İnsan Fizyolojisi

271 questions

Question 261Question

Yenidoğan bebeklerde plasenta ve anne sütü aracılığıyla anneden geçen maternal antikorlar (IgG ve IgA), bebeğe pasif bağışıklık sağlayarak onu ilk aylarda patojenlere karşı korur. Ancak bu pasif antikorların varlığı, bebeğe erken dönemde uygulanan bazı aşılardaki aktif antijenlerin bebeğin kendi bağışıklık hücreleriyle karşılaşmadan nötralize edilmesine yol açabilir.

Buna göre, maternal antikorların kanda yüksek düzeyde bulunduğu bir dönemde bebeğe aşı uygulanmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Aşı ile vücuda giren antijenler, mevcut maternal antikorlar tarafından nötralize edildiği için bebeğin kendi B lenfositleri yeterince uyarılamaz; bu durum bellek hücrelerinin oluşumunu engelleyerek uzun süreli koruyuculuğun gelişmesini zorlaştırır.

Answer

Aşı ile vücuda giren antijenlerin mevcut maternal antikorlar tarafından nötralize edilmesi nedeniyle bebeğin kendi B lenfositlerinin yeterince uyarılamaması ve bellek hücrelerinin oluşumunun engellenmesi sonucu uzun süreli koruyuculuğun gelişmesinin zorlaşması doğrudur.
Aşı ile vücuda giren antijenler, bebeğin kan dolaşımında yüksek oranda bulunan hazır maternal antikorlar tarafından doğrudan yakalanıp nötralize edilir. Bu durum, antijenlerin bebeğin kendi naif B lenfositlerine ulaşarak onları uyarmasını engeller. Lenfositler uyarılmadığı için bellek hücrelerine dönüşüm gerçekleşmez ve bebekte aşının hedeflediği uzun süreli aktif bağışıklık gelişemez.

Step-by-Step Solution

1
Maternal antikorların bebeğe kazandırdığı bağışıklık tipini belirleme
Anneden plasenta ve anne sütüyle geçen hazır antikorlar bebeğe pasif bağışıklık sağlar.
Pasif bağ��şıklıkta vücuda dışarıdan hazır antikorlar verilir ve bireyin kendi bağışıklık sistemi aktif olarak uyarılmaz.
2
Aşının bağışıklık sistemindeki etki mekanizmasını analiz etme
Aşı, zayıflatılmış patojen veya antijen içererek aktif bağışıklığı (bellek hücrelerinin oluşumunu) amaçlar.
Aktif bağışıklığın gelişebilmesi için antijenin doğrudan B ve T lenfositleri tarafından tanınması ve bellek hücrelerine dönüşümün uyarılması gerekir.
3
Maternal antikorların aşı antijenleri üzerindeki etkisini değerlendirme
Kandaki hazır maternal antikorlar, aşıyla gelen antijenleri B lenfositleri tanımadan önce bağlar ve nötralize eder.
Antikorlar antijenleri bağlayarak onların hücrelerle etkileşime girmesini engeller ve fagositozla yok edilmelerini kolaylaştırır.
4
Uzun süreli koruyuculuk ve bellek hücresi ilişkisini kurma
Antijenler hızlıca elendiği için bebeğin kendi bağışıklık sistemi uyarılmaz ve bellek hücreleri oluşmaz.
Bellek hücreleri oluşmadığı takdirde aşı hedeflenen uzun süreli koruyuculuğu sağlayamaz.

Key Concept

Pasif bağışıklığın (maternal antikorlar) aktif bağışıklık (aşılama) üzerindeki baskılayıcı etkisi ve özgül bağışıklık hücrelerinin uyarılma mekanizması
Question 262Question

Sağ el parmaklarındaki lenf kılcalları tarafından emilen işaretli bir akyuvarın, sistemik dolaşımdaki aort atardamarına ulaşıncaya kadar izlediği yolda gerçekleşen aşağıdaki olayları ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

İşaretli akyuvarın izleyeceği doğru sıra: Hücreler arası sıvıdan emilen lenfin sağ köprücük altı toplardamarı ile kana karışması, üst ana toplardamar ile sağ kulakçığa dökülüp triküspit kapakçıktan sağ karıncığa geçmesi, sağ karıncıktan akciğer atardamarı ile akciğer kılcallarına ulaşması, temizlenen kanın akciğer toplardamarı ile sol kulakçığa dönüp biküspit kapakçıktan sol karıncığa geçmesi ve sol karıncığın kasılmasıyla aorttan sistemik dolaşıma pompalanması şeklindedir.
Sağ koldan lenf kılcalları ile alınan lenf sıvısı ve içindeki akyuvar, sağ lenfatik kanaldan sağ köprücük altı toplardamarına dökülür. Buradan üst ana toplardamara geçen kan sağ kulakçığa dökülür ve triküspit kapakçıktan geçerek sağ karıncığa ulaşır. Sağ karıncığın kasılmasıyla akciğer yarımay kapakçığından geçen kan, akciğer atardamarı vasıtasıyla akciğer kılcallarına ulaşır. Akciğerlerde oksijence zenginleşen temiz kan, akciğer toplardamarlarıyla sol kulakçığa döner ve biküspit kapakçıktan geçerek sol karıncığa ulaşır. Son olarak sol karıncığın kasılmasıyla kan aort yarımay kapakçığından geçerek aort atardamarına pompalanır.

