İnkılapçılık
53 soru
İnkılapçılık; durağanlığa ve kalıplaşmış düşüncelere karşı olan, aklın ve bilimin rehberliğinde sürekli yenileşmeyi esas alan bir ilkedir. Bu ilke, Atatürkçü düşünce sisteminin "donmuş bir ideoloji" olmasını engelleyerek yaşayan ve gelişen bir yapı olmasını sağlamıştır. Buna göre İnkılapçılık ilkesinin, Atatürk ilkeleri arasındaki konumu ve işlevi bakımından aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Atatürkçü düşünce sisteminde yer alan İnkılapçılık ilkesi; sadece eskimiş kurumların yıkılıp yerine yenilerinin getirilmesiyle sınırlı kalmayıp, bu yeni kurumların da zamanın ihtiyaçlarına göre sürekli geliştirilmesini öngörür. Bu bilgilere dayanarak İnkılapçılık ilkesi hakkında yapılabilecek en kapsamlı değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk, 'Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların gayesi, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen modern ve bütün anlamı ve biçimiyle uygar bir toplum haline ulaştırmaktır.' demiştir. Bu doğrultuda İnkılapçılık; sadece köhneleşmiş kurumları yıkıp yerine yenilerini kurmakla yetinmeyip, kurulan bu yeni yapının da zamanın ihtiyaçlarına göre sürekli geliştirilmesini zorunlu kılar.
Bu bilgiler ışığında, Atatürkçü düşünce sistemindeki İnkılapçılık ilkesinin 'dinamik bir yapıya sahip olması' aşağıdakilerden hangisiyle doğrudan açıklanabilir?
Atatürkçü düşünce sistemi, dogmalara dayanmayan ve akılcı bir temele oturan yapısıyla, değişen dünya şartları karşısında Türk toplumunun çağın gerisinde kalmasını önleyen bir mekanizmaya sahiptir. Bu sistem içerisinde yer alan bir ilke, diğer bütün ilkelerin de zamanın ruhuna ve ihtiyaçlarına göre sürekli olarak güncellenmesini, geliştirilmesini ve durağanlaşmamasını sağlayarak Türk İnkılabı'na "yaşayan bir organizma" özelliği kazandırır. Metinde ifade edilen, Türk İnkılabı'nın statükocu bir yapıya bürünmesini engelleyen ve ona süreklilik kazandıran temel ilke aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürkçü düşünce sisteminde İnkılapçılık; sadece belli bir zaman diliminde yapılıp biten köklü değişiklikleri değil, hayatın ve bilimin sürekli değişen akışı karşısında sistemin kendi kendini güncellemesini sağlayan "metodolojik bir motor" işlevini ifade eder. Bu ilke sayesinde sistem, zamanın gerisinde kalmaktan ve dogmalaşmaktan korunur.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi, İnkılapçılık ilkesinin Atatürkçü düşünce sistemine kazandırdığı bu dinamik yapının doğrudan bir sonucudur?
Atatürk’ün İnkılapçılık anlayışı, sadece eskimiş kurumların yıkılıp yerlerine çağdaş olanların kurulmasını değil, aynı zamanda kurulan bu yeni düzenin de zamanla durağanlaşmasını önleyecek bir "öz yenileme" mekanizmasını içerir. Bu yönüyle İnkılapçılık, Atatürkçü Düşünce Sistemi'nin diğer ilkelerinin de canlı kalmasını sağlayan temel bir dinamodur.
Bu bilgiye dayanarak İnkılapçılık ilkesinin temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
Bir tarih öğretmeni dersinde; "Bu ilke, sadece belirli bir dönemde yapılıp biten bir değişiklik hareketi değildir; aksine hayatın akışı içerisinde toplumun sürekli yenilenmesini, modernleşmesini ve çağın gerisinde kalmamasını ifade eder." demiştir.
Öğretmenin bu ifadesiyle vurguladığı Atatürk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Türk İnkılabı, belirli bir tarihsel kesitte tamamlanıp sonlanan bir olay değil; toplumsal ihtiyaçlar ve bilimsel veriler ışığında sonsuza kadar sürecek bir çağdaşlaşma yolculuğudur. Bu anlayışa göre, kurumların sadece kurulması yeterli olmayıp, bu kurumların zamanın gerisinde kalmasını önleyecek bir mekanizmaya ihtiyaç vardır.
Bu parçada vurgulanan 'çağdaşlaşmanın sürekliliği ve zamanın gerisinde kalmama' zorunluluğu, doğrudan aşağıdaki Atatürk ilkelerinden hangisinin 'statükoyu (mevcut durumu) reddeden' dinamik yapısıyla ilişkilidir?
Atatürkçü Düşünce Sistemi'nde İnkılapçılık, sadece kurumların modernize edilmesi değil; aynı zamanda sistemin kendi kendini denetleme ve yenileme kapasitesidir. Diğer ilkeler sistemin doktriner çerçevesini ve hedeflerini belirlerken, İnkılapçılık bu hedeflere giden yolların tıkanmasını ve düşüncenin kalıplaşmasını önleyen metodolojik bir garantidir. Buna göre, İnkılapçılık ilkesinin Atatürkçü Düşünce Sistemi içerisindeki "metodolojik" rolü aşağıdakilerden hangisiyle en doğru şekilde ifade edilebilir?
