Osmanlı Devleti’nde padişahın yasama yetkisini kullanarak oluşturduğu örfi hukuk kuralları; devletin idari, mali ve askeri işleyişini düzenlemede yönetime geniş bir hareket alanı sağlamıştır. Ancak padişahın bu yetkisi mutlak bir serbestlik içermemekte, belirli hukuki sınırlar çerçevesinde kullanılmaktadır.
Buna göre, Osmanlı hukuk sisteminde bir örfi hukuk kuralının yasal bir statü kazanabilmesi ve uygulanabilmesi için aşağıdakilerden hangisine uygun olması öncelikli bir şart olarak kabul edilmiştir?
- Şer'i hukuk ilkeleriyle ve İslam dininin esaslarıyla çelişmemesiCevap
- BKalemiye sınıfına mensup bürokratlar tarafından oy birliği ile kabul edilmesi
- CSadece gayrimüslim tebaanın geleneklerini ve mahalli örflerini esas alması
- DNişancı tarafından Divan-ı Hümayun'da oylamaya sunulup onaylanması
- EŞeyhülislam tarafından bizzat kaleme alınarak kanunname haline getirilmesi
Cevap
Örfi hukuk kurallarının geçerliliği için en temel şart, bu kuralların şer'i hukuk ilkeleriyle ve İslam dininin esaslarıyla çelişmemesidir.
Osmanlı Devleti'nde hukuk sistemi teokratik bir temele dayanır. Padişah, idari ihtiyaçlar doğrultusunda 'Örfi Hukuk' adı altında kurallar koyabilse de, bu kuralların İslam hukukunun (Şer'i Hukuk) temel prensiplerine aykırı olması hukuken mümkün değildir. Şeyhülislamın verdiği fetvalar, bu uygunluk denetiminin en önemli aracıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Osmanlı Hukukunda Şer'i ve Örfi Hukuk İlişkisi
İpuçları
1
Osmanlı Devleti'nde hukuk iki başlı olsa da, dini kurallar her zaman belirleyici bir sınırdır.
Daha Fazla Pratik
Kazasker ve Şeyhülislam arasındaki yetki paylaşımını (kaza vs. ifta) inceleyiniz.
Tahmini Süre:55s