Sözcükte Anlam

176 questions

Question 61Question

Kütüphanenin loş köşesinde oturan araştırmacı, elindeki eski kitabın yıpranmış (I)metnini yavaşça okuyordu. Masanın üzerinde duran lambanın ışığı, odadaki karanlığı (II)yaran ince bir hat oluşturmuştu. Kitaplığın en üst rafında, tozlu kutuların arkasına gizlenmiş çekmecenin (III)kilidini paslanmış gördü. Çekmeceyi açmak için anahtarın (IV)dilini yuvaya dikkatlice uydurmaya çalıştı. Kilit büyük bir gürültüyle açılırken araştırmacının içindeki heyecan dalgası iyice (V)köpürmüştü.

Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi, temel anlamıyla şekilsel veya işlevsel bir benzerlik ilişkisi korunarak yeni bir varlığı karşılayacak biçimde (yan anlamda) kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Anahtarın dili ifadesindeki dil sözcüğü, organ adı olan dil ile şekilsel ve işlevsel bir benzerlik taşıyarak yeni bir varlığı karşıladığı için yan anlamda kullanılmıştır.
IV numaralı 'dilini' sözcüğü, insan organı olan dil ile kurulan şekilsel ve işlevsel benzerlik ilişkisi doğrultusunda yan anlam kazanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Parçada altı çizili olan sözcüklerin cümledeki bağlamlarını ve gerçek anlamlarıyla olan ilişkilerini incelemek.
Sözcüklerin gerçek, yan veya mecaz anlamda olup olmadıkları belirlenir.
Sözcüklerin hangi anlam özelliğiyle kullanıldığını tespit etmek için ilk adımdır.
2
IV numaralı 'dilini' sözcüğünü incelemek.
Anahtarın yuva içindeki metal dişli kısmı olan 'dil', organ olan 'dil' ile benzerlik ilişkisi kurarak yan anlam kazanmıştır.
Yan anlamın temel koşulu olan şekilsel/işlevsel benzerliğin sağlanıp sağlanmadığını doğrulamak gerekir.
3
Diğer sözcüklerin anlam özelliklerini kontrol ederek çelişkileri gidermek.
I ve III numaralı sözcükler gerçek, II ve V numaralı sözcükler ise mecaz anlamlıdır.
Diğer seçeneklerin doğru yanıt olmadığını kesinleştirmek amacıyla yapılır.

Key Concept

Yan Anlam
Question 62Question

(I) Gençlik yıllarının tatlı anıları, albümlerdeki eski fotoğraflarla yeniden canlandı. (II) Zamanın acımasızca akıp gitmesi, üzerimizdeki sorumlulukları daha da artırıyor. (III) Zihnindeki tüm kuşkuları bir kenara bırakıp sadece işine odaklanmaya karar verdi. (IV) İçini kaplayan o sinsi korkuyu nihayet kapı dışarı etmeyi başarmıştı. (V) Olaylara her zaman mantık çerçevesinden bakması, onun en güçlü yönüydü.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde soyut bir kavram somutlaştırılarak (somutlama) anlatılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Dördüncü cümlede soyut bir duygu olan 'korku' kavramı, somut bir varlık veya nesne gibi düşünülüp 'kapı dışarı edilmek' eylemine konu edilerek somutlanmıştır.
Dördüncü cümlede soyut bir duygu olan 'korku' kavramı, somut bir varlık ya da insan gibi düşünülerek 'kapı dışarı edilmek' eylemine konu olmuştur. Bu durum, soyut bir kavramın somut özelliklerle anlatılması esasına dayanan somutlamanın açık bir örneğidir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki cümlelerde yer alan soyut kavramlar belirlenir.
I. cümlede 'anı', II. cümlede 'zaman' ve 'sorumluluk', III. cümlede 'kuşku', IV. cümlede 'korku', V. cümlede 'mantık' soyut kavramlardır.
Somutlamanın gerçekleşebilmesi için öncelikle cümlede soyut bir kavramın bulunması gerekir.
2
Soyut kavramların cümle içerisindeki kullanım özellikleri incelenir.
IV. cümlede soyut bir kavram olan 'korku', somut bir varlık veya insan gibi düşünülerek 'kapı dışarı etmek' eylemiyle bağdaştırılmıştır.
Bir kavramın somutlaştırılması, onun beş duyu organıyla algılanabilen somut bir varlık gibi nitelendirilmesiyle gerçekleşir.
3
Diğer cümlelerdeki mecazlı veya soyut kullanımlar kontrol edilerek somutlama olup olmadığı elenir.
I, II, III ve V. cümlelerdeki 'tatlı anı', 'zamanın akması', 'kuşkuları bir kenara bırakmak' ve 'mantık çerçevesi' gibi ifadelerin somutlama değil, genel mecaz anlam veya deyim aktarması olduğu görülür.
Her mecazlı kullanım veya anlam aktarımı somutlama olarak değerlendirilemez.

Key Concept

Somutlama, soyut bir kavramın somut anlamlı bir sözcükle anlatılarak zihinde belirginleştirilmesidir.
Question 63Question

Nicel anlamlı bir sözcük, cümledeki kullanımına bağlı olarak ölçülemeyen veya sayılamayan bir özelliği ifade edecek şekilde nitel anlam kazanabilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde koyu yazılmış sözcük nicel anlamlıyken bağlamına göre nitel anlam kazanmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Olaylara karşı gösterdiği bu geniş bakış açısı, sorunları daha kolay çözmesini sağlıyordu.

