Osmanlı Devleti Siyasi Tarihi

269 soru

Soru 181Soru

187718781877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın (93 Harbi) ardından imzalanan Ayastefanos Antlaşması'nın ağır şartlarını hafifletmek ve Berlin Kongresi'nde İngiltere'nin diplomatik desteğini kazanmak amacıyla, yönetimi geçici süreliğine İngiltere'ye bırakılan Osmanlı toprağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıbrıs

Cevap

Berlin Kongresi sürecinde İngiltere'nin desteğini almak için yönetimi geçici olarak devredilen yer Kıbrıs'tır.
Doğru cevap olan seçenek, 18781878 yılında imzalanan gizli bir sözleşme ile mülkiyeti Osmanlı Devleti'nde kalmak üzere yönetimi İngiltere'ye bırakılan adayı belirtmektedir. Bu hamle, Ayastefanos Antlaşması'nın (geçersiz sayılarak) yerini alan Berlin Antlaşması sürecinde İngiltere'nin Osmanlı lehine arabuluculuk yapmasını sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
18781878 yılındaki diplomatik dengeleri analiz et.
Ayastefanos Antlaşması ile Rusya'nın Balkanlar ve Boğazlar üzerinde kurduğu hakimiyet İngiltere'yi rahatsız etmiştir.
Osmanlı Devleti bu çıkar çatışmasından yararlanarak şartları hafifletmek istemiştir.
2
İngiltere ile yapılan gizli pazarlığı tanımla.
İngiltere, Osmanlı'yı Berlin Kongresi'nde savunma karşılığında stratejik bir üs talep etmiştir.
Bu üs, Rus yayılmacılığına karşı Doğu Akdeniz'in güvenliğini sağlamak için seçilmiştir.
3
Devredilen toprağı doğrula.
Kıbrıs, 44 Haziran 18781878 tarihinde mülkiyeti Osmanlı'da kalmak şartıyla geçici olarak İngiliz idaresine geçmiştir.
Bu durum Berlin Kongresi'nde Osmanlı'nın elini diplomatik olarak güçlendirmiştir.

Anahtar Kavram

93 Harbi Sonrası Diplomasi ve Kıbrıs'ın İngiltere'ye Devri

İpuçları

1
Bu toprak parçası Akdeniz'de stratejik bir adadır.
2
İngiltere, bu adayı Rusya'ya karşı Doğu Akdeniz'de bir askeri üs olarak kullanmak istemiştir.
3
Söz konusu ada, Ayastefanos Antlaşması'nın yerine Berlin Antlaşması'nın imzalanması için rüşvet niteliğinde geçici olarak verilmiştir.

Daha Fazla Pratik

Berlin Antlaşması ile bağımsızlık kazanan Balkan devletlerini (Sırbistan, Karadağ, Romanya) ve statüsü değişen bölgeleri tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 182Soru

19081908 yılında İngiltere Kralı VIIVII. Edward ile Rus Çarı IIII. Nikola arasında gerçekleşen Reval Görüşmeleri'nde, Osmanlı Devleti'nin Makedonya topraklarında yapılacak ıslahatlar ve Balkanlar'ın geleceği konusunda mutabakata varılması; 1919. yüzyıl boyunca İngiltere'nin takip ettiği hangi temel dış politika stratejisinin kesin olarak terk edildiğini kanıtlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü koruma politikası

Cevap

Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü koruma politikası
Doğru cevap olan 'Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü koruma politikası', İngiltere'nin 1919. yüzyılın büyük bölümünde (18561856 Paris Antlaşması ile kurumsallaşan) Rusya'nın sıcak denizlere inmesini engellemek için Osmanlı'yı bir kalkan olarak kullanma stratejisidir. 19081908 Reval Görüşmeleri, İngiltere'nin Almanya tehdidine karşı Rusya ile ittifak kurmak adına bu kalkanı feda ettiğini ve Osmanlı'yı paylaşım planlarına dahil ettiğini gösteren kesin bir kanıttır.

Adım Adım Çözüm

1
Reval Görüşmeleri'nin diplomatik içeriğini analiz etmek
İngiltere ve Rusya'nın Osmanlı'nın Balkan toprakları (Makedonya) üzerinde uzlaştığı görülür.
Reval'de tarafların Osmanlı'nın rızası dışında ıslahat kararı alması, devletin egemenliğinin hiçe sayıldığını gösterir.
2
İngiltere'nin tarihsel Osmanlı politikasını hatırlamak
1856 Paris Antlaşması'ndan beri İngiltere, Rus tehlikesine karşı Osmanlı toprak bütünlüğünü savunmaktaydı.
İngiltere'nin sömürge yolları güvenliği, Osmanlı Devleti'nin bir 'tampon bölge' olarak kalmasına bağlıydı.
3
Reval'deki uzlaşmanın stratejik sonucunu saptamak
İngiltere'nin Rusya'yı serbest bırakması, 'garantörlük' rolünün bittiğini kanıtlar.
Almanya tehdidi karşısında İngiltere, Rusya'yı yanına çekmek için Osmanlı'nın toprak bütünlüğünden vazgeçmeyi kabul etmiştir.

Anahtar Kavram

İngiltere'nin Osmanlı Politikasındaki Eksen Kayması

İpuçları

1
19081908 Reval Görüşmeleri'nde İngiltere ve Rusya'nın hangi devletin toprakları üzerinde pazarlık yaptığını düşünün.
2
İngiltere'nin 18561856 Paris Antlaşması ile üstlendiği 'garantörlük' rolünü ve bu rolün neden 2020. yüzyılın başında değişmiş olabileceğini değerlendirin.
3
Almanya'nın güçlenmesiyle İngiltere'nin Rusya'yı yanına çekmek için Osmanlı'yı 'feda etme' sürecini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Reval Görüşmeleri'nin Osmanlı iç siyasetine etkisi olan II. Meşrutiyet'in ilanı sürecini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 183Soru

Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi'nde, beylik yapısından merkeziyetçi bir devlet yapısına geçişte kurumsal teşkilatlanma hayati bir rol oynamıştır. Özellikle sınırların Balkanlar yönünde hızla genişlemesi, askeri ve idari mekanizmaların yeniden yapılandırılmasını zorunlu kılmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi I.I. Murad Dönemi'nde askeri veya idari kapasiteyi artırmaya yönelik gerçekleştirilen faaliyetlerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karesioğulları Beyliği'nin Osmanlı topraklarına katılmasıyla ilk deniz gücüne ulaşılması

Cevap

Karesioğulları Beyliği'nin Osmanlı topraklarına katılmasıyla ilk deniz gücüne ulaşılması seçeneği yanlıştır çünkü bu olay Orhan Bey döneminde gerçekleşmiştir.
Karesioğulları Beyliği'nin Osmanlı topraklarına katılması, Osmanlı Devleti'nin ilk deniz gücüne (donanmaya) sahip olmasını sağlamıştır; ancak bu gelişme I.I. Murad döneminde değil, babası Orhan Bey döneminde yaşanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
I.I. Murad döneminin idari özelliklerini analiz et.
I.I. Murad dönemi, Osmanlı'nın beylikten imparatorluğa geçişindeki en kritik kurumsallaşma dönemidir (Beylerbeyliği, Kazaskerlik, Defterdarlık).
Soruda verilen padişah dönemindeki gelişmeleri ayırt etmek için temel kronolojik bilgi gereklidir.
2
Verilen seçeneklerdeki olayların hangi padişaha ait olduğunu kontrol et.
Karesioğulları'nın fethi denizciliğin başlangıcıdır ve Orhan Bey dönemine aittir.
Kuruluş Dönemi padişahlarının (Orhan Bey ve I.I. Murad) faaliyetleri sıkça birbirine karıştırıldığı için bu ayrım önemlidir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Kuruluş Dönemi Teşkilatlanması

İpuçları

1
Osmanlı'da donanmanın temellerinin atılması, hangi beyliğin fethiyle gerçekleşmişti?
2
I.I. Murad dönemi daha çok Balkanlar'daki (Rumeli) teşkilatlanma ile bilinirken; Karesioğulları Beyliği Balıkesir-Çanakkale bölgesinde, Anadolu tarafındaydı.
3
Karesioğulları Beyliği'nin alınması, Orhan Bey döneminde Anadolu Türk siyasi birliğini sağlama yolundaki ilk adımdır.

