Tarih ve Zaman

26 questions

Question 21Question

"Benim amacım; geçmişte ne olduğunu sadece aktarmak değil, geleceğin devlet adamlarına ve komutanlarına askeri ve siyasi kararlarında rehberlik edecek dersler sunmaktır. Bu nedenle eserimde kahramanların erdemlerini ön plana çıkardım ki okuyanlar onlardan feyzalsın, yapılan büyük hataları da gösterdim ki aynı yanlışlara tekrar düşülmesin."

Buna göre, açıklamayı yapan tarihçinin benimsediği tarih yazıcılığı türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Öğretici (Pragmatik) tarih yazıcılığı

Answer

Öğretici (Pragmatik) tarih yazıcılığı
Öğretici (pragmatik) tarih yazıcılığı, tarihsel olaylardan ders çıkararak toplumun ahlak ve karakter yapısını geliştirmeyi, okuyucuya milli ve manevi duygular aşılamayı hedefler. Metindeki 'rehberlik etmek', 'dersler sunmak' ve 'hatalardan kaçınmak' vurguları bu yazım tarzının en belirgin nitelikleridir.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki anahtar ifadelerin analiz edilmesi
Metinde geçen 'dersler sunmak', 'rehberlik etmek', 'kahramanların erdemlerini öne çıkarmak' ve 'yanlışlara düşmemek' ifadeleri belirlendi.
Tarihçinin amacını ve yöntemsel yaklaşımını ortaya koymak için metnin odak noktası tespit edilmelidir.
2
Tarih yazıcılığı türlerinin tanımlarıyla karşılaştırma yapılması
Tarih yazımında ahlaki ders vermeyi, topluma fayda sağlamayı ve kahramanlıkları örnek göstermeyi ilke edinen türün öğretici (pragmatik) tarih yazıcılığı olduğu belirlendi.
Öncüldeki niteliklerin hangi tarih yazımı ekolüne ait olduğunu saptamak için kavramsal bilgi kullanılır.

Key Concept

Öğretici (Pragmatik) Tarih Yazıcılığı
Estimated Time:1m 30s
Question 22Question

Türklerin tarih boyunca astronomi bilimiyle ilgilenmeleri, dini ve ekonomik ihtiyaçları doğrultusunda farklı zaman taksim yöntemlerini benimsediklerini göstermektedir.

Bu çerçevede Türk devletlerinin benimsediği aşağıdaki takvimsel gelişmeleri, geçmişten günümüze doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru kronolojik sıralama: İlk olarak İslam öncesi dönemdeki On İki Hayvanlı Türk Takvimi'nin kullanılması, ardından İslamiyet'in kabulüyle Hicri Takvim'e geçilmesi, Selçuklular döneminde Celali Takvimi'nin hazırlanması ve son olarak Osmanlı döneminde Rumi Takvim'in mali amaçlarla kabul edilmesi şeklindedir.
Gelişmelerin kronolojik sıralaması Türk devletlerinin kültürel ve dini dönüşümleri ile paralellik gösterir: İslamiyet öncesi dönemde On İki Hayvanlı Türk Takvimi, İslamiyet'in kabulüyle Hicri Takvim, Büyük Selçuklu döneminde Celali Takvimi ve Osmanlı döneminde Rumi Takvim kullanılmaya başlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
İslamiyet öncesi döneme ait ilk takvimsel gelişmeyi tespit etmek.
Doğa olaylarına göre her yıla bir hayvan adı verilen sistemin (On İki Hayvanlı Türk Takvimi) en eski gelişme olduğu belirlenir.
Bu takvim, Türklerin bilinen en eski ve İslamiyet öncesi dönemde kullandığı tek sistemdir.
2
Türklerin İslam dünyasına girmesiyle yaşanan takvim değişimini belirlemek.
Ay yılı esaslı sistemin (Hicri Takvim) ikinci sıraya yerleştirilmesi gerektiği saptanır.
Türklerin 10. yüzyıldan itibaren İslamiyet'i kabul etmesiyle birlikte sosyal ve dini hayat Hicri takvime göre düzenlenmiştir.
3
Selçuklu ve Osmanlı dönemlerindeki güneş yılı esaslı takvimleri karşılaştırmak.
Melikşah döneminde hazırlanan sistemin (Celali Takvimi), Osmanlı'daki mali takvimden (Rumi Takvim) daha önce yürürlüğe girdiği belirlenir.
Celali Takvimi 11. yüzyılda (1079), Osmanlı Rumi Takvimi ise çok daha sonraki yüzyıllarda (mali amaçlı olarak 17. yüzyıl ve sonrasında) kullanılmaya başlanmıştır.