Answer

Olaylara karşı gösterdiği bu geniş bakış açısı, sorunları daha kolay çözmesini sağlıyordu.
Geniş sözcüğü normalde fiziksel genişliği yani ölçülebilen bir boyutu ifade eden nicel bir kelimedir. Ancak bu cümlede, zihinsel hoşgörü ve kapsamlılık anlamında kullanılarak ölçülemeyen bir özellik bildirmiş ve nitel anlam kazanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki koyu yazılmış sözcüklerin temel (nicel) anlamlarını ve ölçülebilirlik durumlarını belirleme
Geniş, derin, yüksek ve bol sözcükleri fiziksel olarak ölçülebilen nicelikleri ifade ederken; samimi sözcüğü doğrudan nitel bir özellik bildirir.
Nicel sözcüklerin tespiti için fiziksel olarak ölçülebilir veya sayılabilir olma özelliği aranır.
2
Sözcüklerin cümle içindeki bağlamsal anlamlarını analiz etme
Geniş sözcüğü fiziksel eni değil, zihinsel hoşgörüyü/kapsamı (nitelik) anlatmak için kullanılmıştır. Derin, yüksek ve bol sözcükleri ise kendi ölçülebilir (nicel) anlamlarını korumaktadır.
Sözcüğün nicelden nitele anlam kaymasına uğrayıp uğramadığını belirlemek için bağlam incelenir.
3
Doğru yanıtı seçme
Geniş sözcüğünün nicel anlamdan nitel anlama kaydığı cümle belirlenir.
Soruda istenen nicel-nitel anlam dönüşümünü örnekleyen tek seçeneğe ulaşmak.

Key Concept

Nicel anlamlı sözcüklerin cümledeki bağlamlarına göre ölçülemeyen veya sayılamayan bir özelliği ifade ederek nitel anlam kazanması (anlam kayması).
Question 64Question

Dilin sanatsal ve düşünsel işlevinde sözcükler, günlük hayattaki ilk anlamlarının dı��ına çıkarak soyut ve yeni kavramsal alanlar oluşturur.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamıyla kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Edebiyat eleştirmeninin son yazısında ortaya koyduğu sığ yorumlar, eserin derinliğini kavramaktan uzak olduğunu gösteriyor.

Answer

Edebiyat eleştirmeninin son yazısında ortaya koyduğu sığ yorumlar, eserin derinliğini kavramaktan uzak olduğunu gösteriyor.
Doğru yanıt, eleştirmenin yorumlarının yüzeysel ve derinlikten yoksun olduğunu belirtmek amacıyla fiziksel derinliği az olan anlamındaki "sığ" sözcüğünün tamamen soyutlaştırılarak kullanıldığı seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki kalın yazılmış sözcüklerin temel (gerçek) anlamlarını belirleme.
"Göbek" karın bölgesindeki çukurluk; "sığ" derinliği az olan yer; "kanat" kuşların uçma organı; "kol" insanın üst uzvu; "ağız" yüzdeki organ boşluğudur.
Sözcüğün yan veya mecaz anlam kazandığını anlamak için öncelikle temel (sözlük) anlamı ile olan ilişkisini kurmak gerekir.
2
Sözcüklerin cümledeki kullanımlarında temel anlamlarıyla olan bağlarını ve somutluk/soyutluk durumlarını analiz etme.
"Göbek", "kanat", "kol" ve "ağız" sözcükleri şekilsel ya da işlevsel benzerlikler yoluyla somut nesneleri/bölümleri karşılamaktadır (yan anlam). "Sığ" sözcüğü ise fiziksel derinlik anlamını tamamen yitirerek soyut bir kavram olan "yüzeysel, yetersiz yorum" anlamında kullanılmıştır.
Yan anlamda temel anlamla somut bir benzerlik bağı sürerken, mecaz anlamda sözcük tamamen soyutlaşarak yeni bir anlam kazanır.
3
Doğru seçeneği belirleme.
"Sığ" sözcüğünün tamamen soyutlaşarak mecaz anlam kazandığı tespit edilir.
Yalnızca "sığ" sözcüğü temel anlamından tamamen sıyrılarak soyut bir kavrama karşılık gelmektedir.

Key Concept

Mecaz anlam, bir sözcüğün gerçek (temel) anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni ve soyut anlamdır. Yan anlam ise sözcüğün temel anlamıyla olan şekilsel veya işlevsel bağını koparmadan kazandığı somut anlamdır.
Estimated Time:2m 0s
Question 65Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nicel anlamlı bir sözcük, cümledeki bağlamı sebebiyle nitel bir anlam kazanmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Toplantıda dile getirilen derin fikirler, projenin gidişatını tamamen değiştirdi.

Answer

Toplantıda dile getirilen derin fikirler, projenin gidişatını tamamen değiştirdi.
Doğru seçenekte yer alan 'derin' sözcüğü normal şartlarda fiziksel olarak ölçülebilen bir derinliği (nicel) ifade eder. Ancak bu cümlede 'derin fikirler' şeklinde kullanılarak düşüncenin olgunluğunu, kapsamını ve niteliğini ifade edecek şekilde (nitel) kullanılmış ve anlam kaymasına uğramıştır.