Step-by-Step Solution

1
Sağ koldan toplanan lenfatik sıvının kan dolaşımına giriş noktasını tespit etme.
Akyuvar, sağ lenfatik kanal üzerinden geçerek sağ köprücük altı toplardamarına dökülür ve kan dolaşımına katılır.
Vücudun sağ üst kısmından (sağ kol, sağ baş ve boyun, sağ göğüs) toplanan lenf sıvısının kan dolaşımına ilk katıldığı damar sağ köprücük altı toplardamarıdır.
2
Kan dolaşımına katılan akyuvarın kalbe girişini ve karıncığa doluşunu belirleme.
Sağ köprücük altı toplardamarındaki kan, üst ana toplardamar yoluyla sağ kulakçığa gelir; kulakçık sistolüyle triküspit kapakçıktan sağ karıncığa geçer.
Üst ana toplardamar vücudun üst bölgesinden gelen kirli kanı sağ kulakçığa ulaştırır. Kulakçık ile karıncık arasında triküspit (üçlü) kapakçık yer alır.
3
Küçük dolaşıma çıkış ve akciğer alveol kılcallarına ulaşım sırasını belirleme.
Sağ karıncık sistolü sırasında kan, pulmoner yarımay kapakçığından akciğer atardamarına geçer ve akciğer kılcallarına ulaşır.
Sağ karıncıktaki kirli kanın temizlenmesi için akciğer atardamarı vasıtasıyla akciğerlere gönderilmesi gerekir. Atardamar girişinde tek yönlü yarımay kapakçıkları bulunur.
4
Temizlenen kanın akciğerlerden kalbin sol bölmelerine geri dönüşünü belirleme.
Akciğer kılcallarında temizlenen kan, akciğer toplardamarı ile sol kulakçığa gelir; buradan biküspit (mitral) kapakçıktan geçerek sol karıncığa dolar.
Temiz kan akciğerlerden akciğer toplardamarları vasıtasıyla kalbin sol kulakçığına getirilir. Sol kulakçık ile sol karıncık arasında biküspit kapakçık bulunur.
5
Sol karıncıktan sistemik dolaşımın başlangıcı olan aorta geçişi belirleme.
Sol karıncık sistolüyle kan, aort yarımay kapakçığından geçerek aort atardamarına pompalanır.
Sol karıncık kasıldığında temiz kan, tüm vücuda dağıtılmak üzere aort yarımay kapakçığını aşarak aort atardamarı ile sistemik dolaşıma gönderilir.

Key Concept

Lenfatik sistemin sağ kol yoluyla kan dolaşımına katılması, küçük ve büyük dolaşım yollarının sırasıyla izlenmesi ve bu süreçte görev alan kalpteki kapakçıkların işlevsel sırası.
Estimated Time:3m 0s
Question 263Question

Sağlıklı bir insanda aşırı su kaybına bağlı olarak su dengesinin (homeostazinin) yeniden sağlanması sürecinde böbreklerde ve ilişkili yapılarda gerçekleşen bazı fizyolojik olaylar aşağıda verilmiştir.

Buna göre, bu olayların ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Sıralama şu şekilde olmalıdır: Kanın osmotik basıncının yükselmesi sonucu hipotalamustaki osmoreseptörlerin uyarılması ve ADH salgısının tetiklenmesi -> ADH'nin nefron toplama kanalı hücrelerinin bazolateral zarı üzerindeki reseptörlerine bağlanması -> Hücre içi sinyal iletimiyle akuaporin-2 proteinlerini taşıyan veziküllerin apikal zarla kaynaşmas�� -> Suyun osmotik gradyanta bağlı olarak lümenden medulla interstisyel sıvısına doğru geri emilmesi -> Toplama kanalının derin kısımlarında üre geçirgenliğinin artmasıyla ürenin geri emilerek medulla osmotik gücünün korunması.
Süreç, homeostaziyi tehdit eden kan osmotik basıncının artışıyla başlar. Hipotalamustaki osmoreseptörlerin uyarılması sonucu salgılanan ADH, toplama kanalı hücrelerindeki bazolateral reseptörlere bağlanır. Hücre içi sinyal yolağı (cAMP), akuaporin proteinlerini içeren veziküllerin apikal zara göç edip kaynaşmasını uyarır. Açılan kanallardan su, medulla interstisyel sıvısına geri emilir. Son olarak, lümende kalan ürenin derişiminin artması ve ADH uyarısıyla üre taşıyıcılarının aktifleşmesi sayesinde üre geri emilir ve medullanın yüksek osmotik yoğunluğu korunur.

