Söz Öbeklerinde Anlam

106 soru

Soru 21Soru →

Yeni atama listesinin açıklanmasını bekleyen personelin, şube müdürünün odasından gelen fısıldaşmalara kulak kabarttığı ve içeride konuşulanları anlamaya çalıştığı gözlerden kaçmadı.

Bu cümledeki altı çizili söz öbeğinin kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belli etmemeye çalışarak gizlice dinlemek

Cevap

Belli etmemeye çalışarak gizlice dinlemek
Kulak kabartmak deyimi, çevredeki konuşmaları fark ettirmeden, gizli bir şekilde dinlemeye çalışmak anlamını taşır. Cümlede personelin müdürün odasındaki fısıldaşmaları anlamaya çalışması, bu gizli dinleme eylemini tam olarak örneklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki bağlamı ve altı çizili sözü analiz et.
Personelin fısıldaşmaları 'anlamaya çalışması', bir merak ve dinleme isteği olduğunu gösterir.
Deyimlerin anlamı, içinde bulundukları cümlenin bağlamıyla doğrudan ilişkilidir.
2
'Kulak kabartmak' deyiminin mecaz anlamını hatırla.
Bu deyim, bir şeyi belli etmeden, gizlice dinlemeye çalışmak anlamında kullanılır.
Türkçedeki deyimler genellikle gerçek anlamından uzaklaşarak mecaz bir anlam kazanırlar.
3
Belirlenen anlamı seçeneklerle karşılaştır.
Gizlice dinleme vurgusu yapan seçenek doğru cevabı karşılar.
Seçenekler arasında deyimin tam karşılığını veren ifadeyi bulmak gerekir.

Anahtar Kavram

Deyimlerin Cümle İçindeki Mecaz Anlamı

Daha Fazla Pratik

Benzer anlamdaki 'kulak misafiri olmak' deyimi ile arasındaki farkı (isteyerek dinleme vs. istemeden duyma) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 22Soru →

Günümüz dünyasında birey, bitmek bilmeyen bir devinim ve yoğun iş temposu içerisinde çoğu zaman toplumsal meselelere karşı duyarsızlaşarak hayatın kıyısında durmayı tercih etmektedir. Bu durum, kişinin hem kendine hem de içinde bulunduğu topluma yabancılaşmasını da beraberinde getirir.

Bu cümledeki altı çizili söz öbeğiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olayların doğrudan içinde yer almayıp pasif bir gözlemci konumunda kalmak

Cevap

Olayların doğrudan içinde yer almayıp pasif bir gözlemci konumunda kalmak
Metinde geçen 'hayatın kıyısında durmak' ifadesi, kişinin toplumsal olayların ve yaşamın merkezinde aktif bir rol üstlenmek yerine, olaylara dışarıdan bakan bir seyirci gibi kalmasını ifade etmektedir. Bu durum metindeki 'duyarsızlaşma' ifadesiyle de desteklenmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki bağlamı analiz etme
Cümlede bireyin toplumsal meselelere duyarsızlaştığı ve yabancılaştığı belirtilmektedir.
Söz öbeklerinin anlamı metindeki kullanım amacına göre belirlenir.
2
Söz öbeğinin mecaz anlamını belirleme
'Kıyı' ifadesi merkezin dışında kalmayı, 'durmak' ise eylemsizliği simgeler.
Türkçede 'hayatın içinde olmak' aktifliği, 'kıyısında durmak' ise pasifliği ifade eden yerleşik bir mecazdır.
3
Seçeneklerle karşılaştırma yapma
Pasif bir gözlemci olma durumu, söz öbeğinin anlamıyla tam olarak örtüşmektedir.
Doğru seçenek metindeki duyarsızlık ve yabancılaşma kavramlarını destekler.

Anahtar Kavram

Söz öbeklerinde mecaz anlam ve bağlamsal yorumlama
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 23Soru →

Günümüzde bazı düşünürlerin, toplumsal değişimleri sadece kuramsal düzlemde tartışıp halkın gündelik yaşamındaki zorlukları göz ardı ederek fildişi kulesinden seslenmeyi sürdürmesi, ürettikleri fikirlerin hayattaki karşılığını azaltmaktadır.

Bu cümledeki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gerçek hayattan ve toplumun sorunlarından uzak bir yaşam sürmek

Cevap

Gerçek hayattan ve toplumun sorunlarından uzak bir yaşam sürmek
Fildişi kulesi tabiri, özellikle entelektüellerin, sanatçıların veya bilim insanlarının toplumun dertlerinden, gerçeklerinden ve gündelik yaşamın pratiklerinden kopuk olarak kendi dünyalarına, teorilerine veya sanatlarına çekilmelerini ifade eden mecazlı bir söyleyiştir. Metinde akademisyenlerin kuramsal düzleme sıkışıp halkın gerçekliğini göz ardı etmeleri, toplumsal hayattan bu şekilde soyutlanmalarıyla tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Altı çizili 'fildişi kulesinden seslenmek' söz öbeğinin cümledeki kullanım bağlamını analiz etmek.
Düşünürün toplumsal değişimleri teoride bırakıp halkın yaşamındaki zorlukları göz ardı ettiği tespit edilir.
Söz öbeklerinin anlamı cümledeki diğer ipuçlarıyla (halktan kopukluk, kuramsallık) doğrudan ilişkilidir.
2
Deyim ve söz öbekleri sözlüğündeki mecaz anlamı kontrol etmek.
'Fildişi kulesi' ifadesinin dış dünyadan soyutlanma, halktan ve pratik yaşamdan kopukluk anlamına geldiği onaylanır.
Deyimlerin kalıplaşmış mecaz anlamları, bağlamla birleşerek tek bir kesin yargıya ulaşılmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Söz Öbeklerinde Mecaz Anlam
Tahmini Süre:55s
Soru 24Soru →