Step-by-Step Solution

1
Sözcüklerin nicel ve nitel anlam özelliklerini tanımlama.
Nicel anlam; sayılabilen, ölçülebilen özellikleri ifade ederken; nitel anlam sayılmayan, ölçülemeyen nitelikleri ifade eder.
Soruda istenen nicel anlamlı bir sözcüğün bağlam içinde nitel anlam kazanması durumunu tespit etmek için temel kavramları belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki nicel anlamlı sözcüklerin cümledeki kullanımlarını inceleme.
'Ağır' bavul (ölçülebilir ağırlık - nicel), 'geniş' pencere (ölçülebilir boyut - nicel) ve 'derin' fikirler (ölçülemeyen zihinsel derinlik - nitel).
Sözcüklerin bağlam içindeki gerçek/mecaz durumunu ve ölçülebilirlik niteliğini değerlendirmek gerekir.
3
Nitel anlam kazanmış olan nicel sözcüğü saptama.
'Derin' sözcüğü fiziksel derinlikten (nicel) zihinsel/fikirsel derinliğe (nitel) aktarılmıştır.
Anlam kaymasına uğrayarak ölçülemez bir niteliği ifade etmeye başlayan doğru sözcüğü ve cümleyi kesinleştirmek gerekir.

Key Concept

Nicel anlamlı bir sözcüğün cümle bağlamında nitel anlam kazanması (anlam kayması)
Estimated Time:2m 0s
Question 66Question

A��ağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, cümledeki anlam özellikleriyle (gerçek anlam, yan anlam, mecaz anlam) doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Baharın gelişiyle birlikte havalar iyice ısındı.
Sanatçının son eserindeki kuru anlatım okuru sıkıyor.
Çantanın ağzını kapatmayı unuttuğu için eşyaları döküldü.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Baharın gelişiyle birlikte havalar iyice ısındı cümlesindeki 'ısındı' sözcüğü gerçek anlam, sanatçının son eserindeki kuru anlatım okuru sıkıyor cümlesindeki 'kuru' sözcüğü mecaz anlam, çantanın ağzını kapatmayı unuttuğu için eşyaları döküldü cümlesindeki 'ağzını' sözcüğü yan anlam ile eşleşmektedir.
Isınmak kelimesinin sıcaklık artışını bildirmesi gerçek anlamı, kuru kelimesinin duygusuz ve süssüz anlatımı karşılaması mecaz anlamı, ağız kelimesinin ise şekil yönünden benzerlikle bir nesnenin bölmesini karşılaması yan anlamı örnekler.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümlede koyu yazılmış 'ısındı' kelimesinin anlamına bakılır.
Havanın sıcaklığının artmasını ifade ettiği için kelimenin ilk akla gelen gerçek anlamında kullanıldığı saptanır.
Gerçek anlam, sözcüğün sözlükteki ilk ve temel anlamıdır.
2
İkinci cümledeki 'kuru' sözcüğünün anlamına bakılır.
Anlatımın kuru olması ifadesinde, kelimenin ıslak karşıtı olmaktan tamamen sıyrılarak soyut bir özellik kazandığı görülür.
Sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı bu yeni soyut anlam mecaz anlamdır.
3
Üçüncü cümledeki 'ağzını' sözcüğünün anlamına bakılır.
İnsan ağzı şekilsel olarak çantanın açılan kısmına benzetilmiştir ancak tamamen yeni bir soyut anlam kazanmamıştır.
Temel anlamla bağlantısını koparmadan şekil veya işlev benzerliğiyle kazandığı bu anlam yan anlamdır.

Key Concept

Mecaz anlam, sözcüğün gerçek ve yan anlamlarından tamamen sıyrılarak kazandığı yeni, soyut ve mecazi anlamdır.
Estimated Time:1m 30s
Question 67Question

Aşağıdaki cümlelerde yer alan ad aktarmalarını (mecazımürselleri), bu aktarmayı kuran anlam ilişkileriyle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Sınavdan hemen önce heyecanını yatıştırmak amacıyla çantasından çıkardığı termosu tek yudumda bitirdi.
Genç piyanist, resitalin ikinci bölümünde salonu dolduran sanatseverlere baştan sona Chopin çalarak unutulmaz bir gece yaşattı.
Tarihî zirveden sızan son bilgilere göre, diplomatik krizin çözümü için Ankara nihayet nihai kararını açıkladı.
Yıllardır bu tersanede ter döken ihtiyar usta, limana yanaşan yabancı bandıralı her yeni direğe büyük bir gururla bakardı.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci cümle İç-Dış İlişkisi, ikinci cümle Sanatçı-Eser İlişkisi, üçüncü cümle Yer-İnsan/Kurum İlişkisi, dördüncü cümle ise Parça-Bütün İlişkisi ile eşleşmektedir.
Verilen eşleştirmelerde termos-içindeki içecek (iç-dış), Chopin-besteleri (sanatçı-eser), Ankara-yöneticiler (yer-insan/kurum) ve direk-gemi (parça-bütün) ilişkileri doğru şekilde eşleştirilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci cümledeki ad aktarmasını belirlemek ve anlam ilişkisini çözmek.
'termosu' sözcüğüyle içindeki içecek kastedilmiştir, bu durum iç-dış ilişkisine örnektir.
Dıştaki kap söylenerek içindeki unsur kastedilmiştir.
2
İkinci cümledeki ad aktarmasını belirlemek ve anlam ilişkisini çözmek.
'Chopin' sözcüğüyle Chopin'in bestelediği müzik eserleri kastedilmiştir, bu durum sanatçı-eser ilişkisine örnektir.
Sanatçının adı doğrudan söylenerek ortaya koyduğu eser kastedilmiştir.
3
Üçüncü cümledeki ad aktarmasını belirlemek ve anlam ilişkisini çözmek.
'Ankara' sözcüğüyle başkentteki hükümet veya yetkililer kastedilmiştir, bu durum yer-insan/kurum ilişkisine örnektir.
Kararın alındığı coğrafi yer söylenerek orada bulunan karar alıcı insanlar veya kurumlar kastedilmiştir.
4
Dördüncü cümledeki ad aktarmasını belirlemek ve anlam ilişkisini çözmek.
'direğe' sözcüğüyle geminin tamamı kastedilmiştir, bu durum parça-bütün ilişkisine örnektir.
Geminin bir parçası olan direk söylenerek bütün bir gemi kastedilmiştir.