Daha Fazla Pratik

Orhan Bey döneminde kurulan 'Yaya ve Müsellem' ordusu ile I.I. Murad döneminde kurulan 'Kapıkulu Ocağı' arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 184Soru

Osmanlı Devleti'nin XVII.XVII. yüzyılın sonunda imzaladığı, Batı'da (Avrupa'da) ilk kez geniş çaplı toprak kaybına uğradığı ve Duraklama Dönemi'nin sona erip Gerileme Dönemi'nin başladığı kabul edilen antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karlofça Antlaşması

Cevap

Karlofça Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin Avrupa'da ilk kez büyük çaplı toprak kaybettiği ve Duraklama Dönemi'ni bitiren antlaşmadır.
Karlofça Antlaşması (16991699), Kutsal İttifak devletlerine karşı alınan yenilgiler sonucunda imzalanmış olup Osmanlı Devleti'nin Avrupa'da (Macaristan, Erdel, Mora gibi) ilk kez çok geniş araziler kaybettiği belgedir. Bu antlaşma, tarihçiler tarafından Duraklama Dönemi'nin sonu ve Gerileme Dönemi'nin başlangıcı kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
XVII.XVII. yüzyıl (Duraklama Dönemi) siyasi tarihini gözden geçir.
Dönemin 1579 ile 1699 yılları arasını kapsadığını belirle.
Soruda istenen dönemsel sınırları netleştirmek için.
2
Toprak kazanımı ile toprak kaybı olan antlaşmaları birbirinden ayır.
Bucaş'ın kazanç, Karlofça'nın ise büyük bir kayıp olduğunu hatırla.
Kavramsal karışıklığı gidermek için.
3
Dönemi sonlandıran ve bir sonraki süreci (Gerileme) başlatan antlaşmayı seç.
1699 tarihli Karlofça Antlaşması'nın bu özelliklere sahip olduğunu teyit et.
Kronolojik ve siyasi önemi doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin Batı'daki İlk Büyük Toprak Kaybı ve Dönem Değişimi

İpuçları

1
16991699 yılında imzalanan ve Osmanlı'nın Avrupa'daki üstünlüğünü sona erdiren antlaşmayı düşünün.

Daha Fazla Pratik

Karlofça Antlaşması'ndan sonra Osmanlı Devleti'nin kaybettiği toprakları geri alma çabalarının hangi antlaşmalarla sonuçlandığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 185Soru

Osmanlı Devleti'nin XVII.XVII. yüzyılda Avusturya ile gerçekleştirdiği askeri mücadeleler sonucunda 16641664 yılında imzaladığı Vasvar Antlaşması ile Uyvar Kalesi fethedilmiş ve Avusturya'dan savaş tazminatı alınmıştır. Bu antlaşma, Osmanlı'nın Avusturya karşısında kazançlı çıktığı ve toprak kazandığı son önemli diplomatik metin kabul edilir.

Bu bilgilere dayanarak XVII.XVII. yüzyıl Osmanlı-Avusturya ilişkileri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti'nin Orta Avrupa'daki askeri ve diplomatik etkinliğini bir süreliğine de olsa koruduğu

Cevap

Osmanlı Devleti'nin Orta Avrupa'daki askeri ve diplomatik etkinliğini bir süreliğine de olsa koruduğu
Vasvar Antlaşması'nda Uyvar Kalesi'nin fethedilmesi ve Avusturya'nın savaş tazminatı ödemeyi kabul etmesi, Osmanlı Devleti'nin Duraklama Dönemi'nde dahi Orta Avrupa'daki askeri gücünü koruduğunun ve diplomatik masada bu gücü kazanca dönüştürebildiğinin açık bir kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Vasvar Antlaşması'nın içeriğini analiz etme
Uyvar Kalesi'nin alınması ve savaş tazminatı ödenmesi kararlaştırılmıştır.
Toprak kazanımı ve tazminat, askeri bir başarının sonucudur.
2
Antlaşmanın tarihi önemini değerlendirme
Osmanlı'nın Avusturya karşısında kazançlı çıktığı son antlaşmadır.
Bu durum, Duraklama Dönemi'nde dahi ordunun hala fetih yapabildiğini gösterir.
3
Diğer antlaşmalarla kıyaslama yapma
16061606 Zitvatorok ile kaybedilen siyasi üstünlüğe rağmen askeri gücün devam ettiği görülür.
Karlofça (16991699) öncesi son başarılı diplomatik hamle olduğu tespit edilir.

Anahtar Kavram

Vasvar Antlaşması (16641664) ve Osmanlı Diplomasi Gücü

İpuçları

1
Antlaşmada 'toprak kazanıldığı' ve 'tazminat alındığı' bilgilerine odaklanın.
2
Osmanlı'nın 16991699 Karlofça Antlaşması ile büyük toprak kaybettiğini, bu tarihten önceki durumun ne olabileceğini düşünün.
3
Uyvar Kalesi'nin fethi 'Uyvar önünde bir Türk gibi güçlü' deyiminin de doğmasına sebep olan askeri bir başarıdır.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı'nın doğuda en geniş sınırlara ulaştığı Ferhat Paşa Antlaşması ile batıda en geniş sınırlara ulaştığı Bucaş Antlaşması'nı karşılaştırarak duraklama dönemi fetih politikasını analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 186Soru

Osmanlı Devleti'nin Yükselme Dönemi'nde (14531453-15791579) gerçekleştirilen askeri faaliyetler; devletin sınırlarını genişletmek, ticari yolları denetim altına almak ve siyasi meşruiyeti pekiştirmek gibi stratejik hedefler doğrultusunda planlanmıştır.