Bir yazar için en büyük tehlike, toplumsal sorunları dile getirirken düşünceyi kalıplaşmış yargıların dar parantezine sıkıştırmaktır; çünkü bu durum, okurun zihnini özgürleştirmek yerine onu var olan kabullerin sınırlarına hapseder.

Bu cümledeki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fikir dünyasını, toplumda yerleşmiş olan basmakalıp düşüncelerin dışına çıkarmamak

Cevap

Fikir dünyasını, toplumda yerleşmiş olan basmakalıp düşüncelerin dışına çıkarmamak
Cümlede geçen 'kalıplaşmış yargılar' ifadesi, toplumda sorgulanmadan benimsenmiş basmakalıp fikirleri; 'dar paranteze sıkıştırmak' ise bu fikirlerin yarattığı zihinsel sınırları aşamayıp kısıtlı bir alanda kalmayı simgelemektedir. Bu nedenle fikir dünyasını basmakalıp düşüncelerin dışına çıkaramamak durumu doğru açıklamadır.

Adım Adım Çözüm

1
Altı çizili söz öbeğindeki anahtar kavramları analiz etme
'Kalıplaşmış yargı' (toplumca sorgulanmadan kabul edilen fikirler) ve 'dar parantez' (kısıtlama, sınırı aşamama) kavramları belirlendi.
Söz öbeğinin mecaz anlamını çözmek için kelimelerin temsil ettiği kavramları saptamak gerekir.
2
Cümlenin bağlamıyla ilişkilendirme
Yazarın toplumsal meseleleri işlerken özgün olamama ve var olan sınırların içinde kalma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu saptandı.
Mecazlı ifadeler, cümlenin bütününde sunulan 'özgürleşme' ve 'hapis' karşıtlığıyla anlam kazanır.
3
Seçenekleri karşılaştırarak anlamı en iyi veren ifadeyi seçme
'Basmakalıp düşünceler' ve 'dışına çıkarmamak' ifadelerinin metindeki sözle tam örtüştüğü sonucuna varıldı.
Doğru yanıt, hem yargının niteliğini (kalıplaşmış) hem de yaratılan etkiyi (dar parantez/sınır) içermelidir.

Anahtar Kavram

Söz öbeklerinde mecaz anlam ve bağlam ilişkisi
Tahmini Süre:1m 35s
Soru 25Soru →

Bazı sanatçıların, sadece kendi doğrularını merkeze alarak dış dünyaya kapılarını kapatması ve farklı bakış açılarını reddetmesi, zamanla onların kendi sesinin yankısında hapsolmasına neden olur.

Bu cümledeki altı çizili söz öbeğiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeniliğe kapalı kalarak sürekli aynı düşünceleri tekrarlayıp durmak

Cevap

Yeniliğe kapalı kalarak sürekli aynı düşünceleri tekrarlayıp durmak
Yeniliğe kapalı kalarak sürekli aynı düşünceleri tekrarlayıp durmak ifadesi doğrudur çünkü 'kendi sesinin yankısında hapsolmak' deyimi, bir kimsenin yeni fikirlerden yoksun kalıp sadece kendi düşünceleriyle sınırlı kalmasını ve bu durumun yarattığı kısırdöngüyü tam olarak karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Söz öbeğini oluşturan kelimelerin mecaz anlamlarını analiz et
'Kendi sesi' bireysel görüşü, 'yankı' bu görüşün dönüp dolaşıp kendisine gelmesini (tekrarı), 'hapsolmak' ise dışarıyla bağın kesilmesini simgeler.
Mecaz anlamlı söz öbeklerini anlamak için bileşenlerin bağlam içindeki işlevini belirlemek gerekir.
2
Bağlamla (cümle geneliyle) anlamı ilişkilendir
Dış dünyaya kapıları kapatmak ve farklı bakış açılarını reddetmek eylemleriyle 'kendi sesinin yankısında hapsolmak' sonucu birbiriyle örtüşmektedir.
Söz öbekleri içinde bulundukları cümlede anlam bütünlüğü sağlar; cümledeki ipuçları doğru anlama götürür.

Anahtar Kavram

Söz öbeklerinde mecaz anlam ve bağlam ilişkisi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 26Soru →

Modern bilim dünyasında bir araştırmacının, elde ettiği verileri yorumlarken tanıdık kıyıların güvenliğine sığınması, onun yeni keşifler yapmasının önündeki en büyük engel olduğu gibi bilimsel ilerlemeyi de sekteye uğratır.

