İdare Hukuku

613 soru

Soru 581Soru

İdare hukukunda idari kolluk, kamu düzenini korumak amacıyla yürütülen önleyici faaliyetlerdir ve mülki idare amirleri (Vali, Kaymakam) tarafından sevk ve idare edilir. Suç işlendikten sonra devreye giren ve adli makamlara yardımcı olan adli kolluktan bu yönüyle ayrılır. İdari kolluğun koruduğu kamu düzeni; güvenlik, dirlik ve esenlik, genel sağlık ve genel ahlak öğelerini kapsar.

Buna göre, Valilik tarafından gerçekleştirilen aşağıdaki işlemlerden hangisi doğrudan 'dirlik ve esenlik' (huzur ve sükun) öğesini korumaya yönelik bir uygulama değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölgedeki bulaşıcı hastalık riskine karşı toplu taşıma araçlarının dezenfekte ettirilmesi.

Cevap

Toplu taşıma araçlarının dezenfekte ettirilmesi işlemi, kamu düzeninin 'genel sağlık' öğesini korumaya yöneliktir.
Toplu taşıma araçlarının dezenfekte edilmesi, toplumun biyolojik sağlığını korumaya yönelik olduğu için 'genel sağlık' öğesi kapsamına girer. Oysa soruda istenen 'dirlik ve esenlik', toplumun huzur, sessizlik ve düzen içerisinde yaşamasını hedefler.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk türlerini ayırt et.
İdari kolluk önleyici (suç öncesi), adli kolluk bastırıcı (suç sonrası) faaliyetlerdir.
Soruda bahsedilen tüm işlemler önleyici (idari kolluk) niteliktedir ancak farklı amaçlara hizmet ederler.
2
Kamu düzeninin öğelerini analiz et.
Güvenlik, dirlik ve esenlik, genel sağlık ve genel ahlak.
Hangi faaliyetin hangi öğeye hizmet ettiğini belirlemek için bu kavramların tanımlarını bilmek gerekir.
3
Dirlik ve esenlik kavramını odak noktasına al.
Gürültüsüzlük, huzur, sükun ve günlük hayatın intizamı (düzeni).
Dirlik ve esenlik, bireylerin günlük faaliyetlerini dışsal bir rahatsızlık duymadan sürdürebilmesidir.
4
Seçenekleri eşleştir ve ayrışanı bul.
Bulaşıcı hastalık dezenfeksiyonu 'genel sağlık' ile ilgiliyken, diğerleri 'huzur ve düzen' ile ilgilidir.
Salgın hastalıklar ve kirlilikle mücadele her zaman genel sağlık başlığı altında incelenir.

Anahtar Kavram

Kamu Düzeninin Öğeleri

İpuçları

1
İdari kolluğun dört temel öğesi olan güvenlik, esenlik, sağlık ve ahlakın her birinin koruduğu farklı değerler vardır.
2
Dirlik ve esenlik; gürültüsüz, huzurlu ve günlük hayatın akışının bozulmadığı bir ortamı ifade eder.
3
Salgın hastalıklar, çevre kirliliği veya su kirliliği gibi konular her zaman 'genel sağlık' öğesi ile eşleştirilmelidir.

Daha Fazla Pratik

Adli kolluk ile idari kolluk arasındaki hiyerarşik amir farklarını (Mülki amir vs. Cumhuriyet Savcısı) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 582Soru

19821982 Anayasası'nın 126126. maddesinde düzenlenen merkezi yönetimin taşra teşkilatı yapılanması içerisinde yer alan "Vali" ve "Yetki Genişliği" ilkesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vali, ilde hem Devletin hem de Cumhurbaşkanının temsilcisidir ve yetki genişliği ilkesi anayasal bir kural olarak sadece il idaresinde valiye tanınmıştır.

Cevap

Vali, ilde hem Devletin hem de Cumhurbaşkanının temsilcisi olup, anayasal bir hak olan yetki genişliği ilkesini kullanabilen tek taşra yöneticisidir.
Doğru olan ifade, valinin hem devletin hem Cumhurbaşkanının temsilcisi olduğu ve yetki genişliği ilkesinin sadece valiye tanındığıdır. Yetki genişliği, giderleri ve gelirleri devlete ait olmak üzere valinin merkeze danışmadan karar alabilmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Valinin temsil sıfatını analiz etme
Vali, ilçedeki kaymakamdan farklı olarak hem Devlet tüzel kişiliğini hem de Cumhurbaşkanını temsil eder.
Anayasa ve İl İdaresi Kanunu uyarınca vali, merkezi idarenin en üst taşra amiridir.
2
Yetki genişliği ilkesinin kapsamını belirleme
Yetki genişliği (Decentralization of power), merkeze danışmadan karar alma yetkisidir ve sadece 'İl' düzeyinde valiye verilmiştir.
Kamu hizmetlerinin yürütülmesinde hızı ve verimliliği artırmak amacıyla anayasal olarak sadece il idaresine tanınmış bir istisnadır.
3
Taşra ve Mahalli idare farkını ayırt etme
İl Genel İdaresi (taşra) ile İl Özel İdaresi (mahalli) karıştırılmamalıdır; taşra birimlerinin ayrı tüzel kişiliği yoktur.
Merkezi idarenin bütünlüğü ilkesi gereği taşra teşkilatı, devlet tüzel kişiliğinin bir parçasıdır.

Anahtar Kavram

Valinin Hukuki Statüsü ve Yetki Genişliği

İpuçları

1
Türkiye'de yetki genişliği sadece bir idari birimde ve bir makamda bulunur.
2
Vali ve kaymakamın temsil sıfatları farklıdır; vali hem devleti hem Cumhurbaşkanını, kaymakam ise sadece Cumhurbaşkanını temsil eder.
3
Anayasa'nın 126126. maddesine göre illerin idaresi 'yetki genişliği' esasına dayanır, ancak ilçeler için bu hüküm bulunmaz.

