Türkiye'de Tarım

82 soru

Soru 61Soru

Türkiye’de tarımsal faaliyetlerin modernizasyonu ve sulama projelerinin (GAPGAP, KOPKOP, DOKAPDOKAP) hayata geçirilmesi, ürün deseni ve arazi kullanım yöntemlerinde önemli değişimlere yol açmıştır. Özellikle yarı kurak bölgelerde nadas alanlarının daralması ve birim alandan alınan verimin artması hedeflenmektedir.

Türkiye’deki tarımsal dönüşüm süreçleri ve bu projelerin çevresel etkileri göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konya Ovası Projesi (KOPKOP) ile bölgeye dış havzalardan su taşınması, şeker pancarı ve mısır gibi su isteği yüksek ürünlerin ekimini artırırken bölgedeki yer altı su rezervlerinin yenilenme hızını artırmıştır.

Cevap

Konya Ovası Projesi (KOPKOP) ile ilgili olan ve yer altı su rezervlerinin yenilenme hızının arttığını iddia eden seçenek yanlıştır.
Doğru cevap olarak işaretlenen seçenek, İç Anadolu'da yürütülen KOPKOP projesinin sonuçlarını hatalı yorumlamaktadır. Bölgeye su getirilmesi tarımsal üretimi çeşitlendirmiş ve artırmış olsa da, şeker pancarı ve özellikle mısır gibi yoğun su tüketen ürünlerin ekilmesi, mevcut yer altı su rezervlerinin yenilenmesinden çok daha hızlı tüketilmesine neden olmaktadır. Bu durum, bölgedeki hidrolojik dengenin bozulmasına ve yer altı sularının azalmasına yol açan temel bir sorundur.

Adım Adım Çözüm

1
Sulamanın nadas üzerindeki etkisini değerlendir
Sulama arttıkça nadasa (toprağı boş bırakmaya) gerek kalmaz, bu da üretimde iklime bağımlılığı azaltır.
Nadasın temel nedeni yarı kurak bölgelerde toprağın su biriktirmesini sağlamaktır; sulama bu ihtiyacı ortadan kaldırır.
2
Nöbetleşe ekim ve toprak verimliliği ilişkisini analiz et
Baklagillerin azot bağlayıcı özelliği sayesinde toprağın verimi korunur.
Münavebeli tarım, nadasın alternatifi olan çevreci bir yöntemdir.
3
KOP projesinin ekolojik sonuçlarını incele
Dışarıdan (Mavi Tünel ile) su gelse bile, su isteği çok yüksek ürünlerin ekimi yer altı sularını daha çok tüketmektedir.
Konya Ovası'ndaki yer altı su seviyesi düşmeye devam etmekte ve bu durum obruk oluşumu gibi ciddi çevresel sorunlara yol açmaktadır.

Anahtar Kavram

Tarım projelerinin (GAPGAP/KOPKOP) ürün deseni ve çevre üzerindeki karmaşık etkileri

İpuçları

1
Nadasın temel nedeninin su yetersizliği olduğunu ve sulamanın bu yöntemi değiştirdiğini hatırlayın.
2
İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'daki büyük sulama projelerinin (KOPKOP ve GAPGAP) bölge ekonomisine katkılarını düşünürken, çevresel maliyetleri (su tüketimi, tuzlanma vb.) de göz önünde bulundurun.
3
Konya Ovası'nda son yıllarda artan mısır tarımının yer altı suları üzerindeki etkisine odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Bölgesel Kalkınma Projeleri (GAPGAP, KOPKOP, DAPDAP) ve bu projelerin tarım dışındaki (sanayi, sosyal yapı) etkilerini de gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 62Soru

Türkiye'de tarımsal faaliyetlerde makine kullanımı; hasat süresini kısaltmakta, kayıpları azaltmakta ve üretim maliyetlerini düşürmektedir. Ancak yer şekillerinin engebeli ve eğimli olduğu alanlarda makineli tarım imkânları kısıtlı kalmakta, bu da insan gücüne olan bağımlılığı artırmaktadır. Ayrıca bazı ürünlerin fizyolojik yapısı ve kalite kriterleri, hasadın el ile seçici bir şekilde yapılmasını zorunlu kılmaktadır.

Buna göre, hem yetiştiği bölgenin topografik özellikleri hem de ürünün toplanma biçimi göz önüne alındığında, aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin hasat döneminde insan işgücüne duyulan ihtiyaç diğerlerine göre daha fazladır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çay

Cevap

Çay tarımı, yapıldığı bölgenin sarp ve engebeli yapısı ile ürünün hassas toplama gereksinimi nedeniyle yoğun insan işgücüne ihtiyaç duyar.
Çay tarımının merkezi olan Doğu Karadeniz (Rize, Artvin kıyıları), Türkiye'nin en engebeli ve eğimli alanlarından biridir. Bu dik yamaçlarda modern büyük hasat makinelerinin çalışması mümkün değildir. Ayrıca kaliteli çay üretimi için taze yaprakların belirli bir hassasiyetle toplanması gerekir; bu durum, teknolojinin geliştiği 2026 yılında bile çay hasadını büyük oranda insan emeğine dayalı kılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Yer Şekillerini Analiz Et
Arpa, buğday, ayçiçeği ve mısır genellikle düz ovalarda yetiştirilirken; çay Doğu Karadeniz'in çok eğimli yamaçlarında yetişir.
Makineli tarımın yapılabilmesi için arazinin düz veya az eğimli olması temel şarttır.
2
Ürün Toplama Yöntemini Değerlendir
Tahıl ve sanayi bitkileri biçerdöverle hasat edilebilir; ancak çay yaprakları belirli bir olgunlukta, el veya el makasıyla seçilerek toplanmalıdır.
Ürünün kalitesini korumak için bazı tarım kollarında seçici hasat insan emeğini zorunlu kılar.
3
Sentez ve Karşılaştırma
Çay, hem arazi engelleri hem de toplama hassasiyeti nedeniyle işgücü bağımlılığı en yüksek üründür.
Diğer seçeneklerdeki ürünler geniş düzlüklerde tamamen mekanize yöntemlerle toplanabilmektedir.

Anahtar Kavram

Tarımda Makineleşme ve Yer Şekilleri İlişkisi

İpuçları

1
Hangi ürünün yetiştiği bölgede traktör veya biçerdöver kullanmak imkansızdır?
2
Türkiye'nin en engebeli tarım alanları olan Doğu Karadeniz kıyı kuşağını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de tarımda makineleşmenin en az geliştiği diğer bölgeleri (Hakkari, Menteşe Yöresi) ve bunun nüfus hareketlerine etkisini inceleyin.
Tahmini Süre:50s
Soru 63Soru

Türkiye'de tarım ürünlerinin coğrafi dağılışı üzerinde iklim elemanlarından sıcaklığın etkisi oldukça fazladır. Özellikle kış mevsiminde don olaylarına karşı hassas olan ve belirli bir sıcaklık ortalamasına ihtiyaç duyan ürünlerin (kış ılıklığı isteyenler) ekim alanları daha dardır. Buna göre, aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin yetişme döneminde 'kış ılıklığı' isteği diğerlerine göre daha fazladır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zeytin

Cevap

Zeytin
Zeytin, bir Akdeniz iklimi ürünüdür. Bu iklimin en temel özelliklerinden biri kışların ılık geçmesidir. Zeytin ağacı, sıcaklıkların uzun süre sıfırın altına düştüğü ortamlarda don zararından dolayı yetişemez; bu yüzden yetişme alanları kış ılıklığının olduğu kıyı kuşakları ile sınırlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ürünlerin iklim isteklerini değerlendir.
Zeytin Akdeniz iklimine, diğerleri ise genellikle karasal iklim şartlarına uyum sağlamıştır.
Kış ılıklığı, bir ürünün kış sıcaklıklarının 0C0^\circ C altına düşmediği bölgeleri tercih etmesidir.
2
Seçeneklerdeki ürünlerin soğuğa dayanıklılığını kıyasla.
Buğday, arpa, şeker pancarı ve mercimek düşük sıcaklıklara dayanıklıyken, zeytin don olaylarından zarar görür.
Zeytin, Akdeniz ikliminin tanıtıcı (karakteristik) tarım ürünüdür.

