Paragrafı İki Paragrafa Bölme
85 questions
(I) İnsanlık tarihinin en eski zanaatlarından biri olan cam işleme, antik Mezopotamya ve Mısır’da boncuk ve küçük kapların yapımıyla başlamıştır. (II) İlk dönemlerde daha çok süs eşyası ve lüks tüketim malzemesi olarak kullanılan cam, zamanla tekniklerin gelişmesiyle günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. (III) Romalılar döneminde üfleme tekniğinin keşfedilmesi, camın seri üretimine olanak tanımış ve bu malzemeyi mimaride pencereler vasıtasıyla ışığı içeri alan yapısal bir ögeye dönüştürmüştür. (IV) Orta Çağ'ın sonlarına doğru ise camın kimyasal yapısındaki saflaştırma çalışmaları, ışığın kırılma özelliklerinin keşfedilmesini ve böylece ilk optik merceklerin üretilmesini sağlamıştır. (V) Bu merceklerin bir araya getirilmesiyle icat edilen gözlükler, özellikle okuma yazma oranının artı�� gösterdiği bu dönemde entelektüel sınıfın çalışma ömrünü uzatmıştır. (VI) Sonraki yüzyıllarda teleskop ve mikroskobun icadına zemin hazırlayan bu optik gelişmeler, insanın hem mikro dünyaya hem de evrenin derinliklerine bakışını kökten değiştirmiştir.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
(I) İnsanlığın ortak mirası olan kütüphaneler, bilginin korunması ve geleceğe taşınmasında tarih boyunca stratejik bir rol üstlenmiştir. (II) Antik Çağ kütüphanelerinden günümüze kadar bu kurumlar, toplumlerin kültürel ve bilimsel gelişmişlik düzeylerinin en somut göstergesi kabul edilmiştir. (III) Özellikle matbaan��n icadından sonra kütüphaneler, yazılı kültürün yaygınlaşmasında ve bilginin geniş kitlelere ulaştırılmasında merkezî bir işlev görmüştür. (IV) Dijital teknolojilerin hayatın her alanına nüfuz etmesi, kütüphanelerin klasik işlevlerini ve mekânsal tasarımlarını kökten değiştirmektedir. (V) Günümüzde artık kullanıcılar, kütüphane binalarına gitmeye gerek duymadan sanal veri tabanları ve dijital arşivler üzerinden bilgiye kolayca erişebilmektedir. (VI) E-kitaplar, çevrim içi makaleler ve sesli kitap arşivleri, modern kütüphanecilik anlayışının temel sütunlarını oluşturarak klasik okuma alışkanlıklarını dönüştürmektedir.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
(I) Balinalar, okyanusun derinliklerinde kilometrelerce mesafeden birbirleriyle iletişim kurabilmek için son derece gelişmiş ses dalgaları kullanırlar. (II) Bu devasa canlıların çıkardığı düşük frekanslı sesler, suyun altında havaya oranla yaklaşık dört kat daha hızlı yayılır. (III) Özellikle kambur balinaların şarkı benzeri ritmik sesleri, hem çiftleşme dönemlerinde eş bulmalarını hem de sürü içi koordinasyonu sağlar. (IV) Son yıllarda artan tanker trafiği, petrol arama faaliyetleri ve askeri sonarlar okyanuslardaki doğal gürültü seviyesini ciddi oranda yükseltmiştir. (V) Oluşan bu yapay arka plan gürültüsü, balinaların birbirlerinin sesini duymasını engellemekte ve onların yön duygularını yitirmelerine yol açmaktadır. (VI) İletişim ağları kopan canlılar, beslenme alanlarını bulamadıkları gibi çoğunlukla kıyıya vurarak toplu ölümlerle karşı karşıya kalmaktadır.