Key Concept

Ad aktarması (mecazımürsel), bir sözcüğün benzetme amacı güdülmeden, başka bir sözcüğün yerine çeşitli anlam ilişkileriyle (iç-dış, sanatçı-eser, yer-insan, parça-bütün vb.) kullanılmasıdır.
Question 68Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, cümledeki anlam özellikleriyle (gerçek anlam, yan anlam, mecaz anlam) doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Edebiyat dünyasına adım attığı ilk yıllarda, çevresindeki olumsuz eleştirilere karşı oldukça soğuk bir tavır takınmıştı.
Fırtınanın şiddetini artırmasıyla birlikte geminin burnu dev dalgalarla boğuşmaya başladı.
Laboratuvardaki deney tüplerinden birinin aniden çatlaması üzerine araştırmacılar hemen önlem aldı.

Matches

Show answer & explanation

Answer

soğuk - mecaz anlam, burnu - yan anlam, çatlaması - gerçek anlam
Doğru eşleştirmede 'soğuk' sözcüğü mecaz anlam ile, 'burnu' sözcüğü yan anlam ile, 'çatlaması' sözcüğü ise gerçek anlam ile eşleşir. Bu eşleştirme, kelimelerin temel anlamlarıyla olan bağlarının derecesine (tamamen kopma, şekil/işlev ilişkisiyle korunma, doğrudan temel anlamda kullanılma) göre yapılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümlede geçen 'soğuk' sözcüğünün temel anlamıyla olan ilişkisi incelenir.
'Soğuk' kelimesinin temel anlamı 'ısısı düşük olan'dır. Cümlede 'samimiyetsiz, ilgisiz tavır' anlamında kullanılarak somut dünyadan soyut dünyaya aktarılmış ve temel anlamından tamamen uzaklaşmıştır. Dolayısıyla bu sözcük mecaz anlamlıdır.
Sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşıp yeni bir anlam kazanıp kazanmadığını belirlemek mecaz anlam analizi için ilk adımdır.
2
İkinci cümlede geçen 'burnu' sözcüğünün anlamı analiz edilir.
'Burun' kelimesi normalde koklama organıdır. Burada ise 'geminin ön ucu' anlamında kullanılmıştır. İnsan burnunun şekil ve uçta olma özelliğiyle geminin burnu arasında bir benzerlik ilişkisi kurulmuş, sözcük gerçek anlamından tamamen kopmadan cansız bir varlığa aktarılmıştır. Dolayısıyla bu sözcük yan anlamlıdır.
İnsan organ adlarının cansız varlıklara benzerlik ilişkisiyle aktarılmasının yan anlam oluşturduğunu saptamak gerekir.
3
Üçüncü cümlede geçen 'çatlaması' sözcüğünün anlamı değerlendirilir.
'Çatlamak' kelimesi 'bir şeyin yüzeyinde yarıklar oluşması' demektir. Deney tüpünün çatlaması da fiziksel olarak bu yarıkların oluşmasını ifade ettiği için kelime temel anlamında, yani gerçek anlamında kullanılmıştır.
Sözcüğün sözlükteki ilk ve somut anlamını doğrudan koruduğunu doğrulamak gerçek anlamı belirler.

Key Concept

Sözcükte Anlam İlişkileri: Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam Ayrımı
Estimated Time:2m 0s
Question 69Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "donmak" sözcüğü mecaz anlamıyla kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Yıllar sonra eski bir dostunu aniden karşısında görünce büyük bir şaşkınlıkla dondu.

Answer

Yıllar sonra eski bir dostunu aniden karşısında görünce büyük bir şaşkınlıkla dondu cümlesi
Şaşkınlıkla donmak ifadesindeki 'donmak' sözcüğü, gerçek anlamından tamamen sıyrılarak 'aşırı şaşkınlıktan dolayı ne yapacağını bilemez duruma gelmek, hareketsiz kalmak' anlamında, tamamen soyut bir durumu karşılayacak şekilde mecaz anlamıyla kullanılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerde geçen 'donmak' sözcüklerinin anlam ilişkilerini incelemek.
Sözcüğün gerçek, yan ve mecaz anlamda kullanımları ayırt edilir.
Mecaz anlamı doğru tespit edebilmek için temel anlam ile benzerlik ilişkisine dayanan yan anlamları elemek gerekir.
2
Şaşkınlık durumunda hareketsiz kalmayı ifade eden soyut kullanımı belirlemek.
Şaşkınlıkla donmak ifadesinin tamamen soyut ve gerçek anlamından uzaklaşmış bir kullanım olduğu saptanır.
Buradaki eylem, suyun buz tutması veya harcın katılaşması gibi fiziksel bir süreci değil, zihinsel ve duygusal bir şoke olma durumunu ifade eder.

Key Concept

Mecaz Anlam
Estimated Time:1m 0s
Question 70Question

Aşağıdaki cümledeki koyu yazılmış sözcükte yapılan ad aktarmasının (mecazımürsel) hangi anlam ilişkisine dayandığını boşluğa yazınız.

Fill in the blanks below

Akşam yemeğinde hazırlanan o nefis çorbadan tam iki kâse içtikten sonra nihayet doyduğunu hissetti.