Anahtar Kavram

Tarım Ürünlerinin İklim İstekleri (Kış Ilıklığı)

İpuçları

1
Hangi ürünün Akdeniz ikliminin simgesi olduğunu düşünün.
2
Don olaylarına karşı en hassas olan ürünü bulmaya çalışın.
3
Ege, Akdeniz ve Marmara kıyılarında yoğunlaşan ama İç Anadolu'da soğuk nedeniyle yetişmeyen ürünü hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Turunçgiller ve çayın yetişme koşullarını zeytin ile kıyaslayarak kış ılıklığı kavramını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 64Soru

Türkiye'de tarımsal üretim potansiyeli ve ürün çeşitliliği üzerinde doğal çevre faktörlerinin (iklim, yer şekilleri, toprak) sınırlayıcı ya da destekleyici rolleri bulunmaktadır. Bir araştırmacının farklı sahalarda yaptığı incelemeler sonucu tuttuğu şu notlar verilmiştir:

I. Saha: Denizel etkinin kış ılıklığı sağladığı bir kıyı ovasıdır. Ancak vejetasyon (büyüme) döneminin sonundaki yağışlı hava koşulları ve yüksek bağıl nem, pamuk gibi hasat döneminde mutlak kuraklık isteyen ürünlerin ekimini imkansız kılmaktadır.

II. Saha: Konya Ovası Projesi (KOPKOP) ile su sorunu büyük ölçüde çözülmüş olsa da, kapalı havza özelliği ve taban suyunun drenaj yetersizliği nedeniyle toprakta kireç ve tuz birikimi gözlenmektedir. Bu durum şeker pancarı gibi endüstri bitkilerinin kalitesini ve verimini olumsuz etkilemektedir.

III. Saha: Kuzeydoğu Anadolu'da, fön rüzgarlarının etkisiyle oluşmuş bir mikroklima sahasıdır. Zeytin gibi Akdeniz iklimi bitkileri yetiştirilebilse de, sahanın dar ve derin vadi yapısı ile engebeli topoğrafyası modern tarım makinelerinin kullanımını kısıtlamaktadır.

Bu araştırmacının notlarında belirttiği özellikler dikkate alındığında, sahaların harita üzerindeki olası konumları aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I: Çarşamba Ovası - II: Konya Ovası - III: Çoruh Vadisi

Cevap

Özellikleri verilen sahalar sırasıyla Çarşamba Ovası (Samsun), Konya Ovası ve Çoruh Vadisi (Artvin) olarak eşleşmektedir.
I. maddede belirtilen yaz yağışları engeli Karadeniz ovalarına (Çarşamba), II. maddedeki KOP ve drenaj/tuzlanma sorunu Konya Ovası'na, III. maddedeki zeytin mikrokliması ve vadi engebesi ise Çoruh Vadisi'ne özgüdür. Bu üç kriterin de karşılandığı tek seçenek bu eşleştirmedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci sahadaki kısıtlayıcı faktörü analiz etme.
Pamuk bitkisi hasat döneminde (Yaz sonu/Sonbahar başı) kuraklık ister. Karadeniz kıyısındaki Çarşamba ve Bafra ovaları kışın ılık olsa da her mevsim yağışlı oldukları için pamuk tarımına uygun değildir.
Tarım ürünlerinin iklim istekleri ile bölgesel yağış rejimlerini eşleştirmek gereklidir.
2
İkinci sahadaki proje ve toprak sorununu belirleme.
Konya Ovası Projesi (KOPKOP) İç Anadolu'da uygulanmaktadır. Bölgedeki drenaj yetersizliği, sulama ile birlikte tuzlanma ve kireçlenme riskini artırarak şeker pancarı gibi hassas ürünlerde kaliteyi düşürür.
Bölgesel kalkınma projelerinin (KOP, GAP, DAP) kapsadığı illeri ve ekolojik etkilerini ayırt etmek için gereklidir.
3
Üçüncü sahadaki mikroklima ve topoğrafya ilişkisini kurma.
Artvin-Çoruh Vadisi, fön rüzgarları sayesinde kış ılıklığına sahip bir mikroklima alanıdır ve zeytin yetişebilir. Ancak vadi tabanının darlığı ve çevresinin dikliği büyük tarım makinelerinin girmesini engeller.
Mikroklima alanlarının (Iğdır-Pamuk, Rize-Turunçgil, Artvin-Zeytin) özel konum şartlarını ve fiziksel kısıtlarını anlamak için gereklidir.
4
Verileri birleştirerek seçenekleri eleme.
I. Saha Karadeniz kıyısı, II. Saha Konya çevresi, III. Saha ise Artvin çevresi olmalıdır. Bu kombinasyon sadece ilk seçenekte mevcuttur.
Sentez yaparak doğru coğrafi konumu belirlemek için son adımdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de tarımsal üretimi sınırlayan doğal ve beşerî faktörlerin (yaz yağışları, drenaj sorunları, mikroklima ve yer şekilleri) bölgesel sentezi.

İpuçları

1
Pamuk bitkisinin hasat dönemindeki iklim isteği ile Karadeniz ikliminin sonbahar özelliklerini karşılaştırın.

Daha Fazla Pratik

Bölgesel Kalkınma Projeleri (KOP,GAP,DAP,ZBKPKOP, GAP, DAP, ZBKP) kapsamındaki illeri ve bu projelerin tarımsal ürün desenine etkilerini tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 65Soru

Türkiye'de yarı kurak iklim bölgelerinde su imkânlarının kısıtlı olması nedeniyle uygulanan nadas yöntemi; toprağın üst tabakasının erozyonla taşınmasına, ekonomik kayıplara ve tarımsal verimliliğin düşmesine neden olmaktadır. Bu sorunun çözümüne yönelik olarak önerilen ve nadas alanlarını daraltmayı amaçlayan 'nöbetleşe ekim' (münavebeli tarım) sisteminde, nadasa bırakılacak toprağın boş kalmaması için ekilecek ürünlerde aranan en temel kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toprağın mineral dengesini koruyan ve azot miktarını artıran baklagil (mercimek, nohut gibi) türü ürünlerin seçilmesi

Cevap

Toprağın mineral dengesini koruyan ve azot miktarını artıran baklagil türü ürünlerin seçilmesi
Nöbetleşe ekim sisteminde nadasın alternatifi olarak baklagillerin seçilmesinin temel nedeni, bu bitkilerin köklerindeki nodüller aracılığıyla toprağa azot bağlamasıdır. Bu sayede toprak bir yandan boş kalmayarak erozyona karşı korunur, diğer yandan bir sonraki yıl ekilecek olan tahıllar için doğal bir gübreleme ortamı hazırlanmış olur.

Adım Adım Çözüm

1
Nadas yönteminin olumsuzluklarını belirle
Nadas; toprağın bir yıl boş kalması sonucu erozyonun artması ve üretimin aksaması demektir.
Yarı kurak bölgelerde nem yetersizliği nadasa neden olsa da, bu durum toprak sağlığı için risklidir.
2
Nöbetleşe ekimin (münavebe) çalışma mantığını analiz et
Toprağa her yıl farklı bir ürün ekilerek mineral kaybı dengelenir.
Farklı bitkiler toprağın farklı katmanlarındaki mineralleri kullanır, böylece toprak tükenmez.
3
Baklagillerin toprağa etkisini değerlendir
Nohut, mercimek ve fasulye gibi ürünler havadaki azotu (N2N_2) köklerindeki bakteriler vasıtasıyla toprağa bağlar.
Azot, bitkiler için en temel besin kaynağıdır ve baklagiller toprağı 'dinlendirmeden' zenginleştirmenin en doğal yoludur.

