Fotoğrafın, dış dünyayı olduğu gibi yansıtan nesnel bir ayna olduğu inancı toplumda oldukça yaygındır. Ço��u insan, makinenin deklanşörüne basıldığı anın gerçeğin kendisi olduğunu düşünür. Oysa fotoğrafçı, kadrajı belirlerken aslında kendi zihinsel süzgecinden geçirdiği yapay bir dünyayı kurgulamaktadır. Neyi çerçevenin dışında bırakacağına karar vermek, nesnelliği baştan zedeleyen bir eylemdir. Işığın açısı, seçilen odak noktası ve hatta renk tonları bile gerçeği olduğu gibi aktarmaktan ziyade, sanatçının öznel yorumunu izleyiciye sunar. Dolayısıyla fotoğraf, gerçeğin doğrudan bir kopyası değil; gerçeğin belirli bir bakış açısıyla yeniden üretilmesidir. Bu da belgesel nitelikli karelerde dahi kurmacanın gizli bir şekilde var olduğunu gösterir.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
- Okuyucunun yerleşik bir yargısını sarsmak ve kendi görüşünü benimsetmek amacıyla sorgulayıcı bir anlatım yolunun seçilmesiAnswer
- BHerhangi bir konu hakkında okuyucuya bilgi vermek ve onu aydınlatmak amacıyla nesnel verilerden yararlanılması
- CYaşanan bir olayın veya durumun zaman ve mekân unsurlarına bağlı olarak devinim içinde aktarılması
- DDış dünyadaki nesne ve varlıkların kendilerine has özellikleriyle okuyucunun zihninde canlandırılması
- EEle alınan temel kavramların sınırlarını belirlemek ve 'Bu nedir?' sorusuna yanıt verecek tanımlara yer verilmesi