Aşağıda sol sütunda verilen numaralanmış metinleri, sağ sütundaki işlevsel anlatım biçimi tanımlarıyla doğru olacak biçimde eşleştiriniz.
- I. Dilsel göstergelerin rastlantısallığı ilkesi, gösteren ile gösterilen arasındaki bağın nedensizliğini açık bir biçimde ortaya koyar. Ferdinand de Saussure’ün temellendirdiği bu bilimsel yaklaşımda, dış dünyadaki somut bir nesneye verilen adın o nesnenin özsel ya da fiziksel nitelikleriyle doğrudan bir ilişkisi bulunmamaktadır. Örneğin, 'ağaç' sözc��ğünün çıkardığı ses birimleri ile yeşil yapraklı gövde kavramı arasındaki ilişki tamamen uzlaşımsal ve yapaydır. Bu durum, dildeki her ögenin ancak sistem içindeki diğer ögelerle olan karşıtlık ilişkisi sayesinde bir değer kazanmasını zorunlu kılar; böylece dil, kendi kuralları olan kapalı bir dizgeye dönüşür.Nesnel bir bakış açısıyla kavramsal bir çerçeve çizme ve bilgi aktarma amacı taşıyan açıklayıcı anlatım.
- II. Edebiyatın doğrudan toplumsal fayda sağlama misyonu olduğunu hararetle iddia edenler, sanatın özgün doğasını ve estetik bağımsızlığını büyük ölçüde göz ardı etmektedir. Sanatçı bir ahlak memuru, bir siyasetçi ya da sosyolog mudur ki eserini toplumu dönüştürme aygıtı olarak kullansın? Estetik kaygının tamamen arka plana itildiği, belirli ideolojik söylemlerin metni esir aldığı her anlatı, sanat eseri olmaktan çıkarak değersiz bir propaganda broşürüne dönüşür. Hakiki sanat, okura hazır reçeteler ve ahlak dersleri sunmak yerine, onu kendi zihinsel labirentlerinde estetik bir sorgulamayla baş başa bırakan özgür yaratıcı eylemin ta kendisidir.Yerleşik bir kanıyı çürütmek amacıyla soru cümleleri ve eleştirel bir üslupla örülen tartışmacı anlatım.
- III. Gıcırtıyla açılan ahşap kapıdan içeri süzülen soluk ışık, odanın tozlu kitap raflarında bir anlığına gezindi. İhtiyar sahaf, gözlüklerinin üzerinden sessizce gelen yabancıya bakarken masanın üzerindeki sararmış sayfayı telaşla katlayıp cebine koydu. Yabancı, yavaş ve kararlı adımlarla odaya doğru ilerledi, elini aniden pardösüsünün iç cebine götürdüğünde sahafın korkudan nefesi kesilir gibi oldu. Zamanın adeta durduğu o daracık mekânda, dışarıdaki yağmurun tıkırtısı iki insanın gergin bekleyişine ritim tutuyordu. Yabancı nihayet elini çıkardı ve masanın ortasına eski, meşin kaplı kalın bir defter bıraktı.Olayları kronolojik veya kurgusal bir akış içinde, kişi, yer ve zaman ögelerine bağlı kalarak hareket hâlinde sunan öyküleyici anlatım.
- IV. Kasabanın batı ucundaki eski su değirmeni, yılların getirdiği yorgunluğu sırtlanmış bir ihtiyar gibi nehrin kenarında sessizce bekliyordu. Kerpiç duvarlarındaki derin çatlaklardan sızan yosun yeşili sular, ahşap çarkın çürümeye yüz tutmuş büyük dişlileri arasında ince, gümüşi sızıntılar oluşturmaktaydı. Rüzgâr estikçe etrafa yayılan nemli toprak ve çürük tahta kokusu, havada asılı duran puslu akşam ışığıyla birleşerek insana hüzün veren sonbahar tablosunu tamamlıyordu. Uzakta, ufuk çizgisini kesen mor dağlar ise üzerlerine çöken gri ve kurşuni bulutların ağırlığıyla ezilmiş gibi duruyordu.Varlıkların ve mekânların belirgin niteliklerini görsellik ve duyusal ayrıntılarla yansıtarak zihinde izlenim kazandırmayı hedefleyen betimleyici anlatım.
Answer
I numaralı metin nesnel ve bilgi verici yapısıyla açıklayıcı anlatımla; II numaralı metin yerleşik görüşü eleştiren üslubuyla tartışmacı anlatımla; III numaralı metin kişi ve hareket ögeleriyle öyküleyici anlatımla; IV numaralı metin ise duyusal niteliklerin tasvir edilmesiyle betimleyici anlatımla eşleşmektedir.
Metinlerin yazılış amaçları ve dil özellikleri incelendiğinde; birinci metinde kavramsal bir analiz ve nesnel bilgi sunulduğu (açıklama), ikinci metinde yerleşik bir kanıya soru cümleleriyle karşı çıkıldığı (tartışma), üçüncü metinde zaman ve mekân ögelerine bağlı bir olay örgüsü sunulduğu (öyküleme), dördüncü metinde ise görsellik ve duyusal ögelerle izlenim oluşturulduğu (betimleme) görülmektedir. Bu doğrultuda yapılan eşleştirmeler tamamen doğrudur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Paragrafta Anlatım Biçimleri (Açıklama, Tartışma, Öyküleme, Betimleme)
Estimated Time:2m 30s