Buna göre, aşağıda verilen fetih/sefer ve bu faaliyetin temel amacı/sonucu eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Otranto Seferi (14801480) — Bizans İmparatorluğu'nun yeniden canlanma umutlarının kesin olarak sona erdirilmesi

Cevap

Otranto Seferi'nin Bizans'ın yeniden canlanma umutlarını sona erdirdiğini belirten ifade yanlıştır; bu amaç Mora ve Trabzon'un fethiyle gerçekleşmiştir.
Doğru cevap olan ifade, Otranto Seferi'ni Bizans'ın canlanma umutlarını bitiren olay olarak tanımladığı için yanlıştır. Otranto Seferi (14801480), Fatih Sultan Mehmet'in Roma İmparatorluğu'nun mirasına sahip çıkmak ve Batı Roma'yı ele geçirmek amacıyla düzenlediği bir İtalya seferidir. Oysa Bizans'ın (Doğu Roma) yeniden kurulma ihtimalini ortadan kaldıran fetihler, Bizans hanedan mensuplarının hüküm sürdüğü Mora (14601460) ve Trabzon (14611461) topraklarının ele geçirilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Yükselme Dönemi'ndeki temel fetihleri ve bu fetihlerin stratejik amaçlarını gözden geçiriniz.
Fetihlerin Karadeniz, Akdeniz, Orta Avrupa ve Doğu siyaseti gibi farklı odak noktaları olduğu görülür.
Soruda istenen yanlış eşleştirmeyi bulabilmek için her bir olayın doğru bağlamını bilmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki eşleştirmeleri tek tek analiz ediniz.
Kırım, Belgrad, Rodos ve Mısır eşleştirmelerinin tarihsel gerçeklerle uyumlu olduğu tespit edilir.
KPSS formatında bu tür sorularda dört seçenek genellikle temel ve doğru bilgileri içerir.
3
Otranto Seferi'nin (1480) gerçek amacını ve Bizans'ın canlanmasını engelleme amacının hangi olaylara ait olduğunu belirleyiniz.
Otranto Seferi'nin amacı İtalya'nın ve Roma'nın fethidir. Bizans'ın canlanmasını engellemek ise 1460'ta Mora ve 1461'de Trabzon'un fethiyle ilgilidir.
Fatih Sultan Mehmet, Bizans hanedan üyelerinin yönettiği bölgeleri ele geçirerek mirasa son vermiş, Otranto ile ise yeni bir Roma vizyonu gütmüştür.

Anahtar Kavram

Yükselme Dönemi Fetihlerinin Stratejik ve Siyasi Analizi

İpuçları

1
Fetihlerin amacını düşünürken coğrafi konumlar ile siyasi hedefler arasındaki bağa odaklanın.
2
Bizans İmparatorluğu'nun mirasçıları olan hanedanların Mora ve Trabzon'da yaşadığını, Otranto'nun ise İtalya'da olduğunu hatırlayın.
3
Fatih Sultan Mehmet'in 'Kızıl Elma'sı olan Roma, Bizans'tan ziyade İtalya ve Vatikan üzerindeki hakimiyet iddiasıyla ilgilidir.

Daha Fazla Pratik

Fatih Sultan Mehmet'in Karadeniz hakimiyeti için attığı diğer adımları (Amasra, Sinop, Trabzon) kronolojik olarak inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 187Soru

Osmanlı Devleti'nde XVII.XVII. yüzyıl (Duraklama Dönemi), devlet kurumlarındaki bozulmaların belirginleştiği ve bu duruma çözüm arayışlarının başladığı bir süreçtir. Bu dönemde gerçekleştirilen ıslahat hareketleri ve genel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu yüzyıldaki ıslahatların bir özelliği olarak savunulamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sorunların temel nedenlerine inilerek köklü ve kalıcı çözümler üretilmesi

Cevap

XVII. yüzyıl ıslahatlarında sorunların kökenine inilerek köklü çözümler üretildiği söylenemez.
XVII. yüzyıl ıslahatları, devletin temel sorunlarını (Tımar sisteminin çöküşü, ekonomik yapıdaki bozulma vb.) yapısal olarak düzeltmek yerine, isyanları bastırmak ve düzeni sağlamak için baskı ve şiddete (IV.IV. Murad veya Kuyucu Murad örnekleri gibi) başvurmuştur. Bu nedenle bu dönemde köklü ve kalıcı çözümler üretildiği savunulamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem analizi yapma
XVII. yüzyılın (15791579-16991699) Duraklama Dönemi olduğu belirlenir.
Islahatların niteliğini anlamak için hangi yüzyılda olduğumuzu saptamalıyız.
2
Islahat yöntemlerini değerlendirme
Bu dönemdeki ıslahatların Batı etkisinden uzak, gelenekçi, kişilere bağlı ve baskıcı olduğu hatırlanır.
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu bu temel bilgilerle test etmek gerekir.
3
Seçenekleri eleme
Sorunların kökenine inilmediği, aksine 'yangını söndürmeye yönelik' geçici çözümler (baskı, yasak vs.) uygulandığı sonucuna varılır.
Köklü ve kalıcı çözümler ancak yapısal reformlarla (XVIII. ve XIX. yy) mümkündür.

Anahtar Kavram

XVII. Yüzyıl (Duraklama Dönemi) Islahat Karakteristiği

İpuçları

1
XVII. yüzyıl ıslahatlarını, XVIII. yüzyıldaki Batı tarzı yeniliklerden ayıran en temel farkları düşünün.
2
Bu yüzyılda yapılan ıslahatlar genellikle 'baskı ve şiddet' içermekteydi ve 'eski düzene dönüş' (Kanun-ı Kadim) amacı taşıyordu.
3
Duraklama döneminde sorunların köküne inilebilseydi, devlet bir sonraki yüzyılda (XVIII. yy) gerileme sürecine girmezdi.

Daha Fazla Pratik

XVII. yüzyılda ıslahat raporları hazırlayan Koçi Bey ve Katip Çelebi'nin görüşlerini inceleyerek ıslahatların neden başarısız olduğunu analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 188Soru

Osmanlı Devleti'nin 1919. yüzyılda karşı karşıya kaldığı "Boğazlar Meselesi", farklı dönemlerde imzalanan antlaşmalarla değişik hukuki statüler kazanmıştır. Bu süreçte 18331833 Hünkar İskelesi Antlaşması ile 18411841 Londra Boğazlar Sözleşmesi kıyaslandığında, Osmanlı Devleti'nin egemenlik hakları ve Boğazların uluslararası konumu açısından meydana gelen en temel değişim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Boğazların, Osmanlı Devleti'nin ikili ittifaklarla kullanabileceği bir siyasi koz olmaktan çıkarılarak uluslararası çok taraflı bir statüye bağlanması

Cevap

Boğazların Osmanlı Devleti'nin ikili ittifaklarla kullanabileceği bir siyasi koz olmaktan çıkıp uluslararası çok taraflı bir statüye bağlanması
Doğru cevap olan ifade, Boğazların Osmanlı Devleti'nin kendi başına karar verebildiği bir unsur olmaktan çıkıp, Avrupalı devletlerin ortak kararına tabi bir statüye geçişini vurgular. 18331833 yılında Rusya ile yapılan ikili antlaşma Osmanlı'nın son bağımsız kararıyken, 18411841 yılında bu durumun çok taraflı bir sözleşmeye dönüşmesi egemenlik haklarının uluslararasılaşması anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Hünkar İskelesi Antlaşması'nın (18331833) analiz edilmesi
Osmanlı Devleti, Mısır isyanına karşı Rusya'nın desteğini almak için Boğazlar üzerinde tek taraflı tasarrufta bulunarak Rusya'ya ayrıcalık tanımıştır.
Bu antlaşma, Osmanlı'nın Boğazlar konusunda tek başına karar verdiği son belgedir.
2
Londra Boğazlar Sözleşmesi'nin (18411841) analiz edilmesi
İngiltere, Fransa, Rusya, Avusturya ve Prusya'nın katılımıyla Boğazların barış zamanında tüm yabancı savaş gemilerine kapatılması kararlaştırılmıştır.
Mesele bir Avrupa sorunu haline gelmiş ve çok taraflı bir statü kazanmıştır.
3
İki belgenin egemenlik ve diplomasi açısından kıyaslanması
Osmanlı'nın 'tek taraflı karar yetkisi' sona ermiş, Boğazlar uluslararası hukukun denetimine girmiştir.
Bu durum Boğazlar üzerindeki mutlak Osmanlı egemenliğinin ilk kez uluslararası düzeyde kısıtlandığını gösterir.

