Harita, yeryüzünün nesnel ve tarafsız bir kopyası gibi sunulur bize hep. Oysa her harita, çizenin dünya görüşünü, gücünü ve kültürel önceliklerini yansıtan öznel birer tasarımdır. Coğrafya kitaplarındaki o çizgiler, kıtaların gerçek boyutlarını değil, egemen güçlerin zihnindeki büyüklük algısını yansıtır. Örneğin, Mercator projeksiyonunda Avrupa ve Kuzey Amerika gerçekte olduklarından çok daha büyük görünürken Afrika kıtası küçültülmüştür. Bu durum, coğrafi bir zorunluluk değil, siyasi bir algı yönetimidir. Kısacası haritacılık, dünyayı kağıda aktarırken aslında onu kendi zihinsel kalıplarına göre yeniden inşa eder ve sınırlandırır. Dolayısıyla hiçbir haritayı tamamen yansız bir veri kaynağı olarak göremeyiz.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- ABir olayı veya durumu zaman ve mekân unsurlarıyla birlikte, hareket halinde aktararak okuyucuyu olay akışının içine çekmeye odaklanılmıştır.
- BDış dünyadaki varlıkları niteleyici sözcüklerle görsellendirerek okuyucunun zihninde bir izlenim kazandırmayı hedefleyen betimleyici bir dil benimsenmiştir.
- Yerleşik bir yargıyı sorgulayarak kendi düşüncesini kabul ettirmeyi amaçlayan bir anlatım tutumu sergilenmiş, savı desteklemek için örneklerden yararlanılmıştır.Answer
- DKişisel görüşlerden tamamen arındırılmış bir üslupla, kavramları nesnel tanımlarla ortaya koyup okuyucuyu bilgilendirmek hedeflenmiştir.
- ESavunulan düşüncenin geçerliliğini ve inandırıcılığını artırmak amacıyla, konuyla ilgili uzman bir kişinin sözlerine doğrudan yer verilmiştir.