İslam düşüncesinde Hz. Peygamber'in sünnetini anlama ve hayata aktarma noktasında farklı yaklaşımlar ortaya çıkmıştır. Bazı yaklaşımlar sünneti, Peygamber'in yaşadığı dönemin şartları, kıyafetleri ve yeme-içme alışkanlıkları gibi şeklî unsurları aynen tekrar etmek olarak görürken; diğer bir yaklaşım sünneti, bu davranışların arkasında yatan adalet, temizlik, tevazu ve dürüstlük gibi ahlaki ilkeleri kavrayıp bunları güncel hayata taşımak olarak tanımlar. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de Hz. Peygamber’in inananlar için "üsve-i hasene" (en güzel örnek) olduğu belirtilirken onun bu ahlaki şahsiyeti ön plana çıkarılır.
Buna göre, Hz. Peygamber'in "üsve-i hasene" oluşu bağlamında gerçek sünnete bağlılık anlayışı aşağıdakilerden hangisinde doğru açıklanmıştır?
- Sünnetin şeklî ve dönemsel unsurlarının ötesine geçerek, onun temsil ettiği ahlaki değerleri ve evrensel ilkeleri içselleştirmekAnswer
- BHz. Peygamber’in beşerî yönüne ait kişisel alışkanlıklarını, peygamberlik yönüyle tebliğ ettiği vahiy kaynaklı hükümlerden daha üstün ve öncelikli kabul etmek
- CKavli sünnetlerin, fiili ve takriri sünnetlere kıyasla Müslümanlar üzerinde daha az ba��layıcı olduğunu savunarak sadece peygamberin sözlü beyanlarını esas almak
- DSünnete bağlılığı yalnızca ibadetlerin rükünleri ve şekil şartlarıyla sınırlandırarak ahlaki ve toplumsal hayattaki davranışları bu kapsamın dışında tutmak
- EHz. Peygamber'in teşri (hüküm koyma) görevini göz ardı ederek sünneti yalnızca dönemsel ve bireysel tavsiyeler bütünü olarak değerlendirmek