(I) Klasik Osmanlı şiirinde anlam, genellikle beytin içine hapsedilmiş, dış dünyadaki nesnel gerçeklikten yalıtılmış bir kapalı devre sistem olarak işler. (II) Her kelime, yüzyılların birikimiyle oluşmuş mazmunlar ağının bir parçasıdır ve okuyucu bu metaforik ağı çözebildiği ölçüde metnin derinliğine nüfuz edebilir. (III) Şairin sanatsal kudreti, geleneğin çizdiği bu dar sınırlar içinde kalarak özgün imge dünyaları yaratabilme ve "yeni"yi eskinin içinden filizlendirebilme becerisine dayanır. (IV) Günümüzün metin çözümleme yöntemlerinde ise eserin, yazarın niyetinden ve sosyolojik koşullardan bağımsız bir dilsel yapı olarak ele alınması öncelenir. (V) Bu soyut estetik yapı içerisinde dış dünya, ancak şiirin içsel mantığına boyun eğdiği ve sembolik bir hüviyet kazandığı müddetçe kendine yer bulabilir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
- AI
- BII
- CIII
- IVCevap
- EV