Uygurlar, Bögü Kağan Dönemi'nde Maniheizm dinini kabul ederek yerleşik yaşama geçmiş; bu durum Türk tarihinde mimariden hukuka, ekonomiden sosyal yapıya kadar pek çok alanda köklü değişimleri beraberinde getirmiştir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisinin Uygurlardaki bu değişim süreciyle doğrudan ilgili olduğu savunulamaz?
- ATarımsal faaliyetlerin temel geçim kaynağı hâline gelmesi
- BFresko ve minyatür gibi süsleme sanatlarının gelişmesi
- Ülkenin hanedan üyeleri arasında paylaştırılması geleneğinin sona ermesiCevap
- DTicari ilişkilerin düzenlenmesi amacıyla yazılı hukuk belgelerinin oluşturulması
- EKalıcı mimari eserlerin ve tapınakların inşa edilmesi
Cevap
Ülkenin hanedan üyeleri arasında paylaştırılması geleneğinin sona ermesi
Ülkenin hanedan üyeleri arasında paylaştırılması geleneği, eski Türk veraset sisteminin ve 'Kut' anlayışının bir sonucudur. Uygurlar yerleşik yaşama geçerek sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda büyük değişimler yaşasalar da, devletin yönetimi ve egemenlik anlayışı konusunda geleneksel Türk veraset sistemini sürdürmüşlerdir. Dolayısıyla bu durum yerleşik yaşamın bir sonucu değil, bir süreklilik örneğidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Yerleşik Yaşamın Etkileri ve Siyasi Süreklilik
İpuçları
1
Yerleşik yaşamın daha çok sosyal, ekonomik ve kültürel sonuçlarını düşünün.
2
Türk devletlerinde İslamiyet öncesi dönemde veraset sistemi genellikle aynı kalmıştır.
3
Hangisinin bir 'yenilik' olmadığını, aksine Asya Hun ve Göktürklerden beri devam eden bir 'gelenek' olduğunu bulun.
Daha Fazla Pratik
Uygurların kabul ettiği Maniheizm dininin savaşçılık özellikleri üzerindeki etkisini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s