Step-by-Step Solution

1
Kan osmotik basıncının değişiminin algılanması
Hipotalamustaki osmoreseptörler uyarılır ve hipofiz arka lobundan kana ADH salgılanır.
Vücuttaki su kaybını gidermek için öncelikle bu durumun algılanıp hormonal yanıtın başlatılması gerekir.
2
Hormonun hedef hücreye bağlanması
Kan yoluyla taşınan ADH, idrar toplama kanalı hücrelerinin bazolateral reseptörlerine bağlanır.
Hormonların hücre içi sinyal iletimini başlatabilmesi için öncelikle hücre zarındaki özgül reseptörleri ile etkileşime girmesi şarttır.
3
Akuaporin kanallarının zara yerleştirilmesi
cAMP aracılı hücre içi sinyal yolağı aktive edilerek akuaporin-2 içeren veziküller apikal zara entegre edilir.
Toplama kanalı epitel hücreleri normal şartlarda suya geçirgen değildir; ADH uyarısıyla kanallar zara yerleştirilerek geçici geçirgenlik sağlanır.
4
Suyun osmotik olarak geri emilmesi
Su, nefron lümeninden epitel hücrelerine ve oradan medulla interstisyel sıvısına pasif olarak geçer.
Açılan kanallar sayesinde su, medullanın yüksek osmotik derişiminin etkisiyle geri emilir.
5
Üre geri emilimi ile medulla osmotik gradyanının korunması
Toplama kanalının iç medulla kısmındaki üre geçirgenliği artar ve ürenin doku sıvısına geçişi sağlanır.
Suyun geri emilmesiyle idrar toplama kanalında üre derişimi artar. ADH uyarısıyla artan üre geçişi, medullanın osmotik gücünü koruyarak su geri emiliminin sürekliliğini destekler.

Key Concept

Böbreklerde su dengesinin (homeostazinin) ADH ve akuaporin kanalları aracılığıyla hormonal kontrolü
Estimated Time:3m 0s
Question 264Question

Bir iskelet kasının uyarılması ve ardından gevşemesi sürecinde, sarkoplazmadaki kalsiyum (Ca2+Ca^{2+}) iyonlarının derişimi ile sarkomeri oluşturan bazı bantların ve filamentlerin boylarında meydana gelen değişimler araştırılmaktadır. Bu amaçla, izole edilmiş bir iskelet kası lifi, sarkoplazmik retikulumda bulunan Ca2+Ca^{2+}-ATPaz (kalsiyum pompası) enzimini seçici olarak inhibe eden tapsigargin maddesiyle muamele edildikten sonra eşik değerde bir uyarı verilmiştir.

Buna göre, tapsigargin uygulanmış bu kas lifinde uyarıyı takip eden süreçte gerçekleşen değişimlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sarkoplazmadaki Ca2+Ca^{2+} iyonları sarkoplazmik retikuluma geri pompalanamadığından kas lifi gevşeyemez; bu durumda sarkomer boyu kısa kalırken aktin ve miyozin filamentlerinin boyunda bir değişme meydana gelmez.

Answer

Sarkoplazmadaki kalsiyum iyonları sarkoplazmik retikuluma geri pompalanamadığından kas lifi gevşeyemez; bu durumda sarkomer boyu kısa kalırken aktin ve miyozin filamentlerinin boyunda bir değişme meydana gelmez.
Doğru seçenek, kalsiyum pompasının inhibisyonu sonucu gevşemenin gerçekleşemeyeceğini ve kasın kasılı kalacağını doğru bir şekilde açıklar. Ayrıca, Huxley'in kayan iplikler modeline uygun olarak kasılma durumu devam etse bile aktin ve miyozin filamentlerinin kendi boylarının değişmeyeceğini belirtir.