Anahtar Kavram

Nöbetleşe Ekim ve Toprak Verimliliği İlişkisi

İpuçları

1
Nadasın en büyük zararlarından biri toprağın çıplak kalmasıyla rüzgâr erozyonunun artmasıdır.
2
Baklagillerin (fasulye, mercimek, nohut) kök yapısı toprağın kimyasal içeriğine nasıl bir katkı sağlar?
3
Toprağa en çok ihtiyaç duyduğu minerallerden biri olan azotu kazandıran bitki grubunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de sulama imkânlarının artması (GAP, KOP gibi projeler) nadas alanlarının dağılımını nasıl etkilemiştir?

Alternatif Yöntem

Mantıksal eleme yöntemiyle; nadasın olduğu yerlerin kurak olduğunu hatırla, sulama isteyen (pamuk, pancar) ve kış ılıklığı isteyen (turunçgil) seçeneklerini doğrudan ele.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 66Soru

Tarım ve Orman Bakanlığında görevli bir ziraat mühendisi, uzun yıllar Akdeniz kıyılarında çalıştıktan sonra İç Anadolu Bölgesi'nin iç kesimlerindeki bir ilçeye tayin olmuştur. Mühendis, yeni görev yerinde kış aylarının uzun ve sert geçmesi ile don olaylarının sık görülmesi nedeniyle, önceki görev yerinde yaygın olarak yetiştirilen bazı ürünlerin burada açık alanda tarımının yapılamadığını gözlemlemiştir.

Buna göre, ziraat mühendisinin yeni görev yerinde aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin açık alanda yetiştirilmesi doğal koşullara bağlı olarak mümkün değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Turunçgil

Cevap

Doğru cevap, kış ılıklığına ihtiyaç duyan ve dona karşı hassas olan 'Turunçgil' seçeneğidir.
Turunçgiller (portakal, mandalina, limon vb.), yetişme dönemi boyunca yüksek sıcaklık ve kış mevsiminde ılıman koşullar (kış ılıklığı) talep eden bitkilerdir. Sıcaklığın 0 °C'nin altına düştüğü don olaylarında ağaçlar büyük zarar görür. Bu nedenle İç Anadolu gibi karasal iklimin hakim olduğu, kışların uzun ve sert geçtiği bölgelerde açık alanda turunçgil tarımı yapılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen iki farklı coğrafi bölgenin (Akdeniz kıyıları ve İç Anadolu) iklim özelliklerini karşılaştırın.
Akdeniz kıyılarında kışlar ılık geçerken, İç Anadolu Bölgesi'nde kışlar soğuk, sert ve don olaylı (karasal iklim) geçer.
Tarım ürünlerinin yetişme alanlarını belirleyen en temel faktör iklim, özellikle de sıcaklık değerleridir.
2
Seçeneklerdeki tarım ürünlerinin soğuğa ve don olaylarına karşı dayanıklılık seviyelerini değerlendirin.
Elma, arpa, şeker pancarı ve çavdar soğuğa dayanıklı ürünlerken; turunçgil düşük sıcaklıklarda yaşayamaz.
Soruda, yeni görev yerindeki sert kış koşulları nedeniyle yetiştirilemeyen bitkinin bulunması istenmektedir.
3
Kış ılıklığı isteyen ve karasal iklimde açık alanda yetişemeyecek ürünü belirleyin.
Turunçgiller dona karşı dayanıksız olduğundan İç Anadolu'da açık alanda yetiştirilemez.
Turunçgillerin doğal yetişme alanı, kış sıcaklıklarının sıfırın altına nadiren düştüğü kıyı bölgelerimizdir.

Anahtar Kavram

Tarım Ürünlerinin İklim İstekleri (Kış Ilıklığı ve Karasallık)

İpuçları

1
Akdeniz kıyılarında kış ayları ılık geçerken, İç Anadolu Bölgesi'nde kışlar soğuk, kar yağışlı ve don olaylıdır.
2
Soruda bahsedilen tarım ürünü, sıcaklık sıfırın altına düştüğünde donarak ölme riski taşıyan, yani 'kış ılıklığı' arayan bir bitkidir.
3
Seçeneklerdeki ürünlerden elma, arpa ve çavdar soğuğa çok dayanıklıdır. Sadece Akdeniz ve Ege kıyılarında yoğun olarak yetiştirilen meyve grubunu bulmalısınız.

Daha Fazla Pratik

İklim seçiciliği yüksek olan diğer tarım ürünlerinin (örneğin çay, muz, fındık) Türkiye'deki dağılışlarını harita üzerinden inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken Türkiye haritasını gözünüzde canlandırın. İç Anadolu Bölgesi (Konya, Ankara, Nevşehir vb.) denildiğinde akla ilk gelen ürünler tahıllar ve şeker pancarıdır. Kıyılarda ise kış ılıklığı sayesinde daha hassas meyveler yetişir.
Tahmini Süre:45s
Soru 67Soru

Türkiye'de ayçiçeği üretiminde uzun yıllar Ergene Havzası (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) lider konumdayken, son on yıllık süreçte Konya Ovası'ndaki üretim miktarı büyük bir artış göstererek bu havzayı geride bırakmıştır.

Konya'nın ayçiçeği üretiminde Türkiye'nin en önemli merkezi haline gelmesinde aşağıdakilerden hangisinin etkisi en düşüktür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ergene Havzası'ndaki tarım arazilerinin sanayileşme baskısı nedeniyle üretim potansiyelini tamamen yitirmesi

Cevap

Ergene Havzası'ndaki tarım arazilerinin sanayileşme nedeniyle üretim potansiyelini tamamen yitirdiği ifadesi yanlıştır ve bu değişim üzerindeki etkisi en düşüktür.
Konya'nın ayçiçeği üretiminde liderliğe yükselmesi, Ergene Havzası'ndaki üretimin bitmesinden değil, Konya'da sulama projeleri (KOP), düz arazinin sağladığı makineleşme avantajı ve nöbetleşe ekim sisteminin yaygınlaşmasıyla üretimin katlanarak artmasından kaynaklanmaktadır. Ergene Havzası'nda sanayileşme yoğun olsa da Tekirdağ ve Edirne gibi iller üretimde halen Türkiye'nin en önemli merkezleri arasında kalmaya devam etmektedir; dolayısıyla tarımın tamamen durduğu iddiası gerçekle bağdaşmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Konya ve Ergene Havzası'nın ayçiçeği üretim özelliklerini karşılaştır.
Ergene'de üretimin büyük oranda doğal yağışlara (ekstansif/yarı-intansif) bağlı olduğu, Konya'da ise tamamen sulamaya (intansif) dayalı olduğu görülür.
Üretim miktarındaki büyük sıçramaların nedenini anlamak için tarım yöntemi ve teknoloji kullanımı temel belirleyicidir.
2
KOP (Konya Ovası Projesi) ve diğer beşerî faktörlerin etkisini analiz et.
Sulama imkanlarının artmasıyla birlikte nadas alanlarının azaldığı ve ayçiçeği gibi sanayi bitkilerinin ekim alanının genişlediği saptanır.
Beşerî müdahaleler, doğal sınırlandırmaları aşarak üretim coğrafyasını değiştirebilir.
3
Ergene Havzası'ndaki mevcut durumu değerlendir.
Sanayileşme ve şehirleşme tarım alanlarını daraltsa da Ergene halen Türkiye'nin en önemli tarım merkezlerinden biridir ve üretim kapasitesini 'tamamen' yitirmemiştir.
Bir bölgenin geriye düşmesi, o bölgedeki üretimin yok olmasından ziyade diğer bir bölgedeki artış hızının çok daha yüksek olmasından kaynaklanabilir.

Anahtar Kavram

Tarımsal Üretimde İntansif Yöntemlerin ve Sulamanın Bölgesel Dağılışa Etkisi

İpuçları

1
Bir bölgenin üretimde geri kalması için oradaki üretimin bitmesi şart değildir; başka bir bölgenin daha hızlı büyümesi yeterlidir.
2
Konya Ovası'nın son yıllardaki tarımsal başarısının arkasında yatan 'su' ve 'modern yöntem' ilişkisini düşünün.
3
Ergene Havzası halen Türkiye'nin en büyük yağlık ayçiçeği depolarından biridir. Sanayileşme tarımı kısıtlasa da yok etmemiştir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de 'mısır' üretiminin Karadeniz'den Akdeniz ve İç Anadolu'ya kaymasının nedenleri ile bu sorudaki mantığı karşılaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 68Soru

Bir tarım ürününün coğrafi dağılışı, doğrudan o bitkinin iklim istekleriyle bağlantılıdır. Ülkemizde don olaylarına ve düşük kış sıcaklıklarına karşı oldukça dayanıklı olan bazı meyve türleri, özel bir sıcaklık şartı aramadıkları için hemen hemen bütün bölgelerimizde üretilebilme imkânı bulmaktadır.