Anahtar Kavram

Boğazlar Meselesinin Uluslararası Statü Kazanması

İpuçları

1
Boğazlar Meselesi'nin hangi antlaşma ile bir iç sorundan çıkıp uluslararası bir sorun haline geldiğini düşünün.
2
1833'teki antlaşmanın sadece Rusya ile yapıldığını, 1841'dekine ise tüm büyük Avrupa devletlerinin katıldığını hatırlayın.
3
Uluslararası bir kuralın (statü) belirlenmesi, Osmanlı'nın Boğazlar üzerinde tek başına karar verme yetkisini nasıl etkilemiş olabilir?

Daha Fazla Pratik

1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi'nin hükümlerinin, 1856 Paris Antlaşması'nda nasıl güncellendiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 189Soru

IIII. Mahmut ile başlayan merkezîleşme reformları ve Sultan Abdülmecid döneminde ilan edilen Tanzimat Fermanı ile Osmanlı Devleti, Avrupa sistemine entegre olmayı ve toprak bütünlüğünü 'Avrupa Uyumu' (Concert of Europe) çerçevesinde korumayı hedeflemiştir. 18561856 Paris Antlaşması ile bu sisteme resmen kabul edilen Osmanlı Devleti'nin, Karadeniz'deki egemenlik haklarını kısıtlayan 'tarafsızlık' statüsünden kurtulmasını sağlayan ancak Rusya'nın bölgede yeniden donanma bulundurma hakkını yasallaştıran, Prusya'nın Sedan Savaşı zaferiyle değişen kıta dengeleri sonucunda toplanan diplomatik konferans aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 18711871 Londra Konferansı

Cevap

18711871 Londra Konferansı, Karadeniz'in tarafsızlığının kaldırıldığı ve Rusya'nın donanma kısıtlamalarından kurtulduğu diplomatik gelişmedir.
18711871 Londra Konferansı, Rusya'nın 18561856 Paris Antlaşması'ndaki kısıtlamaları tanımadığını ilan etmesi üzerine toplanmıştır. Prusya'nın Fransa'yı Sedan'da yenmesiyle Avrupa'da hamisiz kalan Paris sistemi bozulmuş; Rusya bu diplomatik boşluğu kullanarak Karadeniz'de tersane kurma ve donanma bulundurma yasağını kaldırtmıştır. Bu durum, Osmanlı'nın güvenliği için bir risk oluştursa da Boğazlar üzerindeki mutlak yetkisinin teyit edilmesi bakımından önemlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Sedan Savaşı'nın (18701870) Avrupa güç dengesi üzerindeki etkisini analiz etmek.
Fransa'nın yenilgisi ve Alman birliğinin kurulmasıyla 18561856 Paris sistemi çökmüş, Rusya antlaşmanın Karadeniz maddelerini feshettiğini ilan etmiştir.
Rusya'nın tek taraflı hareketine karşı diplomatik bir çözüm arayışı doğmuştur.
2
Rusya'nın taleplerini ve Osmanlı'nın Boğazlar üzerindeki haklarını dengeleyen konferansı belirlemek.
18711871 yılında toplanan Londra Konferansı ile Karadeniz'in 'tarafsızlığı' ilkesi kaldırılmıştır.
Bu konferansla Rusya Karadeniz'de yeniden donanma bulundurma ve tersane kurma hakkı elde etmiştir.
3
Konferansın Osmanlı lehine olan Boğazlar maddesini teyit etmek.
Boğazların yabancı savaş gemilerine kapalılığı ilkesi Osmanlı lehine korunmuş ve padişaha dost devletlerin gemilerine izin verme yetkisi tanınmıştır.
Osmanlı Devleti'nin hükümranlık haklarının uluslararası hukuk nezdinde yeniden teyit edilmesi sağlanmıştır.

Anahtar Kavram

18711871 Londra Konferansı (Karadeniz'in Statüsünün Değişimi)

İpuçları

1
18561856 Paris Antlaşması'nın en çok tartışılan maddesi olan 'Karadeniz'in tarafsızlığı' ilkesinin ne zaman değiştiğini düşünün.
2
Almanya'nın (Prusya) Fransa'yı yenerek Avrupa dengelerini değiştirdiği Sedan Savaşı'nın (18701870) hemen ardından gelen gelişmeyi hatırlayın.
3
Rusya'nın Karadeniz'de donanma bulundurma hakkını resmen geri kazandığı konferans 18711871 yılında Londra'da yapılmıştır.

Daha Fazla Pratik

18561856 Paris Antlaşması ile 18711871 Londra Konferansı arasındaki 'Karadeniz Statüsü' farklarını gösteren bir karşılaştırma tablosu hazırlayarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 190Soru

Kanuni Sultan Süleyman Dönemi'nde Safevi Devleti (İran) üzerine gerçekleştirilen Irakeyn, Tebriz ve Nahçıvan seferleri sonucunda 1555 yılında imzalanan ve Osmanlı Devleti ile Safeviler arasındaki ilk resmi barış antlaşması olma özelliğini taşıyan belge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Amasya Antlaşması

Cevap

1555 yılında imzalanan Amasya Antlaşması, Osmanlı Devleti ile İran (Safeviler) arasındaki ilk resmi barış antlaşmasıdır.
Amasya Antlaşması, 1555 yılında Safevi Devleti ile imzalanarak Doğu sınırlarında uzun süreli bir barış sağlamış ve iki devlet arasındaki ilk resmi hukuk metni olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemi ve tarafları belirle
Kanuni Sultan Süleyman dönemi (1520-1566) ve Osmanlı-Safevi ilişkileri incelenmelidir.
Soru 1555 tarihli ve İran ile yapılan ilk resmi antlaşmayı sormaktadır.
2
Seçeneklerdeki antlaşmaları tarihsel olarak ele
Kasr-ı Şirin (1639), Ferhat Paşa (1590), Bucaş (1672) ve Küçük Kaynarca (1774) antlaşmaları 1555 yılından çok daha sonra imzalanmıştır.
Kronolojik bilgi, yanlış seçeneklerin elenmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Osmanlı-Safevi ilişkilerinde diplomatik başlangıç noktası

İpuçları

1
Osmanlı Devleti'nin 16. yüzyılın ortalarında (1555) doğudaki komşusuyla imzaladığı ilk resmi belgeyi hatırlamaya çalışın.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı'nın doğuda en geniş sınırlara ulaştığı antlaşma ile ilk resmi antlaşmanın farkını karşılaştırın.
Tahmini Süre:45s
Soru 191Soru

171517181715-1718 Osmanlı-Avusturya-Venedik Savaşları sonucunda imzalanan Pasarofça Antlaşması ile Osmanlı Devleti, Karlofça Antlaşması ile kaybettiği toprakları geri alma ümidini kaybetmiş ve eldeki toprakları koruma politikasına yönelmiştir. Bu politika değişikliğiyle beraber Osmanlı yöneticileri, Batı'nın askeri ve teknik üstünlüğünü ilk kez kabul ederek Avrupa'daki gelişmeleri yakından takip etme ihtiyacı duymuşlardır.

