Bedir Savaşı sırasında Hz. Peygamber’in ordunun konuşlanacağı yeri belirlemesi üzerine sahabeden Hubâb b. Münzir, "Ey Allah’ın Resulü! Bu konakladığımız yeri Allah mı sana emretti -ki öyleyse bizim bu konuda bir değişiklik yapma hakkımız yoktur- yoksa bu bir savaş taktiği, şahsi görüş ve bir tedbir midir?" diye sormuştur. Hz. Peygamber'in "Hayır, bu şahsi bir görüş ve savaş taktiğidir." cevabı üzerine Hubâb, ordunun susuzluk çekmemesi için düşmana en yakın su kuyusunun yanında konuşlanılmasını önermiş ve bu öneri uygulamaya konmuştur.
Bu tarihi olaydan hareketle Hz. Muhammed'in şahsiyeti ve dindeki konumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
- AHz. Peygamber’in aldığı tüm kararlar vahye dayandığı için beşerî fikirlerin ve istişarenin dini bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
- BSavaş taktikleri gibi dünyevi meseleler de Hz. Muhammed'in peygamberlik yönünün (risalet) tebliğ görevi kapsamında değerlendirilmelidir.
- Vahyin yönlendirmediği dünyevi ve askeri alanlarda beşerî kimliğiyle karar almış, bilgi ve tecrübeye dayalı görüş alışverişine açık olmuştur.Answer
- DHz. Muhammed'in peygamberlik yönü, onun günlük hayatta beşerî bir varlık gibi davranmasını ve insani tercihler yapmasını tamamen engellemiştir.
- ESahabenin bu olaydaki tutumu, Hz. Peygamber'in "teşri" (hüküm koyma) yetkisinin sınırlarını daraltma amacı taşımaktadır.
Answer
Vahyin yönlendirmediği dünyevi ve askeri alanlarda beşerî kimliğiyle karar almış, bilgi ve tecrübeye dayalı görüş alışverişine açık olmuştur.
Vahyin belirleyici olmadığı askeri ve dünyevi durumlarda Hz. Muhammed, bir insan olarak kendi görüşü doğrultusunda karar verebilmiş ve sahabenin daha isabetli olan görüşlerini kabul ederek istişare mekanizmasını işletmiştir. Hubâb b. Münzir'in kuyuların yakınına konuşlanma önerisinin kabul edilmesi bu durumun açık bir kanıtıdır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Hz. Muhammed'in peygamberlik (risalet) yönü ile beşerî (insani) yönünün sınırları ve dünyevi işlerde istişareye verdiği önem.