Sanatın insana yalnızca hoşça vakit geçirtmek, onu günlük hayatın tekdüzeliğinden kaçırarak teselli etmek gibi bir misyonu olduğunu savunanların sayısı hiç de az değildir. Oysa sanat, insanı uyuşturan bir afyon değil; aksine onu sarsan, kendi gerçekliğiyle ve hayatın çelişkileriyle yüzleştiren amansız bir aynadır. Okuru ya da izleyiciyi rahatsız etmeyen, onun yerleşik kalıplarını kırmayan bir yapıtın gerçek anlamda sanatsal bir değer taşıdığını söylemek zordur. Gerçek sanat, zihinde fırtınalar koparmalı ve insanı sığındığı o konforlu limanlardan zorla çıkarmalıdır.
Bu parçanın anlatımında, yazarın yerleşik bir görü��e karşı çıkarak kendi düşüncesini okuyucuya benimsetmeyi amaçlaması nedeniyle tartışmacı anlatım biçiminden yararlanıldığı yargısı doğru mudur?
Answer: Answer