Bu paragraf iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
(I) Kağıt, insanlık tarihinin en önemli buluşlarından biri olup bilginin nesiller boyu aktarılmasını sağlamıştır. (II) İlk olarak Çin'de üretilen kağıt, yüzyıllar içinde farklı kültürlerin katkılarıyla bugünkü formunu kazanmıştır. (III) Bu değerli malzemenin yaygınlaşması, matbaanın icadıyla birleşince kitlesel bir bilgi devrimine yol açmıştır. (IV) Günümüzde ise çevre kirliliğini önlemek amacıyla kağıt geri dönüşümüne büyük önem verilmektedir. (V) Kullanılm��ş kağıtların geri dönüştürülmesiyle hem ormanlar korunmakta hem de enerji tasarrufu sağlanmaktadır. (VI) Bu nedenle okullarda ve iş yerlerinde kağıt atık kutularının kullanımı yaygınlaştırılmaktadır.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
(I) Çikolata, kakao ağacının tohumlarından elde edilen ve dünya genelinde en çok tüketilen tatlıların başında gelir. (II) Tarihsel süreçte ilk olarak Mezoamerika kültürlerinde sıv�� bir içecek olarak tüketilen bu besin, zamanla Avrupa'ya yayılmış ve modern formunu kazanmıştır. (III) Çikolatanın temel ham maddesi olan kakao ağacı, nemli ve sıcak tropikal iklimleri sever. (IV) Genellikle ekvatorun 20 derece kuzey ve güney enlemleri arasında kalan bol yağışlı bölgelerde yetişir. (V) Bu hassas ağaçlar, doğrudan güneş ışığından korunmak için genellikle daha büyük ağaçların gölgesinde büyütülür. (VI) Yılda iki kez ürün veren kakao ağacının meyveleri olgunlaştığında elle toplanarak işlenmeye başlanır.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
(I) Koku duyusu, insan beynindeki hafıza ve duygu merkezleriyle doğrudan bağlantılı olan tek duyusal kanaldır. (II) Bu doğrudan ilişki sayesinde, yıllar önce karşılaşılan bir koku, geçmişteki bir anıyı tüm detaylarıyla zihinde canlandırabilir. (III) İnsanoğlu, kokunun bu etkileyici gücünü fark ettiği andan itibaren onu gündelik yaşamın estetik bir ögesi hâline getirmek istemiştir. (IV) Nitekim antik uygarlıklarda bitki özlerinden elde edilen yağlar ve tütsüler, dinsel törenlerin yanı sıra kişisel bakımın da önemli bir parçası olmuştur. (V) Orta Çağ'da damıtma tekniklerinin geliştirilmesiyle koku üretimi daha sistematik bir yapı kazanmış ve bugünün modern parfümeri sektörünün temelleri atılmıştır. (VI) Günümüzde ise parfümeri, milyarlarca dolarlık devasa bir endüstriye dönüşerek hem kimya biliminden hem de moda dünyasından beslenen bir sanat dalı hâline gelmiştir.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
(I) Kokular, insan zihninde geçmişe dair anıları ve duyguları en hızlı harekete geçiren duyusal uyaranların başında gelir. (II) Beynimizde koku duyusunun işlendiği koku soğancığı ile duygusal hafızayı yöneten amigdala ve hipokampus bölgeleri doğrudan bağlantılıdır. (III) Bu yakın anatomik ilişki sayesinde, yıllar önce duyduğumuz bir koku bizi bir anda çocukluğumuzdaki o özel ana veya mekâna götürebilir. (IV) Koku algısı, sadece bireysel bellek üzerinde değil, aynı zamanda toplumların kültürel pratiklerinde ve ritüellerinde de belirleyici bir role sahiptir. (V) Antik uygarlıklardan bu yana tapınaklarda yakılan tütsüler, törenlerde kullanılan esanslar ve misafirperverlik g��stergesi olarak sunulan aromatik sıvılar toplumsal bağları güçlendirmiştir. (VI) Hatta bazı kültürlerde belirli kokuların sınıfsal statüyü temsil etmesi, kokunun sosyal hiyerarşideki işlevini gözler önüne sermektedir.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