Bu cümledeki altı çizili söz öbeğiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yerleşik kanı ve alışılmış yöntemlerin dışına çıkmaktan kaçınmak

Cevap

Yerleşik kanı ve alışılmış yöntemlerin dışına çıkmaktan kaçınmak
Cümlede kullanılan 'tanıdık kıyıların güvenliğine sığınmak' söz öbeği, bir araştırmacının yeni ve bilinmeyen yollar keşfetmek yerine, doğruluğu herkesçe kabul edilen, alışılagelmiş ve kendisini risk altında hissettirmeyecek yöntemlerin dışına çıkmamasını ifade eder. Bu durum, yerleşik düşünce kalıplarını ve rutinleşmiş metotları terk edememek anlamını tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Söz öbeğinin mecaz anlamını cümledeki bağlamından hareketle analiz etmek.
'Tanıdık kıyılar' ifadesinin bilinen, alışılmış ve güvenli bulunan yöntemleri; 'güvenliğe sığınmak' ifadesinin ise bu sınırların ötesine geçmeyerek risk almaktan kaçınmayı simgelediği belirlenir.
Söz öbekleri mecaz anlamlarını içinde bulundukları cümledeki kavramsal ilişkilerden alır.
2
Belirlenen anlamı seçeneklerdeki ifadelerle karşılaştırmak.
Mevcut duruma (tanıdık kıyı) bağlı kalma ve dışına çıkmama (sığınma) durumunun 'yerleşik kanı ve alışılmış yöntemlerin dışına çıkmaktan kaçınmak' seçeneğiyle tam olarak örtüştüğü görülür.
Doğru cevaba ulaşmak için kavramsal eşleştirme yapılır.

Anahtar Kavram

Söz Öbeklerinde Anlam
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 27Soru →

Nitelikli bir felsefi metin, okura hazır reçeteler sunarak zihni tembelliğe itmek yerine; düşüncenin kristalleşmiş formlarını eritip onları yeniden akışkan hale getirmeyi hedefler. Bu sayede birey, verili doğruların konforundan sıyrılıp hakikati dinamik bir süreç içinde arama cesaretini kendinde bulur.

Bu cümledeki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Katılaşmış ve dogmatik hale gelmiş kabulleri yıkarak düşünceyi dinamik ve sorgulanabilir bir yapıya kavuşturmak

Cevap

Katılaşmış ve dogmatik hale gelmiş kabulleri yıkarak düşünceyi dinamik ve sorgulanabilir bir yapıya kavuşturmak
Doğru cevap olan ifade, metindeki 'kristalleşmiş formlar' sözüyle kastedilen dogmatik ve kalıplaşmış düşüncelerin, 'eritilip akışkan hale getirilmesi' yoluyla yeniden sorgulanabilir ve dinamik kılınması sürecini tam olarak karşılamaktadır. Metnin devamındaki 'verili doğruların konforundan sıyrılmak' ifadesi de bu yıkım ve yeniden yapılandırma sürecini destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Metaforik ifadelerin çözümlenmesi
'Kristalleşmiş formlar' ifadesi, zamanla sertleşmiş, değişmez kabul edilen ve sorgulanmayan düşünce kalıplarını temsil eder.
Mecazlı söyleyişlerin gerçek anlam dünyasındaki karşılıklarını bulmak sorunun temelidir.
2
Eylem bildiren sözcüğün işlevini belirleme
'Eritmek' ve 'akışkan hale getirmek', statik olanı bozmak, onu yeniden şekillendirilebilir ve hareketli bir forma sokmak demektir.
Söz öbeğinin cümledeki işlevini ve yönelimini belirlemek doğru anlama ulaştırır.
3
Bağlamla seçeneklerin karşılaştırılması
Düşüncenin dinamizm kazanması ve dogmaların yıkılması vurgusuyla örtüşen ifadenin belirlenmesi.
Çeldiricilerin (sadeleştirme, somutlaştırma, sistemleştirme) metindeki 'hareketlilik' vurgusuyla çeliştiğini teyit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Söz öbeklerinde mecazlı ve dolaylı anlatımların bağlamdan hareketle yorumlanması

Daha Fazla Pratik

Benzer felsefi metaforların (örneğin: 'zihinsel prangaları kırmak', 'düşünce ufkunu genişletmek') kullanıldığı paragraf soruları çözülerek soyutlama yeteneği geliştirilebilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 28Soru →

Modern bilim dünyasında, sadece mevcut verileri derleyen ve bunları sistemleştiren bir araştırmacı, bir noktadan sonra tekrara düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Gerçek bir bilim insanı, ancak geleneksel yöntemlerin ve yerleşik kanıların dışına çıkarak kendi kozasını yırtma cesaretini gösterdiğinde, disiplinine kalıcı bir değer katabilir.

Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yerleşik zihinsel kalıpları ve mevcut sınırlılıkları aşarak özgün bir gelişim sürecine girmek

Cevap

Yerleşik zihinsel kalıpları ve mevcut sınırlılıkları aşarak özgün bir gelişim sürecine girmek
Metinde geçen 'kendi kozasını yırtmak' ifadesi, bireyin içinde bulunduğu sınırlayıcı koşullardan, alışılagelmiş düşünce yapılarından ve kendisini tekrara mahkûm eden kalıplardan kurtulmasını simgeler. 'Geleneksel yöntemlerin ve yerleşik kanıların dışına çıkmak' ifadesiyle desteklenen bu durum, ancak bu sınırların aşılmasıyla (kozayı yırtmak) özgün ve kalıcı bir değere ulaşılabileceğini anlatır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki bağlamı analiz etme
Araştırmacının 'tekrara düşme' riski ile bilim insanının 'kalıcı değer katma' çabası arasındaki karşıtlık belirlendi.
Söz öbeğinin hangi duruma çözüm olarak sunulduğunu anlamak için gereklidir.
2
Altı çizili ifadenin mecazi kökenini inceleme
'Koza' ifadesinin zihinsel sınırları veya alışılmış yöntemleri; 'yırtma' eyleminin ise bu sınırları parçalamayı simgelediği saptandı.
Söz öbeğinin metaforik anlamını somutlaştırmak için kullanılır.
3
Kavramsal eşleştirme yapma
'Kozayı yırtmak' eyleminin bir başkalaşım (dönüşüm) ve özgürleşme süreci olduğu sonucuna varıldı.
Metindeki 'geleneksel yöntemlerin dışına çıkma' vurgusuyla örtüşen seçeneği bulmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Söz öbeklerinin metin bağlamında kazandığı mecazi ve kavramsal anlamların doğru yorumlanması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 29Soru →

Bir araştırmacının, bilimsel verileri sadece kendi ön yargılarını doğrulamak amacıyla seçip kullanması; onun hakikati aramak yerine adeta kendi sesinin yankısında kaybolmasına neden olur.

Bu cümledeki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nesnellikten uzaklaşarak sadece kendi düşüncelerini onaylayan sınırlı bir çevrim içinde kalmak

Cevap

Nesnellikten uzaklaşarak sadece kendi düşüncelerini onaylayan sınırlı bir çevrim içinde kalmak
Doğru seçenek, araştırmacının sadece kendi ön yargılarını duymasını (yankı) ve bu öznellik içinde hakikatle bağının kopmasını (kaybolmak) tam olarak karşılamaktadır. 'Sınırlı bir çevrim' ifadesi, yankının geri dönüşünü ve dışarıya kapalı olma durumunu metaforik olarak açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Bağlamı ve öncülleri analiz et
Araştırmacının verileri 'kendi ön yargılarını doğrulamak' için seçtiği belirlendi.
Söz öbeğinin anlamı, içinde bulunduğu cümlenin sunduğu 'subjektiflik' bağlamıyla doğrudan ilişkilidir.
2
'Kendi sesinin yankısı' mecazını yorumla
Dışarıdan gelen farklı seslere (verilere/görüşlere) kapalı olma ve sadece kendi bildiğini duyma durumu tespit edildi.
Yankı, bir sesin çarparak geri dönmesidir; bu da yeni bir bilgi girişi olmadığını, sadece mevcut olanın tekrarlandığını simgeler.
3
'Kaybolmak' eylemiyle birleştir ve sonuca ulaş
Dış dünya ve nesnellikle bağın kopması sonucunda oluşan kısırdöngü (yankı odası) anlamı netleşti.
Kendi sesinden başka bir şey duymayan kişi, hakikatin geniş dünyasında yolunu yitirmiş ve kendi öznelliğine hapsolmuştur.

Anahtar Kavram

Söz Öbeklerinde Bağlamsal Anlam ve Mecaz Yorumu

Daha Fazla Pratik

Benzer şekilde 'kendi kozasını örmek' veya 'fildişi kulesinden bakmak' gibi öznellik ve izolasyon bildiren söz öbeklerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 30Soru →

Bazı araştırmacıların, inceledikleri toplumsal olguları kendi kültürel kodlarından soyutlayamadan ele almaları, onları ister istemez kendi aynalarında başkalarını aramaya sevk etmektedir.

Bu cümledeki altı çizili söz öbeğiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir olguyu veya kişiyi, nesnel gerçeklikten kopuk bir biçimde, sadece kendi değer yargıları ve ön kabulleriyle anlamlandırmaya çalışmak.

Cevap

Bir olguyu veya kişiyi, nesnel gerçeklikten kopuk bir biçimde, sadece kendi değer yargıları ve ön kabulleriyle anlamlandırmaya çalışmak.
Doğru yanıt olan seçenek, ifadedeki 'ayna' benzetmesinin kişinin sübjektif yargılarını ve ön yargılarını temsil ettiğini, bu aynada başkalarını görmeye çalışmanın ise dış dünyayı sadece bu kısıtlı pencereden yorumlamak anlamına geldiğini tam olarak karşılar. Araştırmacıların kendi kültürel kodlarına hapsolması, nesnel bir analiz yerine kendi yansımalarını (yargılarını) karşıdakine yüklemelerine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Söz öbeğindeki temel imgeleri çözümleme.
'Kendi aynası' öznel bakış açısını, 'başkalarını aramak' ise dış dünyadaki unsurları tanıma çabasını temsil eder.
Mecaz anlamlı ifadelerin temelini oluşturan somut imgelerin soyut karşılıklarını bulmak gerekir.
2
Cümledeki bağlamla ilişkilendirme.
Araştırmacıların kültürel kodlarından soyutlanamaması, onların nesnel olamadığını ve her şeyi kendi süzgeçlerinden geçirdiğini gösterir.
Söz öbekleri ancak içinde bulundukları cümlenin anlam bütünlüğüyle tam olarak kavranabilir.
3
Sınırlayıcı unsuru tespit etme.
Buradaki asıl sorun, başkalarının gerçekliğinin araştırmacının kendi öznelliği içinde kaybolmasıdır.
Seçenekler arasından öznelliğin nesnelliği engellediği vurgusunu yapan en yakın ifade belirlenmelidir.