Daha Fazla Pratik

İl Özel İdaresi (Yerel) ile İl Genel İdaresi (Merkezi/Taşra) arasındaki farkları içeren hiyerarşi ve vesayet sorularına çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 583Soru

19821982 Anayasası ve ilgili mevzuat hükümleri dikkate alındığında; savaş, seferberlik veya büyük bir doğal afet gibi olağanüstü durumlarda idarenin, kamu yararının gerektirdiği hallerde kişilere ait taşınır malların mülkiyetine veya kullanma hakkına bedelini ödemek şartıyla el koyması yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstimval

Cevap

İdarenin olağanüstü durumlarda taşınır mallara yönelik bedel karşılığı el koyma yöntemi İstimvaldir.
İdarenin kamu yararı amacıyla mal edinme yöntemlerinden biri olan istimval; savaş, seferberlik ve afet gibi olağanüstü dönemlerde kişilere ait taşınır (menkul) malların mülkiyetinin veya kullanma hakkının idareye geçmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda geçen 'taşınır mal' ve 'olağanüstü durum' kavramlarını analiz edin.
İşlemin konusu taşınır bir maldır ve koşul olağanüstü bir haldir.
İdarenin mal edinme yöntemleri konuya (taşınır/taşınmaz) ve koşula (olağan/olağanüstü) göre ayrılır.
2
Seçeneklerdeki yöntemlerin konularını karşılaştırın.
Kamulaştırma ve geçici işgal taşınmazlar içindir; istimval taşınırlar içindir.
Yöntemlerin temel ayrım noktası malın niteliğidir.
3
Doğru hukuki terimi belirleyin.
İstimval yöntemi işaretlenir.
Anayasal ve yasal tanım, olağanüstü durumlarda taşınır mallara el atılmasını istimval olarak adlandırır.

Anahtar Kavram

İdarenin Mal Edinme Yöntemleri ve İstimval

İpuçları

1
Soruda geçen 'taşınır mal' ifadesi en önemli ipucudur.
2
Kamulaştırma taşınmazlar içindir; bu kavram ise olağanüstü durumlarda taşınırlar için kullanılır.
3
Savaş gibi durumlarda bir vatandaşın kamyonuna idarenin el koyması bu yönteme örnektir.

Daha Fazla Pratik

İdarenin mal edinme yöntemlerini 'taşınır/taşınmaz' ve 'mülkiyet/kullanım' kriterlerine göre bir tablo yaparak çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 584Soru

İdarenin kamu hizmetlerini yürütebilmek amacıyla başvurduğu mal edinme yöntemleri ile bu yöntemlerin temel uygulama alanlarına ilişkin aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geçici İşgal — Kamu hizmeti için ihtiyaç duyulan taşınır araçlar

Cevap

Geçici işgalin taşınır araçlar için kullanıldığını belirten seçenek yanlıştır; çünkü bu yöntem yalnızca taşınmaz mallar için geçerlidir.
Geçici işgal, idarenin bir bayındırlık hizmeti (yol, köprü vb.) sırasında ihtiyaç duyduğu malzemeyi çıkarmak veya şantiyeyi kurmak amacıyla özel mülkiyetteki bir taşınmazı geçici olarak kullanmasıdır. Seçenekte belirtildiği gibi 'taşınır araçlar' bu yöntemin konusu olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Yöntemlerin hedef aldığı mal türlerini belirle.
Kamulaştırma ve Geçici İşgal taşınmazlarla; İstimval taşınırlarla; Devletleştirme ise teşebbüslerle ilgilidir.
Her mal edinme yönteminin konusu kanunla farklı belirlenmiştir.
2
Seçeneklerdeki eşleştirmeleri kontrol et.
Geçici işgal seçeneğinde mal türü 'taşınır araç' olarak verilmiştir.
Geçici işgal, bir bayındırlık hizmeti için özel bir taşınmazın (arazi) geçici kullanımını ifade eder.
3
Hatalı olan eşleştirmeyi doğrula.
Taşınır araçlar için 'Geçici İşgal' değil, olağanüstü durumlarda 'İstimval' kullanılabilir.
Kavramsal ayrımın temeli taşınır/taşınmaz farkına dayanır.

Anahtar Kavram

İdarenin Mal Edinme Yöntemleri Arasındaki Farklar

İpuçları

1
Malın 'taşınır' mı yoksa 'taşınmaz' mı olduğuna dikkat edin.
2
Geçici işgal genellikle yol yapımı gibi inşaat işlerinde komşu arazilerin kullanımıyla ilgilidir.
3
Araba, kamyon veya iş makinesi gibi eşyalar taşınır maldır; oysa geçici işgal sadece arsalar üzerinde yapılabilir.

Daha Fazla Pratik

İstimval ve Kamulaştırma arasındaki diğer farkları (ödeme yöntemi, olağan/olağanüstü durum ayrımı) inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Yöntemleri 'konusu' bakımından kodlayabilirsiniz: Kamulaştırma (Taşınmaz), İstimval (Taşınır), Devletleştirme (Teşebbüs), Geçici İşgal (Taşınmaz).
Tahmini Süre:45s
Soru 585Soru

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre; ilk defa, yeniden veya yer değiştirme suretiyle başka bir yerdeki göreve atananlar, atama emirlerinin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren kasıtlı bir sebep olmaksızın, yol süresi hariç kaç gün içinde işe başlamazlarsa memurluktan çekilmiş (müstafi) sayılırlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1515 gün

Cevap

Başka yerdeki göreve atanan memurların, atama tebliğinden itibaren işe başlama süresi 15 gündür.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 62. maddesine göre; başka yerdeki bir göreve atanan memurlar, atama emirlerinin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde (yol süresi hariç) işe başlamak zorundadırlar. 63. maddeye göre bu süre içerisinde işe başlamayan memur, memurluktan çekilmiş (müstafi) sayılır.

Adım Adım Çözüm

1
Atama yerinin tespit edilmesi
Soruda 'başka bir yerdeki göreve atananlar' ifadesi vurgulanmıştır.
657 sayılı Kanun'da aynı yere ve başka yere atama süreleri farklı düzenlenmiştir.
2
657 sayılı DMK'nın 62. ve 63. maddelerinin incelenmesi
Başka bir yerdeki göreve atananlar için 15 gün + yol süresi tanınmıştır.
Yerleşim yeri değişikliği gerektiren atamalarda hazırlık ve ulaşım için makul bir süre verilmesi esastır.
3
Sürenin ihlalinin hukuki sonucunun belirlenmesi
Bu süre içinde işe başlamayanlar 'çekilmiş (müstafi)' sayılır.
Kasıtlı olarak veya zorunlu bir sebep olmaksızın göreve başlamamak memuriyet statüsünü sona erdirir.

Anahtar Kavram

İşe Başlama Süreleri ve Müstafi Sayılma

İpuçları

1
Memurun yer değiştirmesi gerekiyorsa, kendisine hazırlık yapması için makul bir süre tanınır.
2
Aynı yere atananlar ertesi gün başlarken, başka yere atananlar için bu süre iki haftadan biraz fazladır.
3
Kanun koyucu, başka şehre taşınacak memura tam 15 günlük bir süre vermiştir.

