Modern kent insanı için sessizlik, sakinleştirici bir sığınak olmaktan çıkıp tekinsiz bir boşluğa dönüşmüştür. Gürültünün kuşatması altındaki zihin, kendi sesini duymaktan kaçınmak için sürekli bir uyaran arayışına girer. Kulaklıklarımızı takıp sokaklara fırladığımızda aslında dış dünyayı değil, içimizdeki o derin ve yüzleşilmesi zor suskunluğu susturmaya çalışırız. Pascal’ın dediği gibi: "İnsanlığın tüm mutsuzluğu, tek bir odada sessizce oturamamasından kaynaklanır." Bizler de bu odalardan kaçtıkça, kendimizden de uzaklaşıyoruz. Oysa sessizlik, bir şeyin yokluğu değil; bilakis içsel bir mevcudiyetin, derin bir odaklanmanın başlangıcıdır. Sessizliği sadece ses dalgalarının yokluğu olarak tanımlayan mekanistik bakış açısı, onun insan ruhunu sağalt��cı gücünü asla kavrayamaz.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- AEle alınan kavramın sınırlarını netleştirmek amacıyla tanımlamaya başvurulmuştur.
- BSavunulan düşüncenin inandırıcılığını artırmak amacıyla tanık göstermeye yer verilmiştir.
- CKavramın farklı algılanış biçimleri karşılaştırmalı bir bakış açısıyla sunulmuştur.
- Gözlemlerin okurda görsel bir izlenim uyandıracak şekilde, tasvir edici bir yaklaşımla yansıtılması hedeflenmiştir.Answer
- EOkuyucunun yerleşik kanılarını sorgulatmak ve fikrini değiştirmek amacıyla tartışmacı bir dil kullanılmışt��r.