Anahtar Kavram

Söz Öbeklerinde Mecaz ve Bağlamsal Anlam
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 31Soru →

Kamu Denetçiliği Kurumu, kendisine iletilen şikâyet başvurularını değerlendirirken her bir belgeyi ve iddiayı ince eleyip sık dokuyarak vatandaşların hak kaybına uğramamasını sağlar.

Bu cümledeki altı çizili söz öbeğinin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir şeyi en ince ayrıntısına kadar, çok büyük bir titizlikle incelemek

Cevap

Bir şeyi en ince ayrıntısına kadar, çok büyük bir titizlikle incelemek
Cümlede geçen 'ince eleyip sık dokumak' deyimi, bir konunun veya işin her türlü ayrıntısını büyük bir özenle incelemek, hiçbir noktayı atlamamak anlamında kullanılır. Kamu Denetçiliği Kurumunun vatandaşların haklarını korumak adına belgeleri bu şekilde değerlendirmesi, titiz bir inceleme sürecini ifade eder. Bu nedenle, bir şeyi en ince ayrıntısına kadar büyük bir titizlikle incelemeyi belirten ifade doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki 'ince eleyip sık dokumak' söz öbeğinin hangi bağlamda kullanıldığını tespit edin.
Bu öbeğin şikâyet başvurularının değerlendirilmesi ve belgelerin incelenmesi sürecini tanımladığı görülür.
Bağlam, mecaz anlamlı ifadelerin doğru yorumlanması için ilk adımdır.
2
Söz öbeğinin kalıplaşmış mecaz anlamını (deyim anlamını) hatırlayın.
'İnce eleyip sık dokumak' deyimi, bir işin üzerinde çok durmak, en küçük ayrıntıları bile gözden kaçırmadan titizlikle araştırmak demektir.
Deyimler, kelime anlamlarından bağımsız olarak toplumda yerleşmiş özel anlamlara sahiptir.
3
Tespit edilen anlamı seçeneklerle karşılaştırarak en uygun olanı belirleyin.
Titizlik ve ayrıntılı incelemeden bahseden ifadenin anlamı tam olarak karşıladığı görülür.
Doğru seçenek, deyimin TDK sözlüğündeki tanımıyla birebir örtüşmelidir.

Anahtar Kavram

Söz Öbeklerinde Anlam (Deyimler ve Mecaz Anlam)
Tahmini Süre:45s
Soru 32Soru →

Bazı sanatçıların, insan ruhunun karanlık ve karmaşık dehlizlerinde yol almak yerine toplumsal olayları sadece görünen yüzüyle ele almaları, onların yaratım sürecinde her zaman sığ suların güvenliğine sığındıklarını göstermektedir.

Bu cümledeki "sığ suların güvenliğine sığınmak" söz öbeğiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanatsal cesaret ve entelektüel derinlik gerektiren alanlara girmek yerine, risk taşımayan yüzeysel konularla yetinmek

Cevap

Sanatsal cesaret ve entelektüel derinlik gerektiren alanlara girmek yerine, risk taşımayan yüzeysel konularla yetinmek
Cümlede sanatçının insan ruhunun derinliklerine (dehlizlerine) inmekten kaçındığı belirtilmiştir. "Sığ sular" ifadesi derinlikten yoksun olmayı, "güvenlik" ise bu derinliklere inmenin getireceği sanatsal risk ve zorluktan kaçınmayı simgeler. Dolayısıyla, sanatçının daha zahmetsiz ve yüzeysel konuları tercih ettiği vurgulanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Bağlamı analiz etmek
Sanatçının "insan ruhunun dehlizlerine" inmek yerine "olayların görünen yüzüyle" yetindiği tespit edilir.
Söz öbeğinin hangi karşıtlık üzerine kurulduğunu anlamak için önceki ifadeyle bağlantı kurulmalıdır.
2
Mecazi anlamı çözümlemek
"Sığ sular" derinliği olmayan, yüzeysel durumları; "güvenlik" ise risk ve zorluktan kaçınma isteğini simgeler.
Söz öbekleri genellikle somut durumlardan soyut anlamlara (mecaza) geçiş yapar.
3
Sentez ve Karşılaştırma
Yaratım sürecinde zorlu, derin ve riskli alanlar yerine kolay ve bilindik olanın tercih edildiği sonucuna ulaşılır.
Bulunan anlamın seçeneklerdeki en yakın karşılığı belirlenmelidir.