Verilen bu özelliğe sahip olduğu için Türkiye'deki coğrafi yayılışı diğerlerinden daha geniş olan tarım ürünü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Elma

Cevap

Doğru cevap, kış soğuklarına karşı yüksek toleransı sayesinde her bölgede yetişebilen Elma'dır.
Elma (üzüm ile birlikte), kış soğuklarına ve karasal iklimin sert koşullarına karşı en dayanıklı meyve türlerinden biridir. Bu yüksek toleransı sayesinde özel bir iklim seçiciliğine sahip değildir ve Türkiye'nin hemen hemen her coğrafi bölgesinde yaygın olarak yetiştirilme imkânı bulmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda istenen temel koşulu belirlemek.
Düşük kış sıcaklıklarına ve don olaylarına karşı dayanıklı olan, yetişme alanı geniş bir bitki aranmaktadır.
Sorunun çözüm anahtarı, bitkilerin soğuğa karşı tolerans seviyelerini bilmekten geçer.
2
Seçeneklerdeki tarım ürünlerinin iklim seçiciliğini değerlendirmek.
Zeytin, muz ve incir kış ılıklığı ister. Çay ise yıkanmış toprak ve sürekli nem talep eder. Elma ise soğuğa dayanıklıdır.
Yanlış seçenekleri eleyebilmek için bitkilerin karakteristik iklim isteklerini ayırt etmek gerekir.
3
Türkiye geneline en çok yayılmış olanı seçmek.
Elma, üzüm ile birlikte Türkiye'de coğrafi yayılışı en geniş olan meyvedir.
İklim seçiciliği az olan ürünlerin dağılışı doğal olarak daha geniştir.

Anahtar Kavram

Tarım Ürünlerinin İklim İstekleri ve Yetişme Alanı Genişliği

İpuçları

1
Kış mevsiminin çok sert ve karlı geçtiği Doğu Anadolu veya İç Anadolu bölgelerinde bile ağaçlarını rahatlıkla görebileceğiniz bir meyveyi düşünün.
2
Zeytin, incir ve muz gibi ürünler kış aylarında havanın ılık olmasını (kış ılıklığı) talep ettikleri için iç kesimlerde genellikle yaşayamazlar.
3
Seçenekler arasında, karasal iklimin sert koşullarına uyum sağlayabilen ve Türkiye'de üzümle birlikte en yaygın yetiştirilen meyve türü elmadır.

Daha Fazla Pratik

Elma gibi soğuğa dayanıklı olan ve Türkiye'de en geniş alanda yetiştirilen bir diğer önemli tarım ürünü olan 'üzüm' ve 'buğday'ın yetişme koşullarını da inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Harita üzerinden düşünme yöntemi: Gözünüzün önüne bir Türkiye tarım haritası getirin. Muz sadece güneyde küçücük bir alanda, çay sadece kuzeydoğuda, zeytin ve incir ise denizel kıyılarda yoğunlaşmıştır. Ancak diğer bitkiyi neredeyse her ilin tarım profilinde görebiliriz.
Tahmini Süre:45s
Soru 69Soru

Türkiye, dünya fındık üretiminin yaklaşık %70\%70’ini karşılayarak bu alanda küresel liderliğini korumaktadır. Fındık tarımının ekolojik istekleri ve Türkiye’deki üretim özellikleri değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi yanlış bir bilgidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İç bölgelerde nadas alanlarının daralmasıyla birlikte buğdaya alternatif olarak geniş sahalarda tarımı yaygınlaşmıştır.

Cevap

İç bölgelerde nadas alanlarının daralmasıyla birlikte buğdaya alternatif olarak fındık tarımının yaygınlaştığı bilgisi yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek yanlıştır çünkü fındık tarımı İç Anadolu veya diğer iç bölgelerdeki nadas alanlarında buğdayın alternatifi olamaz. Fındık, yüksek nem ve kış ılıklığına ihtiyaç duyan bir bitki olduğu için karasal iklimin sert geçtiği iç bölgelerde ekolojik olarak yetişme imkanı bulamaz. Nadas alanlarının daralması sulama ile şeker pancarı, mısır veya ayçiçeği gibi ürünlerin artmasını sağlasa da fındık bu grupta yer almaz.

Adım Adım Çözüm

1
Fındığın yetişme koşullarını analiz etme
Fındık, yüksek atmosferik nem, her mevsim yağış ve kış ılıklığı isteyen bir üründür.
Ürünün coğrafi sınırlarını belirleyen temel faktör ekolojik istekleridir.
2
İç bölgelerin iklim özelliklerini değerlendirme
İç bölgelerde karasal iklim hakimdir, yazlar kurak ve kışlar soğuk geçer; bu durum fındığın istekleriyle uyumsuzdur.
Nadas alanlarının daralması sulama ile ilgilidir ancak sulama tek başına havadaki nem ve sıcaklık ihtiyacını karşılamaz.
3
Yanlış yargıyı tespit etme
Fındığın İç Anadolu gibi bölgelerde nadasa alternatif olması mümkün değildir.
Ekolojik sınırlamalar, teknolojik imkanlardan (sulama gibi) daha baskındır.

Anahtar Kavram

Tarım Ürünlerinin Ekolojik İstekleri ve Dağılışı

İpuçları

1
Fındığın doğal ortamda neden sadece kıyı bölgelerimizde yoğunlaştığını, iç kesimlerde neden görülmediğini düşünün.
2
Nadas yöntemi, yağışın yetersiz olduğu karasal bölgelerde uygulanır. Fındığın bu iklimde hayatta kalıp kalamayacağını değerlendirin.
3
Fındık sadece su değil, aynı zamanda yüksek 'bulutluluk' ve 'nem' ister. İç Anadolu'da sulama yapılsa dahi havadaki nem oranı bu ürün için yeterli değildir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de sulama imkanlarının artmasıyla (GAP ve KOP gibi projelerle) üretim alanı en çok genişleyen ürünleri (mısır, pamuk, meyveler) inceleyerek fındıkla kıyaslayın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 70Soru

Türkiye'de yetiştirilen bazı tarım ürünleri düşük kış sıcaklıklarına ve don olaylarına karşı oldukça hassastır. Bu tür ürünlerin ekonomik olarak üretimi, kış sıcaklıklarının genellikle 0C0^{\circ}C üzerinde kaldığı kıyı bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Buna göre, aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin yetişme alanını sınırlayan en temel faktör kış ılıklığı isteğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zeytin

Cevap

Zeytin, kış ılıklığı isteyen ve don olaylarına karşı hassas olması nedeniyle yetişme alanı en çok kış sıcaklıkları tarafından sınırlandırılan üründür.
Zeytin tarımı için en kritik sınır kış sıcaklıklarıdır. Bu ürün Akdeniz ikliminin görüldüğü, don riskinin düşük olduğu kıyı kesimlerinde (Ege, Akdeniz, Güney Marmara) yetişebilir. İç kesimlere gidildikçe artan soğuklar zeytin üretimini imkansız hale getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Kış ılıklığı kavramını tanımlayın.
Kış mevsiminde sıcaklıkların donma noktasının üzerinde seyretmesi durumudur.
Bazı bitkilerin biyolojik yapısı düşük sıcaklıklarda hücre zararına uğrar.
2
Seçeneklerdeki ürünlerin iklim toleranslarını karşılaştırın.
Buğday, arpa, elma ve şeker pancarı soğuğa dayanıklıyken; zeytin Akdeniz iklimine özgü kış ılıklığına ihtiyaç duyar.
Zeytin ağacı 8C-8^{\circ}C altındaki sıcaklıklarda kalıcı zarar görebilir.