Daha Fazla Pratik

Müstafi sayılan bir memurun, tekrar devlet memurluğuna dönebilmesi için ne kadar süre geçmesi gerektiğini araştırınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 586Soru

İdare tarafından kamu yararı kararı alınarak başlatılan bir kamulaştırma sürecinde, idare bünyesinde kurulan kıymet takdir komisyonunun belirlediği bedel üzerinden taşınmaz maliki ile yapılan 'satın alma usulü' görüşmelerinde anlaşma sağlanamamıştır. 29422942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri uyarınca, bu aşamadan sonra idarenin taşınmazın mülkiyetini edinebilmesi için başvurması gereken hukuki yol aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde 'bedel tespiti ve tescil davası' açmak

Cevap

Satın alma usulü ile anlaşma sağlanamayan hallerde idare, asliye hukuk mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açmalıdır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na göre idare, kamulaştırma bedelini öncelikle 'satın alma usulü' ile çözmeye çalışır. Bu aşamada malik ile anlaşma sağlanamazsa, idare 30 gün içinde taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine başvurarak kamulaştırma bedelinin mahkemece tespit edilmesini ve bu bedelin ödenmesi karşılığında taşınmazın idare adına tescil edilmesini talep eder.

Adım Adım Çözüm

1
Uzlaşmazlık durumunu tespit etmek
Satın alma usulü ile anlaşma sağlanamadığına dair tutanak tutulur.
Dava açılabilmesi için bu idari aşamanın tüketilmesi ve başarısız olması şarttır.
2
Yetkili mahkemeye başvurmak
Taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılır.
Mülkiyet haklarına müdahale içeren bedel uyuşmazlıkları adli yargının görev alanındadır.
3
Yargısal süreci takip etmek
Mahkemece belirlenen bedel bankaya depo edilir ve taşınmaz idare adına tescil edilir.
Mülkiyetin devri, bedelin ödenmesi (depo edilmesi) şartına bağlı bir yargı kararıyla gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Kamulaştırmada Satın Alma Usulü ve Adli Yargı Aşaması

İpuçları

1
Kamulaştırma sürecinde idare ve vatandaş anlaşamazsa, hakem rolünü bağımsız bir mahkeme üstlenir.
2
Mülkiyet hakkına ilişkin uyuşmazlıklar genel olarak adli yargının görev alanına girer.
3
Anlaşmazlık durumunda başvurulan mahkeme, taşınmazın bulunduğu yerdeki en temel genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Daha Fazla Pratik

Kamulaştırma bedeline karşı malikin açabileceği 'iptal davası' ile idarenin açtığı 'bedel tespiti davası' arasındaki görevli yargı kolu farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 587Soru

Devlet memurlarının disipline aykırı bir fiil işlemesi durumunda, idarenin bu fiili cezalandırma yetkisi belirli sürelerin geçmesiyle zamanaşımına uğramaktadır.

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre; uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarını gerektiren hallerde, disiplin soruşturmasına fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren en geç kaç ay içinde başlanmalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 11 ay

Cevap

Fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmalıdır.
Devlet Memurları Kanunu'na göre, disiplin cezasını gerektiren bir fiilin işlendiği öğrenildiği andan itibaren uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezaları için bir ay içinde soruşturmaya başlanmalıdır. Bu sürenin geçirilmesi durumunda disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Adım Adım Çözüm

1
Fiilin türünü ve uygulanacak yaptırım kategorisini belirleyin.
Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezaları aynı kategoride değerlendirilir.
Kanun, soruşturma zamanaşımını yaptırımın ağırlığına göre ikiye ayırmıştır.
2
Soruşturmaya başlama (öğrenme) süresini kontrol edin.
Hafif ve orta nitelikli cezalar için bu süre bir aydır.
657657 sayılı Kanun'un 127127. maddesi uyarınca disiplin amirinin fiili öğrendiği andan itibaren harekete geçmesi gerekir.
3
Diğer zamanaşımı sürelerinden (çıkarma cezası veya karar zamanaşımı) ayırt edin.
Altı ay memurluktan çıkarma için, iki yıl ise fiilin işlendiği tarihten itibaren nihai ceza verme sınırıdır.
Zamanaşımı süreleri idarenin keyfi gecikmelerini önlemek amacıyla getirilmiştir.

Anahtar Kavram

Disiplin Soruşturmasında Zamanaşımı (Soruşturma Açma Süresi)

İpuçları

1
Zamanaşımı süreleri, idarenin fiili 'öğrenmesi' ve fiilin 'işlenmesi' kriterlerine göre ikiye ayrılır.
2
Uyarma ve kınama gibi daha hafif cezalar için idarenin hızlı hareket etmesi beklenir; bu süre altı aydan daha kısadır.
3
Kanunda bu süre, öğrenme tarihinden itibaren tam olarak otuz gün yani bir ay olarak belirlenmiştir.

Daha Fazla Pratik

Disiplin cezalarına karşı yargı yoluna başvuru sürelerini ve hangi cezaların özlük dosyasından silinebileceğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 588Soru

Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüslerin, kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde, gerçek karşılıkları ödenmek şartıyla ve kanunla kamu mülkiyetine geçirilmesi usulü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletleştirme

Cevap

Özel teşebbüslerin kamu yararı amacıyla kanunla kamu mülkiyetine geçirilmesi olan 'Devletleştirme' seçeneği doğrudur.
Devletleştirme, kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüslerin, kamu yararının gerektirdiği durumlarda ve gerçek karşılığı ödenerek kanunla kamu mülkiyetine geçirilmesidir. Buradaki anahtar kelimeler 'özel teşebbüs' ve 'kanunla' ifadeleridir.

Adım Adım Çözüm

1
El atılan varlığın niteliğini belirle
Soru kökünde 'özel teşebbüslerin' (işletmelerin) kamuya geçirilmesinden bahsedilmektedir.
İdarenin mal edinme yöntemleri, el atılan varlığın taşınmaz, taşınır veya bir işletme olmasına göre değişir.
2
Hukuki dayanağı ve yöntemi incele
İşlemin 'kanunla' yapıldığı belirtilmektedir.
19821982 Anayasası uyarınca devletleştirme işlemi mutlaka kanunla yapılmalıdır.
3
Kavram eşleştirmesi yap
Taşınmazlar için kamulaştırma, taşınırlar için istimval, teşebbüsler için ise devletleştirme usulü uygulanır.
Anayasal tanımlara göre işletmelerin mülkiyet devri devletleştirme kapsamındadır.

Anahtar Kavram

Devletleştirme ile Kamulaştırma Arasındaki Farklar

İpuçları

1
El konulan varlığın bir arazi mi yoksa bir işletme mi olduğuna dikkat edin.
2
Anayasa'ya göre bu işlemin yapılabilmesi için mutlaka bir 'kanun' çıkarılması gerekir.
3
İşletmelerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesi kavramını arıyorsunuz.

