Uygurlar, Maniheizm'i benimseyerek yerleşik hayata geçmeleriyle Türk tarihinde sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan bir 'kırılma noktası' oluşturmuşlardır. Ancak bu köklü dönüşüm süreci, devletin temel yönetim paradigmasının ve kadim Türk devlet geleneğinin bazı unsurlarının tamamen terk edildiği anlamına gelmemektedir.
Buna göre, Uygur Devleti'nde görülen aşağıdaki uygulamalardan hangisi, Maniheizm'in veya yerleşik hayata geçişin bir sonucu olmayıp, eski Türk devlet geleneğinin (Asya Hun ve Göktürk) kesintisiz bir şekilde devam ettiğini kanıtlamaktadır?
- Ülke topraklarının hanedan üyelerinin ortak malı sayılması ve ikili teşkilatın sürdürülmesiCevap
- BŞehir merkezlerinde kalıcı tapınak, saray ve kütüphane gibi mimari yapıların inşa edilmesi
- CHükümdarların unvanlarında 'Ay' ve 'Kün' gibi Maniheizm'e dayalı dinsel sıfatlar kullanması
- DTicari ilişkileri ve mülkiyet haklarını güvence altına alan yazılı hukuk belgelerinin oluşturulması
- EMinyatür, fresko ve kağıt-matbaa kullanımı gibi kültürel faaliyetlerin yaygınlaşması
Cevap
Ülkenin hanedan üyelerinin ortak malı sayılması ve ikili teşkilatın sürdürülmesi, Uygur Devleti'nin eski Türk devlet geleneğini devam ettirdiğini gösteren en temel idari özelliktir.
Türk devlet teşkilatlanmasının temel taşları olan 'ülkenin hanedanın ortak malı sayılması' ve devletin 'doğu-batı' şeklinde ikili teşkilatla yönetilmesi, Uygurların Maniheizm'i kabul etmesinden veya yerleşik hayata geçmesinden bağımsız olarak, Hun ve Göktürklerden devralınan siyasi mirasın bir devamıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Uygur Devleti'nde Siyasi Süreklilik ve Kültürel Değişim
İpuçları
1
Soruda istenen şey, Uygurların diğer Türk devletlerinden 'farklı' olduğu yönü değil, onlarla 'aynı' kaldığı yönetimsel özelliktir.
Daha Fazla Pratik
Uygur veraset sistemindeki sürekliliğin, devletin yıkılış sürecine (iç taht kavgaları) olan etkisini Asya Hun Devleti ile karşılaştırarak inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s