Bu cümledeki ad aktarmasında
ilişkisi kurulmuştur.
Show answer & explanation

Answer

Cümledeki 'kâse' sözcüğü ile 'iç-dış' (veya 'dış-iç') anlam ilişkisi kurulmuştur.
Cümledeki 'kâse' sözcüğü bir kaptır. Ancak cümlede kastedilen kâsenin kendisi değil, içindeki çorbadır. Bu şekilde benzetme amacı gütmeden bir sözcüğün başka bir sözcük yerine kullanılmasına ad aktarması denir. Buradaki ilişki ise kap ile içindeki nesne arasındaki 'iç-dış' (veya 'dış-iç') ilişkisidir.

Step-by-Step Solution

1
Cümledeki ad aktarması yapılan sözcüğü tespit etme
Cümlede geçen 'kâse' sözcüğü normal şartlarda bir kabı (dışı) ifade ederken, burada kastedilen şey kâsenin kendisi değil, içindeki çorbadır.
Ad aktarmas��nın hangi sözcük üzerinden yapıldığını belirlemek amacıyla.
2
Sözcükler arasındaki anlam ilişkisini belirleme
Dışarıdaki kap (kâse) söylenip içindeki yiyecek (çorba) kastedildiği için bu durum 'iç-dış' ya da 'dış-iç' ilişkisi olarak adlandırılır.
Ad aktarmasının türünü doğru adlandırmak amacıyla.

Key Concept

Ad Aktarması (Mecazımürsel)
Estimated Time:1m 0s
Question 71Question

Ad aktarması (mecazımürsel); bir sözcüğün benzetme amacı güdülmeden, aralarındaki çeşitli ilişkiler (iç-dış, parça-bütün, neden-sonuç, yer-insan vb.) dolayısıyla başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması vardır?

Show answer & explanation

Answer: Sobayı yakıp odanın ısınmasını beklediler.

Answer

Sobayı yakıp odanın ısınmasını beklediler.
Doğru seçenekte yer alan 'soba' sözcüğü, içindeki yakacak maddeleri (odun, kömür vb.) kastedecek şekilde kullanılmıştır. Bu kullanımda benzetme amacı güdülmemiş, iç-dış ilgisiyle ad aktarması yapılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki sözcükleri inceleyerek gerçek anlamının dışında, başka bir kavramın yerine kullanılan kelimeleri belirlemek.
'Sobayı yakıp' ifadesinde eylemin fiziksel olarak metal sobanın kendisine değil, içindeki odun/kömür gibi yakacaklara yönelik olduğu saptanır.
Ad aktarmasında iki kavram arasında benzetme dışı bir bağ (burada iç-dış ilişkisi) kurulur.
2
Diğer seçeneklerdeki mecazlı kullanımların yapısını kontrol etmek.
Diğer seçeneklerde benzetme esasına dayanan kişileştirmeler (insandan doğaya aktarım) ve soyut anlamlı mecazlar olduğu belirlenir.
Benzetme amacı taşıyan aktarımlar ad aktarması değil, deyim aktarması veya standart mecaz kapsamına girer.

Key Concept

Ad Aktarması (Mecazımürsel)
Question 72Question

Aşağıdaki cümlelerde yer alan altı çizili sözcükleri, kazandıkları anlam özellikleriyle (gerçek, yan, mecaz, terim veya ad aktarması) doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Dağın eteğinde kurulan küçük köy, kış aylarında tamamen sessizliğe bürünürdü.
Usta yazar, eserlerinde toplumsal sorunları oldukça ince bir mizah anlayışıyla işliyor.
Hücre zarından madde geçişini kolaylaştıran bu kanal proteinleri hayati öneme sahiptir.
Bahçedeki kuru yaprakları toplamak için eline büyük bir tırmık aldı.
Soğuk algınlığına yakalanmamak için kış boyunca her gün bir fincan ıhlamur içerdi.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Dağın eteği yan anlamla, ince mizah mecaz anlamla, hücredeki kanal terim anlamla, tırmık gerçek anlamla, fincan ıhlamur ise ad aktarmasıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede somut şekil ilişkisiyle kazanılan 'dağın eteği' ifadesi yan anlamla; soyut bir nitelik bildiren 'ince mizah' mecaz anlamla; biyoloji alanına özgü 'kanal proteinleri' terim anlamla; tarım aletini doğrudan belirten 'tırmık' gerçek anlamla; kap-içerik ilişkisi kuran 'fincan ıhlamur' ise ad aktarmasıyla eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerde altı çizili olarak verilen kelimelerin temel anlamlarını ve cümle içindeki bağlamlarını analiz edin.
Etek, ince, kanal, tırmık ve fincan kelimelerinin cümledeki kullanımları saptandı.
Doğru anlam özelliğini belirlemek için bağlamsal analiz şarttır.
2
Her bir kelimenin kazandığı anlamın temel anlamıyla olan ilişkisini (benzerlik, tamamen uzaklaşma, terimleşme veya ad aktarması) belirleyin.
Eteğin dağ için kullanımı benzerlik taşırken, incenin mizahla kullanımı soyuttur. Kanal biyolojik bir yapıya, tırmık doğrudan alete karşılık gelir. Fincan ise içindeki sıvıyı kastetmektedir.
Anlam kaymalarının yönünü belirleyerek kavram kategorilerini netleştirmek gerekir.
3
Belirlediğiniz bu anlam özelliklerini sağ sütundaki uygun kategorilerle doğru şekilde eşleştirin.
Kelimeler sırasıyla yan, mecaz, terim, gerçek anlam ve ad aktarması ile eşleştirildi.
Eşleştirme işlemini tamamlayıp kontrol etmek için son adımdır.