Daha Fazla Pratik

Devletleştirme ve kamulaştırma kararlarına karşı hangi yargı yoluna başvurulabileceğini ve bedel uyuşmazlıklarının hangi mahkemede çözüldüğünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 589Soru

Türkiye'de kamu düzenini sağlamak amacıyla yürütülen kolluk faaliyetleri; idari ve adli olmak üzere iki temel kategoriye ayrılmaktadır. Bu ayrım ve kolluk makamlarının yetkileri dikkate alındığında, kolluk faaliyetlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İl sınırları içerisinde kamu düzenini sağlamakla görevli ve yetkili olan Vali, devletin genel idari kolluk makamları arasında yer alır.

Cevap

İl sınırları içerisinde kamu düzenini sağlamakla görevli olan Vali, devletin genel idari kolluk makamları arasında yer almaktadır.
Vali, il idaresinin başı olarak ildeki kamu düzenini sağlamaktan sorumludur ve İçişleri Bakanı ve Kaymakam ile birlikte devletin 'genel idari kolluk' makamları arasında sayılır. Bu makamlar, belirli bir hizmetle sınırlı kalmaksızın genel kamu düzenini koruma yetkisine sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk türlerini (idari vs adli) karşılaştırın.
İdari kolluk önleyicidir (suç öncesi), adli kolluk bastırıcıdır (suç sonrası).
Kolluk faaliyetlerinin niteliğini belirlemek için bu ayrım temeldir.
2
Genel ve özel idari kolluk makamlarını sınıflandırın.
İçişleri Bakanı, Vali ve Kaymakam genel; Belediye ve Köy makamları ise özel/mahalli idari kolluktur.
Makamların yetki kapsamını ve hiyerarşik konumunu belirlemek gerekir.
3
Kamu düzeninin öğelerini hatırlayın.
Güvenlik, esenlik, sağlık ve ahlak öğeleri kamu düzenini oluşturur.
İdari kolluğun müdahale edebileceği alanları doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

İdari kolluk, kamu düzenini (güvenlik, esenlik, sağlık, ahlak) korumak amacıyla mülki amirler (Vali, Kaymakam) tarafından yürütülen önleyici faaliyettir.

İpuçları

1
Kolluk faaliyetlerinde 'önleyici' (idari) ve 'bastırıcı' (adli) ayrımına dikkat edin.
2
Devletin genel idari kolluk makamlarını hatırlayın: İçişleri Bakanı, Vali ve Kaymakam.
3
Vali ve Kaymakamın mülki amir sıfatıyla hiyerarşik amirleri oldukları kolluk personelini (polis, jandarma) idari amaçlarla sevk ve idare edebileceğini unutmayın.

Daha Fazla Pratik

İdari vesayet ve hiyerarşi arasındaki farkları inceleyerek mülki amirlerin kolluk üzerindeki yetkilerini daha iyi kavrayabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 590Soru

İdare hukuku ilkeleri uyarınca, kamu düzenini korumak ve sağlamak amacıyla yürütülen kolluk faaliyetlerinde makamlar; 'Genel İdari Kolluk Makamları' ve 'Mahalli İdari Kolluk Makamları' olarak iki temel kategoriye ayrılır. Genel idari kolluk makamları devlet tüzel kişiliğini temsil ederken, mahalli idari kolluk makamları ilgili mahalli idarenin kamu tüzel kişiliğini temsil eder.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi merkezi idare hiyerarşisi içerisinde yer alan 'genel idari kolluk makamları'ndan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belediye Başkanı

Cevap

Belediye Başkanı, yerel yönetimler (mahalli idareler) içerisinde yer alan bir mahalli idari kolluk makamıdır.
Belediye Başkanı, mahalli idareler (yerel yönetimler) bünyesinde yer alır ve mahalli idari kolluk yetkisine sahiptir. Genel idari kolluk makamları ise merkezi idare (devlet) hiyerarşisi içindeki makamlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Genel ve mahalli idari kolluk makamlarını sınıflandırın.
Genel makamlar: Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı, Vali, Kaymakam. Mahalli makamlar: Belediye Başkanı, Belediye Meclisi, Belediye Encümeni, Muhtar.
İdarenin bütünlüğü ilkesi çerçevesinde yetki paylaşımını belirlemek için.
2
Seçeneklerdeki makamların bağlı olduğu tüzel kişilikleri analiz edin.
Cumhurbaşkanı, Bakan, Vali ve Kaymakam Devlet Tüzel Kişiliğine bağlıyken; Belediye Başkanı Belediye Kamu Tüzel Kişiliğine bağlıdır.
Genel kolluk makamları merkezi idarenin, mahalli kolluk makamları ise yerinden yönetim kuruluşlarının bir parçasıdır.

Anahtar Kavram

İdari Kolluk Makamları Ayrımı

İpuçları

1
Makamın bağlı olduğu tüzel kişiliğe odaklanın: Devlet mi yoksa bir belediye/köy mü?
2
Merkezi idarenin (Başkent ve Taşra) parçası olanlar genel, yerel yönetimlerin parçası olanlar mahalli kolluktur.

Daha Fazla Pratik

İdari kolluk ile adli kolluk arasındaki amaç farkını (önleyici vs. bastırıcı) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 591Soru

Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilat yapısında yer alan makamlar arasındaki denetim ilişkileri, anayasal bir ilke olan "idarenin bütünlüğü" çerçevesinde şekillenir. Bir il valisinin, o ilde görev yapan bir kaymakamın işlemlerini denetlemesi ile bir belediye başkanının işlemlerini denetlemesi arasındaki hukuki nitelik farkı ve bu farkın temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kaymakam üzerindeki yetki hiyerarşi, belediye başkanı üzerindeki yetki idari vesayettir; çünkü kaymakam ile vali aynı kamu tüzel kişiliği (Devlet) içinde yer alırken belediye ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahiptir.

Cevap

Kaymakam üzerindeki yetki hiyerarşi, belediye başkanı üzerindeki yetki idari vesayettir; çünkü kaymakam ile vali aynı kamu tüzel kişiliği (Devlet) içinde yer alırken belediye ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahiptir.
İdare hukukunda denetimin niteliğini belirleyen temel kriter 'tüzel kişilik'tir. Vali ve kaymakam merkezi idarenin (devletin) birer parçası oldukları için aralarındaki ilişki hiyerarşidir. Belediye ise devletten ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olduğu için, merkezin (valinin) belediye üzerindeki denetimi 'idari vesayet' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Makamların bağlı olduğu tüzel kişilikleri belirle.
Vali ve Kaymakam: Devlet Tüzel Kişiliği; Belediye Başkanı: Belediye Kamu Tüzel Kişiliği.
Denetimin türü, birimlerin aynı mı yoksa farklı tüzel kişilikler içinde mi olduğuna bağlıdır.
2
Aynı tüzel kişilik içindeki ilişkiyi tanımla.
Vali ve Kaymakam arasındaki ilişki 'Hiyerarşi'dir.
Hiyerarşi, aynı kamu tüzel kişiliği içindeki üstün aslı denetlemesidir.
3
Farklı tüzel kişilikler arasındaki ilişkiyi tanımla.
Vali (Merkezi İdare) ve Belediye (Mahalli İdare) arasındaki ilişki 'İdari Vesayet'tir.
İdari vesayet, merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşları üzerindeki denetim yetkisidir.

