Paragraf Oluşturma
33 soru
I. Literatürde "kentsel ısı adası" olarak adlandırılan bu olay, sadece sıcaklık artışıyla sınırlı kalmayıp yerel rüzgâr düzenini de etkiler.
II. Dolayısıyla kentsel planlamada yeşil alanların artırılması, hem bu ısınma etkisini hafifletmek hem de hava kirliliğini önlemek adına kritik bir önem taşır.
III. Beton ve asfalt gibi yapay yüzeylerle kaplı olan kentler, kırsal alanlara kıyasla güneş enerjisini daha fazla soğurma eğilimindedir.
IV. Sıcaklık farklarının tetiklediği bu hava hareketleri, kent üzerindeki kirli havanın dağılmasını zorlaştırarak hava kalitesini düşürür.
V. Soğurulan bu ısı, özellikle geceleri atmosfere geri salınarak şehirlerin çevresine göre belirgin şekilde sıcak kalmasına yol açar.
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında, baştan üçüncü cümle hangisi olur?
I. Diğer tüm duyusal bilgiler beyne ulaşmadan önce talamus adı verilen bir tür yönlendirme merkezinde işlenir.
II. Ancak koku duyusu bu istasyonu tamamen atlayarak doğrudan beynin koku soğanına ve oradan da hafıza ile duyguların yönetildiği bölgelere ulaşır.
III. Bu doğrudan bağlantı, geçmişe ait bir kokunun bizi anında o anı yaşayan çocukluğumuza veya eski bir anımıza götürmesini açıklar.
IV. İnsan hafızasının en güçlü tetikleyicilerinden biri olan koku, diğer duyularımıza kıyasla geçmişe dair çok daha canlı anıları canlandırma gücüne sahiptir.
V. Nitekim amigdala ve hipokampus gibi duygu ve bellek merkezleriyle kurulan bu yakın temas, kokuların zihnimizde yarattığı güçlü duygusal etkiyi de beraberinde getirir.
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?
I. Günümüzde ise bakterilerin antibiyotiklere karşı geliştirdiği direnç küresel bir sağlık krizine dönüşünce, araştırmacılar bu unutulmuş tedavi yöntemine yeniden yönelmişlerdir.
II. Bu seçici yapısı sayesinde tedavi, vücuttaki yararlı bakterilere zarar vermeden sadece hastalığa yol açan enfeksiyon odağını hedef alabilmektedir.
III. Bakteriyofajlar, yani sadece bakterileri enfekte eden virüsler, antibiyotiklerin keşfinden çok önce, 20. yüzyılın başlarında bilim dünyasının dikkatini çekmiştir.
IV. Ancak penisilinin bulunması ve seri üretimiyle birlikte bu mikroorganizmaların tedavi edici potansiyeli Batı tıbbında uzun süre göz ardı edilmiştir.
V. Faj terapisi adı verilen bu yöntem, bakteriyofajların hedef bakteriyi doğrudan bulup yok etme yeteneğine dayanmaktadır.
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan dördüncü olur?
I. Hapsolan bu organik maddeler, havanın yıkıcı etkilerinden tamamen korunarak milyonlarca yıl bozulmadan kalabilir.
II. Böylece bilim insanları, geçmiş jeolojik dönemlerde yaşamış canlıların anatomik yapılarını en ince ayrıntısına kadar inceleme fırsatı bulurlar.
III. Ağaçların kendilerini böceklerden ve mantarlardan korumak için salgıladığı reçine, zamanla sertle��erek kehribara dönüşür.
IV. Bu incelemeler sayesinde de nesli tükenmiş türlerin evrimsel gelişimleri ve o dönemlerin iklim koşulları hakkında önemli bilgilere ulaşılır.
V. Bu sertleşme sürecinde, reçinenin üzerine konan küçük canlılar veya bitki kalıntıları salgının içinde hapsolur.
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?
I. Ancak bu mineral zenginliğinin kaynağı yerel topraklar değil, binlerce kilometre uzaktaki Sahra Çölü'dür.
II. Amazon Yağmur Ormanları, sahip olduğu devasa bitki çeşitliliğini korumak için topraktaki yoğun fosfor ve mineral desteğine ihtiyaç duyar.
