Türkiye, Lozan Antlaşması'ndan sonra İngiltere ile yürüttüğü Musul görüşmelerinde bölgenin Misak-ı Millî sınırları içinde kalmasını savunmuştur. Ancak 1925'te çıkan Şeyh Sait İsyanı'nın yarattığı iç istikrarsızlık ve ordunun bu isyanı bastırmakla meşgul olması, Türkiye'yi dış politikada daha uzlaşmacı bir tavır almaya zorlamıştır.
Buna göre, 5 Haziran 1926'da imzalanan Ankara Antlaşması ve Musul Sorunu'nun çözüm süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- AMusul ve Kerkük bölgesi, belirli bir süre sonra halk oylaması (plebisit) yapılmak şartıyla geçici olarak İngiltere'ye devredilmiştir.
- Türkiye-Irak sınırı, Milletler Cemiyeti'nin belirlediği 'Brüksel Hattı' esas alınarak çizilmiş ve Musul İngiliz mandasındaki Irak'a bırakılmıştır.Cevap
- CTürkiye, Musul üzerindeki haklarından vazgeçmesi karşılığında bölge petrol gelirlerinin %10’unu süresiz olarak alma hakkı kazanmıştır.
- DAntlaşma sonucunda Milletler Cemiyeti, Musul'un Türkiye'ye ait olduğunu ancak İngiltere tarafından yönetileceğini resmen tescil etmiştir.
- EŞeyh Sait İsyanı'nın bastırılmasında İngiltere'den alınan askerî destek karşılığında Musul'daki haklardan vazgeçilmiştir.
Cevap
Türkiye-Irak sınırı, Milletler Cemiyeti tarafından belirlenen 'Brüksel Hattı' esas alınarak çizilmiş ve Musul İngiliz mandasındaki Irak'a bırakılmıştır.
Doğru seçenek, antlaşmanın temel toprak ve egemenlik hükmünü açıklar. 1926 Ankara Antlaşması ile Türkiye, İngiltere'nin nüfuzundaki Milletler Cemiyeti'nin belirlediği Brüksel Hattı'nı kabul ederek Musul'un Irak'a (İngiliz mandasına) ait olduğunu onaylamıştır. Bu durum Misak-ı Millî'den verilmiş bir tavizdir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
1926 Ankara Antlaşması ve Musul Sorunu
Daha Fazla Pratik
Musul Sorunu'nun ardından Türkiye'nin Milletler Cemiyeti ile olan ilişkilerini ve cemiyete giriş sürecini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s