Anahtar Kavram

Kamu Tüzel Kişiliği Ayrımı

İpuçları

1
Denetimin hiyerarşi mi yoksa vesayet mi olduğunu anlamak için makamların 'aynı torba (tüzel kişilik)' içinde olup olmadığına bakın.
2
Vali ve Kaymakam merkezin (başkentin) taşradaki uzantılarıdır. Belediye ise yerinden yönetim kuruluşu olup kendi bütçesi ve karar organı vardır.
3
Hiyerarşi 'İç Denetim', İdari Vesayet ise 'Dış Denetim' gibi düşünülebilir. Farklı tüzel kişilikler arasındaki denetim her zaman vesayettir.

Daha Fazla Pratik

İçişleri Bakanı ile Emniyet Genel Müdürü ve İçişleri Bakanı ile bir köy muhtarı arasındaki ilişkileri karşılaştırarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 592Soru

İdare hukukunun kuralları, Medeni Hukuk veya Türk Ceza Kanunu gibi tek bir temel kanun metninde toplanmamıştır. Bu hukuk dalında ortaya çıkan uyuşmazlıklar, zamanla Danıştay'ın verdiği kararlarla istikrar kazanan ve genel kabul gören ilkeler çerçevesinde çözüme kavuşturulmaktadır.

İdare hukukunun bu şekilde mahkeme kararlarıyla şekillenmesi ve gelişmesi, aşağıdaki özelliklerden hangisiyle ifade edilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İçtihadi bir hukuk dalı olması

Cevap

İçtihadi bir hukuk dalı olması
İçtihadi bir hukuk dalı olması ifadesi doğrudur; çünkü idare hukukunun temel ilkeleri ve kuralları, yasama organının çıkardığı tek bir kanun metninden ziyade, Danıştay gibi yüksek mahkemelerin zaman içinde verdiği kararların birikimiyle (içtihatlarla) oluşmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
İdare hukukunun kaynak yapısını analiz etme
İdare hukukunun Medeni Kanun gibi derli toplu bir temel kanunu (kodu) olmadığı belirlenir.
İdare hukuku "tedvin edilmemiş" (dağınık) bir hukuk dalıdır.
2
Yargı yerlerinin (Danıştay) rolünü değerlendirme
Kuralların büyük bir kısmının mahkeme kararlarıyla oluşturulduğu tespit edilir.
Kanun boşlukları ve idari ihtiyaçlar yargı kararlarıyla doldurulur.
3
Teknik kavramla eşleştirme
Yargı kararlarıyla gelişen hukuk dalları için kullanılan "içtihadi" kavramına ulaşılır.
İçtihat, mahkemelerin benzer olaylarda verdiği ve kural niteliği kazanan kararlarıdır.

Anahtar Kavram

İçtihadi Hukuk

İpuçları

1
İdare hukukunun kuralları bir kanun kitabında (örneğin 'İdare Kanunu') toplanmış mıdır?
2
Kurallar yasama organından çok, yüksek mahkeme kararlarıyla (Danıştay gibi) mı gelişmiştir?
3
Mahkeme kararlarının hukuk kuralı haline gelmesine hukuk dilinde ne ad verilir? (İçtihat kavramını düşünün).

Daha Fazla Pratik

İdare hukukunun neden 'genç' bir hukuk dalı kabul edildiğini ve Fransa'daki kökenini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 593Soru

Bir belediyenin alt yapı çalışması yürüttüğü bir cadde üzerinde, çalışma alanının çevresine gerekli uyarı levhalarını yerleştirmemesi ve gece vakti yeterli aydınlatma yapmaması nedeniyle bir vatandaşın aracıyla açık bırakılan çukura düşerek maddi zarara uğraması durumunda; idarenin bu zarardan sorumlu tutulabilmesinin temel hukuki dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hizmet kusuru

Cevap

İdarenin zararı tazmin etme yükümlülüğünün temel dayanağı 'hizmet kusuru'dur.
Belediyenin yol çalışmasında güvenlik önlemlerini almaması, kamu hizmetinin 'kötü işletildiğini' gösterir. İdare hukukunda hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi 'hizmet kusuru' olarak tanımlanır ve bu durumda idare, ortaya çıkan zararı tazmin etmekle yükümlüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın analiz edilmesi
Belediyenin (idarenin) yoldaki güvenlik önlemlerini (levha ve aydınlatma) eksik bıraktığı tespit edilir.
İdarenin sorumluluğunun türünü belirlemek için önce zararın kaynağına bakılmalıdır.
2
Hukuki nitelendirme yapılması
Hizmetin 'kötü işlemesi' durumu söz konusudur.
İdarenin bir kamu hizmetini yürütürken gerekli dikkat ve özeni göstermemesi hizmet kusuru teşkil eder.
3
Sonuca ulaşılması
Hizmet kusuru ilkesi gereği idare oluşan zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
İdare hukukunda hizmetin geç işlemesi, hiç işlememesi veya kötü işlemesi idarenin kusurlu sorumluluğunu doğurur.

Anahtar Kavram

Hizmet Kusuru

İpuçları

1
İdarenin bir görevi yerine getirirken ihmalkâr davranıp davranmadığını düşünün.
2
Hizmetin yürütülmesindeki eksiklikler (kötü işleyiş), idarenin kusurlu sorumluluğuna girer.
3
Hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi durumlarının genel adına odaklanın.

