Alacaklı (K) yazılım firması, (L) bilişim şirketi aleyhine yürüttüğü ticari görüşmelerin sonuçsuz kalması üzerine, vadesi gelmiş bir alacağı bulunduğu iddiasıyla mahkemeden ihtiyati haciz kararı almış ve bu kararı (L)'nin merkez ofisindeki elektronik cihazlar üzerinde uygulatmıştır. Ancak daha sonra açılan itirazın iptali davasında mahkeme, böyle bir alacağın mevcut olmadığına karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir. (L) şirketi, haksız haciz nedeniyle uğradığı zararların tazmini için dava açmaya hazırlanmaktadır.
İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca, haksız ihtiyati haciz nedeniyle açılacak tazminat davası ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Alacaklının bu davadaki sorumluluğu kusursuz sorumluluk esasına dayanır ve dava, ihtiyati haciz kararını veren mahkemede görülür.Cevap
- BBu dava bir şikayet niteliği taşıdığından, icra takibinin yapıldığı yerdeki icra mahkemesinde açılmalıdır.
- CTazminata hükmedilebilmesi için borçlunun, alacaklının ihtiyati haciz talebinde bulunurken kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi şarttır.
- DBu dava, ihtiyati haczin haksızlığının mahkeme kararıyla kesinleştiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır.
- EHaksız ihtiyati haciz nedeniyle tazminat davası sadece borçlu tarafından açılabilir; hacizden etkilenen üçüncü kişilerin bu davayı açma hakkı yoktur.
Cevap
Alacaklının sorumluluğu kusursuz sorumluluktur ve dava ihtiyati haciz kararını veren mahkemede açılır.
İİK m. 259 uyarınca haksız ihtiyati haciz nedeniyle tazminat sorumluluğu kusursuz sorumluluktur. Alacaklı, alacağının olmadığını ispatlayan bir mahkeme kararıyla haksız çıktığında, bu işlemden doğan zararları karşılamak zorundadır. Yetkili mahkeme ise kararı veren mahkemedir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Haksız İhtiyati Haciz Tazminat Sorumluluğunun Hukuki Niteliği
Daha Fazla Pratik
İhtiyati haciz kararını veren mahkemenin aynı zamanda tazminat davasına da bakması, 'asıl davaya bakan mahkemenin fer'i taleplere de bakması' ilkesiyle uyumludur.
Tahmini Süre:1m 15s