(I) Arıcılık, insanlık tarihinin en eski tarımsal faaliyetlerinden biri olup bal arılarının kovanlarda yetiştirilmesini esas alır. (II) İlk çağlardan beri insanlar, hem besleyici hem de koruyucu özelliklerinden yararlanmak amacıyla arı ürünlerini toplamak için çeşitli yöntemler geliştirmiştir. (III) Antik Mısır ve Mezopotamya kovan kalıntıları, bu uğraşın binlerce yıl öncesine dayanan köklü bir geçmişi olduğunu kanıtlamaktadır. (IV) Bal arıları, ekolojik sistemde bitkilerin tozla��masını sağlayarak biyolojik çeşitliliğin devamlılığında hayati bir rol üstlenir. (V) Çiçekler arasında mekik dokuyarak polen taşıyan bu canlılar, pek çok tarım ürününün ve yabani bitkinin üremesine doğrudan katkıda bulunur. (VI) Bu yönüyle arıların doğadaki varlığı, yeryüzündeki yaşam zincirinin aksamadan sürmesini sağlayan en önemli halkalardan biridir.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
(I) Origami, makas veya yapıştırıcı kullanmadan sadece kâğıdı katlayarak şekiller oluşturmaya dayanan geleneksel bir Japon sanatıdır. (II) Yüzyıllardır süregelen bu sanat dalında turna kuşu, kurbağa gibi hayvan figürleri ve çeşitli geometrik formlar büyük bir sabırla şekillendirilir. (III) Geleneksel origamide asıl amaç, kâğıdın bütünlüğünü bozmadan sadece el becerisiyle estetik ve sembolik değeri olan figürler ortaya koymaktır. (IV) Günümüzde ise origami katlama teknikleri; uzay teknolojisi, mühendislik ve tıp gibi bilimsel alanlarda işlevsel çözümler sunmaktadır. (V) Örneğin, uzay araçlarında yer alan güneş panellerinin roket içinde az yer kaplaması ve uzayda geniş bir yüzey oluşturacak şekilde açılması bu tekniklerle tasarlanır. (VI) Benzer şekilde, tıpta kalp damarlarını açmak için kullanılan stentlerin katlanarak damara yerleştirilmesi ve orada açılması da bu prensiplerden ilham alır.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
(I) Ebru, geleneksel Türk sanatları arasında renklerin suyla dansı olarak nitelendirilen, köklü bir geçmişe sahip süsleme sanatıdır. (II) Kitre adı verilen yoğunlaştırılmış su üzerine özel fırçalarla boyaların serpilmesi ve bu boyaların kağıda aktarılması esasına dayanır. (III) Klasik ebru yapımında kullanılan boyalar doğadan elde edilen toprak ve bitki kökenli pigmentlerden seçilir. (IV) Günümüzde ise geleneksel yöntemlerin dışına çıkılarak akrilik boyalar ve sentetik kıvam artırıcılar da ebru yapımında sıklıkla tercih edilmektedir. (V) Bu modern malzemeler, sanatçıya daha hızlı çalışma imkanı sunsa da ebruya has o doğal ve mat görün��mün kaybolmasına yol açmaktadır. (VI) Dolayısıyla yeni nesil ebrucuların, teknolojinin getirdiği kolaylıklar ile geleneksel estetiği dengede tutması büyük önem taşımaktadır.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar? Cevabınızı Romen rakamı olarak (örneğin IV) yazınız.
(I) Çay bitkisi; nemli ve ılıman iklimleri seven, yaprakları her mevsim yeşil kalan çok yıllık bir çalı türüdür. (II) Doğu Karadeniz Bölgesi'nin bol yağış alan eğimli yamaçları, bu bitkinin ülkemizde en verimli şekilde yetiştirildiği alanların başında gelir. (III) Çayın kaliteli bir şekilde büyümesi için asidik özellik taşıyan, humus yönünden zengin toprak yapısı oldukça önemlidir. (IV) Bizim kültürümüzde ise çay; sadece bir içecek olmaktan öte, günün her saatinde insanları bir araya getiren sosyal bir bağdır. (V) Misafirperverliğin ve dost sohbetlerinin vazgeçilmez bir simgesi olan bu içecek, kendine has ince belli bardaklarda servis edilir. (VI) Sabah kahvalt��larından akşam oturmalarına kadar hayatın merkezinde yer alan çay, Türk toplumunda güçlü bir gelenek oluşturmuştur.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
(I) Müzeler; insanlığın maddi ve manevi mirasını araştırmak, korumak, sergilemek ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla kurulan, kâr amacı gütmeyen köklü kurumlardır. (II) Tarih boyunca özel saray koleksiyonlarının kapalı kapıları ardında şekillenen bu yapılar, modernleşme süreciyle birlikte toplumun her kesimine açık kamusal alanlar hâline gelmiştir. (III) Klasik müzecilik kuramında nesne odaklı bir sergileme yöntemi esas alınırken, ziyaretçinin rolü yalnızca sergilenen nesneleri uzaktan ve edilgen bir biçimde izlemekle sınırlıdır. (IV) Zamanla eğitimsel işlevlerin ön plana çıkmasıyla bu geleneksel yaklaşım sarsılmış; müzenin ağırlık merkezi, nesnelerin kendisinden ziyaretçinin müzede geçirdiği zamanın niteliğine kaymıştır. (V) Günümüzde müzeler artık sadece nadir eserlerin muhafaza edildiği birer depo olmaktan çıkıp atölyelerin, bilimsel söyleşilerin ve sanatsal etkinliklerin gerçekleştirildiği yaşayan öğrenme merkezlerine dönüşmüştür. (VI) Hatta bazı çağdaş müzeler, sanal gerçeklik teknolojileri ve interaktif paneller aracılığıyla ziyaretçiyi sergi kurgusunun doğrudan bir parçası hâline getirmektedir.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
