Eski kitapların yıpranmış sayfalarını onarırken sadece kâğıdı ve deriyi bir araya getirdiğimi düşünmüyorum. Parmaklarımın ucunda, yüzyıllar öncesinden kalma bir ustanın el izi, kenara düşülmüş aceleci bir not veya kurumuş bir çiçek yaprağı canlanıyor. Zamanın acımasız akışına karşı durmaya çalışan bu nesnelere dokunurken içimde hem derin bir hayranlık hem de geçip giden hayatlara karşı hüzünlü bir şefkat filizlenir. Bazen günlerce tek bir sayfa üzerinde çalışırım; sabır, benim için bir zorunluluk değil, o kitabın eski sahibine duyduğum vefa borcunun sessiz bir ifadesidir. İnsanlar geçer gider, geriye sadece onların ruhunu taşıyan bu sessiz tanıklar kalır. İşte bu yüzden, her dikişte geçmişle gelecek arasında görünmez ama kopmaz bir köprü kurduğumu hissederim.
Bu par��ada kendisinden söz eden cilt ustasının iç dünyası ve çalışma ahlakı dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilmesi en uygundur?
- Geçmişin izlerine karşı derin bir duyarlılık besleyen ve sabırla çalışanAnswer
- BHayatın geçiciliği karşısında çaresizlik hisseden ve yalnızlığına sığınan
- CGeçmişe ait değerleri korumayı kendisi için zorunlu bir külfet olarak gören
- DModern çağın getirdiği yeniliklere karşı direnç gösteren ve eskiye özlem duyan
- ESanatını sadece estetik kaygılarla sürdüren ve insan ilişkilerinden uzaklaşan