Koku duyusu, diğer duyularımızdan farklı olarak, beyinde doğrudan duygusal hafıza ve duygu durumunu kontrol eden amigdala ve hipokampus bölgeleriyle bağlantılıdır. Görme ve işitme gibi duyular talamus süzgecinden geçtikten sonra kortekste işlenirken, kokunun bu doğrudan hattı, onun geçmiş deneyimleri anında ve yoğun bir biçimde canlandırmasını sağlar. Edebiyatta 'Proust Etkisi' olarak adlandırılan, bir kokunun bizi yıllar öncesine ait bir ana ışınlaması durumu işte bu anatomik ayrıcalıktan kaynaklanır. ---- Nitekim yapılan son nörogörüntüleme çalışmaları da kokunun tetiklediği anıların, görsel uyaranlarla hatırlanan anılara kıyasla çok daha güçlü bir duygusal dalgalanma yarattığını ortaya koymaktadır.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- Bu durum, kokuların yalnızca ge��mişi hatırlatmakla kalmayıp o anın duygusal iklimini de aynen yeniden üretme gücüne sahip olduğunu gösterir.Cevap
- BÖyle ki duyusal algıların insan zihnindeki bu hiyerarşik sıralaması, görme duyusunun diğer tüm duyulardan üstün olduğunu kanıtlar niteliktedir.
- CAncak insan beyninin koku alma merkezindeki bu doğrudan hat, yaşlanma süreciyle birlikte işlevini diğer duyu organlarına kıyasla çok daha hızlı kaybeder.
- DBu nedenle, edebiyatçıların koku tasvirlerine yer vermesi, okurun metinle kurduğu rasyonel ve mantıksal bağı zayıflatan bir unsur olarak görülmüştür.
- EDolayısıyla, görsel sanatların zihnimizde yarattığı kalıcı izler, koku duyusunun geçici etkilerine kıyasla bilimsel olarak daha kolay ölçülebilmektedir.