Edebiyat eserleri, yazarın zihninde filizlenen düşüncelerin somut birer yansımasıdır. Ancak bu yansıma, okurun dünyasına ulaştığı anda yepyeni anlamlar kazanır. Başka bir deyişle, bir metin yazarın elinden çıktıktan sonra artık sadece ona ait değildir; okurun alımlama sürecinde yeniden biçimlenir. ________. Bu nedenle, bir romanı ya da şiiri sadece yazarın biyografisi ve niyetleriyle sınırlayarak açıklamaya çalışmak, o eserin zenginliğini gölgelemekten başka bir işe yaramaz.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- AYazarlar, eserlerini oluştururken toplumsal beklentileri ve okur profilini göz önünde bulundurmak zorundadır.
- BHer okur, metni kendi kültürel birikimi doğrultusunda değerlendirse de yazarın kurguladığı ana izlekten tamamen uzaklaşamaz.
- CEdebi eserlerin kalıcılığı, yazarın kullandığı dilin sadeliğine ve anlatımın akıcılığına doğrudan bağlıdır.
- Yazarın neyi amaçladığından ziyade, metnin okurda nasıl bir yankı uyandırdığı önem kazanır.Cevap
- EYazarın yaşam öyküsü, eserin kurgusal dünyasının sınırlarını çizen en önemli unsurdur.
Cevap
Yazarın neyi amaçladığından ziyade, metnin okurda nasıl bir yankı uyandırdığı önem kazanır.
Doğru yanıt, metnin yazarın niyetinden ziyade okurun alımlama sürecine ve zihninde bıraktığı etkiye odaklanılması gerektiğini belirtmektedir. Paragrafın son cümlesinde geçen 'yazarın biyografisi ve niyetleriyle sınırlayarak açıklamaya çalışmanın eserin zenginliğini gölgeleyeceği' ifadesi, bu yargıyı doğrudan destekler ve boşluğa bu cümlenin gelmesi gerektiğini gösterir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Paragrafta boş bırakılan yere anlamsal ve mantıksal akışa uygun cümle getirme