Question

Difficulty: Very hardKavimler Göçü ve Avrupa Hun Devleti

Avrupa Hun Devleti ile Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) arasında imzalanan Margus (434) ve Anatolius (447) barış antlaşmalarının maddeleri incelendiğinde; Doğu Roma'nın ödeyeceği yıllık verginin artırılması ve sınır kasabalarında serbest ticaret yapılması gibi ekonomik hükümlerin yanı sıra, "Hun imparatorluğundan kaçan sığınmacıların ve esirlerin (özellikle Hun hanedanına mensup kişilerin ve boy beylerinin) iade edilmesi, Doğu Roma'nın bu kişileri kabul etmemesi ve Hunlara karşı diğer kavimlerle ittifak kurmaması" gibi maddelerin üzerinde önemle durulduğu görülmektedir.

Buna göre, Avrupa Hun Devleti'nin Doğu Roma ile yaptığı antlaşmalarda sığınmacıların iadesi konusunu diplomatik bir öncelik hâline getirmesinin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A
    Avrupa genelinde feodal yönetim biçimini yaygınlaştırmak amacıyla Doğu Roma bünyesindeki yerel derebeyleriyle ittifak kurup Bizans imparatorluk otoritesini içeriden zayıflatmak
  2. B
    Uluslararası sığınmacı hukuku ilkeleri doğrultusunda sınır güvenliğini sağlamak ve tebaasının başka bir ülkeye gö�� etmesini önleyerek ulusal demografik yapıyı korumak
  3. C
    Kut inancının yalnızca o an tahtta bulunan hükümdar ve onun erkek çocuklarına ait bir imtiyaz olduğunu Doğu Roma'ya kabul ettirerek Hun saltanatının meşruiyetini dış dünyada tescillemek
  4. Geleneksel Türk veraset sisteminden kaynaklanan taht hakkı nedeniyle, kaçan hanedan üyelerinin Doğu Roma tarafından kışkırtılarak Hun devleti içinde taht kavgalarına ve merkezi otoritenin zayıflamasına yol açmasını engellemekAnswer
  5. E
    Göçebe Hun boylarının Doğu Roma'daki yerleşik yaşam tarzını benimseyerek savaşçı özelliklerini kaybetmesini ve böylece devletin askeri gücünün zayıflamasını engellemek

Answer

Geleneksel Türk veraset sisteminden kaynaklanan taht hakkı nedeniyle, kaçan hanedan üyelerinin Doğu Roma tarafından kışkırtılarak Hun devleti içinde taht kavgalarına ve merkezi otoritenin zayıflamasına yol açmasını engellemek
Doğu Roma İmparatorluğu'na sığınan Hun hanedan üyeleri ve boy beyleri, ilk Türk devletlerindeki veraset sistemi gereği taht üzerinde meşru hak iddia edebilecek konumdaydılar. Doğu Roma, bu kişileri barındırarak ve kışkırtarak Hun Devleti içerisinde iç savaşlar çıkarmayı ve Hun birliğini bölmeyi hedefliyordu. Hun hükümdarları, Margus ve Anatolius antlaşmalarında bu kişilerin iadesini şart koşarak Bizans'ın bu bölücü politikasını engellemeyi ve merkezi otoriteyi korumayı amaçlamışlardır.

Step-by-Step Solution

1
Margus ve Anatolius antlaşmalarının ilgili maddesini ve hedeflenen kitleyi analiz etmek
Antlaşmada iadesi istenen sığınmacıların sıradan kişiler değil, özellikle Hun hanedan mensupları ve boy beyleri olduğu tespit edilir.
Hükmün doğrudan devletin üst düzey siyasi figürlerine ve potansiyel lider adaylarına yönelik olduğunu anlamak için.
2
İlk Türk devletlerindeki veraset sisteminin ve kut anlayışının özelliklerini hatırlamak
İlk Türk devletlerinde ülkenin hanedanın ortak malı sayıldığı ve hanedanın her erkek üyesinin hükümdar olma hakkına (kut) sahip olduğu bilgisine ulaşılır.
Kaçan hanedan mensuplarının Hun devleti için neden büyük bir tehdit oluşturduğunu veraset hukukuyla ilişkilendirmek için.
3
Doğu Roma'nın (Bizans) geleneksel dış politika stratejisini değerlendirmek
Doğu Roma'nın, sınır komşusu olan göçebe devletleri zayıflatmak için hanedan üyeleri arasındaki taht kavgalarını kışkırttığı ve sığınmacı prensleri koz olarak kullandığı belirlenir.
Hunların neden bu kişilerin iadesini diplomatik bir öncelik ve ön şart hâline getirdiğini kavramak için.
4
Elde edilen verileri birleştirerek temel amacı sentezlemek
Hun devletinin, Doğu Roma'nın elindeki bu kozu elinden alarak taht kavgalarını önlemeyi ve merkezi otoriteyi korumayı amaçladığı sonucuna varılır.
Siyasi istikrarı ve devletin bütünlüğünü koruma hedefini ortaya koymak için.

Key Concept

Avrupa Hun Devleti Diplomasisi ve İlk Türk Devletlerinde Veraset Sistemi İlişkisi
Rate this question