Atatürkçü düşünce sisteminde İnkılapçılık; sadece eski kurumları yıkıp yerlerine yenilerini koymakla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda yapılan bu yeniliklerin zamanla dogma haline gelmesini engelleyen ve sistemin sürekli gelişimini sağlayan bir 'itici güç' görevi görür. Bu yönüyle İnkılapçılık, diğer ilkelerin de çağın gerisinde kalmasını önleyen dinamik bir mekanizmadır.
Buna göre İnkılapçılık ilkesinin Türk İnkılabı'na kazandırdığı temel nitelik aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürkçü düşünce sisteminde İnkılapçılık ilkesi, sistemin donmasını ve zamanın gerisinde kalmasını önleyen temel bir mekanizma olarak değerlendirilir. Diğer tüm ilkelerin çağın değişen şartlarına göre sürekli olarak yorumlanması ve hayata geçirilmesi bu ilke sayesinde mümkün olmaktadır. Bu bilgiler doğrultusunda İnkılapçılık ilkesinin Türk İnkılabı'na sağladığı temel katkı aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk, Türk İnkılabı’nın başarısını, onun "donmuş bir kural yığını" olmamasına bağlamıştır. Ona göre inkılap; hayatın akışına, çağın ihtiyaçlarına ve bilimsel gelişmelere uyum sağlayamayan unsurların ayıklanması ve yerine her zaman daha modern olanın konulması sürecidir. Bu yaklaşım, Atatürkçü düşünce sisteminin dogmatik bir yapıya dönüşmesini engeller.
Buna göre İnkılapçılık ilkesinin temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde gerçekleştirilen yenileşme hareketleri (ıslahatlar), genellikle mevcut kurumların aksayan yönlerini düzeltmeyi veya Batı'nın sadece teknik imkanlarını ülkeye aktarmayı hedeflerken; Atatürk döneminde gerçekleştirilen inkılaplar, işlevini yitirmiş kurumları tamamen ortadan kaldırarak yerlerine çağdaş, akılcı ve dinamik bir düzen getirmeyi amaçlamıştır.
Buna göre, Atatürk'ün İnkılapçılık ilkesini Osmanlı dönemi ıslahat hareketlerinden ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk İlkeleri'nin zamanla geçerliliğini yitirmesini önleyen, bu ilkelerin bilimsel ve teknolojik gelişmeler ışığında sürekli olarak geliştirilmesini zorunlu kılan ve sistemi durağanlıktan (statüko) kurtaran temel 'metodolojik' güç aşağıdakilerden hangisidir?
Tarihsel süreçte 'ıslahat' kavramı, mevcut düzenin işleyişindeki aksaklıkları gidererek onu iyileştirmeyi ve eski yapıyı muhafaza etmeyi ifade ederken; Atatürk’ün 'inkılap' anlayışı, toplumun ihtiyaçlarına cevap veremeyen köhneleşmiş kurumların tamamen tasfiye edilerek yerine çağdaş bir düzenin kurulmasını ve bu sürecin sürekli kılınmasını savunur.
Buna göre Atatürkçü İnkılapçılık ilkesinin, geleneksel ıslahat anlayışından temel farkı aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk’e göre Türk İnkılabı, sadece eskiyi yıkıp yerine yeniyi koymak değil; aynı zamanda yapılan yenilikleri zamanın ve hayatın ihtiyaçlarına göre sürekli geliştirmektir. Bu durum, Atatürkçü düşünce sisteminin durağan (statik) bir yapıya dönüşmesini engelleyerek her dönemde güncelliğini korumasını sağlamıştır. Buna göre, Türk İnkılabı’nın kendi kendini yenileme ve çağdaşlaşma enerjisini aldığı temel ilke aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk'ün; "Ben, manevi miras olarak hiçbir nass-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır." sözüyle vasiyet ettiği düşünsel dinamizm, İnkılapçılık ilkesinin Atatürkçü Düşünce Sistemi (ADS) üzerindeki hangi asıl 'işlevsel' rolüyle en doğrudan ilişkilidir?
Atatürk, bir söylevinde "Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların gayesi, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen asri ve bütün mana ve eşkaliyle medeni bir heyet-i içtimaiye haline getirmektir." ifadesini kullanmıştır.
Atatürk'ün bu ifadesi doğrultusunda, İnkılapçılık ilkesinin Türk toplumuna kazandırdığı temel nitelik aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürkçü düşünce sisteminde; yapılan yeniliklerin korunmasıyla yetinilmeyip, bu yeniliklerin zamanın ve hayatın değişen ihtiyaçlarına göre sürekli geliştirilmesini öngören, sistemin durağanlaşmasını önleyen 'dinamik' ilke aşağıdakilerden hangisidir?
Türk İnkılabı'nın kuramsal çerçevesine göre, bir değişim hareketi sadece geçmişi tasfiye etmekle sınırlı kalırsa zamanla kendi içinde bir statükoya (mevcudu koruma eğilimi) dönüşme riski taşır. Bu riskin önüne geçmek amacıyla benimsenen İnkılapçılık ilkesi, kurulan yeni düzene sürekli bir devinim imkânı tanır. Buna göre, İnkılapçılık ilkesinin Atatürkçü düşünce sistemine kazandırdığı asıl nitelik aşağıdakilerden hangisidir?