Key Concept

Yan Anlam
Estimated Time:2m 0s
Question 73Question

Aşağıdaki cümlelerde kalın yazılmış olan "kol" sözcüklerini, cümlelerde yüklendikleri anlam özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Ağır kolileri üst kata taşımaktan kolu fena hâlde incinmişti.
Odanın kapı kolunu birkaç kez zorlasa da kapıyı açmayı başaramadı.
Şirkette genel müdürün sağ kolu olarak bilinen uzman, projeyi tek başına yönetti.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Ağır kolileri taşımaktan kolunun incinmesi gerçek anlamı, kapı kolu yan anlamı, genel müdürün sağ kolu olması ise mecaz anlamı ifade etmektedir.
Doğru eşleştirmede; insan organı olan 'kol' gerçek anlamı, insan koluna benzetilen 'kapı kolu' yan anlamı, en yakın yardımcı anlamındaki 'sağ kolu' ise mecaz anlamı temsil eder.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerde geçen 'kol' sözcüklerinin gerçek anlamını (organ) göz önünde bulundurarak cümleleri incelemek.
İlk cümledeki 'kolu' ifadesinin doğrudan insan organı olarak kullanıldığı belirlenir.
Sözcüğün akla gelen ilk anlamı gerçek anlamdır.
2
Diğer cümlelerdeki 'kol' sözcüklerinin gerçek anlamla olan ilişkisini analiz etmek.
İkinci cümledeki 'kapı kolu' ifadesinde şekilsel benzerlik (yan anlam), üçüncü cümledeki 'sağ kolu' ifadesinde ise tamamen soyut bir yardımcılık anlamı (mecaz anlam) tespit edilir.
Gerçek anlamla bağını koparmayan benzerlikler yan anlamı; gerçek anlamdan tamamen sıyrılan soyut kullanımlar mecaz anlamı oluşturur.

Key Concept

Mecaz Anlam
Question 74Question

Aşağıdaki cümlelerde yer alan ad aktarmalarını (mecazımürselleri), bu aktarmaları kuran anlam ilişkileriyle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Genç araştırmacı, tezi için haftalarca kütüphanede Sabahattin Ali'yi okudu.
Yemekten sonra masadaki sürahiyi tek yudumda bitirdi.
Son saniyede gelen şampiyonluk golüyle tüm salon ayağa fırladı.
Körfezde süzülen beyaz yelkenler, limana doğru ağır ağır yol alıyordu.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Sabahattin Ali'nin okunması sanatçı-eser, sürahinin bitirilmesi iç-dış, salonun ayağa fırlaması yer-insan, yelkenlerin yol alması ise parça-bütün ilişkisine dayanan ad aktarmalarıdır.
Ad aktarmaları benzetme amacı güdülmeden aradaki çeşitli ilişkiler (sanatçı-eser, iç-dış, yer-insan, parça-bütün) üzerinden kurulur. Eşleştirmelerde Sabahattin Ali sanatçı-eser, sürahi iç-dış, salon yer-insan, yelken ise parça-bütün ilişkisiyle birbirini tamamlamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümledeki ad aktarmasını belirlemek.
'Sabahattin Ali'yi okudu' ifadesinde yazarın kendisi değil eserleri kastedildiği için bu durum sanatçı-eser ilişkisiyle eşleşir.
Yazar ismiyle eserlerin kastedilmesi en yaygın ad aktarması türlerinden biridir.
2
İkinci cümledeki ad aktarmasını belirlemek.
'Sürahiyi bitirdi' ifadesinde sürahinin kendisi değil içindeki içecek kastedildiği için bu durum iç-dış ilişkisiyle eşleşir.
Kap adı verilerek içindeki nesnenin kastedilmesi iç-dış ilişkisini kurar.
3
Üçüncü cümledeki ad aktarmasını belirlemek.
'Tüm salon ayağa fırladı' ifadesinde salon binası değil salondaki insanlar kastedildiği için bu durum yer-insan ilişkisiyle eşleşir.
Yer adı söylenerek orada bulunan insanların kastedilmesi yer-insan ilişkisini kurar.
4
Dördüncü cümledeki ad aktarmasını belirlemek.
'Beyaz yelkenler yol alıyordu' ifadesinde yelken parça ismiyle bütün olan gemi/tekne kastedildiği için bu durum parça-bütün ilişkisiyle eşleşir.
Bir bütünün parçasının söylenip tamamının kastedilmesi parça-bütün ilişkisini kurar.

Key Concept

Ad Aktarması (Mecazımürsel) anlam ilişkileri
Question 75Question

“Aramıza ördüğün bu kalın duvarları aşmak için daha ne kadar çabalamam gerekiyor?” cümlesinde, iki insan arasındaki iletişim kopukluğu ve duygusal mesafe gibi soyut bir durum, somut bir nesne olan “duvar” aracılığıyla zihinde belirginleştirilerek somutlama yapılmıştır.

