Uygurlarda Maniheizm'in kabulüyle birlikte inşa edilen "stupa" adı verilen tapınakların iç mekânlarını süsleyen fresklerde, hükümdarların ve soyluların dini törenler esnasında veya tanrısal varlıklarla beraber betimlenmesi; Türk devlet geleneğinde yer alan hangi anlayışın, yeni dinin kalıpları içerisinde biçim değiştirerek devam ettiğinin en güçlü göstergesidir?
- AÜlke topraklarının hanedan üyelerinin ortak malı sayıldığı veraset sisteminin
- BHükümdarın halkın ekonomik refahından sorumlu olduğu sosyal devlet ilkesinin
- Siyasi gücün kaynağının ilahi bir iradeye dayandığı "kut" inancınınCevap
- DBoylar birliği federasyonu şeklinde örgütlenen demokratik yönetim yapısının
- EDevletin temeli sayılan ve değişmez hükümleri bulunan örfi hukuk (töre) düzeninin
Cevap
Siyasi gücün kaynağının ilahi bir iradeye dayandığı "kut" inancının devam ettiğini gösteren şık doğrudur.
Doğru seçenek olan 'kut inancı', Türk devlet felsefesinin temel taşıdır. Uygurlarda Maniheizm'in kabulü ile yerleşik hayata geçilmesi mimaride stupaları, sanatta ise freskleri (duvar resimleri) ortaya çıkarmıştır. Bu resimlerde hükümdarın dini figürlerle birlikte betimlenmesi, eski Türklerdeki 'Tanrı'nın hükümdara yönetme yetkisi vermesi' (Kut) anlayışının, yeni dinin görsel diliyle ifade edilmeye devam ettiğini kanıtlar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kut İnancı ve Siyasi Meşruiyetin Sürekliliği
İpuçları
1
Maniheizm ile birlikte Uygurlar sadece din değiştirmemiş, bu dini sanat ve mimariye de yansıtmışlardır.
2
Tapınak duvarlarındaki (fresk) tasvirlerde hükümdarın kutsal bir atmosferde gösterilmesi, onun meşruiyet kaynağına işaret eder.
3
İslamiyet öncesi Türklerde yönetme yetkisinin Tanrı tarafından verildiğine inanılan kavramı hatırlayınız; bu kavram din değişse de ismen ve içerik olarak korunmuştur.
Daha Fazla Pratik
Uygur sanatının (fresk, minyatür) Türk-İslam devletlerindeki Karahanlı ve Selçuklu sanatına olan etkilerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s