Bu ihtiyaç doğrultusunda, söz konusu dönemde dış politikada atılan en somut adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Avrupa'nın önemli başkentlerine geçici elçilerin gönderilmesi

Cevap

Avrupa'nın önemli başkentlerine geçici elçilerin gönderilmesi
Osmanlı Devleti, 17181718 Pasarofça Antlaşması ile askeri olarak Avrupa'nın gerisinde kaldığını fark etmiş ve 'Batı'nın üstünlüğünü' kabul etmiştir. Bu doğrultuda Avrupa'daki teknik, kültürel ve siyasi gelişmeleri yerinde incelemek üzere Paris, Viyana ve Varşova gibi merkezlere geçici elçiler gönderilmiştir. Bu durum Batılılaşma hareketlerinin de başlangıcı sayılır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem Analizi
17181718 Pasarofça Antlaşması sonrası Osmanlı Devleti Gerileme Dönemi'nin ilk aşaması olan Lale Devri'ne girmiştir.
Soruda belirtilen politika değişikliğinin hangi tarihsel sürece denk geldiğini belirlemek gerekir.
2
Politika Değişikliği Tespiti
Fetih politikasından savunma politikasına geçiş ve Batı'nın üstünlüğünün kabul edilmesi.
Osmanlı'nın neden Batı'ya yöneldiğini ve elçi gönderme ihtiyacı duyduğunu anlamak için gereklidir.
3
Diplomatik Adımın Belirlenmesi
Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi gibi isimlerin Paris gibi merkezlere 'geçici' görevle gönderilmesi.
Lale Devri'nin en belirgin dış politika uygulaması budur; daimi elçiliklerle karıştırılmamalıdır.

Anahtar Kavram

Pasarofça Antlaşması sonrası Osmanlı'nın Batılılaşma çabaları ve Geçici Elçilikler

İpuçları

1
Pasarofça Antlaşması'ndan sonra başlayan Lale Devri'ndeki yenilikleri düşünün.
2
Avrupa'nın üstünlüğünü kabul eden Osmanlı, oradaki gelişmeleri öğrenmek için kimleri görevlendirmiş olabilir?
3
Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi'nin Paris'teki görevi ve yazdığı Sefaretname bu adımın en önemli örneğidir.

Daha Fazla Pratik

18.18. yüzyıl ıslahatçılarının (I. Mahmut, III. Mustafa, I. Abdülhamit) askeri alandaki Batılılaşma çalışmalarını incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:50s
Soru 192Soru

Osmanlı Devleti'nin XVIII. yüzyılın başlarında kaybettiği toprakları geri alma ümidini yitirdiği, Avrupa'nın üstünlüğünü kabul ederek savunma ağırlıklı bir politikaya ve Lale Devri ile birlikte Batılılaşma hareketlerine yöneldiği antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pasarofça Antlaşması

Cevap

1718 yılında imzalanan Pasarofça Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin dış politikada savunmaya geçtiği ve Batılılaşma sürecini başlattığı dönüm noktasıdır.
Doğru yanıt olan Pasarofça Antlaşması, Osmanlı tarihinde bir kırılma noktasını temsil eder. Bu antlaşma ile devlet, artık genişleme veya kaybettiği toprakları geri alma gücünün kalmadığını görmüş, mevcut topraklarını koruma (statüko) politikasına yönelmiştir. Ayrıca bu dönemde ilk kez Avrupa'da geçici elçilikler açılmış ve Batı'nın teknik üstünlüğü kabul edilerek Lale Devri ıslahatlarına başlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Karlofça sonrası dönemin dış politika amacını belirleme.
Osmanlı Devleti, 1699 Karlofça ile kaybettiği toprakları geri almayı hedeflemiştir.
Başlangıçta Prut Antlaşması ile bu hedef doğrultusunda başarı sağlanmıştır.
2
Politika değişikliğine neden olan savaşı ve antlaşmayı analiz etme.
Avusturya'ya karşı alınan yenilgiler sonucu 1718'de Pasarofça Antlaşması imzalanmıştır.
Bu antlaşma ile toprakların geri alınamayacağı anlaşılmış ve savunma politikasına geçilmiştir.
3
Antlaşmanın iç politikadaki etkisini saptama.
Lale Devri başlamış ve ilk kez Avrupa'nın üstünlüğü kabul edilmiştir.
Yenilgiler, askeri ve teknik alanda Batı'yı örnek alma ihtiyacını doğurmuştur.

Anahtar Kavram

Pasarofça Antlaşması'nın Siyasi ve Kültürel Etkileri

İpuçları

1
Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti ünlü 'Lale Devri'ne giriş yapmıştır.
2
Antlaşma, Avusturya ile yapılan Petervaradin Savaşı'ndaki yenilgi sonrası 1718 yılında imzalanmıştır.
3
Osmanlı'nın Avrupa'nın teknik üstünlüğünü ilk kez resmen kabul ettiği ve savunma politikasına geçtiği metindir.

Daha Fazla Pratik

Pasarofça Antlaşması ile başlayan Lale Devri'nin temel ıslahatlarını ve bu dönemi sona erdiren isyanı inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 193Soru

Osmanlı Devleti’nin Duraklama Dönemi (XVII.XVII. yüzyıl) siyasi gelişmeleri, imzalanan antlaşmalar ve bu antlaşmaların Türk tarihi açısından taşıdığı önemler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu dönem sınırları içerisinde gerçekleşen bir gelişme değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım’ın kaybedilmesi ve Karadeniz’in Türk gölü olma özelliğini yitirmesi

Cevap

Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım'ın kaybedilmesi ve Karadeniz'in Türk gölü olma özelliğini yitirmesi ifadesi yanlıştır, çünkü bu olay 17741774 yılında (XVIII.XVIII. yüzyıl) Gerileme Dönemi'nde gerçekleşmiştir.
Küçük Kaynarca Antlaşması, 17741774 yılında Rusya ile imzalanmıştır ve Osmanlı Devleti'nin 'Gerileme Dönemi' olarak adlandırılan XVIII.XVIII. yüzyıl siyasi haritasında yer alır. Bu antlaşma ile Kırım bağımsız olmuş ve Karadeniz üzerindeki kesin Türk hakimiyeti sona ermiştir. Dolayısıyla bu gelişme 15791579-16991699 yıllarını kapsayan Duraklama Dönemi sınırları içerisinde değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem belirleme
Duraklama Dönemi 15791579 yılında Sokullu Mehmet Paşa'nın ölümüyle başlar ve 16991699 Karlofça Antlaşması'na kadar devam eder.
Sorunun sınırlarını çizmek için XVII.XVII. yüzyılın tarihsel aralığını bilmek gerekir.
2
Seçeneklerin kronolojik analizi
Ferhat Paşa (15901590), Zitvatorok (16061606), Bucaş (16721672) ve Karlofça (16991699) antlaşmaları bu tarih aralığına tam olarak uymaktadır.
Her bir antlaşmanın dönemsel doğruluğunu teyit ederek hatalı olanı ayırt etmek gerekir.
3
Ayrık durumun tespiti
Küçük Kaynarca Antlaşması 17741774 tarihlidir; bu tarih Duraklama Dönemi'nden çok sonra, Gerileme Dönemi'nin sonlarına doğru bir tarihtir.
Yüzyıl ve dönem farkını ortaya koyarak doğru sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti Duraklama Dönemi Siyasi Kronolojisi

