Yarım asırdır sahnenin o karanlık, daracık boşluğunda, sırtımı kadife perdenin soğuk yüzüne dayayarak yaşıyorum. Işıklar hiçbir zaman benim üzerimde parlamadı, alkışlar da benim için kopmadı. Ben sadece başkalarının unuttuğu kelimeleri fısıldayan, onların duraksamalarını gizleyen gölgedeki o ses oldum. Her oyun bittiğinde, oyuncular selam verirken ben yavaşça eşyalarımı toplar, sessizce tiyatrodan ayrılırım. Bazen kendi kendime sorarım: Acaba sahnedeki o büyük alkış tufanında benim de payım var mıydı? Ancak bu sorunun cevabını ararken içimde kırgınlık değil, sadece işini layığıyla yapmış bir insanın huzuru belirir. Kendi sesimi başkalarının cümlelerine feda etmiş olmaktan hiçbir zaman pişmanlık duymadım; çünkü bilirim ki en güzel şarkılar, arka plandaki o sessiz ritim sayesinde duyulur.
Bu parçada kendisinden söz eden kişinin duygu dünyası ve karakter özellikleri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- ASahne gerisinde kalmanın getirdiği kırgınlığı gizlemeye çalışarak hak ettiği takdiri alamamaktan yakınmaktadır.
- BSanatını daha geniş kitlelere ulaştıramadığı için hayıflanmakta ve oyunculuk hayalini gerçekleştirememenin burukluğunu yaşamaktadır.
- Üstlendiği görevin öneminin farkında olup arka planda kalmayı sorun etmeyen, işini özveri ve mesleki doyumla sürdüren biridir.Answer
- DTiyatro dünyasındaki adaletsizliklerden ve oyuncuların vefasızlığından şikayetçi olup kendi kabuğuna çekilmeyi tercih etmiştir.
- EMesleğinde zirveye ulaşmış olmanın verdiği kibirle, tiyatro oyunlarının başarısını tamamen kendi varlığına bağlamaktadır.