III. Rüzgârlarla taşınan bu devasa toz bulutları, Atlas Okyanusu'nu aşarak Amazon havzasına ulaşır ve yağmurlarla toprağa karışır.
IV. Her yıl tonlarca çöl tozu, rüzg��rların etkisiyle havaya yükselerek uzun bir yolculuğa hazırlanır.
V. Böylece Sahra’nın kurak kumları, dünyanın en nemli ve verimli ormanlarından birinin besin ihtiyacını karşılayan hayati bir gübreye dönüşür.
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında baştan üçüncü cümle hangisi olur?
I. Toplanan cam atıklar ilk aşamada renklerine göre ayrıştırılır.
II. Bu ayrıştırma işleminin amacı, geri dönüşümden elde edilecek yeni ürünün kalitesini artırmaktır.
III. Cam, kalitesini kaybetmeden sonsuz kez geri dönüştürülebilen benzersiz bir malzemedir.
IV. Ardından, temizlenen ve renklerine göre ayrılan bu camlar eritilmek üzere dev fırınlara gönderilir.
V. Fırınlardan çıkan erimiş sıvı ise yeni kalıplara dökülerek cam şişe veya kavanozlara dönüştürülür.
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında baştan üçüncü cümle hangisi olur?
I. Bu canlılar, çevre koşulları tamamen normale dönene kadar metabolizmalarını neredeyse tamamen durdurarak "kriptobiyoz" adı verilen yarı ölüm uykusuna yatarlar.
II. Tardigradlar, mikroskop altında tombul ve yavaş hareket eden sekiz bacaklı sevimli ayıcıkları andırdıkları için halk arasında "su ayıları" olarak da bilinirler.
III. Bu olağanüstü dayanıklılığın sırrı ise onların zorlu dış çevre şartlarında vücutlarındaki suyun neredeyse tümünü kaybetmelerinde yatmaktadır.
IV. Nemli ve ıslak ortamlarda yaşayan bu mikroskobik canlılar, dondurucu soğuklardan aşır�� sıcaklara ve hatta uzay boşluğuna kadar en ekstrem ortamlara bile meydan okuyabilmektedir.
V. Yeniden suya kavuştuklarında ise adeta yeniden doğmuş gibi canlanarak normal yaşamsal aktivitelerine kaldıkları yerden devam ederler.
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında, baştan üçüncü cümle hangisi olur?
I. Atmosfere giren bu parçacıklar, kutup bölgelerinde oksijen ve azot gazı molekülleriyle çarpışır.
II. Güneş'te meydana gelen devasa patlamalar, uzay boşluğuna yüklü parçacıkların yayılmasına yol açar.
III. Bu çarpışmalar sırasında enerji kazanan gaz molekülleri, fazla enerjilerini ışık dalgaları şeklinde etrafa yaymaya başlar.
IV. Dünya'nın güçlü manyetik alanı, gezegenimize doğru yaklaşan bu tehlikeli parçacıkları yakalayarak kutuplara doğru sürükler.
V. Gökyüzünde yeşil, mor ve kırmızı renkli şölenler oluşturan bu ışıma, kutup ışıklar�� (aurora) olarak adlandırılır.
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında baştan üçüncü cümle aşağıdakilerden hangisi olur?
I. Bu kimyasal tepkime sırasında üretilen ışık enerjisi, neredeyse hiç ısı yaymadığı için "soğuk ışık" olarak adlandırılır.
II. Biyolüminesans, bazı canlıların kimyasal reaksiyonlar yoluyla kendi ışıklarını üretebilme yeteneğidir.
III. Canlılar bu soğuk ışığı genellikle avlarını çekmek, eş bulmak veya düşmanlarını şaşırtarak onlardan kaçmak amacıyla kullanırlar.
IV. Doğadaki bu ışıltılı iletişim biçimi, özellikle güneş ışığının ulaşamadığı derin deniz ekosistemlerinde hayati bir rol oynar.
