Atatürkçü düşünce sisteminde İnkılapçılık, bir kez yapılıp biten bir eylem değil; toplumsal gelişmenin önündeki engelleri aklın ve bilimin rehberliğinde sürekli olarak kaldırma iradesidir. Bu ilke, sistemin kendi içinde "özeleştiri" ve "yenilenme" mekanizmalarını barındırmasını sağlayarak devrimin zamanın gerisinde kalmasını önlemeyi amaçlar. Buna göre, İnkılapçılık ilkesinin Atatürkçü düşünce sistemine kazandırdığı en temel nitelik aşağıdakilerden hangisidir?
- AGeleneksel kurumların modern yapılar içerisinde sentezlenerek korunmasını sağlaması
- BBatı dünyasındaki değişimlerin eleştiri süzgecinden geçirilmeden doğrudan taklit edilmesini öngörmesi
- Diğer bütün ilkelerin durağanlaşmasını engelleyerek sisteme dinamik bir yapı kazandırmasıCevap
- DDevletin ekonomik müdahalelerle toplumsal refahı ve adaleti tesis etmesine öncelik vermesi
- EYapılan reformların sadece hukuk sistemiyle sınırlı kalarak toplumsal istikrarı esas alması
Cevap
İnkılapçılık ilkesi, Atatürkçü düşünceye dinamik bir yapı kazandırarak sistemin dogmalaşmasını ve durağanlaşmasını engeller.
İnkılapçılık ilkesi, Atatürkçü düşünce sisteminin 'yaşayan' bir yapı olmasını sağlar. Metinde geçen 'zamanın gerisinde kalmasını önleme' ve 'yenilenme' ifadeleri, sistemin durağan (statik) değil, değişken ve gelişen (dinamik) bir karakterde olduğunu gösterir. Bu yönüyle İnkılapçılık, diğer ilkelerin de çağın ihtiyaçlarına göre yorumlanmasına ve uygulanmasına imkan tanıyarak sistemin dogmalaşmasını engeller.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Atatürk İlkelerinde Dinamizm ve Sürekli Çağdaşlaşma