Metin:
Bir dilden diğerine çeviri yapmak, yalnızca sözcüklerin sözlükteki karşılıklarını bir araya getirmekten ibaret değildir. Her dil, içine doğduğu kültürün dünyayı algılama biçimini, tarihsel birikimini ve kolektif hafızasını taşır. Dolayısıyla bir metni başka bir dile aktarırken aslında o dile ait bir düşünce evrenini, başka bir coğrafyanın kavramsal haritasıyla yeniden inşa edersiniz. Örneğin, bir dilde tek bir kelimeyle karşılanan bir duygu veya durum, bir başka dilde ancak uzun tasvirlerle anlatılabilir. Bu durum, dillerin yetersizliğinden değil, her toplumun kendi yaşantısına göre dünyayı farklı biçimlerde bölümlendirmesinden kaynaklanır. Nitekim başarılı bir çevirmen, sadece iki dilin kurallarına hakim olan değil, hedef dilde kaynak metnin ruhunu yeniden üretebilen bir kültür aracısıdır. Çevirinin asıl başarısı, kaynak metnin yabancılığını tamamen yok etmekte değil, bu yabancılığı hedef dilin sınırları içinde anlaşılır kılabilmesindedir.
Buna göre, 'Çeviri faaliyeti, kaynak dildeki sözcüklerin hedef dildeki bire bir karşılıklarını bulmaktan ziyade, metnin ait olduğu kültürel ve düşünsel dünyayı hedef dilde yeniden kurgulama sürecidir.' ifadesi paragraftan çıkarılabilecek doğru bir yargı mıdır?
Answer: Answer