Question

Difficulty: MediumParagrafta Ana Düşünce

Platon’un "Phaedrus" diyaloğunda Sokrates, yazının icadına dair meşhur bir mit anlatır. Mısır tanrısı Theuth, icat ettiği yazıyı kral Thamus’a sunarken bunun insan belleğine ve bilgeliğine bir ilaç (farmakon) olacağını iddia eder. Ancak Thamus, bu icadın tam aksine bir etki yaratacağını belirterek yazıyı reddeder. Ona göre yazı, insanı hatırlamaktan uzaklaştırıp unutmaya sevk edecek, bellek zayıflayacaktır. Çünkü insanlar artık bilgiyi zihinlerinde taşımak yerine dışsal işaretlere güveneceklerdir. Yazı, gerçek bir bilgelik değil, yalnızca bilgeliğin bir görünüşünü sunacaktır. Bu antik eleştiri, günümüzün dijital bilgi depolarına yöneltilen eleştirilerle de şaşırtıcı biçimde örtüşmektedir. Bilgiye erişimin kolaylaşması, zihinsel bir tembelliği beraberinde getirmekte; dışsal hafıza depoları geliştikçe içsel kavrayış zayıflamaktadır. Dolayısıyla bilginin zihinde işlenip kişisel bir deneyime dönüştürülmediği, sadece dış kaynaklarda depolandığı bir dünyada, derinlikli bir entelektüel gelişimden söz etmek mümkün görünmemektedir.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A
    Yazının icadıyla birlikte insanların bilgiyi zihinlerinde tutma ihtiyacının ve bellek gücünün giderek zayıfladığı
  2. B
    Günümüz dijital bilgi depolarının, bilgiyi zihinde tutmayı gereksiz kılarak insanı zihinsel bir tembelliğe alıştırdığı
  3. C
    Yazılı ve dijital araçların sunduğu bilgiye kolay erişimin, üretkenliği ve bilgi üretim kapasitesini sınırsız hâle getirdiği
  4. Gerçek entelektüel olgunlaşmanın, bilginin dışsal ortamlarda biriktirilmesiyle değil zihinde yapılandırılarak benimsenmesiyle sağlanabileceğiAnswer
  5. E
    Tarih boyunca bilginin kaydedilmesine yönelik her yeni teknolojik adımın, toplumsal hafızayı bütünüyle yok ettiği

Answer

Gerçek entelektüel olgunlaşmanın, bilginin dışsal ortamlarda biriktirilmesiyle değil zihinde yapılandırılarak benimsenmesiyle sağlanabileceği
Doğru yanıt, parçanın son cümlesinde belirtilen 'bilginin zihinde işlenip kişisel bir deneyime dönüştürülmediği durumlarda derinlikli bir gelişim olamayacağı' düşüncesinin sentezlenmiş halidir. Gerçek entelektüel olgunlaşmanın, bilginin sadece dışsal ortamlarda saklanmasıyla değil, zihinde yapılandırılarak benimsenmesiyle sağlanabileceğini ifade eden yargı parçanın ana düşüncesini oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Parçanın konusunu ve tartışılan temel izleği belirleme.
Parçada, yazının icadına dair antik bir mit ve bunun günümüz dijital bilgi depolarıyla olan ilişkisi üzerinden, bilginin dışsal ortamlarda saklanmasının zihinsel süreçlere etkisi ele alınmaktadır.
Metnin ana düşüncesini bulmak için öncelikle metinde neyden söz edildiğini (konuyu) doğru anlamak gerekir.
2
Yazarın konuya yaklaşımını ve asıl iletmek istediği iletiyi (ana düşünceyi) saptama.
Yazar, bilginin sadece dış kaynaklarda depolanıp zihinde işlenmediği durumlarda gerçek bir entelektüel gelişimden söz edilemeyeceğini savunmaktadır. Son cümledeki 'bilginin zihinde işlenip kişisel bir deneyime dönüştürülmediği... bir dünyada, derinlikli bir entelektüel gelişimden söz etmek mümkün görünmemektedir' yargısı bunu doğrudan vurgular.
Yazarın okuyucuya ulaştırmak istediği temel mesaj olan ana düşünce genellikle metnin son kısmında özetlenir veya metnin geneline yayılır.
3
Seçenekleri analiz ederek ana düşünceyi en iyi karşılayan yargıyı bulma ve yardımcı düşünceleri eleme.
Gerçek entelektüel olgunlaşmanın, bilginin dışsal ortamlarda biriktirilmesiyle değil zihinde yapılandırılarak benimsenmesiyle sağlanabileceğini belirten seçenek doğru yanıt olarak belirlenir.
Yardımcı düşünceler ile ana düşünceyi ayırt etmek, çeldiricilere düşmeyi engeller.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünce
Estimated Time:2m 0s
Rate this question