Key Concept

Türk devletlerinin tarih boyunca kullandığı takvimlerin kronolojik sırası ve kullanım amaçları.

Alternative Method

Türk devletlerinin tarihsel gelişim sırasını (İslamiyet öncesi Türk devletleri -> Karahanlılar -> Büyük Selçuklular -> Osmanlı Devleti) takip ederek takvimlerin kullanım dönemlerini kolayca eşleştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 23Question

Osmanlı Devleti'nde klasik dönemden itibaren kullanılan Hicri takvimin yanı sıra, XVII. yüzyıldan itibaren mali işlemlerin yürütülmesinde Rumi takvim de kullanılmaya başlanmıştır. Ancak bu iki takvimin bir arada kullanılması, zamanla devlet bütçesinde 'sıvış yılı' adı verilen bütçe açıklarının ve idari karışıkl��kların ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Bu karışıklıkların ortaya çıkmasındaki temel etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hicri takvimin ay yılı, Rumi takvimin ise güneş yılı esasına dayanmasından kaynaklanan süre farkı

Answer

Hicri takvimin ay yılı, Rumi takvimin ise güneş yılı esasına dayanmasından kaynaklanan süre farkı
Hicri takvim ay yılı esasına (354 gün), Rumi takvim ise güneş yılı esasına (365 gün) dayanır. İki takvim arasındaki 11 günlük fark, her 33 yılda bir 1 yıllık fark oluşmasına yol açar. Bu durum bütçe yılı (Rumi) ile vergi toplama döneminin (Hicri) kaymasına ve bütçe açıklarına (sıvış yılı) sebep olmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Hicri ve Rumi takvimlerin temel yapısal farklarını belirleme.
Hicri takvim ay yılı, Rumi takvim ise güneş yılı esaslıdır.
Takvimlerin farklı yıl uzunluklarına sahip olması süre uyuşmazlığının temel nedenidir.
2
Mali yıl ile dini takvimin çakışma durumunu inceleme.
Ay yılı (354 gün) ile güneş yılı (365 gün) arasında her yıl yaklaşık 11 günlük bir fark ortaya çıkar.
Süre farkının zamanla birikerek bütçe hesaplarında açık oluşturduğunu saptamak gerekir.
3
Sıvış yılı kavramının bu farkla ilişkisini kurma.
Her 33 yılda bir ortaya çıkan 1 yıllık fark, sıvış yılı olarak adlandırılır ve bütçede idari/mali karışıklıklara yol açar.
Doğru cevabın süre farkından kaynaklanan bu uyuşmazlık olduğunu teyit etmek için bu ilişki kurulmalıdır.

Key Concept

Zamanın Taksimi ve Türklerin Kullandığı Takvimler
Estimated Time:2m 0s
Question 24Question