Anahtar Kavram

Tarım Ürünlerinin İklim İstekleri (Kış Ilıklığı)

İpuçları

1
Akdeniz ikliminin görüldüğü yerlerde hangi ürünlerin yaygın olduğunu düşünün.
2
Kışın sıcaklıklar sıfırın altına düştüğünde hangi ağaçların donup verimden düştüğünü hatırlayın.
3
Ege ve Güney Marmara kıyılarında yoğunlaşan, iç kesimlerde ise soğuk nedeniyle yetişemeyen karakteristik ürünü seçin.

Daha Fazla Pratik

Turunçgiller ve muz gibi ürünlerin de kış ılıklığı isteği bakımından zeytin ile benzerlik gösterdiğini unutmayın.
Tahmini Süre:40s
Soru 71Soru

Türkiye'de modern (intensif) tarım yöntemlerinin uygulandığı alanlarda doğa koşullarına olan bağımlılık azalırken, birim alandan alınan verim ve üretimde süreklilik artış gösterir. Buna göre, intensif tarım yöntemlerinin yaygın olarak uygulandığı bir yöre için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarımsal nüfus yoğunluğu fazladır.

Cevap

İntensif tarım yöntemlerinin yaygın olduğu bölgelerde tarımsal nüfus yoğunluğunun fazla olması beklenmez.
İntensif (modern) tarım yöntemleri genellikle yer şekillerinin sade olduğu ve makineleşmenin yoğunlaştığı bölgelerde uygulanır. Makineleşme, tarlada çalışan insan sayısını azaltırken, düz araziler tarım alanlarının geniş olmasını sağlar. Bu durum, tarımla uğraşan nüfusun ekili dikili alanlara bölünmesiyle elde edilen 'tarımsal nüfus yoğunluğu' değerinin düşük çıkmasına neden olur. Dolayısıyla bu yoğunluğun fazla olduğu ifadesi modern tarım alanları için yanlıştır; bu durum daha çok Doğu Karadeniz gibi engebeli ve tarım alanlarının dar olduğu yörelerde görülür.

Adım Adım Çözüm

1
İntensif (modern) tarımın özelliklerini analiz et.
Bu yöntem; sulama, gübreleme, makineleşme ve ıslah edilmiş tohum kullanarak yüksek verim almayı hedefler.
İntensif tarım, doğaya bağımlılığı minimize eden teknik bir süreçtir.
2
Tarımsal nüfus yoğunluğu kavramını formülize et.
Tarımsal Nu¨fus Yog˘unlug˘u=Tarım Sekto¨ru¨nde C¸alıs¸an Nu¨fusToplam Tarım Alanı\text{Tarımsal Nüfus Yoğunluğu} = \frac{\text{Tarım Sektöründe Çalışan Nüfus}}{\text{Toplam Tarım Alanı}}
formülü ile hesaplanır.
Yoğunluğu belirleyen iki temel unsur tarım arazisinin büyüklüğü ve çalışan insan sayısıdır.
3
Modern tarım alanlarındaki mekanizasyon ve arazi yapısı ilişkisini kur.
Modern tarım genellikle düz arazilerde (Marmara, Ege, İç Anadolu'nun bazı kısımları) yapılır ve makineleşme fazladır. Makine kullanımı insan gücüne ihtiyacı azaltırken, arazilerin geniş olması paydadaki değeri büyütür.
Geniş tarım arazilerinde az sayıda insanın (makine yardımıyla) çalışması, tarımsal nüfus yoğunluğunun düşük çıkmasına neden olur.

Anahtar Kavram

İntensif ve Ekstansif Tarım Yöntemleri Arasındaki Farklar

İpuçları

1
Tarımsal nüfus yoğunluğu, tarım arazilerinin genişliği ve bu arazilerde çalışan kişi sayısı ile ilgilidir.
2
Modern tarımın yapıldığı yerlerde makineleşme yaygındır. Makineleşme insan gücüne duyulan ihtiyacı nasıl etkiler?
3
Tarımsal nüfus yoğunluğu, tarım arazilerinin dar olduğu engebeli bölgelerde (örneğin Doğu Karadeniz) daha fazladır; modern ve düz arazilerde ise düşüktür.

Daha Fazla Pratik

İntensif tarım ile ekstansif tarım yöntemlerini karşılaştıran bir tablo hazırlayarak aralarındaki farkları (verim, iklim bağımlılığı, nadas vb.) pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken Türkiye'den örnek bölgeler düşünün: Marmara'da (modern) tarımsal nüfus yoğunluğu mu daha fazladır yoksa Rize'de (geleneksel/engebeli) mi? Rize'de araziler çok dar olduğu için yoğunluk çok daha yüksek çıkar.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 72Soru

Türkiye'de bazı tarım ürünleri, doğal yetişme ortamlarının sunduğu nem ve yağış koşulları sayesinde Karadeniz kıyı kuşağında hiçbir sulama gerektirmeden yetişebilir. Ancak aynı ürünler, sulama olanaklarının geliştiği diğer bölgelerde (özellikle Akdeniz ve Ege) daha yüksek verim ve kâr marjı sağladığı için bu bölgelerin üretiminde ön sıralara geçmiştir.

Buna göre, doğal yetişme alanı Karadeniz kıyıları olmasına rağmen, günümüzde modern sulama imkanlarıyla en yoğun üretimi Akdeniz Bölgesi'nde gerçekleştirilen tarım ürünü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mısır

Cevap

Doğal yetişme alanı Karadeniz olmasına rağmen üretim lideri Akdeniz olan ürün mısırdır.
Doğru yanıt olan seçenek, mısırın hem doğal yetişme koşullarını (nemli Karadeniz) hem de modern tarım uygulamalarıyla değişen üretim haritasını (sulamalı Akdeniz) doğru analiz etmektedir. Mısır, günümüzde Türkiye'de en çok Akdeniz Bölgesi'nde üretilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İklim ve Ürün Analizi
Mısır bitkisinin su isteği yüksektir ve Karadeniz'de doğal olarak yetişir.
Mısır, doğal ortamda her mevsim yağış alan yerlerde (Karadeniz) sulama istemez.
2
Bölgesel Üretim Farklılıklarını İnceleme
Akdeniz'de sulama imkanları (barajlar, kanallar) mısır tarımına imkan tanımıştır.
Modern tarım teknikleri ve sulama, iklimin elverişli ama kurak olduğu yerlerde üretimi artırır.
3
Verimlilik ve Ekonomik Değer Karşılaştırması
Akdeniz'in yüksek sıcaklık değerleri, sulama ile birleşince mısırı ekonomik olarak daha cazip kılmıştır.
Akdeniz'de mısır, buğday hasadından sonra ikinci ürün olarak ekilebilmekte ve bu da bölgeyi üretimde öne taşımaktadır.

Anahtar Kavram

Tarımsal Üretimde Doğal Koşullar ile Beşeri (Sulama) Müdahale Arasındaki Fark

İpuçları

1
Düşündüğün ürün, Karadeniz'de 'halkın temel gıdası' iken Akdeniz'de 'endüstriyel yem bitkisi' olarak değer kazanmıştır.
2
Bu ürünün üretiminde sulama kanallarının (örneğin Çukurova'daki sulama) etkisi belirleyicidir.
3
Karadeniz'de doğal olarak yetiştiği halde, modern tarım yöntemleri sayesinde Akdeniz'de buğdaydan sonra ikinci ürün olarak tercih edilen bitki mısırdır.