Daha Fazla Pratik

İdarenin kusursuz sorumluluk hallerinden olan 'Risk İlkesi' ve 'Fedakârlığın Denkleştirilmesi' arasındaki farkları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 594Soru

Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilatlanmasında, devlet tüzel kişiliğini temsil eden ve kamu hizmetlerinin tüm ülke düzeyinde yürütülmesini sağlayan 'Merkezi Yönetim' yapısı; başkent teşkilatı ve taşra teşkilatı olmak üzere ikiye ayrılır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi merkezi yönetimin taşra teşkilatı birimleri veya organları arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İl Genel Meclisi

Cevap

İl Genel Meclisi, merkezi yönetimin taşra teşkilatında değil, mahalli idareler (yerel yönetimler) içerisinde yer alan İl Özel İdaresi'nin bir organıdır.
İl Genel Meclisi, merkezi yönetimin (devlet tüzel kişiliğinin) bir parçası değil, kendi kamu tüzel kişiliği olan 'İl Özel İdaresi'nin karar organıdır. Dolayısıyla taşra teşkilatı içerisinde değil, mahalli idareler içerisinde yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezi Yönetim Yapısını Analiz Etme
Merkezi yönetim; Başkent (Cumhurbaşkanı, Bakanlıklar vb.) ve Taşra (İl, İlçe, Bölge idaresi) olarak ikiye ayrılır.
Soruda istenen birimin hangi ana yapıya ait olduğunu belirlemek için ilk adım genel teşkilatı hatırlamaktır.
2
Taşra Teşkilatı Birimlerini Belirleme
İl idaresinde Vali ve İl İdare Kurulu; İlçe idaresinde Kaymakam ve İlçe İdare Kurulu gibi birimler merkezi yönetimin taşra uzantılarıdır.
Seçeneklerdeki birimlerin 'Devlet Tüzel Kişiliği' içinde olup olmadığını kontrol etmek gerekir.
3
Mahalli İdareler ile Ayrımı Yapma
İl Genel Meclisi, Belediye Meclisi gibi organlar 'Kamu Tüzel Kişiliğine' sahip yerel yönetimlerin organlarıdır.
İl Genel İdaresi (Merkezi/Taşra) ile İl Özel İdaresi (Yerel) arasındaki isim benzerliğinden kaynaklanan karışıklığı gidermek çözüm için kritiktir.

Anahtar Kavram

Merkezi Yönetimin Taşra Teşkilatı ve Mahalli İdare Ayrımı

İpuçları

1
Birimin 'Devlet Tüzel Kişiliği'ne mi yoksa ayrı bir 'Kamu Tüzel Kişiliği'ne mi sahip olduğunu düşünün.
2
İsimlerinde 'İdare Kurulu' geçen yapılar genellikle merkezidir; 'Meclis' geçen yapılar ise genellikle seçilmişlerden oluşan yerel yönetim organlarıdır.
3
Seçeneklerden hangisi 'İl Özel İdaresi'nin bir parçasıdır?

Daha Fazla Pratik

İl Özel İdaresi'nin diğer organları (Vali ve İl Daimi Encümeni) ile İl Genel İdaresi birimlerini karşılaştıran bir tablo hazırlayarak konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Hiyerarşi ve İdari Vesayet ayrımını kullanabilirsiniz. Merkezi yönetimin taşra teşkilatındaki birimler arasında 'hiyerarşi' varken, merkez ile İl Genel Meclisi arasında 'idari vesayet' ilişkisi vardır.
Tahmini Süre:45s
Soru 595Soru

İdare, kamu hizmetlerinin yürütülmesi ve toplumsal ihtiyaçların karşılanması amacıyla özel mülkiyette bulunan malvarlığı unsurlarına yönelik çeşitli yöntemlerle müdahale edebilir. Bu yöntemlerden biri; özellikle savaş, seferberlik veya büyük çaplı doğal afetler gibi olağanüstü durumlarda başvurulan, idarenin kamu yararı amacıyla özel kişilerin mülkiyetindeki taşınır (menkul) mallara bedeli karşılığında el koyması işlemidir.

Buna göre, özellikleri belirtilen idari mal edinme yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstimval

Cevap

İdarenin olağanüstü durumlarda taşınır mallara el koyması yöntemi istimvaldir.
İstimval, idarenin olağanüstü hallerde kamu hizmetlerini sürdürebilmek için kişilerin taşınır malları üzerindeki mülkiyet hakkına son vermesi veya bu malları kullanmasıdır. Soruda hem 'olağanüstü durum' hem de 'taşınır mal' kriterleri belirtildiği için cevap bu yöndedir.

Adım Adım Çözüm

1
Malın niteliğini belirle
Taşınır (menkul) mal
Soruda mülkiyetine el konulan varlığın taşınır olduğu vurgulanmıştır.
2
Hukuki durumun şartlarını analiz et
Olağanüstü durumlar (savaş, afet vb.)
Yöntemin uygulanabilmesi için normal dönemlerin dışında bir kriz halinin olması gerekir.
3
Kavramları karşılaştır
İstimval
Taşınmazlar için kamulaştırma, işletmeler için devletleştirme, taşınırlar için ise istimval yöntemi kullanılır.

Anahtar Kavram

İdarenin Mal Edinme Yöntemleri Arasındaki Farklar

İpuçları

1
Bu yöntemin uygulanması için savaş veya doğal afet gibi kriz dönemleri gereklidir.
2
Yöntemi belirlerken el atılan malın 'taşınır' (araba, iş makinesi, gıda maddesi vb.) olduğunu unutmayın.
3
Eğer idare bir arsayı alsaydı 'kamulaştırma' olurdu; bir kamyonu veya tıbbi malzemeyi alıyorsa bu kavram kullanılır.

Daha Fazla Pratik

İdarenin taşınmazlar üzerindeki geçici kullanım yetkisi olan 'Geçici İşgal' ile 'İstimval' arasındaki farkları çalışmak konuyu pekiştirir.
Tahmini Süre:45s
Soru 596Soru

İdare, kamu yararının gerektirdiği durumlarda özel mülkiyette bulunan malvarlığı unsurlarına çeşitli yöntemlerle el atabilir.

I.I. Bir belediyenin, imar planında kütüphane alanı olarak ayrılan özel bir şahsa ait arsayı devralması
II.II. Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel bir liman işletmesinin mülkiyetinin kanunla kamuya geçirilmesi

Yukarıda verilen durumlarda başvurulması gereken mal edinme yöntemleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla ve doğru olarak eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamulaştırma - Devletleştirme