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Verilen cümledeki "duvar" sözcüğüyle somutlama yapılmıştır tespiti doğrudur.
Verilen cümledeki "duvar" sözcüğüyle somutlama yapılmıştır tespiti doğrudur. Cümlede soyut bir kavram olan "iletişimsizlik" veya "mesafe", somut bir nesne olan "duvar" yardımıyla zihinde somutlaştırılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Cümledeki hedef sözcüğün temel anlamının saptanması
"Duvar" sözcüğü, gerçek anlamıyla tuğla, taş vb. malzemelerle örülen somut bir yapıdır (beş duyu organıyla algılanabilir).
Sözcüğün ilk olarak somut mu yoksa soyut mu olduğunu belirlemek için temel anlamını incelemek gerekir.
2
Sözcüğün cümledeki bağlamının ve kazandığı anlamın incelenmesi
Cümlede "duvar" sözcüğü, gerçek anlamından uzaklaşarak iki insan arasındaki "iletişimsizlik, soğukluk, mesafe" gibi soyut durumları karşılayacak şekilde kullanılmıştır.
Bağlamda sözcüğün hangi yeni anlam değerini kazandığını ve bu anlamın soyut/somut niteliğini anlamak gerekir.
3
Anlam olayının (somutlama/soyutlama) belirlenmesi
Soyut olan "iletişim engeli/mesafe" kavramı, somut bir nesne olan "duvar" ile anlatılarak zihinde daha somut ve belirgin hale getirilmiştir. Bu süreç "somutlama" (somutlaştırma) olarak tanımlanır.
Somut olan bir sözcüğün soyut bir kavramı karşılar hale gelmesiyle gerçekleştirilen bu aktarımı doğru terimle adlandırmak gerekir.

Key Concept

Somutlama (Soyut bir kavramın somut anlamlı bir sözcükle karşılanarak belirginleştirilmesi)
Question 76Question

Sözcüklerin benzetme amacı güdülmeden, aralarındaki iç-dış, yer-insan, par��a-bütün, yön-medeniyet gibi ilişkilerle birbirinin yerine kullanılmasına ad aktarması (mecazımürsel) denir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması yapılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Batı, Doğu'nun mistik dünyasını anlamaya çalışırken genellikle kendi kültürel ve rasyonel kalıplarının dışına çıkamaz.

Answer

Batı, Doğu'nun mistik dünyasını anlamaya çalışırken genellikle kendi kültürel ve rasyonel kal��plarının dışına çıkamaz.
Doğru cevap olan cümlede geçen 'Batı' ve 'Doğu' sözcükleri, coğrafi birer yön olmanın ötesinde, bu coğrafyalarda yaşayan insanları, toplumları ve onların oluşturduğu medeniyetleri temsil etmektedir. Sözcükler arasında benzetme amacı güdülmeden kurulan bu yer-insan/yön-medeniyet ilişkisi ad aktarmasının (mecazımürsel) en tipik örneklerinden biridir.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki mecazlı veya aktarmalı kullanımları belirlemek.
İnceleme sonucunda ilk cümlede 'hırçın rüzgâr', ikinci cümlede 'soğuk tavırlar', üçüncü cümlede 'Batı ve Doğu', dördüncü cümlede 'dağın sırtı', beşinci cümlede ise 'suların fısıldaması' ifadeleri anlam olayları içeren kullanımlar olarak tespit edilmiştir.
Soruda istenen ad aktarmasını diğer anlam olaylarından (mecaz, yan anlam, deyim aktarması) ayırmak için tüm seçeneklerin incelenmesi gerekir.
2
Belirlenen ifadelerin kuruluş yollarını ve anlam ilişkilerini çözümlemek.
'Batı' ve 'Doğu' kelimelerinin coğrafi yön anlamıyla değil, bu coğrafyalardaki insan topluluklarını ve medeniyetleri ifade edecek şekilde yer-insan/yön-medeniyet ilgisiyle kullanıldığı görülmüştür.
Ad aktarması, iki kavram arasında benzetme ilgisi olmadan kurulan diğer ilgileri esas alır. Bu cümlede yön isimleri doğrudan o yöndeki uygarlıkların yerine kullanılmıştır.

Key Concept

Ad Aktarması (Mecazımürsel)
Question 77Question

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerleri, cümledeki ad aktarmalarının (mecazımürsel) kurulmasını sağlayan anlam ilişkilerini dikkate alarak uygun kavramlarla tamamlayınız.

Fill in the blanks below

Anadolu'nun ücra bir kasabasında doğan yazar, gençlik yıllarında sürekli Kemal Tahir'i okumuş; onun bozkır kokan sayfalarında kendi çocukluğunu aramıştı. Bu cümledeki 'Kemal Tahir'i okumuş' ifadesinde ilişkisi, 'sayfalarında' sözcüğünde ise ilişkisiyle kurulmuş birer ad aktarması vardır.
Show answer & explanation

Answer

Birinci boşluğa 'sanatçı-eser' (veya yazar-eser), ikinci boşluğa ise 'parça-bütün' yazılmalıdır.
Cümlede geçen 'Kemal Tahir'i okumuş' ifadesinde yazarın kendisi değil eserleri kastedildiği için sanatçı-eser (yazar-eser); 'sayfalarında' derken kitabın tamamı kastedildiği için parça-bütün ilişkisi kurulmuştur. Bu nedenle birinci boşluğa 'sanatçı-eser', ikinci boşluğa ise 'parça-bütün' kavramları getirilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki ilk ad aktarması örneğini incelemek.
'Kemal Tahir'i okumuş' ifadesinde Kemal Tahir ismi söylenerek onun kaleme aldığı eserler (romanlar) kastedilmiştir.
Benzetme amacı güdülmeden, bir sanatçının adının onun eserleri yerine kullanılması sanatçı-eser ilişkisine dayanan bir ad aktarmasıdır.
2
Parçadaki ikinci ad aktarması örneğini incelemek.
'sayfalarında' sözcüğü ile kitabın bir parçası olan sayfa söylenerek kitabın/romanların tamamı kastedilmiştir.
Benzetme amacı güdülmeden, bir bütünün parçası olan bir kavramın bütünün kendisi yerine kullanılması parça-bütün ilişkisine dayanan bir ad aktarmasıdır.

