Edebi eser, okur tarafından alımlandığı sürece varlık kazanır. Roman veya şiir, yazarın kurguladığı sözcükler yığınından ibaret değildir; metinde bilinçli olarak bırakılmış boşluklar, okurun hayal gücüyle doldurulmayı bekler. Wolfgang Iser’in "boşluk" kavramına göre bu belirsizlik alanları, okura metnin inşasında aktif bir rol sunar. Boşlukların varlığı, metnin anlamını sabitlemek yerine onu sürekli devinim halinde tutar. Başka bir deyişle, yazar her şeyi açıkça söylemiş olsaydı, okur sadece edilgen bir alıcı konumuna indirgenecekti. ----. İşte bu yüzden edebi metnin estetik değeri, doğrudan aktarılan bilgilerde değil, okurun kendi zihinsel emeğiyle biçimlendirdiği bu alımlama sürecinde gizlidir.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- AOysa yazarın kendi zihnindeki mutlak doğruyu okura dayatması, metnin alımlanma sürecini baltalayan en büyük etkendir.
- BBu yönüyle edebiyat, okurun metindeki çok anlamlılığı çözerek yazarın gizli niyetini keşfetmesini hedefleyen bir süreçtir.
- Metindeki boşluklar ise okuru kendi deneyim dünyasını işe koşmaya zorlayarak onu kurmacanın ortak yaratıcısı haline getirir.Cevap
- DDolayısıyla metnin anlaşılırlığı arttıkça, okurun esere yönelik estetik beğenisi ve okuma motivasyonu da aynı ölçüde artacaktır.
- ENitekim yazarın metne yerleştirdiği her sembol, okurun metin dışı gerçeklikle bağ kurmasını kolaylaştıran birer köprü vazifesi görür.