Çeviri, bir dilden başka bir dile yapılan mekanik bir aktarım süreci değil; kaynak metnin kendi tarihsel ve kültürel bağlamındaki suskunluklarını, dile getirilememiş boşluklarını hedef dilin estetik imkânlarıyla yeniden inşa etme eylemidir. Her çevirmen, yazarın kelimelerle ördüğü anlam şebekesini sökerken ister istemez kendi kültürel belleğinin ve dilsel evreninin prizmasından süzerek ona yeni bir biçim kazandırır. Bu süzme ve dönüştürme işlemi, ilk bakışta orijinal metne bir sadakatsizlik gibi görünse de aslında yapıtın zamanın yıkıcılığı karşısında donup kalmasını engeller ve ona dinamik bir yaşam alanı açar. Dolayısıyla başarılı bir çeviri yapıt, orijinalinin g��lgesinde yaşayan silik bir kopya olmaktan ziyade, o metnin kendi sınırlarını aşarak farklı bir kültürde yeniden doğmasını sağlayan bağımsız bir sanatsal varoluştur. Orijinal metin çeviriyle eksilmez; aksine, kendi dilinde henüz açığa çıkmamış potansiyel anlam katmanlarını başka bir dilin aynasında yansıtarak zenginleşir.
Bu parçada çeviriyle ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- AÇevirmenin, kaynak yapıtı kendi kültürel ve dilsel birikiminin süzgecinden geçirerek ona yeni bir biçim kazand��rdığı
- BÇevirinin, yapıtların zamanın yıpratıcı etkisine karşı koymasını sağlayarak onları durağanlaşmaktan kurtardığı
- CEdebi eserlerin, kendi özgün dillerinde saklı kalan tüm anlam katmanlarını ancak başarılı bir çeviri eylemiyle görünür kılabileceği
- Çevirinin, kaynak metni başka bir dilde yeniden var ederek onun donmasını engelleyen ve anlam dünyasını genişleten özgün bir yaratım olduğuAnswer
- EDilsel sınırları aşan nitelikli çevirilerin, orijinal metinden daha üstün ve kusursuz bir sanatsal yapıya ulaştığı