Anahtar Kavram

Mecazlı Söz Öbeklerinde Bağlam ve Anlam İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Benzer sorularda 'kendi kabuğunu kırmak', 'zamanın imbiğinden geçmek' gibi diğer soyut anlamlı öbekleri inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 33Soru →

Bir araştırmacının, karmaşık toplumsal olguları incelerken yeni yöntemler aramak yerine bilinenin sığ sularında kulaç atması, ulaştığı sonuçların özgünlüğünü ve derinliğini ortadan kaldırır.

Bu cümledeki altı çizili söz öbeğiyle asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Risk almaktan çekinip alışılmış ve yüzeysel bilgilerle yetinmek

Cevap

Risk almaktan çekinip alışılmış ve yüzeysel bilgilerle yetinmek
Altı çizili 'bilinenin sığ sularında kulaç atmak' sözü; araştırmacının yeni ve derinlemesine incelemeler yapmak yerine, herkesçe bilinen, risk taşımayan ve yüzeysel kalan bilgilerle yetindiğini ifade etmektedir. Bu durum araştırmanın derinliğini ve özgünlüğünü zedelediği için doğru cevap bu anlamı tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki bağlamı analiz etme
Araştırmacının yeni yöntemler yerine 'bilinen' ve 'sığ' bir alanda kaldığı görülür.
Söz öbeklerinin anlamı cümlede kazandığı bağlama göre şekillenir.
2
Anahtar kelimelerin mecazi anlamlarını belirleme
'Sığ sular' derinliği olmayan (yüzeysel), 'bilinen' ise yenilik içermeyen (alışılmış) durumları simgeler.
Mecaz anlamlı ifadelerin temel anlamlarından yola çıkarak soyut anlamlarına ulaşılması gerekir.
3
Anlamı seçeneklerle eşleştirme
Alışılmış sınırların dışına çıkmama ve yüzeysellik vurgusu içeren seçenek doğru kabul edilir.
Araştırmanın özgünlüğünü bozan temel unsurun risk almadan bilindik yollarda kalınması olduğu saptanır.

Anahtar Kavram

Söz öbeklerinde mecaz anlam ve bağlam ilişkisi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 34Soru →

Günümüzde pek çok girişimci, sadece yerel pazarın dinamiklerine odaklanıp küresel ölçekteki büyük değişimi gözden kaçırarak kendi küçük göletlerini okyanus zannetme yanılgısına düşmektedir.

Bu cümledeki altı çizili söz öbeğiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sınırlı ve dar bir bakış açısını genel ve kapsayıcı bir gerçeklik sanmak

Cevap

Sınırlı ve dar bir bakış açısını genel ve kapsayıcı bir gerçeklik sanmak
Bu söz öbeğinde 'gölet' kişinin sahip olduğu kısıtlı ve yerel bilgiyi, 'okyanus' ise küresel ve geniş gerçekliği simgelemektedir. Bu ikisi arasındaki 'zannetme' eylemi, kişinin kendi dar dünyasını her yer öyleymiş gibi algılaması anlamına gelir. Dolayısıyla sınırlı bir bakış açısını genel bir gerçeklik sanmak ifadesi en doğru karşılıktır.

Adım Adım Çözüm

1
Söz öbeğindeki temel imgeleri belirle
Gölet (küçük, sınırlı, dar) ve Okyanus (büyük, sınırlı olmayan, geniş).
Mecaz anlamlı söz öbeklerinde somut kavramların soyut karşılıklarını bulmak gerekir.
2
Eylem bildiren kısmın (zannetme yanılgısı) anlamını çözümle
Kişinin sahip olduğu küçük olanı, gerçekte olduğundan çok daha büyük ve kapsamlı görmesi.
Yanılgı ifadesi, algılanan ile gerçek arasındaki uyumsuzluğu gösterir.
3
Cümle bağlamıyla birleştir
Girişimcinin sadece kendi yerel çevresini (gölet) görüp bunu tüm dünya (okyanus) sanması.
Bağlam, söz öbeğinin yöneldiği alanı (perspektif daralması) netleştirir.

Anahtar Kavram

Söz öbeklerinde mecaz anlam ve parça-bütün ilişkisi üzerinden perspektif yorumlama.

Daha Fazla Pratik

Benzer şekilde 'fildişi kulesinden bakmak' veya 'kendi kabuğuna çekilmek' gibi perspektif bildiren diğer deyimleri inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 35Soru →

Kamu kurumunda yeni göreve başlayan mühendis, hazırladığı yenilikçi projeler ve disiplinli çalışmasıyla kısa sürede birim amirinin göze girmeyi başardı. Bu cümledeki 'göze girmek' söz öbeğinin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Davranış ve yetenekleriyle birinin sevgi ve güvenini kazanmak