Cevap

Birinci durumda bir taşınmaz olan arsanın kamu mülkiyetine geçirilmesi söz konusu olduğu için 'Kamulaştırma', ikinci durumda ise kamu hizmeti yürüten bir özel teşebbüsün mülkiyetinin kamuya geçirilmesi söz konusu olduğu için 'Devletleştirme' yöntemi uygulanmalıdır.
Anayasa'nın 4646. maddesine göre idarenin taşınmaz malları (arsa, bina vb.) mülkiyetine geçirmesi 'Kamulaştırma'; 4747. maddesine göre kamu hizmeti yürüten özel işletmeleri (liman, enerji hattı vb.) mülkiyetine geçirmesi ise 'Devletleştirme'dir. Verilen örneklerde arsa taşınmaz, liman işletmesi ise bir teşebbüs olduğundan doğru sıralama bu iki kavramdan oluşmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncüldeki senaryoyu analiz edin.
Arsa, hukuk sisteminde bir 'taşınmaz' maldır. Kamu yararı amacıyla özel mülkiyetteki bir taşınmazın idarece devralınması 'Kamulaştırma' (İstimlak) olarak tanımlanır.
Kamulaştırmanın temel konusu taşınmaz mallardır.
2
İkinci öncüldeki senaryoyu analiz edin.
Liman işletmesi bir 'özel teşebbüs'tür. Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel işletmelerin kamu yararı gereği kanunla devlete geçirilmesi 'Devletleştirme'dir.
Devletleştirme, taşınmaz malları değil, doğrudan özel teşebbüsleri hedef alır.
3
Kavramları eşleştirerek doğru seçeneği belirleyin.
Sıralama 'Kamulaştırma - Devletleştirme' şeklinde olmalıdır.
Her iki yöntemin de hukuki konusu ve Anayasal dayanağı farklılık göstermektedir.

Anahtar Kavram

İdarenin mal edinme yöntemlerinde taşınmaz, taşınır ve teşebbüs ayrımı

İpuçları

1
İdarenin el koyduğu varlığın niteliğine dikkat edin: Biri bir arsa (taşınmaz), diğeri bir liman işletmesi (özel teşebbüs).
2
Anayasa'da taşınmazların mülkiyet devri için ayrı, kamu hizmeti gören işletmelerin devri için ayrı birer madde bulunmaktadır.
3
Özel mülkiyetteki bir arsanın kamu yararı için alınması kamulaştırma; bir özel işletmenin kamuya katılması ise devletleştirmedir.

Daha Fazla Pratik

İstimval ile Geçici İşgal arasındaki temel farkları (taşınır vs taşınmaz) çalışarak idari işlemleri daha iyi kavrayabilirsin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 597Soru

İdare; bir kamu hizmetinin görülmesi veya bir bayındırlık eserinin meydana getirilmesi sırasında ihtiyaç duyulan kum, taş, kireç gibi malzemeleri çıkarmak ya da taşınmazı malzeme deposu/şantiye alanı olarak kullanmak amacıyla, özel mülkiyette bulunan bir taşınmaza mülkiyet hakkını devralmaksızın belirli bir süre için el koyabilir.

19821982 Anayasası ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, idarenin yukarıda belirtilen amaçlarla başvurduğu mal edinme yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geçici İşgal

Cevap

İdarenin bir bayındırlık eseri inşası sırasında malzeme temini veya depo alanı olarak özel taşınmazlara geçici olarak el koyması 'Geçici İşgal' yöntemidir.
Geçici işgal, idarenin bir bayındırlık eserinin (yol, baraj vb.) yapımı sırasında, özel mülkiyetteki taşınmazdan taş, kum çıkarmak veya orayı şantiye/depo olarak kullanmak için başvurduğu yöntemdir. Bu yöntemde taşınmazın mülkiyeti malikte kalmaya devam eder, sadece kullanımı geçici olarak idareye geçer.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin konusunu ve amacını belirle.
İşlem bir taşınmaz üzerindedir ve bayındırlık eseri (yol, köprü vb.) yapımı için malzeme temini veya depo kullanımı amacını taşır.
Yöntemi belirlemek için malın türü (taşınır/taşınmaz) ve amacın (olağan/olağanüstü) tespiti gerekir.
2
Mülkiyet durumunu analiz et.
Mülkiyet idareye geçmemekte, sadece kullanım hakkı geçici olarak elde edilmektedir.
Kamulaştırmada mülkiyet devri varken, geçici işgalde sadece geçici bir kullanım söz konusudur.
3
Tanımlanan kriterlere uygun hukuki kavramı seç.
Bayındırlık işi + Taşınmaz + Geçici Kullanım = Geçici İşgal.
İdare hukukunda bu üç kriterin birleşimi geçici işgal müessesesini tanımlar.

Anahtar Kavram

Geçici işgal, sadece taşınmazlar için söz konusu olan ve mülkiyet devri içermeyen bir idari mal edinme yöntemidir.

İpuçları

1
Bu yöntemde mülkiyet sahibi değişmez, sadece kullanım hakkı idareye geçer.
2
Yol veya baraj yapımı gibi bayındırlık işlerinde, yakındaki araziden malzeme almak için kullanılır.
3
Taşınmazlara yönelik olan bu el atma biçimi 'geçici' bir nitelik taşır.

Daha Fazla Pratik

İstimval ile Geçici İşgal arasındaki en temel farkları (taşınır/taşınmaz ayrımı ve olağan/olağanüstü dönem ayrımı) bir tablo üzerinden çalışın.
Tahmini Süre:50s
Soru 598Soru

Bir belediye meclisinin, şehrin tarihi dokusunu korumak ve turizm potansiyelini artırmak amacıyla eski şehir merkezindeki binaların dış cephelerinin belirli bir standartta restore edilmesine karar vermesi durumunda; idarenin ulaşmak istediği bu "tarihi dokuyu koruma ve turizm potansiyelini artırma" hedefi, idari işlemin aşağıdaki unsurlarından hangisinin kapsamında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maksat

Cevap

İdari işlemin ulaşılaması hedeflenen nihai amacı olan tarihi dokuyu koruma ve turizm potansiyelini artırma (kamu yararı), maksat unsurunu ifade eder.
Maksat unsuru, bir idari işlemin yöneldiği nihai sonucu veya amacı ifade eder. İdare hukukunda tüm idari işlemlerin nihai maksadı istisnasız bir şekilde "kamu yararı" olmalıdır. Soruda belirtilen tarihi dokuyu koruma ve turizmi geliştirme hedefleri, kamu yararının özel görünümleridir ve işlemin ulaşılan nihai hedefini temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki idari işlemin bileşenlerini analiz etme
İşlemi yapan: Belediye Meclisi (Yetki), Karar verme süreci (Şekil), Binaların durumu (Sebep), Restorasyon zorunluluğu (Konu), Tarihi dokuyu koruma hedefi (Maksat).
İdari işlemin beş temel unsurunu birbirinden ayırmak için her birinin tanımına uygun parçayı belirlemek gerekir.
2
Ulaşılmak istenen hedef ile idari işlem unsurlarını eşleştirme
İdare hukukunda "amaç/hedef" kavramı doğrudan "Maksat" unsuru ile ilgilidir.
Maksat unsuru, işlemin subjektif değil, objektif olarak kamu yararına yönelmesini zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

İdari İşlemin Unsurları: Maksat

İpuçları

1
İdari işlemin beş temel geçerlilik unsuru vardır: Yetki, şekil, sebep, konu ve maksat.
2
Bu unsurlardan biri, idarenin bir işlemi yaparken güttüğü nihai amacı ve ulaşmak istediği kamu yararını temsil eder.
3
Eğer idare bir işlemi yaparken kamu yararı yerine şahsi veya siyasi bir çıkar gözetirse, işlemin 'maksat' unsuru sakatlanmış olur.

