Ontolojik bir perspektiften bakıldığında dil, sadece bir iletişim aracı değil; varlığın içinde ikamet ettiği bir evdir. İnsan, dünyayı dilin dolayımıyla kavrar ve onu yine dilin sınırları içinde kurar. Dilin sustuğu yerde düşünce de nefes alamaz hâle gelir; çünkü düşünce, kavramların o sıkışık dokusunda varlık alanı bulur. Tıpkı bir mimarın binayı inşa ederken kullandığı malzemeler gibi, düşünür de kavramları birer tuğla gibi üst üste koyarak hakikat sarayını inşa eder. Bu bakımdan dil, zihnin dış dünyaya açılan penceresi değil, dış dünyayı zihnin içinde yeniden yaratan bir laboratuvardır.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- ATanımlama yapılarak anlatılmak istenen kavramın mahiyeti belirtilmiştir.
- BBenzetme ve somutlama yoluyla soyut bir durumun kavranması kolaylaştırılmıştır.
- CKarşılaştırma yapılarak kavramın asıl işlevine dair bir ayrım yapılmıştır.
- DAnlatımı zenginleştirmek için betimleyici ögelere ve söz sanatlarına yer verilmiştir.
- Örneklendirme ve tanık gösterme yoluyla savunulan düşünce nesnel bir temele oturtulmuştur.Cevap
Cevap
Parçada savunulan düşünceyi desteklemek için örneklendirme ve tanık gösterme yöntemlerine başvurulmamıştır.
Parçanın bütününde dilin ontolojik işlevi üzerine öznel bir değerlendirme yapılmaktadır. Yazar, düşüncelerini aktarırken tanımlamalardan, benzetmelerden ve karşılaştırmalardan yararlanmıştır. Ancak metinde herhangi bir uzman kişinin görüşüne (tanık gösterme) yer verilmediği gibi, öne sürülen soyut savları destekleyecek somut, spesifik örnekler (örneklendirme) de sunulmamıştır. Ayrıca anlatım nesnel değil, yazarın kendi yorumlarını içeren öznel bir niteliktedir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Daha Fazla Pratik
Benzer felsefi metinlerde benzetme (teşbih) ile örneklendirme arasındaki ayrımı pekiştirmek için 'Tanımlama' sorularına odaklanabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s