(I) Uçurtmanın tarihi, günümüzden yaklaşık iki bin beş yüz yıl öncesine, antik Çin topraklarına kadar uzanır. (II) İlk zamanlarda askeri istihbarat ve sinyalleşme amacıyla kullanılan bu araç, zamanla tüm dünyaya yayılarak bir eğlence kültürüne dönüşmüştür. (III) Özellikle Asya ülkelerinde her yıl düzenlenen festivallerle uçurtma uçurmak, köklü bir geleneğin simgesi haline gelmiştir. (IV) Uçurtmanın gökyüzünde dengede kalabilmesi, aerodinamik prensiplerin doğru uygulanmasına bağlıdır. (V) Rüzgarın uçurtma yüzeyine yaptığı basınç, yer çekimi kuvvetini yenerek aracın yükselmesini sağlar. (VI) Kuyruk kısmı ise havada salınan uçurtmanın kendi ekseni etrafında dönmesini engelleyerek uçuşu kararlı hale getirir.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
(I) Karagöz ve Hacivat, Türk gölge oyununun en bilinen ve en sevilen iki temel karakteridir. (II) Deriden yapılan tasvirlerin arkadan gelen ışık yardımıyla beyaz perdeye yansıtılmasına dayanan bu gösteri sanatı, yüzyıllardır halkı hem eğlendirmekte hem de eğitmektedir. (III) Karagöz oyununda sergilenen mizah ögeleri, Osmanlı toplumunun farklı kesimlerinden gelen insanların kültürel ve dilsel özelliklerini yansıtır. (IV) Gölge oyununda kullanılan bu tasvirlerin yapımında genellikle manda veya sığır derisi tercih edilir. (V) Seçilen deri, özel yöntemlerle şeffaflaştırılıp temizlendikten sonra bitkisel kökenli boyalarla renklendirilir. (VI) Son olarak, tasvirlerin hareket kabiliyeti kazanması için çeşitli eklem yerlerinden deri iplerle birbirine bağlanması gerekir.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
(I) İnsanlığın gökyüzünü anlama çabası, tarih öncesi çağlardan beri hem mitolojik hikayelerin doğuşuna hem de tarımsal faaliyetlerin planlanmasına yön vermiştir. (II) Antik uygarlıklarda çıplak gözle gerçekleştirilen bu gözlemler, gök cisimlerinin hareketlerini tanrısal iradenin birer yansıması olarak yorumlama eğilimindeydi. (III) Merceklerin keşfi ve optik biliminin gelişmesiyle ortaya çıkan teleskop ise gökyüzü gözlemciliğinde yepyeni bir dönemin kapısını aralamıştır. (IV) Galileo’nun 17. yüzyılın başlarında bu aracı gökyüzüne çevirmesiyle evrenin yapısına dair yerleşik inançlar sarsılmış ve bilimsel astronominin temelleri atılmıştır. (V) Bugün uzaya gönderilen dev teleskoplar sayesinde insanlık, milyarlarca ışık yılı uzaklıktaki galaksilerin oluşum süreçlerini doğrudan izleyebilmektedir. (VI) Bu gözlemlerden elde edilen veriler, evrenin genişleme hızından kara deliklerin gizemine kadar pek çok kozmolojik sorunun aydınlatılmasına katkı sunmaktadır.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
(I) Karagöz, yüzyıllardır Anadolu topraklarında toplumsal belleğin ve mizah kültür��nün en canlı taşıyıcılarından biri olmuştur. (II) Saray şenliklerinden halk meydanlarına kadar geniş bir coğrafyada sergilenen bu gölge oyunu, toplumsal aksaklıkları hicvederek bir tür denetim mekanizması vazifesi görmüştür. (III) Oyundaki tiplerin kültürel ve bölgesel ağız çeşitliliği, imparatorluğun kozmopolit yapısını sahnede aynen yansıtır. (IV) Bu geleneksel oyunun can bulması, büyük bir ustalık gerektiren tasvir yapım süreciyle doğrudan ilişkilidir. (V) Tasvirler; genellikle deve veya manda derisinin özel işlemlerden geçirilip şeffaflaştırılmasıyla hazırlanır. (VI) Deri üzerine çizilen motifler keskin bıçaklarla oyulduktan sonra bitkisel kökenli kök boyalarla renklendirilerek beyaz perdede ışığın gücüyle hayat bulur.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