Step-by-Step Solution

1
Tapsigarginin fizyolojik etkisinin belirlenmesi.
Sarkoplazmik retikulum zarı üzerindeki Ca2+Ca^{2+}-ATPaz pompasının bloke edildiği ve kalsiyumun sarkoplazmadan retikuluma aktif taşımayla geri alınamayacağı anlaşılır.
Kalsiyumun geri pompalanamamasının kas hücresindeki kalsiyum döngüsüne etkisini saptamak için gereklidir.
2
Uyarılma sonrası sarkoplazmadaki kalsiyum derişiminin analiz edilmesi.
Kas lifi eşik değerde uyarıldığında sarkoplazmik retikulumdaki kalsiyum kanalları açılır ve kalsiyum sarkoplazmaya yayılır. Pompa çalışmadığı için kalsiyum derişimi sarkoplazmada sürekli yüksek kalır.
Kalsiyumun troponine bağlı kalarak miyozin bağlanma bölgelerini sürekli açık tutacağını öngörmek amacıyla yapılır.
3
Kasın kasılma ve gevşeme durumunun tayin edilmesi.
Kalsiyum sarkoplazmadan uzaklaştırılamadığı için kas lifi gevşeme evresine geçemez ve kasılı kalır (fizyolojik tetanos benzeri durum). Sarkomer boyu kısa kalır.
Gevşemenin engellenmesinin sarkomer ve bant yapılarına olan mekanik etkisini belirlemek için gereklidir.
4
Huxley'in Kayan İplikler Modeli'ne göre filament boylarının değerlendirilmesi.
Kas kasılı kaldığında sarkomer kısalmış olsa da aktin ve miyozin filamentlerinin kendi boylarında hiçbir kısalma veya uzama gerçekleşmez.
Kayan iplikler modelinin filament boylarının değişmezliği ilkesini test etmek amacıyla uygulanır.

Key Concept

Kalsiyum iyonlarının sarkoplazmik retikuluma geri taşınmasının engellenmesi sonucu kasın gevşeyememesi ve kayan iplikler modelinde filament boylarının sabitliği.
Question 265Question

Sağlıklı bir insanda savunmanın farklı hatlarında gerçekleşen bağışıklık reaksiyonları ve bağışıklık kazanma yöntemleri ile ilgili;

I.I. Virüsle enfekte olmuş bir hücre tarafından salgılanan interferonlar, savunmanın ikinci hattında görev yapan özgül olmayan salgılar olup, enfekte hücrenin kendisini kurtarmaktan ziyade komşu sağlıklı hücreleri uyararak onlarda antiviral koruma sağlar.

II.II. B lenfositleri tarafından üretilen antikorlar, vücut sıvılarındaki antijenleri hidroliz ederek doğrudan parçalar ve bu hücre dışı sindirim olayında önemli miktarda ATP harcanır.

III.III. Aktif bağışıklık sağlayan aşı uygulaması, vücutta o patojene karşı hem hücresel hem de humoral bağışıklık bellek hücrelerinin oluşumunu tetiklerken; pasif bağışıklık sağlayan serum tedavisi sadece geçici antikor desteği sağlar ve bellek hücresi oluşturmaz.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: II ve IIIIII

Answer

II ve IIIIII öncüllerini içeren seçenek doğrudur. İnterferonların komşu hücrelerde antiviral protein sentezini uyarması ve aşının bellek hücresi oluştururken serumun oluşturmaması doğru ifadelerdir.
Virüsle enfekte olmuş hücrenin ürettiği interferonlar savunmanın ikinci hattında komşu hücreleri korur (I.I. öncül doğrudur). Antikorlar antijenleri hidroliz etmez, bağlayarak etkisizleştirir ve hidroliz olayında ATP harcanmaz (II.II. öncül yanlıştır). Aşı aktif bağışıklık sağlayarak bellek hücresi oluşturur, serum ise pasif bağışıklık sağlayarak bellek hücresi oluşturmaz (III.III. öncül doğrudur). Bu nedenle II ve IIIIII numaralı ifadeler doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
İnterferonların çalışma mekanizmasının incelenmesi
İnterferonlar, virüsle enfekte olmuş hücreler tarafından salgılanır ve bu hücreyi kurtaramaz; ancak komşu sağlıklı hücrelerin reseptörlerine bağlanarak antiviral protein sentezini uyarır. Bu savunmanın özgül olmayan ikinci hattıdır. Dolayısıyla I.I. öncül doğrudur.
Savunmanın ikinci hattındaki interferon aktivitesinin doğruluğunu belirlemek.
2
Antikorların antijenleri etkisizleştirme mekanizmasının ve enerji ilişkisinin değerlendirilmesi
Antikorlar antijenleri hidrolize etmez, onları bağlayarak çöktürür veya nötralize eder. Ayrıca hidroliz (sindirim) reaksiyonlarında ATP harcanmaz. Bu nedenle II.II. öncül yanlıştır.
Antikorların işlevini ve hidroliz reaksiyonlarının termodinamik özelliklerini analiz etmek.
3
Aşılama ve serum uygulamalarının bağışıklık tipleri açısından karşılaştırılması
Aşılama aktif bağışıklık sağlar ve B ile T lenfositlerini uyararak bellek hücrelerinin oluşumuna yol açar. Serum ise pasif bağışıklık sağlar, hazır antikor içerir ve vücutta bellek hücresi oluşturmaz. Dolayısıyla III.III. öncül doğrudur.
Aktif ve pasif bağışıklıkta bellek hücresi oluşumunu ve kalıcılığını karşılaştırmak.
4
Doğru seçeneğe ulaşılması
II ve IIIIII numaralı öncüllerin doğru, IIII numaralı öncülün ise yanlış olduğu tespit edilerek doğru seçeneğin 'II ve IIIIII' olduğu belirlenir.
Öncüllerin analizini birleştirerek nihai sonuca ulaşmak.

