Milli kimlik inşasında merkezi bir rol oynayan Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu'nun çalışmaları, Atatürk'ün 'subjektif milliyetçilik' anlayışıyla doğrudan ilişkilidir. Bu kurumların kuruluş felsefesini ve Atatürk milliyetçiliğinin özünü en iyi yansıtan temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
- Milleti biyolojik veya dini bir bağdan ziyade, ortak bir kültür ve ideal etrafında toplanan bireyler topluluğu olarak tanımlamak.Cevap
- BToplumdaki tüm sınıf ve zümreleri yasalar önünde eşit kılarak ayrıcalıkları ortadan kaldırmak ve sosyal adaleti tesis etmek.
- CTürk milletinin kökenini sadece biyolojik soya dayandırarak ırk üstünlüğüne dayalı bir tarih ve toplum politikası izlemek.
- DDevlet yönetiminde kişisel otorite yerine halkın seçme ve seçilme hakkını anayasal güvence altına alarak rejimi güçlendirmek.
- EEkonomik bağımsızlığı sağlamak amacıyla devletin temel yatırım ve kalkınma hamlelerini doğrudan kendi eliyle yürütmesi.
Cevap
Milleti biyolojik veya dini bir bağdan ziyade, ortak bir kültür ve ideal etrafında toplanan bireyler topluluğu olarak tanımlayan seçenek doğrudur.
Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu, milli bilincin oluşması için ortak bir geçmiş algısı ve iletişim zemini (dil) yaratmayı amaçlar. Bu durum, milleti sadece ırk veya din üzerinden değil; paylaşılan değerler, tarih ve ülkü (mefkûre) üzerinden tanımlayan subjektif milliyetçilik anlayışının bir gereğidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Subjektif (Kültürel) Milliyetçilik
İpuçları
1
Türk Tarih ve Türk Dil Kurumlarının 'milli kimlik' ve 'kültür' oluşturmadaki rolünü düşünün.
Daha Fazla Pratik
Atatürk'ün 'Ne mutlu Türküm diyene!' sözünün, ırki bir aidiyetten ziyade bir 'his' ve 'ideal' birlikteliğini nasıl temsil ettiğini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s