Daha Fazla Pratik

Buna benzer bir durum soya fasulyesi için de geçerlidir. Soya fasulyesinin doğal yetişme alanları ile modern üretim merkezlerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Bölgelerin ürün bazlı üretim grafiklerini karşılaştırarak, mısırın Karadeniz'de %100 doğal yağışla, Akdeniz'de ise %100 sulama ile yetiştirildiğini hatırlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 73Soru

Türkiye'de tarımsal üretimin planlanması ve yürütülmesinde doğal koşulların yanı sıra devlet politikaları da önemli bir rol oynamaktadır. Bazı tarım ürünlerinin ekim alanları; kaliteyi korumak, uyuşturucu üretimini denetlemek veya halk sağlığını gözetmek gibi nedenlerle sınırlandırılmıştır. Sulak ve durgun su alanlarında yetiştirilen, ancak sivrisineklerin üreme alanı haline gelerek sıtma hastalığına yol açabildiği gerekçesiyle yerleşim merkezlerinin çevresinde üretimi yasaklanan tarım ürünü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çeltik

Cevap

Çeltik (Pirinç)
Çeltik (pirinç), yetişme evresinde tarlaların tamamen suyla kaplı olmasını gerektiren bir üründür. Bu sulak ve durgun su ortamları sivrisineklerin çoğalması için ideal bir ortam oluşturur. Sivrisineklerin yaydığı sıtma hastalığının önüne geçmek amacıyla, çeltik ekim alanları Türkiye'de kanunla yerleşim merkezlerinden belirli bir mesafede ve devletin sıkı denetimi altında tutulmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sınırlama gerekçesini belirle
Sıtma hastalığı ve sivrisinek üremesi
Soruda sağlık riskine dayalı bir devlet kontrolü sorulmaktadır.
2
Yetişme ortamını analiz et
Durgun ve bol su (bataklık benzeri ortam)
Çeltik, gelişme döneminde tarlaların suyla doldurulmasına ihtiyaç duyar.
3
Ürünü tanımla
Çeltik
Türkiye'de sadece çeltik üretimi sıtma tehlikesi nedeniyle yerleşim alanlarından uzakta yapılır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Devlet Kontrolünde Yetiştirilen Tarım Ürünleri ve Gerekçeleri

İpuçları

1
Bu tarım ürünü suyun içinde (tava adı verilen alanlarda) yetişir.
2
Üretiminde Edirne ili, Meriç Nehri'nin sağladığı su olanaklarıyla Türkiye'de ilk sırada yer alır.
3
Soframızda pirinç olarak tükettiğimiz bu bitkinin hasat edilmeden önceki adı çeltiktir.

Daha Fazla Pratik

Devlet kontrolünde olan diğer ürünlerin (Haşhaş, Kenevir, Tütün) her birinin neden farklı bir gerekçeyle sınırlandırıldığını bir tablo halinde not almanız konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:45s
Soru 74Soru

Ülkemizin iç kesimlerinde ve güneyinde geniş alanlar kaplayan step iklimi sahalarında, su kısıtlılığını aşmak amacıyla hayata geçirilen büyük ölçekli altyapı yatırımları (Konya Ovası Projesi ve Güneydoğu Anadolu Projesi gibi), tarımsal desende köklü değişimlere yol açmıştır. Her iki proje alanı da genel hatlarıyla benzer düşük yağış rejimine sahip olmasına rağmen, sulama altyapısının tamamlanması her endüstri bitkisinin bu iki havzada da aynı ticari başarıyla yetiştirilebileceği anlamına gelmemektedir.

Buna göre, sulama olanaklarına kavuşulmasına rağmen aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin KOP kapsamındaki yörelerde ekonomik olarak yetiştirilemeyip, GAP havzasında en çok tercih edilen endüstri bitkilerinden biri hâline gelmesi, bu iki saha arasındaki hangi coğrafi farklılıkla doğrudan açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pamuk – Pamuğun büyüme ve koza açma evrelerinde ihtiyaç duyduğu yüksek sıcaklık birikimi ile uzun donsuz sürenin, Güneydoğu Anadolu'da İç Anadolu'ya kıyasla çok daha elverişli olması

Cevap

Güneydoğu Anadolu'daki yüksek yaz sıcaklıkları ve uzun donsuz sürenin, pamuğun koza açma dönemi için İç Anadolu'ya göre çok daha uygun olduğunu belirten seçenek doğru cevaptır.
Bir tarım ürününün yetiştirilebilmesi için yalnızca su yeterli değildir; bitkinin biyolojik evrelerini tamamlayabilmesi için belirli bir sıcaklık toplamına ve donsuz süreye ihtiyacı vardır. Pamuk bitkisi, özellikle koza açma döneminde yüksek yaz sıcaklıkları ister. İç Anadolu'da (KOP alanı) sulama imkânı bulunsa da, sonbahar donlarının erken başlaması ve yazların nispeten kısa sürmesi pamuk tarımını engeller. Güneydoğu Anadolu'da (GAP alanı) ise şiddetli yaz sıcaklıkları ve uzun donsuz süre, pamuğun ana endüstri bitkisi olmasını sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
KOP (İç Anadolu) ve GAP (Güneydoğu Anadolu) projelerinin iklimsel kısıtlılıklarını analiz etmek
Her iki bölge de yarı kurak olsa da, İç Anadolu'da yazlar daha serin ve kısa, kışlar sert geçerken; Güneydoğu Anadolu'da yazlar çok sıcak ve donsuz süre çok uzundur.
Tarım ürünlerinin sadece suya değil, belirli sıcaklık değerlerine de ihtiyaç duyduğunu belirlemek için.
2
Sulamaya rağmen İç Anadolu'da yetişmeyen, Güneydoğu Anadolu'da yetişen ürünü tespit etmek
Pamuğun yüksek sıcaklık toplamı ve yaklaşık 200 günlük donsuz süre isteği, sulama olsa dahi İç Anadolu'da karşılanamaz.
Sorunun kökünde istenen temel iklim ve ürün eşleştirmesini doğru yapmak için.
3
Diğer seçeneklerdeki coğrafi yanılgıları elemek
Şeker pancarının İç Anadolu'da en iyi yetişmesi, GAP'ta mercimeğin sulama ile azalması ve buharlaşmanın tuzluluğu artırması gibi gerekçelerle diğer seçenekler elenir.
Yanlış genelleyici ifadeleri ve projelerin hatalı sonuçlarını tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Tarımsal Üretimde İklim İstekleri ve Sulama Projelerinin Etkisi

İpuçları

1
Her iki bölgenin de yaz sıcaklık ortalamalarını ve donlu gün sayılarını karşılaştırarak, sıcaklık isteği çok yüksek olan bitkiyi bulmaya çalışın.
2
Bir bölgede su sorunu çözülse bile, mevsimin kısalığı ve erken don olayları bazı bitkilerin (özellikle koza verenlerin) olgunlaşmasına izin vermez.
3
Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) denilince akla ilk gelen, tekstil sanayisinin ham maddesi olan ve yüksek yaz sıcaklığı isteyen beyaz altını (pamuk) düşünün.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de tarım alanlarının genişlemesinin önüne geçen topografik engelleri ve ekstansif tarım özelliklerini inceleyin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 75Soru

Türkiye'de tarımsal hammadde ile sanayi tesisleri arasındaki ilişkiyi en iyi yansıtan ürünlerden biri şeker pancarıdır. 19261926 yılında Uşak ve Alpullu'da başlayan şeker üretimi, günümüzde ülkenin pek çok iç kesimine yayılmıştır. Bu ürünün coğrafi dağılışı ve sanayi ile entegrasyonu belirli doğal ve ekonomik kurallara dayanır.

Şeker pancarı tarımı ve şeker sanayisinin Türkiye'deki genel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlış bir bilgidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ulaşım avantajı ve ihraç potansiyelinin yüksek olması nedeniyle en yoğun ekim alanları Ege ve Akdeniz kıyı kuşağındaki liman şehirleridir.