Key Concept

Özgül olmayan savunma hattındaki salgılar, antikorların antijen bağlama işlevi, aktif ve pasif bağışıklığın farkları
Estimated Time:2m 30s
Question 266Question

Sağlık durumu normal olan bir bireyde, yetersiz su tüketimi sonrasında vücudun su dengesini (homeostazi) yeniden kurma sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Olayların doğru sıralanışı: Kan plazmasının ozmotik basıncının artmasıyla hipotalamustaki osmoreseptörlerin uyarılması -> Hipofiz bezinin arka lobundan kana antidiüretik hormon (ADH) salgılanması -> ADH'ın nefronun distal tüpü ve idrar toplama kanalı hücrelerinin bazolateral zarlarındaki özgül reseptörlere bağlanması -> Hücre içi sinyal iletimi sonucunda akuaporin (su kanalı) proteinlerini içeren veziküllerin apikal zara yerleştirilmesi -> Suyun ozmos yoluyla nefron lümeninden hücre içine ve oradan böbrek doku sıvısına doğru geri emilmesi şeklindedir.
Doğru sıralama, kandaki ozmotik basınç artışının hipotalamus tarafından algılanmasıyla başlar. Ardından hipofizden salgılanan ADH hormonu, kan yoluyla böbreğe ulaşıp distal tüp ve toplama kanalı reseptörlerine bağlanır. Hücre içinde sinyal iletimi gerçekleşerek akuaporin su kanalları zara yerleştirilir ve böylece su lümenden doku sıvısına doğru ozmos ile geri emilir.

Step-by-Step Solution

1
Vücuttaki su kaybının algılanması
Kan plazmasın��n ozmotik basıncı artar ve hipotalamustaki osmoreseptörler uyarılır.
Homeostazinin bozulmasıyla su dengesini kuracak mekanizmaların uyarılması için reseptör d��zeyinde algılama gerekir.
2
Hormonal yanıtın başlatılması
Hipofizin arka lobundan kana ADH salgılanır.
Hipotalamus tarafından üretilip hipofiz arka lobunda depolanan ADH, kan yoluyla böbreklere mesaj taşır.
3
Hedef hücrelerde reseptör etkileşimi
ADH, distal tüp ve toplama kanalı hücrelerinin bazolateral zarlarındaki reseptörlere bağlanır.
Hormonlar yalnızca kendi özgül reseptörlerine sahip hedef hücreler üzerinde etki gösterebilir.
4
Hücresel geçirgenliğin artırılması
Akuaporin-2 su kanalları hücrenin lümen zarına entegre edilir.
Hücre zarının suya geçirgenliğini artırmak için hazır bekleyen su kanalı proteinlerinin aktif hale getirilmesi gerekir.
5
Suyun geri emilmesi
Su, ozmos ile nefron lümeninden böbrek doku sıvısına (medullaya) geri emilir.
Geri emilim süreci, enerji harcanmadan (pasif taşıma olan ozmos ile) gerçekleşir.

Key Concept

ADH (Antidiüretik Hormon) aracılığıyla nefronlarda su geri emiliminin hücresel ve fizyolojik mekanizması
Question 267Question

İnsan fizyolojisinde gebeliğin başlangıcı ve ilk trimesterinde (ilk üç aylık dönem) embriyonun endometriyuma tutunmasından sonra gerçekleşen hormonal kontrol mekanizmalarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Embriyonun koryon zarı tarafından salgılanan koryonik gonadotropin (hCG) hormonu, kan yoluyla taşınarak korpus luteumun bozulmasını engeller ve gebeliğin erken döneminde östrojen ile progesteron salgılanmasının devamını sağlar.