İpuçları

1
Antlaşmaların tarihlerini ve hangi yüzyıla ait olduklarını hatırlamaya çalışın. Duraklama Dönemi 17001700 yılına kadar olan süreci kapsar.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı Devleti'nin Batı'daki üstünlüğünü sağlayan 15331533 İstanbul Antlaşması ile bu üstünlüğü kaybettiği 16061606 Zitvatorok Antlaşması'nı kıyaslayarak diplomatik değişimi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 194Soru

Osmanlı Beyliği'nin bağımsız bir siyasi yapıya dönüşme sürecinde, devletleşmenin ve ekonomik egemenliğin ilk adımlarından biri olarak Osman Bey döneminde pazar yerlerinden toplanmaya başlanan ilk Osmanlı vergisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Baç (Pazar resmi)

Cevap

Osman Bey döneminde pazar yerlerinden toplanan ilk Osmanlı vergisi Baç (Pazar resmi) adlı vergidir.
Osmanlı tarihinde ilk vergi uygulaması Osman Bey dönemine dayanmaktadır. Karacahisar'ın fethinden sonra ticaretin canlanmasıyla birlikte, pazar yerlerinde satış yapanlardan alınan 'Baç' (pazar resmi), Osmanlı mali teşkilatlanmasının başlangıcı kabul edilir. Bu verginin alınması, Osmanlı Beyliği'nin hükümranlık haklarını kullanmaya başladığının bir kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Osman Bey dönemindeki kurumsallaşma çalışmalarını analiz et.
Beylikten devlete geçişin ilk mali adımları bu dönemde atılmıştır.
Vergi toplamak, bir siyasi yapının bağımsızlığının ve merkezi otoritesinin en temel göstergelerinden biridir.
2
Ticari faaliyetlerden alınan ve beyliğin ilk geliri kabul edilen vergi türünü belirle.
Bu vergi 'Baç' veya 'Baç-ı Bazar' olarak adlandırılır.
Osmanlı kronikleri, Karacahisar'ın fethinden sonra pazar yerinde asayişi sağlamak ve ticaret düzenini korumak için bu verginin ihdas edildiğini kaydeder.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nde Kurumsallaşma ve İlk Vergi (Baç)

İpuçları

1
Osmanlı mali sisteminin temeli olan ve 'pazar resmi' olarak da adlandırılan ilk vergiyi düşünün.
2
Bu vergi, beyliğin kuruluş yıllarında ticari faaliyetlerden pay almak amacıyla toplanmıştır.
3
Osman Bey döneminde Karacahisar pazarında toplanmaya başlanan bu vergi 'Baç' adıyla bilinir.

Daha Fazla Pratik

Osman Bey dönemindeki bir diğer önemli kurumsallaşma adımı olan ilk kadı (Dursun Fakih) tayinini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 195Soru

Balkan topraklarındaki fetihlerin hız kazanması ve sınırların genişlemesi üzerine Sultan I.MuradI. Murad Dönemi'nde, bu bölgelerin idari ve askeri yönetimini tek bir merkezden koordine etmek amacıyla yeni bir kurumsallaşma adımına gidilmiştir. Bu doğrultuda, merkeze bağlı en büyük idari birim olan Osmanlı tarihinin ilk eyalet teşkilatı kurulmuştur.

Osmanlı Devleti'nde eyalet sisteminin ilk örneği kabul edilen bu idari birim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rumeli Beylerbeyliği

Cevap

Osmanlı Devleti'nde kurulan ilk eyalet teşkilatı, I.MuradI. Murad döneminde oluşturulan Rumeli Beylerbeyliği'dir.
Doğru cevap Rumeli Beylerbeyliği'dir çünkü Osmanlı Devleti'nde sınırların bir merkezin yönetemeyeceği kadar genişlemesi üzerine eyalet sistemine geçilmiş ve ilk olarak Balkan topraklarını kapsayan Rumeli Beylerbeyliği I.MuradI. Murad döneminde kurulmuştur. Bu birimin başına ilk beylerbeyi olarak Lala Şahin Paşa getirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Fetihlerin yönünü ve idari ihtiyacı analiz etme
Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi'nde temel fetih yönü Batı (Balkanlar) olmuştur.
Balkanlar'da genişleyen toprakların Edirne'deki merkezi otorite tarafından doğrudan yönetilmesinin zorlaşması, ara bir yönetim kademesi (beylerbeyliği) gerektirmiştir.
2
Sultan ve kurum eşleştirmesi yapma
I.MuradI. Murad dönemi, devletin imparatorluk yolunda kurumsallaştığı (Yeniçeri Ocağı, Kazaskerlik vb.) temel dönemdir.
Rumeli Beylerbeyliği'nin kurulması (13621362 civarı), bu kurumsallaşma sürecinin taşra teşkilatındaki ilk ve en önemli adımıdır.
3
Kronolojik ayrımı belirleme
Rumeli Beylerbeyliği ilk, Anadolu Beylerbeyliği ikincidir.
Anadolu Türk birliği çalışmaları Yıldırım Bayezid ile yoğunlaştığı için Anadolu Beylerbeyliği daha sonra ihdas edilmiştir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Taşra Teşkilatlanması ve Rumeli Beylerbeyliği

İpuçları

1
Osmanlı'nın Kuruluş Dönemi'ndeki fetih önceliğini (Rumeli mi Anadolu mu) düşünün.
2
I.MuradI. Murad dönemi kurumsallaşma adımlarını (Rumeli-Anadolu beylerbeylikleri arasındaki öncelik farkı) hatırlayın.
3
Bu birimin ilk beylerbeyi olan Lala Şahin Paşa'nın hangi bölgede görev yaptığını anımsayın.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı Devleti'nde eyalet sisteminin gelişimi ile 'Sancak Sistemi' ve 'İltizam Sistemi' arasındaki ilişkileri inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 196Soru

Osmanlı Devleti'nin XVII.XVII. yüzyıl siyasi faaliyetleri incelendiğinde;

- Doğu'da Safeviler karşısında Ferhat Paşa Antlaşması ile en geniş sınırlara ulaşılması,
- Batı'da Lehistan karşısında Bucaş Antlaşması ile en geniş sınırlara ulaşılması,
- Orta Avrupa'da Avusturya karşısında Zitvatorok Antlaşması ile diplomatik mütekabiliyetin (eşitliğin) kabul edilmesi

gibi gelişmeler yaşanmıştır.

