Sanatı müzelere hapsetmek, onu yaşamın devingen ritminden koparıp steril birer nesneye dönüştürmekten başka ne işe yarar? Bir tablonun, bir heykelin gerçek yeri; tozlu koridorlar, soğuk ışıklar altındaki sergi salonları değil, insanın günlük yaşamının tam ortasıdır. Müzeler, sanat eserini koruma bahanesiyle onu dondurur, izleyiciyle arasına görünmez ama aşılmaz duvarlar örer. Oysa Floransa sokaklarında, bir binanın alınlığında zamana meydan okuyan o heykel, sadece estetik bir seyirlik değil, o kentin soluk alan canlı bir parçasıdır. Sanat yapıtı, etrafındaki kaosla, gürültüyle ve insan çığlığıyla beslenir. Onu bu doğal ekolojisinden söküp alıp duvarlara çivilediğinizde geriye sadece teknik bir ustalık kalır, sanatın ruhu değil.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- ASavunulan düşünceyi somutlaştırmak amacıyla yer yer örneklemeye başvurulmuştur.
- BOkuyucuyu kendi düşünce dünyasına çekmek için soru cümleleriyle örülü tartışmacı bir anlatım kullanılmıştır.
- CNiteleyici ögelerden yararlanılarak okuyucuda izlenim uyandırılacak bir betimleme yapılmıştır.
- DDüşünceleri karşıt durumlar üzerinden netleştirmek için karşılaştırma ilişkisinden yararlanılmıştır.
- Yaşanan bir olay; kişi, zaman ve mekân unsurları devinim hâlinde verilerek öykülenmiştir.Answer