Augustinus, "Anlamak için inanıyorum" derken inancın akıldan önce geldiğini belirtir. Ancak o, burada kalmaz; "İnanmak için anlıyorum" sözüyle de aklın inancı beslediğini, inancın da aklı aydınlattığını savunur. Ona göre akıl, insanı imanın eşiğine kadar getirir; iman ise aklın ufkunu genişleterek onun hakikati kavramasını sağlar.
Augustinus'un bu yaklaşımına göre akıl ve inanç ilişkisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi savunulamaz?
- Aİnanç, aklın sorgulama ve kavrama yeteneğini geliştiren ve ona yön veren bir kılavuzdur.
- BRasyonel düşünme, bireyi inancın temellerini kavramaya hazırlayan bir ön aşama işlevi görebilir.
- İnanç ve akıl, birinin varlığının diğerini tamamen hükümsüz kıldığı çatışmacı ve uzlaşmaz iki ayrı alandır.Answer
- DHakikate ulaşma sürecinde akıl ile inanç, birbirini dışlamak yerine karşılıklı olarak destekleyen bir döngüsellik içindedir.
- EAkıl tek başına mutlak hakikati kavramada yetersiz kalsa da, inançla birleşti��inde anlama sürecini tamamlar.
Answer
İnanç ve akıl, birinin varlığının diğerini tamamen hükümsüz kıldığı çatışmacı ve uzlaşmaz iki ayrı alandır.
Verilen parçada Augustinus, akıl ile inancın karşılıklı olarak birbirini aydınlattığını ve beslediğini savunmaktadır. Dolayısıyla, bu iki kavramın birinin varlığının diğerini geçersiz kıldığı çatışmacı ve uzlaşmaz iki ayrı alan olduğunu öne süren yargı, parçada anlatılan uyum ve döngüsellik düşüncesiyle çelişir ve savunulamaz.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Akıl ve inanç ilişkisinde uzlaştırıcı (sentezci) yaklaşım
Estimated Time:2m 0s