Çalışma ekonomisi literatüründe ekonomik konjonktürün daralma (resesyon) evrelerinde işgücü arzındaki değişimleri açıklayan iki temel hipotez bulunmaktadır. Birincisi, reel ücretlerdeki düşüş ve iş bulma ümidinin yitirilmesi nedeniyle bireylerin iş aramayı bırakıp işgücü dışına çıkması; ikincisi ise hanehalkı toplam reel gelirindeki düşüşü telafi etmek amacıyla diğer hane üyelerinin işgücü piyasasına girmesidir.
Buna göre, bahsedilen bu iki durum sırasıyla hangi kavramlarla ifade edilir ve ampirik çalışmalara göre işgücü piyasasında genellikle hangi etkinin daha baskın olduğu kabul edilir?
- Cesareti kırılmış işçi etkisi - Ek işçi etkisi - Cesareti kırılmış işçi etkisiCevap
- BEk işçi etkisi - Cesareti kırılmış işçi etkisi - Ek işçi etkisi
- CCesareti kırılmış işçi etkisi - Ek işçi etkisi - Ek işçi etkisi
- DYapısal işsizlik - Friksiyonel işsizlik - Yapısal işsizlik
- EEk işçi etkisi - Cesareti kırılmış işçi etkisi - Cesareti kırılmış işçi etkisi
Cevap
Cesareti kırılmış işçi etkisi - Ek işçi etkisi - Cesareti kırılmış işçi etkisi
Tanımlanan ilk durum, piyasa koşullarının kötüleşmesi nedeniyle bireylerin işgücünden çekilmesini ifade eden 'cesareti kırılmış işçi' etkisidir. İkinci durum ise hane gelirini desteklemek amacıyla yeni üyelerin işgücüne girmesini ifade eden 'ek işçi' etkisidir. Literatürde cesareti kırılmış işçi etkisinin baskın olduğu, bu nedenle işgücüne katılım oranının konjonktürle aynı yönlü (pro-cyclical) hareket ettiği kabul edilmektedir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Ek İşçi ve Cesareti Kırılmış İşçi Hipotezleri
Tahmini Süre:1m 15s