Bu üç gelişme birlikte değerlendirildiğinde, Osmanlı Devleti'nin bu dönemdeki dış politikası ve devletin genel durumu hakkında yapılabilecek en kapsamlı çıkarım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin fiziki büyüme sınırlarına dayandığı ve stratejik bir dengelenme/muhafaza sürecine girdiği

Cevap

Osmanlı Devleti'nin bu dönemde fiziki büyüme sınırlarına dayandığını ve stratejik bir dengelenme/muhafaza sürecine girdiğini belirten seçenektir.
Verilen üç gelişme de Osmanlı Devleti'nin gücünün zirve noktasına (satürasyon) ulaştığını kanıtlar. Ferhat Paşa ve Bucaş ile ulaşılan sınırlar, imparatorluğun yönetebileceği ve ordusunu sevk edebileceği en uzak noktaları (Zagros Dağları, Podolya) temsil eder. Zitvatorok ise askeri üstünlüğün eskisi kadar ezici olmadığını ve artık Avrupa diplomasisinde 'eşitlik' ilkesinin (mütekabiliyet) kabul edilmek zorunda kalındığını gösterir. Bu durum, devletin artık genişlemekten ziyade, mevcut kazanımlarını muhafaza etme ve bir denge kurma stratejisine geçtiğinin en kapsamlı kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen antlaşmaların coğrafi ve diplomatik sonuçlarını analiz et.
Ferhat Paşa (Doğu) ve Bucaş (Batı) ile imparatorluğun fiziksel olarak en uç sınırlarına ulaşıldığı görülür. Zitvatorok ile ise artık karşı tarafın (Avusturya) diplomatik olarak Osmanlı'ya denk sayıldığı fark edilir.
Antlaşmaların tek tek önemi, dönemin genel karakterini anlamak için temel veridir.
2
Ulaşılan sınırların ötesine geçilememesinin nedenlerini düşün.
Lojistik zorluklar, ordunun modernleşememesi ve doğal sınırlar (dağlar, büyük nehirler) ilerlemeyi durdurmuştur.
Bir devletin 'en geniş' sınıra ulaşması, genellikle o gücün o dönemdeki doyuma ulaşma noktasıdır.
3
Siyasi hedeflerdeki değişimi belirle.
Agresif genişleme politikasının yerini, mevcut toprakları koruma ve kazanımları yasallaştırma çabası almıştır.
Duraklama Dönemi, sadece 'hiçbir şey yapılmayan' bir dönem değil, mevcut gücü koruma mücadelesinin verildiği bir süreçtir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Duraklama Dönemi'nde Geopolitik Limitler ve Mütekabiliyet

İpuçları

1
Antlaşmaların isimlerine değil, 'en geniş sınırlar' ve 'eşitlik' kavramlarına odaklanın.
2
Bir devlet hem doğuda hem batıda en uç noktaya varmışsa ve artık düşmanıyla masada eşit oturuyorsa, gücü hakkında ne söylenebilir?
3
Zitvatorok Antlaşması ile Padişah'ın Avusturya Arşidükü'ne 'Sezar' (İmparator) deme zorunluluğunu, 1533 İstanbul Antlaşması'ndaki üstünlükle kıyaslayın.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı'nın diplomatik üstünlüğünü kaybettiği Zitvatorok Antlaşması ile toprak kaybettiği ilk büyük antlaşma olan Karlofça Antlaşması arasındaki farkı çalışınız.

Alternatif Yöntem

Zamana Karşı Analiz Yöntemi: 1533 (Üstünlük) -> 1606 (Eşitlik) -> 1699 (Kaybetme) dizilimini takip ederek, 17. yüzyılın (Zitvatorok ve Bucaş dönemi) tam bir 'durma/dengeleme' eşiği olduğunu görebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 197Soru

Osmanlı Devleti'nin Rumeli topraklarına geçişi ve Edirne'yi fethetmesi üzerine Balkan devletlerinin Türk ilerleyişini durdurmak amacıyla oluşturduğu ilk büyük ittifaka karşı kazandığı zafer aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sırpsındığı Savaşı

Cevap

Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da Haçlı ittifakına karşı kazandığı ilk büyük zafer Sırpsındığı Savaşı'dır.
Sırpsındığı Savaşı, 1364 yılında I. Murad döneminde, Osmanlıların Edirne'yi alıp başkent yapması üzerine telaşa kapılan Balkan devletlerinin (Macar, Sırp, Bulgar, Eflak ve Bosna) oluşturduğu ittifaka karşı kazanılmış ilk zaferdir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemi ve tarafları belirleme
Soru Kuruluş Dönemi'ndeki Balkan fetihleri ve ilk Haçlı ittifakı mücadelesini sormaktadır.
Osmanlı'nın Rumeli'ye geçişi sonrasındaki ilk büyük kolektif direnç noktasına odaklanmak gerekir.
2
Seçeneklerdeki savaşların niteliğini inceleme
Koyunhisar Bizans ile yapılan ilk savaştır. Sırpsındığı ve Niğbolu Haçlılar ile yapılmıştır ancak Sırpsındığı daha öncedir.
Kronolojik öncelik ve rakibin (Haçlı ittifakı) doğru tanımlanması çözüm için kritiktir.
3
Doğru savaşı seçme
1364 yılında gerçekleşen Sırpsındığı Savaşı, tarihteki ilk Osmanlı-Haçlı savaşıdır.
I. Murad dönemindeki bu zafer, Balkanlar'daki Türk kalıcılığını pekiştirmiştir.

Anahtar Kavram

Osmanlı-Haçlı Mücadeleleri Başlangıcı

İpuçları

1
Bu savaş I. Murad (Hüdavendigar) döneminde Edirne'nin fethinden hemen sonra gerçekleşmiştir.
2
Hacı İlbeyi komutasındaki bir keşif birliğinin gece baskınıyla Haçlı ordusunu bozguna uğrattığı savaştır.
3
Osmanlı tarihindeki ilk Osmanlı-Haçlı savaşı olarak kabul edilen 'Sırp Kırgını' anlamına gelen savaşı düşünün.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı-Haçlı savaşlarını SINAV2 (Sırpsındığı, I. Kosova, Niğbolu, Varna, II. Kosova) kodlamasıyla kronolojik olarak ezberleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 198Soru

16991699 tarihinde imzalanan Karlofça Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin Batı'da ilk kez büyük çapta toprak kaybettiği bir dönüm noktası olmasının yanı sıra, Osmanlı dış politikasında ve diplomasi yöntemlerinde de köklü bir zihniyet değişimini zorunlu kılmıştır. Osmanlı Devleti’nin Karlofça sürecinde, klasik dönemdeki 'üstünlük' iddiasından vazgeçerek Avrupa siyasi dengelerini ve uluslararası hukuk kurallarını gözetmek durumunda kalmasının en somut göstergesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antlaşma görüşmelerinde İngiltere ve Hollanda gibi devletlerin arabuluculuğunun kabul edilerek masa başı diplomasisine geçilmesi

