Bilimin tarihsel serüvenine bakıldığında, çığır açıcı sıçramaların yerleşik doğruları cesurca sorgulayan ve döneminde "saçma" addedilen soruların peşinden giden araşt��rmacılar sayesinde gerçekleştiği görülür. Toplumlar genellikle pratik yarar sağlayan, gündelik hayatı kolaylaştıran teknolojik ürünleri bilimin yegane çıktısı olarak görme eğilimindedir. Oysa teknoloji, insanlığın merak duygusuyla yaptığı temel bilimsel araştırmaların dolaylı bir yan ürününden başka bir şey değildir. Bir fizikçinin evrenin başlangıcına dair merakı veya bir biyoloğun hücre bölünmesindeki gizemli bir proteinin işlevini anlama çabası, doğrudan ticari bir cihaz üretme gayesi taşımaz. Bilimsel ilerlemeyi asıl besleyen damar, her türlü faydacılığın sınırlarını aşan ve insan zihnini sınırların ötesine taşıyan bu saf bilme arzusudur. Eğer bilimsel araştırmalar yalnızca anlık toplumsal ihtiyaçları çözme ve ekonomik getiri sağlama hedefine indirgenerek sınırlandırılırsa, insanlık mevcut bilgileri tekrarlamaktan öteye geçemez ve geleceği inşa edecek köklü bilimsel keşiflerin önü tamamen kapanır.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangidir?
- ATeknolojik gelişmeler, temel bilimsel araştırmaların sonucunda ortaya çıkan dolaylı ürünlerdir.
- BBilim tarihinde çığır açan keşifler, yerleşik kabullere karşı çıkan araştırmacılar tarafından yapılmıştır.
- CPratik fayda sağlamayan teorik çalışmaların toplumlar tarafından desteklenmesi beklenemez.
- Gerçek bilimsel ilerleme, kısa vadeli pratik yararların ötesinde, faydacı kaygılardan uzak bir araştırma ve bilme arzusuyla mümkündür.Answer
- EToplumların bilime gereken değeri vermemesi, bilim insanlarının çalışmalarını ekonomik getiri sağlayacak alanlara yöneltmelerine yol açmaktadır.