Soru

Zorluk: Çok zorMusul Sorunu ve Ankara Antlaşması

Musul Sorunu'nun uluslararası platformlardaki karmaşık hukuki ve siyasi seyri ile 55 Haziran 19261926 tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması'nın içeriği dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Antlaşma, 19211921 yılında Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması'nın bir eki niteliğinde olup, bölgedeki manda yönetimlerinin sonlandırılmasını ve Musul'un Misak-ı Milli ilkeleri uyarınca Türkiye'ye iadesini tescil etmiştir.
  2. B
    Milletler Cemiyeti tarafından saptanan ve 'Brüksel Hattı' olarak bilinen sınır, Lozan'da çözülemeyen toprak anlaşmazlığını Türkiye'nin stratejik talepleri doğrultusunda Musul'u Türk idaresine bırakacak şekilde sonuçlandırmıştır.
  3. C
    Irak yönetimi, Musul bölgesinden elde edilecek petrol gelirlerinin %10\%10'unu 2525 yıl süreyle Türkiye'ye vermeyi kabul etmiş; ancak Türkiye'nin bu payı nakit bedel karşılığında devretme talebi İngiltere tarafından reddedilmiştir.
  4. D
    Antlaşma hükümleri uyarınca Musul ve çevresi, Türkiye ile Irak arasında ortak yönetim alanı (kondominyum) olarak kabul edilmiş ve bölgedeki Türk nüfusun kültürel özerkliği Milletler Cemiyeti garantörlüğüne alınmıştır.
  5. Uluslararası Daimi Adalet Divanı (Lahey), Milletler Cemiyeti Konseyi'nin Musul hususunda vereceği kararın taraflar için bağlayıcı bir 'hakem kararı' niteliği taşıdığı yönünde mütalaa bildirerek sürecin gidişatını etkilemiştir.Cevap

Cevap

Uluslararası Daimi Adalet Divanı'nın (Lahey), Milletler Cemiyeti Konseyi'nin Musul konusundaki kararının bağlayıcı olduğunu belirtmesi
Uluslararası Daimi Adalet Divanı (Lahey), 19251925 yılında verdiği mütalaada, Milletler Cemiyeti Konseyi'nin Lozan Antlaşması'nın 3.3. maddesine dayanarak vereceği kararın nihai ve taraflar için bağlayıcı bir hakem kararı olduğunu belirtmiştir. Bu durum, Türkiye'nin cemiyet kararına itiraz etme hukuki zeminini zayıflatmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Lozan sonrası süreci analiz etme
Musul Sorunu ikili görüşmelerle çözülemeyince Milletler Cemiyeti'ne taşınmıştır.
Lozan Antlaşması'na göre sorunun 99 ay içinde çözülememesi durumunda Milletler Cemiyeti devreye girecektir.
2
Hukuki sürecin değerlendirilmesi
Milletler Cemiyeti, yetkisinin sınırlarını belirlemek için Lahey Adalet Divanı'ndan görüş istemiştir.
Türkiye, cemiyetin kararının sadece tavsiye niteliğinde olduğunu savunurken İngiltere bağlayıcı olduğunu iddia etmiştir.
3
Lahey Adalet Divanı mütalaasını inceleme
Divan, konseyin kararının taraflar için 'bağlayıcı bir hakem kararı' olduğuna hükmetmiştir.
Bu hukuki görüş, Türkiye'nin diplomatik manevra alanını daraltmış ve cemiyetin Brüksel Hattı kararını kesinleştirmiştir.
4
19261926 Ankara Antlaşması sonuçlarını teyit etme
Musul ve Kerkük Irak'a bırakılmış, Türkiye %10\%10 petrol payı almıştır.
İçerideki Şeyh Sait İsyanı'nın yarattığı olumsuz atmosfer de Türkiye'yi bu tavizi vermeye zorlamıştır.

Anahtar Kavram

Musul Sorunu'nda Uluslararası Hukuk ve Diplomatik Süreç

İpuçları

1
Türkiye ile İngiltere arasındaki Musul uyuşmazlığının Milletler Cemiyeti'ndeki seyri sırasında, cemiyetin yetkileri konusunda hukuki bir tartışma çıkmış ve konu Lahey'deki yüksek mahkemeye taşınmıştır.

Daha Fazla Pratik

Şeyh Sait İsyanı'nın Musul Sorunu'nun diplomatik sonucuna etkilerini araştırınız.
Tahmini Süre:2m 30s
Bu soruyu puanla