(I) Kokular, insan hafızasının en derin köşelerine doğrudan ulaşabilen en güçlü duyusal uyarıcılardır. (II) Bir kokunun zihnimizde uyandırdığı çağrışımlar, bizi yıllar öncesine, çocukluğumuzun bir anına saniyeler içinde götürebilir. (III) Bilimsel çalışmalar da koku duyusunun diğer duyulardan farklı olarak doğrudan beynin duygu ve bellek merkezi olan amigdalaya iletildiğini göstermektedir. (IV) Günlük yaşantımızda kokuların bu gücünden en çok faydalanan alanların başında ise pazarlama sektörü gelmektedir. (V) Markalar, tüketicilerle duygusal bir bağ kurabilmek ve mağazalarında kalış süresini uzatabilmek için kendilerine has kurumsal kokular tasarlatmaktadır. (VI) Nitekim alışveriş merkezlerinde yayılan özel esansların, müşterilerin satın alma eğilimlerini artırdığı yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
(I) Minyatür, Doğu ve Batı dünyasında çok eski zamanlardan beri bilinen, kendine özgü estetik kuralları olan ve derin bir el işçiliği gerektiren kitap ressamlığı sanatıdır. (II) Bu sanatta derinlik, ışık ve gölge gibi unsurlar genellikle kullanılmaz; nesneler ve figürler, önem derecesine göre boyutlandırılarak iki boyutlu bir düzlemde gösterilir. (III) Klasik dönem İslam dünyasında el yazması eserleri süslemek ve anlatılan olayları görselleştirmek amacıyla saray nakkaşhanelerinde usta-çırak ilişkisiyle üretilmiştir. (IV) Osmanlı sarayında ise bu sanat, dönemin tarihî olaylarını, şenliklerini ve seferlerini belgeleyen canlı birer tarihî vesika kimliği kazanmıştır. (V) Minyatürün yapımında kullanılan kâğıtların hazırlanması, bitkisel boyaların elde edilişi ve fırçaların seçimi gibi teknik detaylar, sanatçının sabrını sınayan uzun bir emeğin ürünüdür. (VI) Özellikle aharlama adı verilen yöntemle kâğıt yüzeyinin pürüzsüzleştirilmesi ve boyanın emilmesinin engellenmesi, bu zorlu sürecin en hassas adımıdır.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
(I) Edebiyat, insanın kendisini ve dünyayı anlamlandırma çabasının en estetik dışa vurumudur. (II) Sanatçı, kurguladığı dünyada kendi yaşam deneyimlerinden yola çıksa da bunları düş gücüyle harmanlayarak sunar. (III) Okur da metni okurken yazarın çizdiği sınırların ötesine geçip kendi anlam evrenini inşa eder. (IV) Günümüzün hızla dijitalleşen dünyasında, edebiyatın üretim ve yayılma süreçleri büyük bir değişim içindedir. (V) Çevrim içi platformlar ve e-kitap teknolojileri, basılı eserlerin tekeline son vererek yeni bir okuma kültürü şekillendirmektedir. (VI) Bu yeni kültür, hem yazarların bağımsızlaşmasını sağlamakta hem de okurlara eş zamanlı bir etkileşim alanı sunmaktadır.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
(I) Sanat yapıtının doğasında yer alan mimesis (yansıtma) kavramı, Antik Yunan'dan bu yana dış dünyanın sadık bir kopyası ya da yeniden üretimi olarak tartışılagelmiştir. (II) Platon ve Aristoteles gibi düşünürler, sanatın bu taklitçi yönünü farklı ontolojik ve etik düzlemlerde ele alarak estetik kuramının temellerini atmışlardır. (III) Yüzyıllar boyunca bu kuramsal çerçeve, sanatçının doğaya bakışını ve onu eserinde nasıl konumlandıracağını belirleyen en güçlü referans noktası olmuştur. (IV) Sanatçının dış dünyayı yansıtma biçimi, sadece estetik bir tercih değil, aynı zamanda onun toplumsal normlar ve iktidar ilişkileri karşısında aldığı ideolojik bir tavırdır. (V) Nitekim gerçekliğin hangi yönünün sanat yapıtına taşınacağı kararı, egemen değer yargılarıyla yürütülen örtük bir müzakerenin ürünüdür. (VI) Bu bağlamda edebiyat sosyolojisi, metinlerdeki yansıtma örüntülerini çözümlerken yazarın ait olduğu sınıfın ve dönemin kolektif bilincinin izlerini sürer.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?