Cevap

Antlaşma görüşmelerinde İngiltere ve Hollanda gibi devletlerin arabuluculuğunun kabul edilerek masa başı diplomasisine geçilmesi seçeneği doğrudur.
Doğru cevap, Osmanlı Devleti'nin Karlofça Antlaşması görüşmelerinde İngiltere ve Hollanda'nın arabuluculuğunu kabul etmesini vurgular. Klasik dönemde Osmanlı Devleti, barış şartlarını kendi belirleyen ve antlaşmaları tek taraflı iradeyle imzalatan bir güçken; Karlofça'da ilk kez masa başında pazarlık yapmak ve tarafsız devletlerin hakemliğine başvurmak zorunda kalmıştır. Bu durum, Osmanlı üstünlüğünün sona erdiğinin ve denge politikasının temellerinin atıldığının en önemli diplomatik kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Karlofça Antlaşması'nın diplomatik bağlamını analiz et.
Osmanlı Devleti, Kutsal İttifak karşısında aldığı ağır yenilgiler sonrası barış istemek zorunda kalmıştır.
Yenilgi, Osmanlı'nın klasik dönemdeki 'şartları belirleyen devlet' konumunu sarsmıştır.
2
Arabuluculuk müessesesinin önemini değerlendir.
İngiltere ve Hollanda'nın arabuluculuğu, Osmanlı'nın artık kendi başına barış şartlarını dikte edemediğini gösterir.
Üçüncü tarafların müdahalesi, uluslararası dengelerin gözetilmeye başlandığının kanıtıdır.
3
Zihniyet değişimini saptan.
Fetihçi ve üstünlükçü diplomasiden, savunmacı ve dengeci diplomasiye geçiş başlamıştır.
Bu durum, Osmanlı'nın Avrupa devletler hukukuna eklemlenme sürecinin ilk adımıdır.

Anahtar Kavram

Karlofça Antlaşması ve Diplomatik Zihniyet Değişimi

İpuçları

1
Osmanlı Devleti'nin antlaşmayı hangi devletlerin 'yardımı' veya 'aracılığı' ile imzaladığını düşünün.
2
Klasik dönemde Osmanlı, barış görüşmelerini kendi şartlarıyla yaparken Karlofça'da 'müzakere' ve 'pazarlık' yapmak zorunda kalmıştır.
3
Görüşmelerde tarafsız devletler olan İngiltere ve Hollanda'nın rolü, Osmanlı diplomasisindeki en büyük değişimi yansıtır.

Daha Fazla Pratik

Karlofça Antlaşması ile kaybedilen toprakların hangi devletler arasında paylaşıldığını ve bu durumun 18. yüzyıl dış politikasına etkilerini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 199Soru

Kanuni Sultan Süleyman Dönemi'nde Osmanlı Devleti'nin, Avrupa'da yayılan Reform hareketleri karşısında Protestan prensleri desteklemesi ve Fransa'ya çeşitli ticari ayrıcalıklar (Kapitülasyonlar) tanıması; aşağıdakilerden hangisinin öncelikli olarak hedeflendiğini kanıtlamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şarlken'in (V. Karl) evrensel imparatorluk idealini zayıflatarak Haçlı birliğinin oluşmasını engellemek

Cevap

Osmanlı Devleti'nin bu politikadaki temel amacı, Avrupa Hristiyan birliğini parçalayarak Haçlı ittifaklarının önünü kesmek ve Batı'daki fetihlerini kolaylaştırmaktır.
Osmanlı Devleti, Şarlken'in Avrupa'da tek bir Katolik imparatorluğu kurma hedefine karşı, Reform hareketleriyle ortaya çıkan Protestanlığı destekleyerek Avrupa'nın dini ve siyasi olarak bölünmesini sağlamıştır. Aynı şekilde Fransa'ya verilen kapitülasyonlar da Fransa'yı Şarlken'in yanından çekip Osmanlı'nın yanına çekmeyi amaçlar. Bu stratejinin temel hedefi Haçlı birliğini parçalamaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Siyasi konjonktürü analiz et
Kanuni döneminde Avrupa'nın en büyük tehdidi Şarlken liderliğindeki Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu'dur.
Düşmanı zayıflatmak için içindeki muhalif grupları tespit etmek gerekir.
2
Dini ve ekonomik hamleleri birleştir
Protestanların desteklenmesi dini bölünmeyi, Fransa'ya kapitülasyon verilmesi ise siyasi/ekonomik bölünmeyi sağlar.
Hristiyan birliğini bozmak çok yönlü bir strateji gerektirir.
3
Sonuca ulaş
Bütün bu eylemler, Habsburg (Avusturya-Almanya) gücünü kırmaya yöneliktir.
Parçalanmış bir Avrupa, Osmanlı'nın Batı ilerleyişi için en güvenli ortamdır.

Anahtar Kavram

Parçala ve Yönet (Divide et Impera) Diplomasisi

İpuçları

1
Osmanlı'nın Batı yönünde ilerlerken karşısındaki en büyük güç olan Habsburglar'ın (Avusturya ve Almanya) içindeki bölünmeleri düşünün.
2
Dini bir hareket olan Reform'un Avrupa'da yarattığı çatışma, Osmanlı için askeri bir fırsat sunmuş olabilir mi?
3
Haçlı birliği ancak tüm Hristiyan devletlerin Katolik Kilisesi ve İmparator etrafında birleşmesiyle mümkündür; bu birliği bozacak her türlü hareket Osmanlı'nın çıkarınadır.

Daha Fazla Pratik

1606 Zitvatorok Antlaşması ile Osmanlı'nın bu üstünlüğünün nasıl değiştiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 200Soru

Osmanlı Devleti'nin XVII.XVII. yüzyıl siyasi faaliyetleri incelendiğinde, kuzeyde yükselen bir güç olan Rusya ile ilk kez resmi bir antlaşma imzalanarak diplomatik ilişkilerin hukuki bir zemine oturtulduğu görülmektedir. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın Çehrin Seferi sonucunda 16811681 yılında imzalanan bu antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bahçesaray (Çehrin) Antlaşması

Cevap

Bahçesaray (Çehrin) Antlaşması
Bahçesaray Antlaşması (Çehrin Antlaşması olarak da bilinir), 16811681 yılında Çehrin Seferi sonucunda Rusya ile imzalanmıştır. Bu antlaşma, iki devlet arasında sınırların (Özü Nehri) belirlendiği ve Rusya'nın Osmanlı üstünlüğünü bir süreliğine tanıdığı ilk resmi belgedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemi ve tarafları belirleme
Soru XVII.XVII. yüzyılda Osmanlı ve Rusya arasındaki ilk resmi diplomatik metni sormaktadır.
Osmanlı-Rus ilişkilerinin başlangıç evresini doğru konumlandırmak gerekir.
2
Seferi ve komutanı ilişkilendirme
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa ve Çehrin Seferi verileri bizi 16811681 yılına götürür.
Çehrin Kalesi'nin alınması üzerine Rusya barış talep etmiştir.
3
Antlaşmayı isimlendirme
Bu diplomatik sürecin sonucunda imzalanan metin Bahçesaray Antlaşması'dır.
Tarihteki ilk resmi Osmanlı-Rus antlaşması olması nedeniyle stratejik öneme sahiptir.

Anahtar Kavram

Osmanlı-Rus Diplomasi Başlangıcı

İpuçları

1
Kuzeydeki güç olan Rusya ile yapılan ilk antlaşmayı düşünün.
2
Bu antlaşma, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın Çehrin Kalesi üzerine yaptığı seferden sonra imzalanmıştır.
3
Antlaşmanın diğer adı Çehrin Antlaşması'dır ve 16811681 yılında imzalanmıştır.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı'nın Rusya ile yaptığı diğer önemli antlaşmaları (17001700 İstanbul, 17111711 Prut, 17741774 Küçük Kaynarca) kronolojik olarak karşılaştırın.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 10 / 14Sonraki
Osmanlı Devleti Siyasi Tarihi — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 10 | Examkin