Key Concept

Ad Aktarması (Mecazımürsel) anlam ilişkileri
Estimated Time:2m 0s
Question 78Question

Somut anlamlı bir sözcüğün, temel anlamından tamamen sıyrılarak soyut bir kavramı karşılayacak biçimde kullanılmasına "soyutlama" denir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde soyutlamaya uğramış bir sözcük kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Böylesine riskli bir projede tek baş��na sorumluluk üstlenmek her şeyden önce yürek ister.

Answer

Böylesine riskli bir projede tek başına sorumluluk üstlenmek her şeyden önce yürek ister.
Doğru seçenekte yer alan 'yürek' sözcüğü normalde beş duyu organımızla algılayabildiğimiz somut bir varlığı (organ) karşılar. Ancak cümledeki kullanımıyla 'cesaret' gibi soyut bir kavramın yerine geçerek soyutlama kazanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerde geçen sözcüklerin gerçekte somut mu yoksa soyut mu olduğunu belirlemek.
Seçeneklerdeki sözcüklerin temel anlamları incelendiğinde 'yürek' (organ) ve 'bulut' (meteorolojik olay) gibi somut sözcükler tespit edilir.
Soyutlama ve somutlama olaylarının başlangıç noktası olan sözcüklerin temel anlam özelliklerini saptamak gerekir.
2
Tespit edilen somut sözcüklerin cümle içindeki yeni anlamlarını çözümlemek.
'Yürek' sözcüğünün 'cesaret' (soyut), 'bulut' sözcüğünün ise 'karamsarlık bulutları' ifadesinde somutlaştırma amacıyla kullanıldığı görülür.
Sözcüklerin cümle bağlamında kazandığı yeni anlamları ortaya çıkararak soyutlama tanımına uyup uymadığını kontrol etmek gerekir.
3
Soyutlama tanımıyla uyuşan seçeneği belirlemek.
Somut bir sözcük olan 'yürek' kelimesinin doğrudan soyut bir kavramı ('cesaret') karşıladığı cümle doğru cevap olarak belirlenir.
Somutlamadan (soyut kavramı somutla anlatmak) ve diğer mecaz türlerinden ayırt ederek doğru sonuca ulaşmak.

Key Concept

Somut anlamlı bir sözcüğün cümle içerisinde soyut anlam kazanması (Soyutlama)
Estimated Time:1m 30s
Question 79Question

Bir bilim, sanat, spor ya da meslek dalıyla ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan sözcüklere terim anlamlı sözcükler denir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde terim anlamlı bir sözcük kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Oyunun ikinci perdesi başlamadan önce salondaki tüm ışıklar söndürüldü.

Answer

Oyunun ikinci perdesi başlamadan önce salondaki tüm ışıklar söndürüldü.
Tiyatro oyununun bölümlerini ifade eden 'perde' sözcüğü, bir sanat dalına özgü özel bir kavramı karşıladığı için terim anlamıyla kullanılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki aday sözcüklerin (kök, açı, perde, ağız) cümle içindeki anlamlarını belirleme
Sözcüklerin gerçek, yan, mecaz veya terim anlamda kullanılıp kullanılmadığı tespit edilir.
Sözcüklerin cümledeki bağlamına göre kazandıkları anlam türlerini ayırt etmek.
2
Tiyatro alanına ait bir kavramı karşılayan 'perde' sözcüğünün geçtiği cümleyi bulma
Tiyatro oyununun bölümlerini ifade eden 'perde' sözcüğünün terim anlamlı olduğu belirlenir.
Soruda istenen terim anlamlı sözcük kullanımını doğru tespit etmek.

Key Concept

Terim Anlam
Question 80Question

Dilin zenginleşme süreçlerinden biri olan yakıştırma (yan anlam), bir sözcüğün temel anlamındaki şekilsel veya işlevsel özelliklerini tamamen kaybetmeden yeni bir nesneye ya da kavrama aktarılmasıyla oluşur.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük bu duruma örnek gösterilebilir?

Show answer & explanation

Answer: Usta mermerci, elindeki değerli bloğu incelerken taşın doğal damarlarını takip ederek kesim yapacağı hattı belirledi.

Answer

Usta mermerci, elindeki değerli bloğu incelerken taşın doğal damarlarını takip ederek kesim yapacağı hattı belirledi.
Mermer bloğundaki çizgileri ifade eden damar sözcüğü, canlılardaki kan taşıyan boru şeklindeki damar yapısıyla olan şekilsel benzerliği dolayısıyla kullanılmıştır. Sözcük temel anlamından tamamen uzaklaşmadığı ve bu benzerlik ilişkisini koruduğu için yan anlamdadır.

Step-by-Step Solution

1
Soru öncülündeki yan anlam tanımı analiz edilir.
Yan anlamın, bir sözcüğün temel anlamından tamamen uzaklaşmadan, şekilsel veya işlevsel benzerlik ilişkisiyle yeni varlıkları karşılaması olduğu belirlenir.
Sözcüklerin cümledeki anlam özelliklerini bu tanıma göre sınıflandırmak amacıyla.
2
Seçeneklerdeki altı çizili sözcüklerin anlam özellikleri tek tek tahlil edilir.
Taşın doğal damarları ifadesindeki damar sözcüğünün canlılardaki damar yapısına şekilsel benzerlik taşıdığı ve bu bağlamda yan anlam kazandığı, diğer sözcüklerin ise mecaz anlam ve ad aktarması yollarıyla kullanıldığı saptanır.
Doğru seçeneği belirlemek amacıyla.

Key Concept

Yan Anlam
PreviousPage 4 / 9Next
Sözcükte Anlam Practice Questions — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Page 4 | Examkin