Kök Türk Devleti hükümdarı Bilge Kağan, ülkenin etrafının surlarla çevrilmesini, Budizm ve Taoizm dinlerinin kabul edilmesini Kurultay’a teklif etmiş; ancak Vezir Tonyukuk ve Kurultay üyeleri, Türklerin göçebe yaşam tarzına ve savaşçı yapısına uygun olmadığı gerekçesiyle bu öneriyi reddetmişlerdir.
Bu tarihsel gelişme değerlendirildiğinde, ilk Türk devletlerindeki devlet yönetimi ve egemenlik anlayışıyla ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
- AKurultay üyelerinin, din ve devlet işlerini tamamen birbirinden ayırarak ilk Türk devletlerinde laik devlet yapısını inşa etmeyi amaçladığına
- BKut inancının hanedana sağladığı egemenlik meşruiyetinin, kurultay meclisinin bu veto kararı almasıyla tamamen son bulduğuna
- Kağanın yönetim yetkilerinin mutlak ve sınırsız olmadığını, kurultay iradesi ve töre kurallarının hükümdarın kararlarını denetleyip sınırlandırabildiğineAnswer
- DKurultayın, halk iradesini yansıtan modern parlamenter sistemlerdeki meclisler gibi yasama yetkisine tek başına sahip olduğuna
- ETöredeki veraset sisteminin belirsizliği yüzünden kağanın tüm yasama ve yürütme yetkilerini tamamen kurultaya devrettiğine
Answer
Kağanın yönetim yetkilerinin mutlak ve sınırsız olmadığını, kurultay iradesi ve töre kurallarının hükümdarın kararlarını denetleyip sınırlandırabildiğine
Verilen tarihsel olayda, Bilge Kağan'ın ülkeyi surlarla çevirme ve bazı dinleri kabul etme önerisi, kurultay ve vezir Tonyukuk tarafından reddedilmiştir. Bu durum, kağanın her istediğini yapamadığını, kararlarının kurultayda tartışılarak töreye ve yaşam tarzına uymadığı gerekçesiyle veto edilebildiğini gösterir. Dolayısıyla ilk Türk devletlerinde hükümdarın yetkileri mutlak ve sınırsız değildir; kurultay ve töre, hükümdarın gücünü sınırlandırma yetkisine sahiptir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Kurultay'ın karar ve denetim organı olma özelliği ile kağanın yetkilerinin töre çerçevesinde sınırlandırılması
Estimated Time:2m 0s