Cevap

Ulaşım avantajı ve ihraç potansiyeli gerekçesiyle kıyı bölgelerinde yoğunlaştığını savunan ifade yanlıştır.
Şeker pancarı tarımı Türkiye'nin kıyı kuşaklarında değil, iç kesimlerinde yoğunlaşmıştır. Bunun iki ana sebebi vardır: Birincisi, kıyı bölgelerindeki yüksek nemin şeker oranını düşürmesi; ikincisi ise bu bölgelerde pamuk, zeytin, turunçgil gibi daha yüksek gelir getiren ürünlerin şeker pancarı ile rekabet etmesidir. Ayrıca şeker pancarı hammadde olarak ihraç edilmediği için liman şehirlerinde bulunma zorunluluğu yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Ürünün fizyolojik isteklerini analiz etme
Şeker pancarı yüksek nemden ziyade, sulama imkanı olan yarı kurak bölgeleri ve şeker birikimi için güneşlenmeyi sever.
Kıyı bölgelerindeki aşırı nem şeker oranını (polar değerini) düşürdüğü için üretim iç kesimlerde daha verimlidir.
2
Ekonomik rekabeti değerlendirme
Kıyı bölgelerinde (Akdeniz ve Ege) mısır, pamuk ve turunçgiller gibi birim alandan kazancı daha yüksek ürünler tercih edilir.
Çiftçiler kısıtlı arazide en yüksek geliri sağlayan ürüne yöneldiği için şeker pancarı bu bölgelerde geride kalmıştır.
3
Sanayi-mekan ilişkisini kurma
Şeker pancarı ham haliyle ihraç edilen bir ürün değildir; fabrikada işlendikten sonra şeker olarak tüketime sunulur.
Liman yakınlığı hammaddenin taşınması için bir avantaj değil, maliyetli bir süreçtir.

Anahtar Kavram

Şeker Pancarı Tarımı ve Sanayi Entegrasyonu

İpuçları

1
Şeker pancarının en çok hangi bölgede yetiştiğini ve kıyı bölgelerinde neden az tercih edildiğini düşünün.
2
Kıyı bölgelerindeki nem oranı şeker pancarının kalitesini nasıl etkiler? Ayrıca çiftçi, şeker pancarı yerine daha karlı ne ekebilir?
3
Şeker pancarı 'hammaddeye yakınlık' isteyen bir üründür ve liman şehirleri genellikle şeker pancarının ana üretim merkezi değildir.

Daha Fazla Pratik

Şeker pancarı tarımının olduğu yerlerde besi hayvancılığının gelişmesi ile küspe arasındaki ilişkiyi diğer sanayi kolları (örneğin yağ sanayi ve hayvancılık) ile karşılaştırarak çalışabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Ürünün 'bozulabilirlik' ve 'polar değeri' (şeker oranı) kavramlarını hatırlayarak, bunların deniz etkisinden uzak iç bölgelerle uyumlu olduğunu kavrayabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 76Soru

Zeytin, kış ılıklığı isteyen ve düşük sıcaklıklara (don olaylarına) karşı oldukça hassas olan bir tarım ürünüdür. Türkiye'de doğal yetişme alanı Akdeniz ikliminin etkili olduğu kıyı kuşağı ile sınırlı olmasına rağmen; Doğu Karadeniz'de kıyıdan iç kesimde kalan Çoruh Vadisi (Artvin) gibi bazı dar alanlarda da zeytin tarımı yapılabilmektedir.

Kıyı kuşağından uzak olan bu dar alanlarda zeytin yetiştirilebilmesi, aşağıdakilerden hangisi ile en iyi açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çevresine göre alçakta kalan vadi oluklarında mikroklima özelliklerinin görülmesi

Cevap

Çevresine göre alçakta kalan vadi oluklarında mikroklima özelliklerinin görülmesi
Doğru cevap, çevresine göre çukurda kalan alanlarda mikroklima özelliklerinin görülmesidir. Artvin (Çoruh Vadisi), Karadeniz'in nemli ve serin havasından yüksek dağlarla ayrılan, derin bir vadi sistemidir. Bu topografik yapı, kışın çevresindeki yayla ve dağlara göre havanın daha ılıman kalmasını sağlar. Bu yerel iklim (mikroklima) sayesinde, Akdeniz iklimine özgü bir ürün olan zeytin, bu dar alanda doğal olarak yetişebilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Zeytinin ekolojik isteklerini analiz etme
Zeytin, tipik bir Akdeniz bitkisidir (maki) ve kış ılıklığı ister.
Ürünün yetişme şartlarını bilmek, neden her yerde yetişmediğini anlamayı sağlar.
2
Artvin (Çoruh Vadisi) konumunu değerlendirme
Artvin iç kesimdedir ve çevresi yüksek dağlarla çevrilidir; normalde Karadeniz veya Karasal iklim beklenir.
Bölgenin coğrafi özelliklerinin genel iklimden farkını tespit etmek gerekir.
3
Mikroklima kavramı ile eşleştirme
Çoruh Vadisi gibi derin oluklar, fön rüzgarları ve topoğrafik korunma sayesinde çevresinden daha sıcak kalarak mikroklima oluşturur.
Genel iklim kuşağının dışında yetişen ürünlerin varlığı mikroklima ile açıklanır.

Anahtar Kavram

Mikroklima (Küçük İklim) Alanları ve Tarıma Etkisi

İpuçları

1
Zeytinin neden sadece kıyılarda yetiştiğini düşünün; en büyük düşmanı nedir?
2
Bir yerin genel ikliminden farklı, çok dar bir alanda görülen iklim özelliğine ne denir?
3
Rize'de turunçgil, Iğdır'da pamuk ve Artvin'de zeytin yetişmesi aynı coğrafi kavramla açıklanır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki diğer mikroklima alanlarını (Iğdır-Pamuk, Rize-Turunçgil, Anamur-Muz) ve nedenlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 77Soru

Türkiye'de tarımsal verimliliğin ve ürün çeşitliliğinin artırılmasında en önemli paya sahip olan faktör sulamadır. Özellikle kuraklığın ve buharlaşmanın belirgin olduğu iç bölgelerde sulama projelerinin (GAP, KOP vb.) hayata geçirilmesiyle birlikte tarımsal yapıda köklü değişimler yaşanmaktadır.

Buna göre, bir yörede sulama olanaklarının artırılması sonucunda aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarım ürünlerinin olgunlaşma (hasada gelme) süresinin kısalması

Cevap

Tarım ürünlerinin olgunlaşma (hasada gelme) süresinin kısalması
Tarım ürünlerinin olgunlaşma veya hasada gelme süresi, bölgenin sıcaklık değerleri, güneşlenme süresi ve enlem etkisine bağlıdır. Sulama bitkinin büyümesini ve verimini desteklese de bitkinin ihtiyaç duyduğu toplam ısı birikimini (termal eşik) değiştirmez. Bu nedenle sulama olgunlaşma süresini kısaltan bir faktör değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Sulamanın tarımsal etkilerini analiz etme
Sulama; nadası azaltır, verimi artırır, ürün çeşitliliğini (sebze, pamuk vb.) sağlar ve üretimi yağışa bağımlı olmaktan çıkarır.
Su, bitkinin büyüme evresindeki temel ihtiyacıdır.
2
Olgunlaşma süresini belirleyen faktörleri değerlendirme
Olgunlaşma (hasat zamanı), bitkinin ihtiyaç duyduğu toplam ısı miktarı ve güneşlenme süresi ile ilişkilidir.
Isı enerjisi olmadan bitkideki kimyasal değişimler (meyveleşme, şekerlenme) tamamlanamaz; sulama bu termal ihtiyacı karşılamaz.
3
Beklenemeyecek sonucu tespit etme
Olgunlaşma süresinin kısalması sulamaya değil, enlem ve yükseltiye (sıcaklığa) bağlıdır.
Sulama imkanları artsa bile İç Anadolu'daki bir buğdayın olgunlaşma süresi Akdeniz kıyısındaki kadar kısa olamaz.

Anahtar Kavram

Tarımda Sulama ve Olgunlaşma İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Sulamanın ürün deseni üzerindeki etkisini anlamak için Güneydoğu Anadolu'da GAP sonrası pamuk üretimindeki artışı inceleyin.