Türk devletlerinin tarih boyunca kullandığı takvimlere dair aşağıda verilen gelişmeleri, kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Gelişmelerin kronolojik sırası: Türklerin İslamiyet'i kabulüyle Hicri takvime geçilmesi, Büyük Selçuklu'da Celali takviminin hazırlanması, Osmanlı Devleti'nde Rumi takvimin mali işlerde kullanılmaya başlanması ve Türkiye Cumhuriyeti'nde Miladi takvimin kabul edilmesi şeklindedir.
Doğru kronolojik sıralama; Türklerin İslamiyet'i kabulüyle Hicri takvimin kullanılmaya başlanması, Büyük Selçuklu Devleti'nde Celali takviminin yapılması, Osmanlı Devleti'nde Rumi takvimin uygulanması ve son olarak Türkiye Cumhuriyeti'nde Miladi takvimin kabul edilmesi şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
İlk olarak, Türklerin İslamiyet'i kabulü ile hayatlarına giren takvimi belirleyin.
Hicri takvimin kullanımı (10. yüzyıl - Karahanlılar Dönemi).
Türklerin İslam kültür dairesine girmesiyle birlikte dini ve resmi işlerde Hicri takvime geçilmiştir.
2
Daha sonra, Selçuklu döneminde tarım ve maliye ihtiyaçları için yapılan takvim reformunu tespit edin.
Celali takviminin hazırlanması (11. yüzyıl - 1079).
Sultan Melikşah'ın emriyle Ömer Hayyam başkanlığındaki heyet tarafından hazırlanan Celali takvimi, Hicri takvimden sonra yürürlüğe girmiştir.
3
Osmanlı Devleti'nin mali aksaklıkları gidermek için tasarladığı takvimi bulun.
Rumi takvimin resmiyet kazanması (17. yüzyıl adımları, 1840 resmiyet).
Osmanlı Devleti'nde bütçe açıklarını ve sıvış yılı sorunlarını engellemek adına Güneş yılı esaslı Rumi takvime geçilmiştir.
4
Son olarak, modernleşme ve uluslararası ilişkiler bağlamında kabul edilen son takvimi belirleyin.
Miladi takvimin kabul edilmesi (1925).
Cumhuriyet Dönemi'nde batılı devletlerle ekonomik ve sosyal ilişkileri düzenlemek amacıyla Miladi takvim en son kabul edilen sistemdir.

Key Concept

Türklerin tarih boyunca kullandığı takvimlerin kronolojik gelişimi ve kullanım amaçları
Question 25Question

Osmanlı Devleti’nin Klasik Dönemi’ndeki askerî ve sosyal yaşamı araştıran bir tarihçi, 1526 yılındaki Mohaç Meydan Muharebesi’ne katılan bir yeniçerinin günlüğüne ait olduğu iddia edilen şu satırları okumuştur:

*“Gün boyu süren zorlu yürüyüşün ardından Tuna Nehri kıyısında ordugah kurduk. Akşam ateşinin başında yemeğimizi yiyip tütünümüzü tüttürürken, yarınki gaza meydanında padişahımızın sancağı altında kazanacağımız zaferi hayal ettik. İnşallah tüfeklerimizin ve toplarımızın gücüyle Macar ordusunu mağlup edeceğiz.”*

Tarihçi, bu belgedeki bazı unsurların tarihsel gerçeklikle uyuşmadığını fark etmiş ve belgenin sahte ya da sonradan yazılmış olabileceği sonucuna varmıştır.

Buna göre, tarihçinin bu sonuca varmasını sağlayan ve metindeki tarihsel anakronizm (kronolojik uyumsuzluk) içeren temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yeniçerinin dinlenme sırasında tütün içtiğini belirtmesi

Answer

Yeniçerinin dinlenme sırasında tütün içtiğini belirtmesi
Tarihsel olaylar değerlendirilirken dönemin sosyal, kültürel ve teknolojik koşulları göz önünde bulundurulmalıdır. Tütün, Amerika kıtasının keşfedilmesinin ardından Avrupa kanalıyla Osmanlı topraklarına ancak 17. yüzyılın başlarında girmiştir. Bu nedenle 1526 yılındaki Mohaç Muharebesi'ni anlatan bir askerin tütün içtiğini belirtmesi kronolojik açıdan imkânsızdır. Bu durum, belgede tarihsel anakronizm yapıldığını ve belgenin sonradan sahte olarak üretildiğini kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Metinde geçen unsurların tarihsel kronolojiyle tutarlılığını analiz etmek
Metinde geçen Mohaç Muharebesi (1526), yeniçeriler, gaza, tüfek ve top kavramlarının Klasik Dönem Osmanlı askeri yapısıyla uyumlu olduğu, ancak tütün kullanımının bu dönemle uyuşmadığı tespit edilir.
Tarihsel olayları değerlendirirken olayların yaşandığı dönemin şartlarını ve kronolojisini doğru analiz etmek gerekir.
2
Tütünün Osmanlı coğrafyasına giriş tarihini belirlemek
Tütünün Amerika'nın keşfinden sonra, Avrupa üzerinden Osmanlı topraklarına girişinin 17. yüzyılın başları (yaklaşık 1600'ler) olduğu belirlenir.
Belgedeki tütün ifadesinin kronolojik olarak Mohaç Muharebesi dönemiyle (16. yüzyılın ilk yarısı) bağdaşıp bağdaşmadığını tespit etmek için bu bilgi gereklidir.
3
Tarihsel anakronizm kavramını uygulayarak sahtelik gerekçesini netleştirmek
1526 yılına ait bir belgede, Osmanlı coğrafyasında henüz bilinmeyen tütünün kullanımından bahsedilmesinin net bir tarihsel anakronizm olduğu sonucuna varılır.
Bir olayın veya nesnenin kendi dönemi dışındaki bir zaman dilimine yerleştirilmesi tarihsel anakronizmdir ve belgenin sahteliğini kanıtlar.