Answer

Embriyonun koryon zarı tarafından salgılanan koryonik gonadotropin (hCG) hormonunun korpus luteumun bozulmasını engelleyerek erken dönemde östrojen ve progesteron salgısının devamlılığını sağladığı ifadesi doğrudur.
Embriyonun koryon zarı tarafından salgılanan koryonik gonadotropin (hCG) hormonu, kan yoluyla dişinin yumurtalığına ulaşarak LH reseptörlerine bağlanır ve korpus luteumun varlığını korur. Bu durum gebeliğin erken döneminde endometriyumun korunması için hayati önem taşıyan progesteron ve östrojen hormonlarının yüksek seviyede salgılanmaya devam etmesini sağlar. Dolayısıyla embriyonik hCG'nin korpus luteumu koruyarak östrojen ve progesteron salgısının devamını sağladığını belirten açıklama doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Gebeliğin başlangıcında salgılanan hCG hormonunun kaynağını ve hedef organını belirleme.
hCG hormonunun embriyonun koryon zarı (trofoblast) tarafından salgılandığı ve hedefinin yumurtalıktaki korpus luteum olduğu saptanır.
Hormonal kontrolün başlangıç noktasını ve etki mekanizmasını anlamak için gereklidir.
2
hCG hormonunun korpus luteum üzerindeki fizyolojik etkisini analiz etme.
hCG'nin korpus luteumun bozulmasını (luteolizis) engellediği ve progesteron ile östrojen salgısının kesintisiz devam etmesini sağladığı tespit edilir.
Gebeliğin devamı için endometriyumun dökülmesini önleyecek progesteron desteğinin nasıl sürdürüldüğünü belirlemek için gereklidir.
3
Ysek progesteron ve östrojen seviyelerinin hipofiz hormonları (LH ve FSH) üzerindeki geri bildirim (feedback) etkisini değerlendirme.
Yüksek düzeydeki östrojen ve progesteronun hipofiz bezini negatif geri bildirimle baskılayarak LH ve FSH salgısını azalttığı belirlenir.
Gebelik süresince yeni folikül gelişiminin neden durduğunu ve LH hormonunun neden düşük olduğunu açıklamak için gereklidir.
4
Seçeneklerdeki ifadeleri bu fizyolojik mekanizmalar doğrultusunda karşılaştırarak doğru yargıyı tespit etme.
Embriyonik hCG'nin korpus luteumu koruyarak gebeliğin erken döneminde progesteron ve östrojen salgısını devam ettirdiğini belirten ifadenin tek doğru açıklama olduğu bulunur.
Soru kökündeki doğru seçeneğe ulaşmak için bu karşılaştırma yapılır.

Key Concept

Erken gebelik döneminde embriyonik hCG hormonunun korpus luteumu koruyarak östrojen ve progesteron salgısını sürdürmesi ve hipofiz hormonları üzerindeki geri bildirim etkileri.
Question 268Question

Sağlıklı bir insan dişisinin üreme kanalında döllenmenin başlamasından erken embriyonik gelişim sürecine kadar gerçekleşen aşağıdaki olayları, kronolojik olarak ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Döllenme ve erken embriyonik gelişim süreci sırasıyla; akrozom reaksiyonu (eritilme), oosit zarı ile sperm zarı kaynaşması sonrası kortikal reaksiyon (kalsiyum dalgası ve polispermi engeli), mayoz II'nin tamamlanarak kutup hücresinin atılması, çekirdeklerin birleşmesiyle diploid zigot çekirdeğinin oluşması (karyogami) ve ardından segmentasyon bölünmeleri esnasında blastomerlerin birbirine sıkıca kenetlenmesi (kompaksiyon) şeklinde gerçekleşir.
Sıralama kronolojik olarak şu şekildedir: 1. Akrozom reaksiyonu ile sperm zona pellusidayı eritir. 2. Sperm oosit zarına temas edince kalsiyum salınımı ile kortikal granül ekzositozu gerçekleşir ve polispermi engellenir. 3. Oosit aktifleşerek mayoz II'yi tamamlar ve ikinci kutup hücresini dışarı atar. 4. Pronükleuslar kaynaşarak karyogamiyi gerçekleştirir ve diploid zigotu oluşturur. 5. Oluşan zigot segmentasyon geçirerek blastomerlerin sıkılaşmasıyla morula evresine ulaşır.

Step-by-Step Solution

1
Spermin zona pellusidaya tutunması ve akrozom reaksiyonu ile oosit dış örtüsünün geçilmesi.
Sperm oosit zarına ulaşır.
Döllenmenin gerçekleşmesi için spermin ilk olarak yumurtayı saran zona pellusidayı eritmesi gerekmektedir.
2
Sperm ve yumurta zarlarının kaynaşmasıyla sitoplazmik kalsiyum dalgasının başlatılması ve kortikal granüllerin salgılanması.
Polispermi engellenir (fertilizasyon zarı oluşur).
Birden fazla spermin oosite girmesini engellemek için hızlı ve yavaş polispermi engelleme mekanizmaları devreye girer.
3
Yumurta hücresinin metabolik olarak uyarılmasıyla anafaz II ve telofaz II evrelerinin tamamlanması.
İkinci kutup hücresi dışarı atılır ve olgun haploid yumurta nükleusu oluşur.
İnsan dişisinde yumurtlama sırasında atılan oosit metafaz II'de duraklamıştır; bölünmenin tamamlanması ancak döllenme uyarısıyla gerçekleşir.
4
Haploid erkek ve dişi pronükleuslarının birleşmesi (karyogami).
Diploid zigot çekirdeği oluşur.
Kromozom sayısının diploid (2n2n) düzeye geri dönmesi karyogami ile sağlanır.
5
Zigotun mitoz bölünmeler (segmentasyon) geçirmesi ve morula aşamasında blastomerlerin sıkılaşması.
Morula ve blastosist oluşumuna doğru giden embriyonik gelişim süreci ilerler.
Döllenme sonrası embriyonik gelişimin ilk evrelerinde hücreler büyümeden bölünür ve birbirine sıkı bağlantılarla kenetlenir.

