıcıya maruz bırakılması ve böylece eski uyarıcı-tepki bağının sönmesi sağlanmalıdır."
II. Klinik Psikolog: "Bireyin kaçınma davranışı, sadece dışsal uyarıcıların mekanik bir sonucu değildir. Birey kalabalık alana girdiğinde, 'Buradan çıkamayacağım, kontrol��mü kaybedeceğim ve öleceğim' gibi felaketleştirici otomatik düşünceleri üreten işlevsiz şemalar devreye girer. Sağaltım, uyarıcının kendisine değil, bu zihinsel temsil ve anlamlandırma süreçlerinin yeniden yapılandırılmasına odaklanmalıdır."
Bu iki psikoloğun teorik açıklamaları ve yöntemleri göz önünde bulundurulduğunda, savundukları psikolojik yaklaşımlarla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
- I. psikoloğun yaklaşımı insan zihnini 'kara kutu' olarak görerek sadece doğrudan gözlemlenebilen süreçleri inceleyen davranışçılığa; II. psikoloğun yaklaşımı ise insanı bilgiyi aktif biçimde işleyen bir sistem olarak ele alan bilişsel ekole dayanır.Answer
- BI. psikolog, uyarıcılar arasındaki bağı zihinsel çağrışımlarla açıkladığı için bilişsel yaklaşımı; II. psikolog ise şemaların davranışsal dışavurumunu kontrol etmeyi amaçladığı için davranışçı ekolü savunmaktadır.
- CI. psikolog davranışçı yaklaşımın ilkelerini uygularken; II. psikolog bireyin özgür iradesini, kendini gerçekleştirme potansiyelini ve öznel yaşantılarını merkeze alarak hümanistik yaklaşımı benimsemiştir.
- DI. psikolog bilincin ögelerini içebakış yöntemiyle incelemeyi öneren yapısalcılığı; II. psikolog ise zihnin çevreye uyum sağlama işlevlerini ele alan işlevselciliği (fonksiyonalizm) temsil etmektedir.
- EHer iki psikolog da davranışları açıklarken zihnin parçalara bölünemez, organize bir bütün olduğunu ve algının bu bütünlüğe göre şekillendiğini savunan Gestalt ekolünü temel almaktadır.