Cevap

Davranış ve yetenekleriyle birinin sevgi ve güvenini kazanmak
Cümlede mühendisin başarılı çalışmaları sonucunda amirinin takdirini ve sevgisini kazandığı belirtilmektedir. 'Göze girmek' deyimi, Türkçede bir kimsenin sergilediği olumlu davranışlar veya başarılar neticesinde çevresindekilerin sevgi, ilgi ve güvenini kazanması anlamında kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki bağlamı analiz etme
Mühendisin başarılı projeleri ve disiplini sonucunda amirinin takdirini kazandığı görülmektedir.
Söz öbeğinin anlamı, içinde bulunduğu cümlenin genel iletisinden kopuk olamaz.
2
'Göze girmek' deyiminin mecaz anlamını belirleme
Deyim, sergilenen olumlu tutumlar sayesinde birinin ilgisini ve sevgisini kazanmak anlamına gelir.
Türkçedeki deyimler genellikle gerçek anlamından uzaklaşarak kalıplaşmış mecaz anlamlar taşır.
3
Seçeneklerle eşleştirme
Belirlenen anlamı tam olarak karşılayan ifade belirlenir.
Diğer seçenekler farklı deyimlerin anlamlarını veya yanlış yorumları içermektedir.

Anahtar Kavram

Deyimlerin ve söz öbeklerinin bağlam içindeki mecaz anlamlarını kavrama
Tahmini Süre:45s
Soru 36Soru →

Kamu yönetiminde reform süreçleri, genellikle statükoyu korumak isteyenlerin direnciyle karşılaşır. Bu süreçte sorumluluk üstlenen yöneticiler, aslında ateşten gömlek giymiş olurlar; çünkü alınacak her karar hem siyasi hem de toplumsal sonuçlar doğuracaktır.

Bu cümledeki altı çizili söz öbeğiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zor, tehlikeli ve katlanılması güç bir durumu veya görevi üstlenmek

Cevap

Zor, tehlikeli ve katlanılması güç bir durumu veya görevi üstlenmek
Ateşten gömlek giymek deyimi, Türkçede üstlenilmesi oldukça güç, tehlikeli ve büyük sorumluluk isteyen görevler için kullanılır. Cümlede yöneticilerin karşılaştığı riskli durum ve ağır yük, bu ifadeyle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki bağlamı analiz etme
Yöneticilerin reform sürecinde ciddi dirençle karşılaştığı ve kararlarının büyük sonuçları olduğu tespit edildi.
Söz öbeğinin anlamı, içinde bulunduğu cümlenin sunduğu 'zorluk' ve 'risk' temasıyla örtüşmelidir.
2
Söz öbeğinin mecaz anlamını belirleme
'Ateşten gömlek giymek' ifadesinin katlanılması zor bir sorumluluğu simgelediği belirlendi.
Deyimler kalıplaşmış anlamlara sahiptir ve somut kelimelerden ziyade soyut bir durumu temsil ederler.

Anahtar Kavram

Deyimlerin Cümle İçindeki Mecaz Anlamı
Soru 37Soru →

Projenin teslim tarihine az bir süre kala, ekip liderinin her bir detayı kılı kırk yararak kontrol etmesi, işin hatasız tamamlanmasını sağladı.

Bu cümledeki altı çizili söz öbeğinin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çok titiz ve ayrıntılı bir biçimde incelemek

Cevap

Çok titiz ve ayrıntılı bir biçimde incelemek
Kılı kırk yarmak deyimi, bir işi yaparken veya bir şeyi incelerken çok büyük bir titizlik göstermek, en küçük ayrıntıları bile gözden kaçırmamak anlamına gelir. Cümledeki projenin hatasız tamamlanması hedefi, bu üstün dikkat ve ayrıntılı inceleme sayesinde gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Altı çizili söz öbeğinin (kılı kırk yarmak) metin içindeki kullanımını ve bağlamını analiz etmek.
Söz öbeğinin, projenin hatasız olması için yapılan detaylı kontrolü nitelediği belirlenmiştir.
Deyimlerin anlamı, içinde bulundukları cümledeki diğer sözcüklerle ve eylemin sonucuyla (hatasız tamamlanma) desteklenir.
2
'Kılı kırk yarmak' deyiminin kalıplaşmış anlamını seçeneklerle karşılaştırmak.
Deyimin 'bir şeyi en küçük ayrıntısına kadar büyük bir dikkatle incelemek' anlamının en uygun karşılık olduğu görülmüştür.
Türkçede bu deyim, üst düzey titizlik gerektiren durumları ifade etmek için kullanılır.

Anahtar Kavram

Söz Öbeklerinde Anlam ve Deyim Yorumu
Tahmini Süre:45s
Soru 38Soru →

Genç girişimcilerin hazırladığı bu teknoloji projesine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ön ayak olması, projenin kısa sürede hayata geçmesini sağladı.

Bu cümledeki "ön ayak olmak" söz öbeğiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir işin başlamasında ilk adımı atarak başkalarına yol açmak

Cevap

Bir işin başlamasında ilk adımı atarak başkalarına yol açmak
"Ön ayak olmak" deyimi, bir işin başlamasına öncülük etmek, bir durumun gerçekleşmesi için ilk adımı atarak süreci başlatmak anlamında kullanılır. Cümlede Bakanlığın girişimci gençlere sağladığı imkân veya destekle projenin başlamasına vesile olduğu anlatılmaktadır. Bu durum, bir işin başlamasında ilk adımı atarak başkalarına yol açmak ifadesiyle tam olarak karşılanır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki söz öbeğinin (ön ayak olmak) bağlamını analiz et.
Bakanlığın projeye desteği, projenin hayata geçmesini sağlayan bir başlangıç adımıdır.
Söz öbeklerinin anlamı çoğu zaman cümledeki kullanım amacına göre netleşir.
2
Deyimin kalıplaşmış anlamını hatırla.
'Ön ayak olmak' bir işin başlatılmasına vesile olmak veya öncülük etmektir.
Deyimler mecaz anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbekleridir.
3
Seçeneklerle eşleştir.
İlk adımı atarak yol açmak ifadesi anlamla tam örtüşür.
Doğru anlamın doğrudan verildiği seçeneği tespit etmek esastır.