Key Concept

İnsanda döllenme mekanizması ve erken embriyonik gelişim evrelerinin hücresel ve moleküler düzeydeki sıralanışı.
Estimated Time:2m 30s
Question 269Question

İnsanlarda döllenmeyi takip eden erken embriyonik gelişim süreçleri (segmentasyon ve blastula evreleri) ile bu süreçlerin hormonal kontrolüne ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Döllenmeyi takip eden segmentasyon sürecinde blastomerlerdeki hızlı mitoz bölünmeler sırasında hücre büyümesi gerçekleşmediği için, morula evresindeki embriyonun toplam kütlesi başlangıçtaki zigotun kütlesinden daha azdır.

Answer

Döllenmeyi takip eden segmentasyon sürecinde blastomerlerdeki hızlı mitoz bölünmeler sırasında hücre büyümesi gerçekleşmediği için, morula evresindeki embriyonun toplam k��tlesi başlangıçtaki zigotun kütlesinden daha azdır.
Döllenmeyi izleyen erken embriyonik gelişim evresi olan segmentasyonda, zigot büyümeden çok hızlı mitoz bölünmeler geçirir. Oluşan her bir hücreye blastomer adı verilir. Hücreler büyüme fazlarını (G1 ve G2) atladığı ve dış ortamdan besin almadığı için, bölünmeler için gereken enerji (ATP) hücre içindeki besin maddelerinin (vitellüs) hücresel solunumda yıkılmasıyla karşılanır. Solunum sonucu karbondioksit ve su gibi atıkların uzaklaştırılması, morula evresindeki embriyonun toplam kuru ağırlığının zigotun ağırlığından daha az olmasına yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Segmentasyon sürecinin temel hücresel mekanizmasını analiz etme.
Zigot oluştuktan sonra fallopi tüpünde hızlı mitoz bölünmelere (segmentasyon) başlar. Bu bölünmeler sırasında interfazın büyüme evreleri (G1 ve G2) gerçekleşmez, sadece DNA eşlenmesi (S evresi) ve bölünme (M evresi) gerçekleşir.
Hücrelerin büyümeden bölünmesinin kütle ve hacim üzerindeki etkisini belirlemek için.
2
Erken embriyonun enerji eldesi ve kütle değişimini hesaplama.
Dışarıdan besin alınamadığı bu dönemde, hücre bölünmeleri için gerekli olan yüksek miktardaki ATP, zigotun sitoplazmasında depolanmış olan besin maddelerinin (vitellüs) hücresel solunumda yıkılmasıyla elde edilir. Solunum atığı olan karbondioksit gazı ve su dışarı atılır.
Embriyonun toplam kütlesinin neden azaldığını termodinamik ve metabolik olarak açıklamak için.
3
Diğer seçeneklerdeki kavramsal yanılgıları belirleme ve seçenekleri eleme.
Hormonların hedef hücre özgüllüğü, hücre dışı sindirimin ATP gerektirmemesi, glikolizin sitoplazmik yapısı ve oksijensizliği ile protein sentezinin interfazda gerçekleştiği doğrulanarak ilgili seçenekler elenir.
Doğru yanıtın tekliğini kesinleştirmek için.

Key Concept

Segmentasyon sürecinde hücre büyümesinin olmaması ve enerji tüketimine bağlı olarak embriyonik kütle azalması
Question 270Question

Sağlıklı bir insanda, besinlerin sindirim kanalındaki ilerleyişi sırasında gerçekleşen hormonal düzenlemeler ve kimyasal sindirim olaylarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sekretin hormonu, kan yoluyla ulaştığı pankreası uyararak bikarbonat iyonlarının salgılanmasını sağlar ve onikiparmak bağırsağının pH değerini düzenler.