Daha Fazla Pratik

İdari işlemin unsurları arasındaki farkları pekiştirmek için 'Yetkide Paralellik' ve 'Usulde Paralellik' ilkelerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 599Soru

İdare, toplumsal ihtiyaçları karşılamak amacıyla yürüttüğü faaliyetlerde her zaman kamu gücü ayrıcalıklarını kullanarak hareket etmez. Bazı durumlarda idare, tıpkı bir özel hukuk kişisi gibi hareket ederek özel hukuk hükümlerine tabi işlemler gerçekleştirebilir. Bu durum, söz konusu uyuşmazlığın idari yargıda değil, adli yargıda çözülmesini gerektirir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi idare hukukunun uygulama alanı dışında kalarak özel hukuk hükümlerine tabi olan bir işlemdir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir belediyenin, mülkiyetindeki bir dükkânın işletilmesi konusunda bir vatandaşla kira sözleşmesi yapması

Cevap

İdarenin bir vatandaşla yaptığı kira sözleşmesi, tarafların eşitliği ilkesine dayanan ve kamu gücü içermeyen bir işlem olduğu için özel hukuk hükümlerine tabidir.
İdare hukukunun uygulanabilmesi için idarenin 'kamu gücü' ayrıcalıklarını kullanarak hareket etmesi gerekir. Bir belediyenin mülkiyetindeki bir dükkânı kiraya vermesi, idarenin bir özel hukuk kişisi gibi hareket ettiği, taraflar arasında eşitsizliğin bulunmadığı 'özel hukuk sözleşmesi' niteliğindedir. Bu tür işlemlerden doğan uyuşmazlıklar Borçlar Kanunu hükümlerine göre adli yargıda çözülür.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin niteliğini analiz et.
Seçeneklerdeki işlemlerden hangisinin kamu gücü (üstünlük) içerip içermediği belirlenir.
İdare hukukunun uygulanması için idarenin 'idare hukuku kuralları' ve 'kamu gücü' çerçevesinde hareket etmesi gerekir.
2
İdarenin özel hukuk sözleşmelerini tanımla.
Kira, alım-satım gibi sözleşmelerin idarenin özel hukuk kişisi gibi davrandığı işlemler olduğu sonucuna varılır.
İdare her işleminde üstün yetkilerle donatılmamıştır; mali kaynak yaratmak veya basit ihtiyaçları karşılamak için özel hukuk rejimine tabi olabilir.
3
Doğru seçeneği teyit et.
Dükkân kiralama işleminin bir 'kira sözleşmesi' olduğu ve uyuşmazlık durumunda Borçlar Kanunu'nun uygulanacağı görülür.
Bu tür işlemler idari yargının değil, adli yargının (Sulh Hukuk Mahkemeleri vb.) görev alanına girer.

Anahtar Kavram

İdare Hukukunun Uygulama Alanı ve Özel Hukuk Sözleşmeleri

İpuçları

1
İşlemin 'tek taraflı' mı yoksa tarafların 'eşit' olduğu bir anlaşma mı olduğuna odaklanın.
2
İdarenin her türlü sözleşmesi 'İdari Sözleşme' değildir; basit alım-satım ve kira işlemleri özel hukuka tabidir.
3
Seçeneklerde hangisinde idarenin bizden hiçbir farkı kalmadığını, pazarlık yaparak işlem yaptığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

İdari uyuşmazlıkların çözümünde Danıştay'ın rolü ve 'İçtihadi bir hukuk dalı' olmanın sonuçlarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 600Soru

Bir devlet üniversitesi hastanesinde gerçekleştirilen cerrahi müdahale sırasında, görevli sağlık personelinin tıbbi standartlara ve uygulama esaslarına aykırı hareket etmesi (malpraktis) neticesinde hastanın sağlığının ciddi şekilde bozulması ve kalıcı bedensel hasar oluşması durumunda; idarenin meydana gelen bu zararı tazmin etme yükümlülüğünün temel hukuki dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hizmet kusuru

Cevap

Hizmet kusuru
Hizmet kusuru ilkesine göre idare, yürüttüğü kamu hizmetinin geç işlemesi, hiç işlememesi veya kötü işlemesi nedeniyle doğan zararları tazmin etmekle yükümlüdür. Bir devlet hastanesinde yapılan tıbbi uygulama hatası, hizmetin 'kötü işlemesi' kapsamında değerlendirildiği için doğru cevap hizmet kusurudur.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın mahiyetini belirlemek
Olay, bir kamu kurumunda (devlet hastanesi) yürütülen bir kamu hizmeti (sağlık) sırasında meydana gelmiştir.
İdari sorumluluğun tespiti için öncelikle eylemin bir kamu hizmeti kapsamında olup olmadığına bakılır.
2
Hizmetin işleyiş biçimini analiz etmek
Tıbbi standartlara aykırılık, hizmetin 'kötü işlemesi' durumuna karşılık gelir.
Hizmet kusuru; hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi durumlarında ortaya çıkar.
3
Hukuki dayanağı belirlemek
Hizmetin kötü işlemesi nedeniyle doğan zarar, idare hukukundaki klasik kusurlu sorumluluk ilkesi olan 'Hizmet Kusuru' ile tazmin edilir.
Kusursuz sorumluluk halleri (risk, fedakarlık) özel şartlara tabidir; genel kural hizmet kusurudur.

Anahtar Kavram

İdare hukukunda hizmet kusuru; idarenin yürüttüğü kamu hizmetinin organizasyonunda veya işleyişinde meydana gelen aksaklıkları ifade eder. Hizmetin kötü işlemesi (tıbbi hata örneğinde olduğu gibi) idarenin asli mali sorumluluk nedenidir.

İpuçları

1
İdare hukukunda sorumluluk ikiye ayrılır: Kusurlu sorumluluk ve kusursuz sorumluluk.
2
Bir kamu görevlisinin görevi sırasında yaptığı hata, hizmetin yürütülmesindeki bir aksaklığı gösterir.
3
Hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi gibi durumlar hangi başlık altında toplanır?

Daha Fazla Pratik

İdarenin ödediği bu tazminatı, kusurlu personele geri istemesine 'rücu' denildiğini ve bunun anayasal bir zorunluluk olduğunu unutmayın.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 30 / 31Sonraki
İdare Hukuku — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 30 | Examkin