Key Concept

Tarihsel olayların kendi döneminin şartlarına göre değerlendirilmesi ve kronolojik uyumsuzlukların (anakronizm) tespit edilmesi.
Question 26Question

Bir tarih romancısı, Kanuni Sultan Süleyman Dönemi'ni konu alan eserinde şu satırlara yer vermiştir:

'Sultan Süleyman, Belgrad Seferi hazırlıkları sırasında saray bahçesinde dinlenirken kendisine ikram edilen domatesli ve patatesli yemeğini yemiş; bu sırada veziriazam ise kahvesini yudumlayıp tütününü tüttürerek sefer planlarını incelemiştir.'

Amerika kıtasının keşfinden sonra dünyaya yayılan domates, patates ve tütün gibi ��rünlerin Osmanlı coğrafyasına ancak XVII. yüzyıldan itibaren girdiği göz önüne alındığında, romancının bu kurgusundaki hata tarih bilimi açısından aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilir?

Show answer & explanation

Answer: Geçmişteki bir olayın, gerçekleştiği dönemin koşulları dışında sonraki bir döneme ait kavram, teknoloji ya da nesnelerle açıklanması olan tarihsel anakronizmle

Answer

Geçmişteki bir olayın, gerçekleştiği dönemin koşulları dışında sonraki bir döneme ait kavram, teknoloji ya da nesnelerle açıklanması olan tarihsel anakronizmle
Metinde geçen domates, patates ve tütün gibi ürünler Amerika kıtasının keşfinden sonraki süreçte, Osmanlı coğrafyasında ise ancak XVII. yüzyıldan itibaren yaygınlaşmıştır. XVI. yüzyılda yaşamış olan Kanuni Sultan Süleyman Dönemi'nde bu unsurların kullanılması, bir olayın gerçekleştiği dönemin şartları dışında sonraki bir dönemin unsurlarıyla açıklanması anlamına gelir. Bu durum tarih biliminde tarihsel anakronizm olarak tanımlanır.

Step-by-Step Solution

1
Metinde geçen unsurların kronolojik dönemini belirleme.
Domates, patates ve tütün gibi ürünlerin Osmanlı coğrafyasına girişinin XVII. yüzyıldan itibaren olduğu saptanır.
Verilen kurgunun tarihsel gerçeklikle kronolojik olarak uyuşup uyuşmadığını tespit etmek için bu bilgi gereklidir.
2
Kanuni Sultan Süleyman Dönemi'nin (XVI. yüzyıl) tarihsel sınırlarını dikkate alma.
Metinde tasvir edilen olayların (XVI. yüzyıl) ve kullanılan unsurların (XVII. yüzyıl) farklı dönemlere ait olduğu anlaşılır.
İki farklı zaman dilimine ait unsurların aynı anda kullanılmasından kaynaklanan hatayı ortaya çıkarmak amaçlanır.
3
Bu kronolojik uyumsuzluğun tarih bilimindeki kavramsal karşılığını bulma.
Geçmişteki bir olayın kendi döneminin dışındaki unsurlarla ele alınmasının 'tarihsel anakronizm' olduğu belirlenir.
Tarih metodolojisinde bu tür zaman uyumsuzluklarını tanımlayan doğru kavramsal terimi seçmek gerekir.

Key Concept

Tarihsel Anakronizm
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 2 / 2
Tarih ve Zaman Practice Questions — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Page 2 | Examkin