Answer

Sekretin hormonunun pankreastan bikarbonat salgılatarak onikiparmak bağırsağının pH'ını düzenlediğini belirten ifade doğrudur.
Sekretin hormonu, mideden gelen asidik kimus onikiparmak bağırsağına ulaştığında kana salgılanır. Kan yoluyla pankreasa ulaşan bu hormon, pankreasın bikarbonat iyonu (HCO3HCO_3^-) üretmesini ve virsung kanalı üzerinden bağırsağa dökülmesini uyarır. Bu durum, bağırsağın pH değerini yükselterek enzimlerin çalışabileceği uygun bir bazik ortam sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Sindirim hormonlarının salgılanma ve etki mekanizmasını analiz et.
Gastrin mideden, sekretin ve kolesistokinin onikiparmak bağırsağından salgılanır ve hepsi kanla taşınır.
Hormonların kan yoluyla hedef organlara ulaştığını bilmek, sindirim boşluğuna döküldüğü iddialarını elemek için gereklidir.
2
Sekretin ve kolesistokinin hormonlarının görevlerini karşılaştır.
Sekretin pankreastan bikarbonat salgılatırken, kolesistokinin pankreastan sindirim enzimleri salgılatır ve safra kesesini kasarak safranın dökülmesini sağlar.
Bu iki hormonun yardımcı organlar üzerindeki spesifik etkilerini ayırt etmek doğru seçeneğe ulaşmayı sağlar.
3
Hidroliz reaksiyonlarının enerji ihtiyacını değerlendir.
Sindirim bir hidroliz olayıdır ve su kullanılarak bağların koparılması sürecinde ATP tüketilmez.
MEB müfredatındaki en temel kavramlardan biri olan 'sindirimde ATP harcanmaz' bilgisini test etmek içindir.

Key Concept

Sindirim sisteminin hormonal kontrolü ve hidroliz reaksiyonlarının temel özellikleri.
Question 271Question

Sağlıklı bir insanın böbreğinde idrar oluşumu ve bu sürecin hormonal kontrolüyle ilgili;

I. Glomerulus kılcallarından Bowman kapsülüne doğru gerçekleşen süzülme (filtrasyon) olayı, yüksek kan basıncının etkisiyle gerçekleşen pasif bir fiziksel süreç olup bu esnada nefron hücreleri tarafından ATP harcanmaz.

II. Kanın ozmotik basıncının yükselmesi durumunda hipofizden salgılanan ADH (vazopressin), nefron kanallarındaki hedef hücrelerin zar reseptörlerine bağlanarak aquaporin kanallarının açılmasını sağlar ve suyun ozmozla geri emilimini artırır.

III. Sağlıklı bir insanda süzüntüdeki glikoz ve amino asitlerin tamamı nefron kanallarından geri emildiğinden, böbrek toplardamarındaki kanda bu besin monomerlerinin derişimi sıfırdır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I ve II

Answer

Birinci ve ikinci öncüllerin doğru, üçüncü öncülün ise yanlış olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Süzülmenin yüksek kan basıncıyla pasif olarak gerçekleştiği ve ADH'nin aquaporin kanalları aracılığıyla suyun pasif geri emilimini artırdığı ifadeleri doğrudur. Dolayısıyla süzülmede ATP harcanmadığını ve suyun ozmozla geri emildiğini belirten birinci ve ikinci öncüllerin yer aldığı seçenek doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Birinci öncülün doğruluğunu analiz etme
Glomerulus kılcallarındaki yüksek kan basıncı etkisiyle Bowman kapsülüne doğru gerçekleşen süzülme (filtrasyon) pasif bir fiziksel olaydır. Nefron hücreleri bu olay sırasında doğrudan hücresel ATP harcamaz. Dolayısıyla birinci öncül doğrudur.
Süzülmenin enerji harcanmayan pasif bir olay olduğunu teyit etmek için.
2
İkinci öncülün doğruluğunu analiz etme
ADH peptit yapılı bir hormon olup hedef hücrelerin zar reseptörlerine bağlanır ve su kanallarını (aquaporin) aktifleştirir. Su bu kanallardan ozmozla (pasif olarak) geri emilir. Dolayısıyla ikinci öncül doğrudur.
Hormonal kontrol ve suyun geri emilim mekanizmasını doğrulamak için.
3
Üçüncü öncülün doğrulu��unu analiz etme
Sağlıklı bir insanda glikoz ve amino asitlerin tamamı proksimal tüpte geri emilerek böbrek kılcallarına verilir. Bu maddeler böbrekten çıkan kana (böbrek toplardamarına) katıldığı için böbrek toplardamarındaki kanda bu besin monomerlerinin derişimi sıfır değildir, idrarda sıfırdır. Dolayısıyla üçüncü öncül yanlıştır.
Geri emilen besinlerin böbrek toplardamarı ile dolaşıma katıldığını açıklamak için.
4
Doğru seçeneği belirleme
Analizler sonucunda sadece birinci ve ikinci öncüllerin doğru olduğu görülür. Bu durum 'I ve II' seçeneğini doğru kılmaktadır.
Öncüllerin analizini sentezleyerek doğru sonuca ulaşmak için.

Key Concept

Nefronda süzülme ve geri emilim mekanizmaları ile böbrek toplardamarının kimyasal bileşimi
PreviousPage 14 / 14
İnsan Fizyolojisi Practice Questions — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Page 14 | Examkin