Çeviri, uzun yıllar boyunca bir dildeki sözcüklerin başka bir dildeki sözlük karşılıklarıyla değiştirildiği mekanik bir aktarım süreci olarak gör��lmüştür. Ancak modern dil bilimsel ve kültürel çalışmalar, çevirinin salt bir dilsel yer değiştirme değil, iki farklı dünya görüşü ve kültürel kod arasında gerçekleşen dinamik bir müzakere alanı olduğunu ortaya koymuştur. Çevirmen, yalnızca metni değil, o metnin ardındaki tarihsel birikimi, toplumsal kabulleri ve estetik algıyı da erek dile taşır. Bu süreçte erek dilin sınırları zorlanır, yeni anlatım olanakları ve kavramsal haritalar üretilir. Dolayısıyla çeviri etkinliği, yabancı bir metni kendi dilimize uydurmaktan ziyade, kendi dilimizi o yabancı metnin getirdiği yeniliğe göre yeniden biçimlendirdiğimiz, dili zenginleştiren kurucu bir edimdir.
Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmektedir?
- AÇevirinin tarihsel süreçte sözlük anlamlarının aktarılmasına dayanan mekanik bir işlem olarak sınırlandırılmasından
- BDil bilimi ve kültürel çalışmaların, farklı toplumlara ait dünya görüşlerinin karşılaştırılmasında kullandığı yöntemlerden
- Çeviri ediminin kelimelerin mekanik bir biçimde aktarılmasının ötesinde, erek dili dönüştüren ve zenginleştiren kültürel bir etkileşim süreci olduğundanCevap
- DÇevirinin, erek dili yabancı metnin getirdiği yeniliklerle biçimlendirerek dili zenginleştiren kurucu bir edim olarak kabul edilmesi gerektiğinden
- EEdebi metinlerin çevirisinde karşılaşılan kültürel ve estetik farklılıkların çevirmenlerin üslubu üzerindeki etkilerinden