Büyük Selçuklu Devleti, Tuğrul Bey döneminde Şii Büveyhoğullarının baskısı altında bulunan Abbasi Halifesi el-Kaim bi-Emrillah'ın yardım çağrısı üzerine 1055 yılında Bağdat'a bir sefer düzenlemiştir. Seferin ardından Büveyhoğullarının varlığına son verilmiş ve halife, Tuğrul Bey'e 'Doğu'nun ve Batı'nın Sultanı' unvanını tevcih etmiştir. Bu gelişmeyle İslam dünyasının siyasi liderliği Selçuklulara geçerken halife, dini liderlik yetkilerini elinde bulundurmaya devam etmiştir. Bu bilgilere dayanarak Büyük Selçuklu Devleti ve Abbasi hilafeti arasındaki ilişkiler ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- Aİslam dünyasındaki mezhep mücadelelerinde Selçukluların askeri ve siyasi bir aktör olarak rol oynadığı
- BAbbasi halifesinin siyasi otoritesini kaybetmekle birlikte manevi liderliğini koruduğu
- CDin ve devlet işlerinin yetki paylaşımıyla birbirinden ayrıldığı ikili bir otorite yapısının oluştuğu
- İslam dünyasındaki dini ve siyasi liderliğin tamamen Büyük Selçuklu hanedanında birleştiğiAnswer
- EBüyük Selçuklu Devleti'nin İslam dünyasındaki meşruiyetini ve siyasi ağırlığını artırdığı
Answer
İslam dünyasındaki dini ve siyasi liderliğin tamamen Büyük Selçuklu hanedanında birleştiği
İslam dünyasındaki dini liderlik yetkileri Abbasi halifesinde kalırken, siyasi yetkiler Selçuklu sultanı Tuğrul Bey'e geçmiştir. Bu durum dini ve siyasi liderliğin tek bir hanedan bünyesinde birleşmediğini, iki farklı hanedan arasında paylaşıldığını gösterir. Dolayısıyla liderliğin tamamen Büyük Selçuklu hanedanında toplandığı söylenemez.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Tuğrul Bey Dönemi Bağdat Seferi ve Selçuklu-Abbasi İlişkileri
Estimated Time:2m 0s