Bellek, çoğunlukla geçmişte yaşananları eksiksiz bir şekilde depolama ve gerektiğinde geri çağırma yeteneği olarak görülür; bu sebeple unutma süreci zihinsel bir kusur veya kayıp olarak nitelendirilir. Oysa insan beyninin karşılaştığı sınırsız miktardaki veriyi hiçbir filtre uygulamadan sürekli saklamaya çalışması, zihnin işlevselliğini felç edebilecek büyük bir karmaşaya yol açabilirdi. Unutma eylemi, aslında zihnin gereksiz ayrıntıları ayıklayarak hayati bilgileri ön plana çıkarma ve kavramlar arasında yeni bağlantılar kurma mekanizmasıdır. Bir başka deyişle zihin, geçmişin ağır yükünü hafifleterek geleceğe yönelik stratejiler geliştirmek için kendine temiz bir alan açar. Ayrıntıların içinde kaybolmak yerine soyutlama yapabilen insan zihni, unutmanın sunduğu bu seçici boşluk sayesinde yaratıcı düşünceyi ve yeni öğrenme yeteneklerini besler. Dolayısıyla unutmak, hafızanın çalışmasındaki bir aksaklıktan ziyade onun sağlıklı bir biçimde işlemesini ve kendini sürekli yenilemesini sağlayan aktif bir ayıklama sürecidir.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- AZihnin geçmişteki deneyimlerin ağırlığından kurtuldukça geleceğe dair planlamalarda daha başarılı kararlar aldığı
- BGereksiz ayrıntıları unutamayan bireylerin günlük hayatta ve akademik süreçlerde başarısızlığa mahkûm olduğu
- Unutmanın zihinsel bir yetersizlik değil, zihnin verimli çalışmasına ve yaratıcı yetilerin gelişimine olanak tanıyan seçici bir mekanizma olduğuAnswer
- DUnutma eyleminin, zihinde kavramsal düzeyde yeni ve özgün ilişkilerin kurulmasını kolaylaştırdığı
- EYaratıcı düşünebilmenin tek yolunun, zihindeki geçmişe ait tüm anı ve bilgilerin tamamen silinmesinden geçtiği