Alternatif Yöntem

Soruya 'Isı vs. Su' ayrımı yaparak yaklaşın. Bir bölgede hasadın erken başlaması (örneğin Akdeniz) sıcaklıkla; verimin yüksek olması ise genellikle sulama ve modern yöntemlerle ilgilidir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 78Soru

Türkiye'de tarım ürünlerinin yetişme alanları ile o bölgenin toprak yapısı arasında doğrudan bir ilişki bulunmaktadır. Özellikle volkanik arazilerde yaygın olan kumlu, gevşek dokulu ve süzek (drenajı iyi) topraklar, yumrulu bitkilerin kök gelişimi için oldukça elverişlidir. Bu toprak özellikleri ve jeolojik yapı dikkate alındığında, aşağıdaki illerden hangisinin patates üretiminde Türkiye'de ön sıralarda yer alması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Niğde

Cevap

Türkiye'de patates üretimi denilince akla gelen ilk yerlerden biri olan Niğde, volkanik toprakların sunduğu avantajlı yapı sayesinde bu üründe ön plana çıkmaktadır.
Doğru yanıt olan Niğde seçeneği, bölgenin jeolojik geçmişiyle uyumludur. Hasan Dağı ve Melendiz Dağı'ndan çıkan volkanik küllerin oluşturduğu yumuşak dokulu topraklar, patatesin toprak altında rahatça gelişmesini ve yüksek verim alınmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Toprak ve ürün ilişkisini analiz et
Yumrulu bitkiler (patates gibi), toprağın altında geliştiği için yumuşak, kumlu ve volkanik küllerden (tüf) oluşan toprakları tercih eder.
Sert ve killi topraklar yumrunun büyümesini engellerken, süzek topraklar suyun birikip çürümeye yol açmasını önler.
2
Coğrafi bölgelerin jeolojik yapısını hatırla
İç Anadolu Bölgesi'nde, özellikle Kapadokya çevresinde (Niğde, Nevşehir, Kayseri) volkanik faaliyetler sonucunda oluşmuş geniş tüflü araziler bulunur.
Bu alanlar Erciyes, Hasan Dağı ve Melendiz gibi volkanik dağların etkisi altındadır.
3
Eşleştirme yap
Seçenekler arasında bu volkanik toprak yapısına sahip olan ve patates üretiminde uzmanlaşmış olan il Niğde'dir.
Niğde ve Nevşehir, Türkiye'nin 'patates ambarı' olarak bilinen başlıca merkezleridir.

Anahtar Kavram

Tarım ve Toprak İlişkisi (Volkanik Topraklar)

İpuçları

1
Patates bir yumru bitkisidir ve toprak altında büyür.
2
İç Anadolu Bölgesi'ndeki volkanik dağların (Hasan Dağı, Melendiz) çevresini düşünün.
3
Kapadokya bölgesine komşu olan ve Türkiye'nin patates üretiminde en üst sıralarda yer alan ili hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

İç Anadolu'daki volkanik arazilerin başka hangi tarım ürünleri (örneğin bağcılık) için uygun olduğunu araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 79Soru

Türkiye'de bazı tarım ürünlerinin ekim alanlarının belirlenmesinde iklim ve toprak özellikleri gibi doğal faktörlerin yanı sıra; devlet kontrolü, sanayi tesislerine yakınlık veya daha kârlı ürünlerle rekabet gibi beşerî ve ekonomik faktörler de belirleyici olmaktadır.

Buna göre, aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin ekim alanının sınırlı olmasının temel gerekçesi, karşısında yanlış verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şeker pancarı: Akdeniz ve Ege kıyı kuşağında doğal yetişme koşullarının (sıcaklık ve nem) bitkinin biyolojik gelişimine izin vermemesi

Cevap

Şeker pancarının Akdeniz ve Ege kıyılarında üretilmemesinin temel nedeni doğal koşulların elverişsizliği değil, ekonomik getirisinin diğer ürünlere göre daha düşük olmasıdır.
Şeker pancarı ile ilgili verilen gerekçe yanlıştır. Şeker pancarının Akdeniz ve Ege kıyı ovalarında ekilmemesinin asıl sebebi, bu bölgelerdeki yüksek verimli arazilerde pamuk, mısır, turunçgil ve seracılık gibi kâr marjı şeker pancarından çok daha yüksek olan 'ekonomik değeri yüksek ürünlerin' (sanayi ve ihracat bitkileri) tercih edilmesidir. Yani engel doğal değil, ekonomiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki ürünlerin ekim alanı sınırlamalarını değerlendirmek.
Pirinç, kenevir, haşhaş ve tütünün devlet kontrolünde olduğu tespit edilir.
Bu ürünlerin sınırlanma nedenleri sağlık, güvenlik veya kalite politikalarıdır.
2
Şeker pancarının biyolojik ve ekonomik özelliklerini analiz etmek.
Şeker pancarının sulama ile birçok bölgede yetişebileceği belirlenir.
Bitki, orta kuşak iklimine uyumludur ve kıyı bölgelerinde biyolojik olarak yetişebilir.
3
Kıyı bölgelerindeki tarımsal tercihler ile şeker pancarı üretimini karşılaştırmak.
Ekonomik rekabet kavramı üzerinden değerlendirme yapılır.
Akdeniz ve Ege'de turunçgiller, sebze ve meyveler şeker pancarına göre çok daha yüksek gelir getirmektedir.

Anahtar Kavram

Tarımda Ekonomik Rekabet ve Beşerî Sınırlamalar

İpuçları

1
Bir ürünün bir yerde yetişmemesi her zaman 'iklimin kötü olması' anlamına gelmez; bazen başka bir ürün daha çok kazandırdığı için tercih edilmez.
2
Şeker pancarı sulama yapılan her yerde yetişebilir. Ancak kıyı ovalarında toprak çok değerlidir ve şeker pancarı bu toprağın 'kirasına' değmez.
3
Akdeniz'de turunçgiller dururken kimse şeker pancarı ekmez. Bu durum 'ekonomik rekabet' (Opportunity Cost) ilkesiyle açıklanır.

Daha Fazla Pratik

Benzer bir durum mısır için de geçerlidir. Mısır eskiden sadece Karadeniz'de (doğal) yetişirken, sulama ile Akdeniz ve İç Anadolu'da (beşerî) daha yaygın hale gelmiştir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 80Soru

Türkiye'de bazı tarım ürünlerinin coğrafi dağılışında kış ılıklığı isteği en önemli sınırlayıcı faktördür. Don olaylarına karşı hassas olan bu ürünlerin, kış sıcaklıklarının 0C0^{\circ}C'nin altına düştüğü iç kesimlerde yetiştirilmesi oldukça zordur.

Buna göre, aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin üretim alanının belirlenmesinde kış ılıklığı temel belirleyici faktördür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zeytin

Cevap

Üretim alanı kış ılıklığına bağlı olarak şekillenen tarım ürünü zeytindir.
Doğru yanıt olan zeytin, tipik bir maki elemanı ve Akdeniz iklimi ürünüdür. Yapraklarını dökmeyen bir ağaç olduğu için gövdesindeki suyun donması durumunda bitki tamamen kurur. Bu yüzden sadece kışların ılık geçtiği Akdeniz, Ege ve Güney Marmara gibi kıyı bölgelerinde ekonomik olarak yetiştirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kış ılıklığı kavramını analiz etme
Kış ılıklığı, kış sıcaklıklarının genellikle 0C0^{\circ}C üzerinde seyretmesi ve don olaylarının az görülmesi demektir.
Hangi ürünün soğuğa dayanıksız olduğunu belirlemek için bu tanım gereklidir.
2
Seçeneklerdeki ürünlerin iklim isteklerini karşılaştırma
Zeytin, turunçgil ve çay gibi ürünler kış ılıklığı isterken; buğday, arpa ve şeker pancarı gibi ürünler karasal iklime (soğuğa) dayanıklıdır.
Ürünlerin ekolojik istekleri üzerinden eleme yapmak doğru sonuca ulaştırır.

Anahtar Kavram

Tarım ürünlerinin yetişme koşulları ve kış ılıklığı ilişkisi

İpuçları

1
Sorulan ürün kışın yaprağını dökmeyen ve don olaylarından zarar gören bir bitkidir.
2
Bu ürünün en çok yetiştirildiği yerler Ege ve Akdeniz kıyılarıdır; İç Anadolu'da yetişemez.
3
Akdeniz ikliminin en karakteristik tarım ürünüdür.

Daha Fazla Pratik

Turunçgiller ve incir gibi ürünlerin de benzer şekilde kış ılıklığı istediğini unutmayın.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 4 / 5Sonraki
Türkiye'de Tarım — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 4 | Examkin