Anahtar Kavram

Deyimlerin Cümle İçindeki Figuratif Anlamı

İpuçları

1
Cümlede Bakanlığın projenin hayata geçmesini 'sağladığı' vurgusuna dikkat edin.

Daha Fazla Pratik

Benzer yapıda olan 'öncülük etmek' veya 'ışık tutmak' deyimlerinin anlamlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 39Soru →

Kamu kurumlarında yürütülen dijital dönüşüm projelerinde, eski alışkanlıklarından vazgeçmek istemeyen bazı personelin yeni sisteme burun kıvırması, işlerin planlanan takvimde ilerlemesini zorlaştırmaktadır.

Bu cümledeki "burun kıvırmak" söz öbeğiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sunulan yeniliği yetersiz görerek küçümsemek, onu beğenmediğini göstermek

Cevap

Sunulan yeniliği yetersiz görerek küçümsemek, onu beğenmediğini göstermek
Cümlede geçen 'burun kıvırmak' ifadesi, bir şeyi değerli bulmamak, onu yetersiz bularak küçümsemek anlamında kullanılan bir deyimdir. Personelin yeni sistemi beğenmediği ve onu yetersiz bularak reddettiği bağlamından hareketle bu anlam ortaya çıkmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümle bağlamını analiz etmek
Cümlede personelin yeni sisteme karşı mesafeli ve olumsuz bir tavır takındığı belirlenir.
Söz öbeklerinin anlamı kullanıldıkları bağlam içinde netleşir.
2
Deyimin anlamını belirlemek
"Burun kıvırmak" deyiminin TDK sözlüğündeki karşılığı "beğenmeyip küçümsemek" olarak tespit edilir.
Deyimler kalıplaşmış ve genellikle mecaz anlam taşıyan söz öbekleridir.
3
Seçenekleri karşılaştırmak
Küçümseme ve beğenmeme ifadesini içeren seçeneğin doğru olduğu doğrulanır.
Doğru yanıt, deyimin mecaz anlamını tam olarak karşılayan ifadedir.

Anahtar Kavram

Deyimlerin Mecaz Anlamı ve Cümle Bağlamı
Tahmini Süre:45s
Soru 40Soru →

Yıllarca kamu hizmetinde yoğun bir tempoyla çalıştıktan sonra emekli olan Ahmet Bey, şehirden uzaklaşarak küçük bir kasabaya yerleşmiş ve adeta kabuğuna çekilmiştir.

Bu cümledeki altı çizili söz öbeğinin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dış dünyayla olan bağını kesip kendi dünyasına kapanmak

Cevap

Dış dünyayla olan bağını kesip kendi dünyasına kapanmak
Cümlede geçen 'kabuğuna çekilmek' söz öbeği, Ahmet Bey'in emekli olduktan sonra insanlarla görüşmeyi bırakıp kendi iç dünyasına yöneldiğini, sosyal çevresinden uzaklaştığını ifade etmektedir. Bu durum, 'dış dünyayla olan bağını kesip kendi dünyasına kapanmak' ifadesiyle tam olarak örtüşür.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki 'kabuğuna çekilmek' söz öbeğinin bağlamını analiz etmek.
Ahmet Bey'in emeklilik sonrası şehirden uzaklaşması ve kasabaya yerleşmesi, bir sosyal izolasyon durumunu işaret etmektedir.
Söz öbeklerinin anlamı genellikle içinde bulundukları cümledeki duruma göre netleşir.
2
Deyimler sözlüğündeki mecaz anlamı değerlendirmek.
'Kabuğuna çekilmek' deyimi; kimseyle görüşmemek, dış dünya ile ilişkisini kesmek anlamlarına gelir.
Deyimler kalıplaşmış ve genellikle mecaz anlamlı söz öbekleridir.
3
Seçenekleri karşılaştırarak en uygun anlamı belirlemek.
Sosyal ilişkileri kesme ve içe kapanma vurgusunu içeren seçenek doğru kabul edilir.
Mecaz anlamın en genel ve doğru tanımı budur.

Anahtar Kavram

Deyimlerin Cümle İçindeki Mecaz Anlamı

İpuçları

1
Cümledeki 'emekli olup kasabaya yerleşmek' ifadesi Ahmet Bey'in sosyal hayatında ne gibi bir değişiklik yapmış olabilir?

Daha Fazla Pratik

Benzer anlamdaki 'elini eteğini çekmek' deyimi ile 'kabuğuna çekilmek' deyimi arasındaki küçük anlam farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 2 / 6Sonraki