Haritalar, yeryüzünün objektif birer kopyası olarak kabul edilme eğilimindedir; oysa her harita, kaçınılmaz olarak bir sadeleştirme, seçme ve yeniden üretme sürecinin ürünüdür. Coğrafi detayların tamamını bir düzleme eksiksiz aktarmak hem teknik açıdan imkânsızdır hem de haritanın asıl işlevi olan kullanışlılığı tamamen ortadan kaldırır. Bu nedenle bir haritacı, belirli unsurları öne çıkarırken diğerlerini arka plana itmek, yani bilinçli bir indirgemeye gitmek zorundadır. İşte bu tercih ve seçme aşaması, haritaların yalnızca coğrafi birer yön bulma kılavuzu değil, aynı zamanda mekânı belirli bir bak��ş açısıyla yeniden inşa eden kültürel ve ideolojik araçlar olduğunu gösterir. Çizilen her sınır çizgisi ve seçilen her sembol, mekânın fiziksel gerçekliğinden ziyade, onu tasarlayan iradenin dünyayı nasıl anlamlandırdığını ve başkalarının da bu dünyayı nasıl algılamasını istediğini açıkça yansıtır. Dolayısıyla haritayı doğru okumak, sadece yolları takip etmek değil; mekânın kimin gözünden ve ne tür bir amaçla yeniden kurgulanmış olduğunu deşifre edebilmektir.
Bu parçada haritalarla ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- ATeknik yetersizlikler sebebiyle haritaların, yeryüzünün fiziki özelliklerini gerçeğe tamamen uygun şekilde aktaramadığı.
- BToplumların gelişmişlik düzeyinin, ürettikleri haritaların detay zenginliği ve kullanışlılığı üzerinde doğrudan etkili olduğu.
- CHaritaların, yeryüzündeki tüm coğrafi ayrıntıları sadeleştirerek sunan en güvenilir yön bulma kılavuzları olduğu.
- Objektif bir coğrafi veri kaynağı sanılan haritaların, aslında hazırlayan iradenin bakış açısına ve amaçlarına göre biçimlenen öznel birer kurgu olduğu.Answer
- EHaritacıların, siyasi ve kültürel baskılardan uzak durarak coğrafi verileri bilimsel yöntemlerle yansıtması gerektiği.