V. Işığın üretimi, canlı bünyesindeki "lüsiferin" adlı pigmentin, lüsiferaz enziminin yardımıyla oksijenle reaksiyona girmesiyle gerçekleşir.
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?
I. Ancak bu durum, beynimizin göz hareketleri sırasında oluşan görüntü bulanıklığını önlemek için geliştirdiği bir savunma mekanizmasından kaynaklanır.
II. Gözlerimizi hızla bir nesneden diğerine çevirdiğimizde, hedef aldığımız ilk nesneye odaklandığımız an zaman durmuş gibi hissederiz.
III. Bu yanılsama sırasında beyin, göz hareket halindeyken oluşan boşluğu doldurmak için algılanan ilk görüntüyü geriye dönük olarak uzatır.
IV. Günlük yaşamda sıkça karşılaşılan ve bilimsel yazında "kronostazi" olarak adlandırılan bu olgu, saniyelik bir zaman kayması algısı yaratır.
V. Sonuç olarak, aslında saliseler süren bu işlem bize saatin saniyesinin normalden daha uzun sürdüğü hissini verir.
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında baştan dördüncü cümle hangisi olur?
I. Söz konusu salgı, ağacın gövdesinde oluşan yaraları kapatarak dışarıdan gelebilecek mikroorganizma ve böcek sald��rılarını engeller.
II. Çam gibi bazı iğne yapraklı ağaçların ürettiği yapışkan ve kokulu sıvıya "reçine" adı verilir.
III. Zamanla havayla temas ederek sertleşen bu koruyucu tabaka, ağacın kendi kendini iyileştirme mekanizmasının temelini oluşturur.
IV. Bu kimyasal savunma sistemi sayesinde ağaçlar, orman ekosistemindeki zorlu koşullara karşı direnç kazanır.
V. Ağa�� liflerinde meydana gelen herhangi bir hasar durumunda, bu sıvı hemen o bölgeye doğru akmaya başlar.
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında baştan üçüncü cümle hangisi olur?
I. Bu nedenle, havadaki kükürt dioksit miktarı arttığında liken popülasyonları hızla azalır veya tamamen yok olur.
II. Likenler; mantarlar ile fotosentez yapabilen alglerin bir araya gelerek oluşturduğu, dış etkilere karşı son derece hassas ortak yaşamlardır.
III. Bu hassasiyet, özellikle sanayi bölgelerinde ve yoğun nüfuslu şehirlerde hava kirliliğinin ölçülmesinde likenleri doğal bir indikatör haline getirir.
IV. Kök sistemleri bulunmadığı için besinlerini ve suyu doğrudan atmosferden süzerek alırlar, bu da havadaki kirleticilere doğrudan maruz kalmalarına yol açar.
V. Bilim insanları da likenlerin bu duyarlılığından yararlanarak bir bölgenin hava kalitesini pahalı cihazlara gerek duymadan izleyebilmektedir.
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?
I. Bu keşif, insan beynindeki dil merkezlerinin, el hareketlerini kontrol eden motor bölgelerle olan evrimsel ilişkisini anlamamızda kritik bir köprü kurmuştur.
II. İtalyan araştırmacılar 1990’larda, makak maymunlarının hem kendileri bir nesneye uzandığında hem de bir başkasının aynı eylemi gerçekleştirdiğini gördüğünde ateşlenen nöronlar keşfettiler.
III. Nitekim ayna nöron sistemi olarak adlandırılan bu hücresel yapıların, sadece fiziksel hareketleri değil, jest ve mimiklere dayalı ilk iletişim biçimlerini de anlamlandırdığı düşünülmektedir.
IV. Buradan hareketle, insan konuşma dilinin doğuşunda, ses taklitlerinden ziyade el-kol hareketlerinin ve bunlara eşlik eden ayna nöron aktivitesinin birincil rol oynadığı teorisi güç kazanmıştır.
V. Zamanla ses tellerinin kontrolünün bu motor taklit mekanizmasına eklemlenmesiyle, jestsel iletişim yerini bugünkü gelişmiş sözel dile bırakmıştır.
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde sıralandığında baştan üçüncü cümle hangisi olur?