Platon’un "Phaedrus" diyaloğunda Sokrates, yazının icadına dair meşhur bir mit anlatır. Mısır tanrısı Theuth, icat ettiği yazıyı kral Thamus’a sunarken bunun insan belleğine ve bilgeliğine bir ilaç (farmakon) olacağını iddia eder. Ancak Thamus, bu icadın tam aksine bir etki yaratacağını belirterek yazıyı reddeder. Ona göre yazı, insanı hatırlamaktan uzaklaştırıp unutmaya sevk edecek, bellek zayıflayacaktır. Çünkü insanlar artık bilgiyi zihinlerinde taşımak yerine dışsal işaretlere güveneceklerdir. Yazı, gerçek bir bilgelik değil, yalnızca bilgeliğin bir görünüşünü sunacaktır. Bu antik eleştiri, günümüzün dijital bilgi depolarına yöneltilen eleştirilerle de şaşırtıcı biçimde örtüşmektedir. Bilgiye erişimin kolaylaşması, zihinsel bir tembelliği beraberinde getirmekte; dışsal hafıza depoları geliştikçe içsel kavrayış zayıflamaktadır. Dolayısıyla bilginin zihinde işlenip kişisel bir deneyime dönüştürülmediği, sadece dış kaynaklarda depolandığı bir dünyada, derinlikli bir entelektüel gelişimden söz etmek mümkün görünmemektedir.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- AYazının icadıyla birlikte insanların bilgiyi zihinlerinde tutma ihtiyacının ve bellek gücünün giderek zayıfladığı
- BGünümüz dijital bilgi depolarının, bilgiyi zihinde tutmayı gereksiz kılarak insanı zihinsel bir tembelliğe alıştırdığı
- CYazılı ve dijital araçların sunduğu bilgiye kolay erişimin, üretkenliği ve bilgi üretim kapasitesini sınırsız hâle getirdiği
- Gerçek entelektüel olgunlaşmanın, bilginin dışsal ortamlarda biriktirilmesiyle değil zihinde yapılandırılarak benimsenmesiyle sağlanabileceğiAnswer
- ETarih boyunca bilginin kaydedilmesine yönelik her yeni teknolojik adımın, toplumsal hafızayı bütünüyle yok ettiği